İlk Derece Mahkemesi · Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/782 E. 2025/1323 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/782
Karar No
2025/1323
Karar Tarihi

TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2025/ KARAR NO : 2025/

BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :

DAVACI : 1- 2- 3- 4- 5- VEKİLİ : Av.

FERİ MÜDAHİL : VEKİLİ : Av. FERİ MÜDAHİL : VEKİLİ : Av. FERİ MÜDAHİL : VEKİLİ : Av. FERİ MÜDAHİL : VEKİLİ : Av. FERİ MÜDAHİL : VEKİLİ : Av. FERİ MÜDAHİL : VEKİLİ : Av. FERİ MÜDAHİL : VEKİLİ : Av. FERİ MÜDAHİL : VEKİLİ : Av. FERİ MÜDAHİL : VEKİLİ : Av. FERİ MÜDAHİL : VEKİLİ : Av. FERİ MÜDAHİL : VEKİLİ : Av. FERİ MÜDAHİL : VEKİLİ : Av. FERİ MÜDAHİL : VEKİLİ : Av. FERİ MÜDAHİL : VEKİLİ : Av. FERİ MÜDAHİL : VEKİLİ : Av. FERİ MÜDAHİL : VEKİLİ : Av. FERİ MÜDAHİL : VEKİLİ : Av. FERİ MÜDAHİL : VEKİLİ : Av. FERİ MÜDAHİL : VEKİLİ : Av. FERİ MÜDAHİL : VEKİLİ : Av. FERİ MÜDAHİL : VEKİLİ : Av. FERİ MÜDAHİL : VEKİLİ : Av. FERİ MÜDAHİL : VEKİLİ : Av. FERİ MÜDAHİL : VEKİLİ : Av. FERİ MÜDAHİL : VEKİLİ : Av. FERİ MÜDAHİL : VEKİLİ : Av. FERİ MÜDAHİL : VEKİLİ : Av. FERİ MÜDAHİL : VEKİLİ : Av. FERİ MÜDAHİL : VEKİLİ : Av. FERİ MÜDAHİL : VEKİLİ : Av. FERİ MÜDAHİL : VEKİLİ : Av. FERİ MÜDAHİL : VEKİLİ : Av. FERİ MÜDAHİL : VEKİLİ : Av. FERİ MÜDAHİL : VEKİLİ : Av. FERİ MÜDAHİL : VEKİLİ : Av. FERİ MÜDAHİL : VEKİLİ : Av. FERİ MÜDAHİL : VEKİLİ : Av. FERİ MÜDAHİL : VEKİLİ : Av. FERİ MÜDAHİL : VEKİLİ : Av. FERİ MÜDAHİL : VEKİLİ : Av. FERİ MÜDAHİL : VEKİLİ : Av. FERİ MÜDAHİL : VEKİLİ : Av. FERİ MÜDAHİL : VEKİLİ : Av. FERİ MÜDAHİL : VEKİLİ : Av. FERİ MÜDAHİL : VEKİLİ : Av. FERİ MÜDAHİL : VEKİLİ : Av. FERİ MÜDAHİL : VEKİLİ : Av. FERİ MÜDAHİL : VEKİLİ : Av. FERİ MÜDAHİL : VEKİLİ : Av. FERİ MÜDAHİL : VEKİLİ : Av. FERİ MÜDAHİL : VEKİLİ : Av. FERİ MÜDAHİL : VEKİLİ : Av. FERİ MÜDAHİL : VEKİLİ : Av. FERİ MÜDAHİL : VEKİLİ : Av. FERİ MÜDAHİL : VEKİLİ : Av. FERİ MÜDAHİL : VEKİLİ : Av. FERİ MÜDAHİL : VEKİLİ : Av. FERİ MÜDAHİL : VEKİLİ : Av. FERİ MÜDAHİL : VEKİLİ : Av. FERİ MÜDAHİL : VEKİLİ : Av. FERİ MÜDAHİL : VEKİLİ : Av. FERİ MÜDAHİL : VEKİLİ : Av. FERİ MÜDAHİL : VEKİLİ : Av. FERİ MÜDAHİL : VEKİLİ : Av. FERİ MÜDAHİL : VEKİLİ : Av. FERİ MÜDAHİL : VEKİLİ : Av. FERİ MÜDAHİL : VEKİLİ : Av. FERİ MÜDAHİL : VEKİLİ : Av. FERİ MÜDAHİL : VEKİLİ : Av. FERİ MÜDAHİL : VEKİLİ : Av. FERİ MÜDAHİL : VEKİLİ : Av. FERİ MÜDAHİL : VEKİLİ : Av. FERİ MÜDAHİL : VEKİLİ : Av. FERİ MÜDAHİL : VEKİLİ : Av. FERİ MÜDAHİL : VEKİLİ : Av. FERİ MÜDAHİL : VEKİLİ : Av. FERİ MÜDAHİL : VEKİLİ : Av. FERİ MÜDAHİL : VEKİLİ : Av. FERİ MÜDAHİL : VEKİLİ : Av. FERİ MÜDAHİL : VEKİLİ : Av. FERİ MÜDAHİL : VEKİLİ : Av. FERİ MÜDAHİL : VEKİLİ : Av. FERİ MÜDAHİL : VEKİLİ : Av. FERİ MÜDAHİL : VEKİLİ : Av. FERİ MÜDAHİL : VEKİLİ : Av. FERİ MÜDAHİL : VEKİLİ : Av. FERİ MÜDAHİL : VEKİLİ : Av. FERİ MÜDAHİL : VEKİLİ : Av. FERİ MÜDAHİL : VEKİLİ : Av. FERİ MÜDAHİL : VEKİLİ : Av. FERİ MÜDAHİL : VEKİLİ : Av

DAVA : Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h) KARAR TARİHİ : 26/11/2025

