Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2023/2779 E. 2025/876 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/2779
Karar No
2025/876
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/372 E., 2023/53 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı yüklenici vekili dava dilekçesinde; davalı tarafça maden sahası dekapaj işlerinin yapılması konusunda kapalı zarf usulü ihale açıldığını, davacı şirketin teklif verdiğini, davet yazısı ile işin davacı firmaya yaptırılmasının uygun görüldüğünü, davacı tarafından gerekli belgeler hazır edilerek davalı şirket ile 04.05.2016 tarihli sözleşme imzalandığını, ancak damga vergisi ile ilgili işlemler tesis edileceğinden bahisle sözleşme aslı veya örneğinin davacı şirkete teslim edilmediğini, davacının ihale konusu işe başladıktan kısa bir süre sonra davalı şirket yetkililerinin hiçbir gerekçe gösterilmeksizin davacı şirketin şantiye sahasını terketmesini istediğini ve 26.05.2016 tarihli yazı ile teminat mektuplarının iade edildiğini, davacı tarafından ihtarname gönderildiğini, davalı şirket tarafından gönderilen cevapta işin davacı şirkete yaptırılmasının yönetim kurulunca uygun bulunmadığını ve ihalenin iptaline karar verildiğini ve şantiye içerisindeki tüm iş makinası, kamyon, araç gereçlerin kaldırılmasının ihtar edildiğini ileri sürerek davacı şirketin mahrum kalınan kârın şimdilik 10.000,00 TL'sinin ve müvekkili tarafından yapılan harcamalar için şimdilik 10.000,00 TL'sinin dava tarihinden itibaren ticari reeskont faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı iş sahibi vekili cevap dilekçesinde; davacı ile sözleşme imzalamadıklarını, teklif toplama aşamasında istekli firmalara sadece sözleşme taslağı gönderildiğini, ortada bir sözleşme olmadığına göre, masraf mahrum kalınan kâr ve zararın istenemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 10.09.2018 tarihli kararı ile taraflar arasında akdedilmiş bir sözleşme bulunmadığı, dolayısıyla davacının iddia ettiği gibi sözleşmenin haksız feshinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 10.09.2018 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 08.04.2021 tarihli kararı ile taraflar arasında yasaya ve usule uygun olarak sözleşme ilişkisinin kurulduğundan bahsedilemeyeceği, davacı tarafın yetkili makamlarca sözleşmeye onay verilmeksizin ve sözleşme ilişkisi kurulmaksızın sözleşmenin kurulacağı inancıyla önceden gidip kendiliğinden maden sahasına yerleşmesinde davalı firmaya sorumluluk yüklenemeyeceği, davacı tarafın basiretli bir tacir gibi davranmama yükümlülüğünün sonuçlarını ve bu nedenlerle doğan zararlarını karşı tarafa yükleyemeyeceği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. Bölge Adliye Mahkemesinin 08.04.2021 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizce, davacı tarafın taraflar arasında sözleşme imzalandığını ancak damga vergisi işlemleri yapılacağı söylenerek sözleşmenin teslim edilmediğini, sözleşme aslının davalıda olduğunu, ibraz edilmediğini iddia ettiği, bu durumda Mahkemece davalıya HMK’nın 220/2. maddesindeki usule göre belgenin ibrazı emredilerek, ibraz edilmezse anılan maddeye uygun yemin edası yaptırılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle söz konusu kararın bozulmasına karar verilmiştir. 2. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamı doğrultusunda ilgili sözleşmenin davalı taraftan istenildiği, ancak davalı tarafın böyle bir sözleşmenin bulunmadığını beyan etmesi üzerine HMK'nın 220. madde gereği davalı şirket temsilcisine yemin edası yaptırıldığı, davalı şirket temsilcisinin taraflar arasında herhangi bir sözleşme akdedilmediğini, dolayısıyla akdedilmemiş bir sözleşmeyi dosyaya sunmalarının mümkün olmadığını beyan ettiği, bu durumda davacı tarafın yetkili makamlarca sözleşmeye onay verilmeksizin ve sözleşme ilişkisi kurulmaksızın sözleşmenin kurulacağı inancıyla kendiliğinden maden sahasına yerleşmesinde davalı firmaya sorumluluk yüklenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; taraflar arasında sözleşme imzalandığını ve bu sözleşmenin yönetim kurulunca uygun bulunduğunu, eser sözleşmelerinin herhangi bir şekle bağlı olmadığını, taraflar arasında TBK başlangıç hükümlerine göre sözleşmenin kurulduğunu, artık imzalı olmasına yahut imzalı bir sözleşmenin varlığının aranmasına gerek olmadığını, iş yerinin fiilen teslim edildiğini, eksik inceleme ile karar verildiğini, yeminin usulüne uyulmadığını beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, eser sözleşmesinin haksız feshi nedeniyle yapılan harcamalar ile mahrum kalınan kârdan oluşan zararın tazmini istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 05.03.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2023/2779, K. 2025/876, T. 05.03.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2023-2779-e-2025-876-k-e76bc79d723a