Mahkememizde görülen davanın açık yargılamasında; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili dava dilekçesinde; Davacıların gelir gider dengesi ve nakit akışlarındaki bozulmaların faaliyetini sürdürdüğü işletmesinde ekonomik güvenliğini tehlikeye soktuğunu bu nedenle geçici mühlet talebinde bulunmuştur. Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe : Talep, hukuki niteliği itibariyle 7101 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 285 ve devamı maddeleri çerçevesinde konkordatonun tasdiki istemine ilişkindir. Adi konkordato, iflasa tabi olup olmadığına bakılmaksızın, borçlarını vadesi geldiği halde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlunun borçlarını proje ile belirli bir vade veya indirim yoluyla yeniden yapılandırabilecekleri bir hukuki imkandır. Konkordato hükümlerinden yararlanmak isteyen borçlu veya borçlunun iflasını isteyebilecek alacaklılardan biri, Asliye Ticaret Mahkemesine vereceği dilekçesine İİK m. 286’ da sayılan belgeleri de ekleyerek konkordato mühleti talebinin kabul edilmesi hususunda bir başvuru yapabilir. Konkordato talebine eklenecek belgeler Madde 286 da sayılmıştır, bunlar aşağıda belirtilenlerdir;a) konkordato ön projesi.b) Borçlunun malvarlığının durumunu gösterir belgeler;, tüm alacak ve borçları vadeleri ile birlikte gösteren liste ve belgeler.c) Alacaklıları, alacak miktarlarını ve alacaklıların imtiyaz durumunu gösteren liste.d) Konkordato ön projesinde yer alan teklife göre alacaklıların eline geçmesi öngörülen miktar ile borçlunun iflâsı hâlinde alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktarı karşılaştırmalı olarak gösteren tablo.e) makul güvence veren denetim raporu ile dayanakları.Mahkeme talep ile birlikte İİK m. 286’ daki belgelerin eksiksiz olduğunu tespit ettikten sonra borçluya derhal üç aylık geçici bir mühlet verir. Verilen bu geçici mühlet, borçlunun veya komiserin talebiyle iki ay daha uzatılabilir (İİK m. 287/4). Mahkememizce davacılarının konkordato başvurusu ve başvuruya eklediği İİK m. 286 da sayılan belgelerin eksiksiz olduğu görüldüğünden her bir davacıya ayrı ayrı olacak şekilde 30/06/2025 tarihinden itibaren 3 aylık geçici mühlet verilmiş sonrasında ise geçici mühlet 26/09/2025 tarihinden itibaren 2 ay daha uzatılmıştır. İİK m. 289/3 gereği, konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olduğunun anlaşılması halinde, borçluya bir yıllık kesin mühlet süresi verilir hükmü uyarınca geçici mühlet içerisinde yapılan incelemeler ve konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olup olmadığı denetlenmiştir. Komiserden davacı borçlunun işletmesel durumu ve borç yapısı ile ilgili denetleme yapması istenilmiş ve bu hususta rapor düzenlenmiştir. Rapor içeriği dikkate alındığında geçici mühlet içerisinde duruşma günü açılması ve borçlu şirket yetkilisinin beyanları alınmak üzere duruşmaya davet edilmesi gerektiği görülmüştür.Davacıların tarafından dava dilekçesine ek olarak sunulan konkordato ön projelerinin incelenmesinde; ... Gayrimenkul İnşaat Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi; imtiyazsız alacakların 2027 Mart ayından başlayarak ana para ile birlikte bir defaya mahsus % 25 faiz eklenerek 3 yıl boyunca 3 ayda bir eşit taksitlerle ödeme yapılacağı, konkordato mühleti içerisinde konkordatoya tabi alacakların ödenmemesi nedeni ile ileşme sermayesi birikiminin sağlanacağı, şirketin faaliyeti ile borçlarını konkordato projesinde belirtilen şekilde ödeyebileceği, mühlet ile faiz işlemesi duracağından finansman maliyetinin oluşmayıp karlılıkta artış yaşanacağı, bu suretle şirketin mali darlıktan kurtulabileceği ifade edilmiştir. ... İnşaat Madencilik Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi Şirketi; imtiyazsız alacakların 2026 Eylül ayından başlayarak ana para ile birlikte bir defaya mahsus % 25 faiz eklenerek 3 yıl boyunca 3 ayda bir eşit taksitlerle ödeme yapılacağı, konkordato mühleti içerisinde konkordatoya tabi alacakların ödenmemesi nedeni ile işletme sermayesi birikiminin sağlanacağı, yine sabit mal varlığı satışı yapılacağı, bu satışlar ve şirketin faaliyeti ile borçlarını konkordato projesinde belirtilen şekilde ödeyebileceği, mühlet ile faiz işlemesi duracağından finansman maliyetinin oluşmayıp karlılıkta artış yaşanacağı, bu suretle şirketin mali darlıktan kurtulabileceği ifade edilmiştir. ... Beton İnşaat Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi Şirketi; imtiyazsız alacakların 2027 Mart ayından başlayarak ana para ile birlikte bir defaya mahsus % 25 faiz eklenerek 3 yıl boyunca 3 ayda bir eşit taksitlerle ödeme yapılacağı, konkordato mühleti içerisinde konkordatoya tabi alacakların ödenmemesi nedeni ile işletme sermayesi birikiminin sağlanacağı, yine sabit mal varlığı satışı yapılacağı, bu satışlar ve şirketin faaliyeti ile borçlarını konkordato projesinde belirtilen şekilde ödeyebileceği, mühlet ile faiz işlemesi duracağından finansman maliyetinin oluşmayıp karlılıkta artış yaşanacağı, bu suretle şirketin mali darlıktan kurtulabileceği ifade edilmiştir. ... ve ... ise, borçlu şirketlerin ortağı ve kefillikten dolayı borçlu oldukları, projelerinin başarıya ulaşmasının, ortağı bulunduğu borçlu şirketlerin konkordato projelerine dayandırdıkları, ortağı bulundukları şirketlerin banka ve leasing borçlarının ödenmesi ile müteselsil borçlarının son bulacağı, bu sürede malvarlığının tehdit altında bulunmamasını sağlamak istedikleri ifade edilmiştir. Geçici ... 26/11/2025 Tarihli Raporunda; Davacı ... yönünden; ..... San ve Tic. A.Ş. Şirketinin % 47 hissesine sahip olduğu, şirketi münferiden temsil ve imzaya yetkili olduğu, gerçek kişi olup herhangi bir ticari, zirai ve mesleki faaliyeti bulunmadığından iflas hükümlerine tabi olmadığı belirtilmiştir. Davacı ... yönünden; ... Gayrimenkul A.Ş. Ve ... Beton San. A.Ş.'nin % 100 hissesine sahip olduğu, her iki şirketi de münferiden temsil ve imzaya yetkili olduğu, gerçek kişi olup herhangi bir ticari, zirai ve mesleki faaliyeti bulunmadığından iflas hükümlerine tabi olmadığı belirtilmiştir. ... Gayrimenkul İnşaat Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi yönünden; Ön projesinde ilk yıl için 90.000.000,00 TL brüt satış öngördüğü, fakat 30.09.2025 tarihli gelir verilerine göre 10.609.939,80 TL ön projedeki satış tutarının 4412 ulaştığı mevcut piyasa şartları dikkate alındığında şirketin ön projesinde ön gördüğü 2025 yılı satış tutarına ulaşması için gelir tablosu satış performansı ulaşması mümkün görünmediği, 1. yıl satış tutarına ulaşması için tahmini 8 yıla ihtiyacı olduğu, 30.092025 Tarihli gelir tablosu baz alındığında1.1591.490,97 TL kar edebileceği, firmanın elinde bulunan mevcut satışa hazır madenlerden elde edeceği kaynakların satılması stokların satılması sonucunda konkordato projesinin başarıya ulaşması mümkün göründüğü, şirketin faaliyet karlığının % 15 seviyesinde olduğu, şirket geçici mühlet döremi içerisinde mali tablolarda yer alan varlıklarını koruduğu, şirketin konkordatoya girmesine neden olan en önemli hususun grup şirketi olan ... Aş'nin konkardatoya girmesinin neden olduğu, şirketin çek borcu 64.324.729,77 TL, cari hesap borçları 7.903.979,79 TL, ... borcu 9.474.261,87 TL, vergi borcu 2.546.661,42 TL olmak üzere toplam 84.249.632,85 TL olduğu toplam kaynağın ise, 107.941.280,59 TL olduğu firmanın rayiç bilançoya göre 23.691.647.74 TL rayiç değer fazlası verdiğinden borca batık olmadığı tespit edilmiştir. ... İnşaat Madencilik Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi Şirketi yönünden; Ön projesinde ilk yıl için 1.500.000 000.00 TL brül satış öngörüldüğü, firmanın 30.09.2025 tarihli gelir verilerine göre tarıhli gelir verilerine göre 1. 610. 487.352.19 -TL ön projedeki satış tutarının %107,00 (%7) fazlasına ulaştığı, mevcut piyasa şartları dikkate alındığında şirketin ön projesinde ön gördüğü satış tutarlarına ulaşmasının mümkün olduğu, firmanın karlılık seviyesinin % 9-10 civarında olduğu, finansman gideri olmaksızın 30.09.2025 tarihli gelir tablosu baz alındığında net kar tahminin 161.048,735,22 TL olduğu mevcut borçları dikkate alındığında firma ön projesinde araç satışı ve gayrimenkul satışı başarıya ulaşması muhtemel göründüğü, keşide edilmiş çeklerin toplam tutarı 324.546.762,26 TL,senet borçları 39.424 355.77 TL, bankalara olan kredi borçları, 350.806.571,75 TL, leasing borcu (finansal kiralama) 152.841.130.10-TL, cari hesaplara olan açık hesap borçların 522.049 .848,39 TL, alınan sipariş avansları (beton bağlantısı) 244.027.730,28, Karşılıksız Atış Çeklerinden ... Hacizli Faktoring Borçları 12.500.000,00 TL, ... borçları 235.862.183,57TL Vergi Dairesi Borçları ise 83.131.821,48 olmak üzere toplam borcun 1.965.190.403,60TL olduğu, toplam kaynağın ise, 2.251.390.108,85TL olduğu firmanın rayiç bilançoya göre 286.199.705,25-TL rayiç değer fazlası verdiğinden borca batık olmadığı tespit edilmiştir. ... Beton İnşaat Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi Şirketi;Ön projesinde ilk yıl için 150.000.000,00 TL brüt satış öngörüldüğü, firmanın 30/09/2025 tarihli gelir verilerine göre 400.149.174,60 TL ön projedeki satış tutarının %237 fazlasına ulaştığı, mevcut piyasa şartları dikkate alındığında şirketin ön projesinde ön gördüğü satış tutarlarına ulaşmasının mümkün olduğu, şirketin ön projesinde belirtilen proforma gelir tablosunda şirket faaliyet karına ulaşması mümkün göründüğü, firmanın karlılık seviyesinin % 13 civarında olduğu, şirket geçici mühlet dönemi içerisinde mali tablolarda yer alan varlıklarını koruduğu, şirketin konkordatoya girmesine neden olan en önemli husususun grup şirketi olan ... A.ş..'nin konkordatoya girmesi olduğu, çek borcu 165.918.510,30 TL, cari hesap borçları 26.157.491,49 TL, ... borcu 15.895.536,59 TL, vergi borcu 7.119.236,10 TL, faktoring borcu 29.540.160,68 TL olmak üzere toplam borcunun 244.630.935,16 TL olduğu, toplam kaynağın ise, 299.174.375,00TL olduğu firmanın rayiç bilançoya göre 54.543.439,84 TL rayiç değer fazlası verdiğinden borca batık olmadığı tespit edilmiştir. İsv. İİK ‘da, konkordato mühletinin amaçlarından biri olarak açıkça, "borçlunun iyileşmesi" kavramına yer verildiği, buna göre, geçici mühletin, açıkça iyileşme ümidi görülmüyorsa, yani konkordatonun tasdikine gerek kalmaksızın iyileşme yahut konkordato ihtimali yoksa kaldırılacağı ifade edilmiştir. Ancak burada iyileşmeden söz edebilmesi için bilançosal bir iyileşme yeterli olmayıp başarılı bir iyileşme için yapısal (gerçek) bir iyileşmenin varlığı aranmalıdır. Bu sebeple konkordato talebi, sadece zaman kazanmaya yönelik bir talep olmayıp sürekli ve kalıcı bir iyileşme olasılığını konkordato projesi yardımıyla inanılır kılmalıdır. Bu nedenle ön proje sadece dilek ve temenniler içeren soyut bir belge olarak anlaşılmamalı, mahkeme tarafından kesin mühlet verilebilmesi için ön projenin nasıl başarılı olacağı açıklanmalıdır. (... / ..., ..., ..., ..., Yeni konkordato Hukuku, 2. Baskı, ... 2019 s. 187 ) İİK 287. Maddesinde de borçlunun iyileşmesi ve konkordatonun tasdiki ihtimalinin "konkordatonun başarı şansı" kavramı altında ifade edildiğine yer verilmiştir. Başarı olasılığı kavramından anlaşılan husus, konkordato projesinin gerçekleşme şansına sahip görülmesidir. Bu sonuca, borçlunun durumu, malvarlığı gelirleri ve taahhütlerini yerine getirmesine engel olan nedenler gözetilerek, objektif verilere göre konkordato başarı olasılığı yargıç tarafından belirlenecektir. (Konkordato ve Yeniden Yapılanma Hukuku -Av....).İİK'nın 286/1-a maddesinde "borçlunun talebiyle birlikte borçlarını hangi oranda veya vadede ödeyeceğini, bu kapsamda, alacaklıların alacaklarından hangi oranda vazgeçmiş olacaklarını, ödemelerin yapılması için borçlunun mevcut mallarını satıp satmayacağını, borçlunun faaliyetine devam edebilmesi ve alacaklılara ödemelerini yapabilmesi için gerekli mali kaynağın sermaye artırımı veya kredi temini yoluyla yahut başka yöntem kullanılarak sağlanacağını gösteren ön proje ibraz etmesi" gerektiği ifade edilmiştir. Bu şekilde borçlunun faaliyetine devam edebilmesi ve alacaklılara ödemelerini yapabilmesi için mali kaynağın nasıl sağlanacağı net bir şekilde açıklanmalı ki projenin başarıya ulaşıp ulaşmayacağı ve kayıtlarla uygun olup olmadığı değerlendirebilmelidir. Dolayısıyla 286/1- a bendinde, borçlunun faaliyetine devam edebilmesi ve ödemelerini yapabilmesi ifadesi ile konkordatonun amacının da bir anlamda ifade bulduğunun kabülü doğru olacaktır. Mali kaynağın nasıl edileceği kapsamında, ... / ..., ..., ..., ..., Yeni konkordato Hukuku, 2. Baskı, ... 2019 s. 184-185 de ifade edildiği gibi "ortakların yeni sermaye getirmeleri, kişisel malvarlıklarını paraya çevirerek şirkete getirmeleri, sermaye artırımı yaparak yeni ortak almaları, işletmenin bir bankadan kredi bulması ilk akla gelenlerdir." Bu nedenle ön proje, maddenin 1. fıkranın a bendinde sözü edilen bütün unsurları içermelidir. Belirtilen yasal düzenlemeler ve açıklamalar doğrultusunda somut olayı değerlendirmek gerekecektir. Davacı şirketler tarafından sunulan ön projelerinde şirketlerin borçlarını ödeyebilmek için mal varlığı satışından elde edilecek satış bedellerine ve yapmakta oldukları işlerden elde edecekleri gelire yani faaliyet karına dayanmaktadır. Davacıların mali durumlarının incelenmesi neticesinde: ... Gayrımenkul..A.Ş. yönünden: 30/09/2025 mali verileri uyarınca toplamda -10.178.587,70 TL zarar edildiği, davacı şirketin hiç bir icra takibi görmeden geçirdiği 5 aylık geçici mühlet süresini içine alan 9 ay gibi uzunca bir sürede kara ulaşmadığı aksine zarar ettiği, bu şirket yönünden 3 yıl boyunca 3 ayda bir eşit taksitlerle ödenmesi öngörülen toplam borcun ise, 244.027.130,28 TL olduğu, proje kapsamında % 25 basit faiz öngörüldüğü bu faiz karşılığının 61.006.782,60-TL'ye karşılık geleceğ, aylık 8.473.164,25 TL ödeneceği öngörülmektedir. 9 ay boyunca zarar eden bir şirketin bu denli aylık yüksek tutarlık taksit ödemelerini yapamayacağı, projenin gerçekçi ve mali tablolarına uygun olmadığı anlaşılmaktadır. Kaldı ki şirketin mali verileri incelendiğinde 2021-2022-2023-2024 ve 30/09/2025 tarihli gelir tabloları uyarınca hiç bir dönem net karı bulunmadığı sürekli zarar ettiği görüldüğünden anılan davacının kaynakları ile projede öngörülen borçlarını ödemesi mümkün görünmemektedir. ... .A.Ş. yönünden: 30/09/2025 mali verileri uyarınca toplamda 85.086.546,36 TL zarar ettiği, davacı şirketin hiç bir icra takibi görmeden geçirdiği 5 aylık geçici mühlet süresini içine alan 9 ay gibi uzunca bir sürede kara ulaşmadığı aksine zarar ettiği, bu şirket yönünden 3 yıl boyunca 3 ayda bir eşit taksitlerle ödenmesi öngörülen toplam borcun ise, 1.965.190.403,60-TL olduğu proje kapsamında % 25 basit faiz öngörüldüğü bu faiz karşılığının 491.297.601,00 -TL'ye karşılık geleceği bu kapsamda aylık 68.235.777,90-TL ödeneceği öngörülmektedir. 9 ay boyunca zarar eden bir şirketin bu denli aylık yüksek tutarlık taksit ödemelerini yapamayacağı, projenin gerçekçi ve mali tablolarına uygun olmadığı anlaşılmaktadır. Yine geçici komiser heyeti raporunda yer alan şirketin mali tablolarında 2021-2024-2025 yıllarında zarar etmiş olmasıyla birlikte, şirketin ... ve vergi borçlarının 318.994.005,05-TL ulaştığı göz önüne alındığında davacının projesinin gerçekleşme ihtimalinin bulunmadığı açıktır.Davacılardan ... A.Ş. yönünden: 30/09/2025 mali verileri uyarınca toplamda 10.178.584,70-TL zarar ettiği, davacı şirketin hiç bir icra takibi görmeden geçirdiği 5 aylık geçici mühlet süresini içine alan 9 ay gibi uzunca bir sürede kara ulaşmadığı aksine zarar ettiği, bu şirket yönünden 3 yıl boyunca 3 ayda bir eşit taksitlerle ödenmesi öngörülen toplam borcun ise, 244.630.935,16 TL olduğu proje kapsamında % 25 basit faiz öngörüldüğü bu faiz karşılığının 61.157.733,79-TL'ye karşılık geleceği bu kapsamda aylık 8.494.129,69 TL ödeneceği öngörülmektedir. 9 ay boyunca zarar eden bir şirketin bu denli aylık yüksek tutarlık taksit ödemelerini yapamayacağı, projenin gerçekçi ve mali tablolarına uygun olmadığı anlaşılmaktadır.Bu haliyle, davacı şirketlerin hiç bir icra takibi görmeden geçirdiği 5 aylık geçici mühlette kayda değer bir faaliyet karı ve ivmesi olmadığı, hatta zarar ettikleri görülmüştür. Konkordato talep eden borçlu şirketlerin kendilerine tanınan konkordato mühletleri dahilinde öz sermaye devir hızının artırarak öncelikle kısa vadeli borçlarını ödeme kapasitesini artırmalı gerekmektedir. Davacı şirketler yönüyle geçici mühlet dahilinde kısa vadeli borçlarını ödeme kapasitelerinin artığına dair somut argümanlar sunması gerekmektedir. Bu haliyle davacıların mevcut konkordato kaynakları ve konkordatoya tabi toplam borç miktarlarının büyüklükleri de dikkate alındığında; davacıların borçlarını azaltarak finansal durumlarının iyileşme ihtimallerinin bulunmadığı, dolayısıyla projenin başarıya ulaşma ihtimalinin olmadığı değerlendirilmektedir. Konkordato kurumu, borca batık olmayan sermaye şirketinin geçici mühlet hükümlerinden faydalanarak mal varlıklarını rahat bir ortamda satması ve bu suretle borçlarını projeye aykırı şekilde tasfiye etme kurumu olmadığı gibi ön proje sadece dilek ve temenniler içeren soyut bir belge olarak anlaşılmamalı, mahkeme tarafından kesin mühlet verilebilmesi için, ön projenin nasıl başarılı olacağı da açıklanmalıdır. Bu kapsamda, davacıların sunulan projede mal varlığı satışlarının somutlaştırılmadığı, varlıkların hangilerinin, ne zaman, ne şekilde satılacağının açıklanmadığı dolayısıyla davacılar tarafından sunulan ön projenin denetimden uzak, ihtimale dayalı, soyut çözüm önerileri içerdiği anlaşılmaktadır. Projede yer verilen mal varlığı satışı ile borç tasfiyesinin ise, davacı şirketlerin küçülmesine neden olacaktır. Bu durumda, davacıların mülkiyetinde daha fazla kaynak varken elde edemedikleri ödeme gücünün daha az mal varlığı ve kaynak ile azalacağı açıktır. Yine konkordato geçici komiser heyeti raporunda yer alan ... verileri ışığında istihdam edilen işçi sayılarının geçici mühlet dahilinde tüm davacı şirketler yönünden ciddi bir azalış gösterdiği de gözlemlenmektedir. Anılan koşullar içindeki şirketlerin; konkordatonun temel amacı olan; şirketlerin yeniden üretken hale gelmesi, ekonomiye katkı sunması ve yatırım ortamının iyileşmesine destek olması da söz konusu olamayacaktır. Bu durumda da konkordato talebi amacına ulaşamayacaktır. Nitekim ... 6. HD. 2025/ esas, 2025/ karar sayılı ilamı da bu yöndedir. Konkordatonun vazgeçilmez ilkelerinden birisi de borçlunun alacaklılarına karşı eşit davranması, alacaklılarda birini kayırmamasıdır. Her ne kadar süreç içerisinde leasingli bir kısım araçların satışı ile leasing firmalarının borçlarının ödenerek kaynak oluşturulmak istenmişse de, mühlet öncesi döneme ait leasing kira borçlarının konkordatoya tabi oldukları adi borç muamelesi görmesi gerektiği, bu haliyle hem geçmiş borçların hem de gelecekteki borçların tek seferde ödenmesi alacaklılar arasındaki eşitlik ilkesine aykırılık oluşturulacaktır.Davacılar her ne kadar ... A.Ş.'nin kullanımında bulunduğu iddia edilen madenlerin mühlet içerisinde işletilmesi durumunda şirketlerine ciddi bir kaynak artışı yaratacağı iddiasını ileri sürmekteyse de bu madenlerin hangi tarihte faaliyete geçilebileceğinin öngörülemez olduğu, kaldı ki bu madenlerin faaliyete geçirilebilmesi için bu denli yüksek borç yükü altında bulunan davacı şirketlerin nakdi kaynaklarının olmadığı, madenlerin hangi kaynaklarla, ne zaman, ne şekilde faaliyete geçirileceğine de projelerinde yer verilmemiştir. Bununla birlikte, ilgili madenlerin yıllık gelir değerine ilişkin konkordato geçici komiser heyetinin yaptırdığı değerlenmenin ilgili kaynakların yıllık gelir üzerinden tespit edildiği görülmektedir. Ancak kıymet takdirinde madenlerin toplam yıllık değeri 98.215.240,26TL olarak belirtilmişse de bu değer davacı borçlu şirketinden mal varlığın aktifinde bir değer ifade etmemektedir. Zira, geçici komiser heyeti raporunda atfı yapılan mali tablolarda davacı şirketin son 5 yıllık brüt satışları incelendiğinde ilgili maden kaynağından elde edilmesi muhtemel satış rakamına yakın hiç bir tutara rastlanmamıştır. Bu yönüyle madenlerden elde edilecek gelirin borç tasfiyesinde kullanılabileceğine dair hiç bir somut verinin dosyada yer almadığı anlaşılmaktadır. Bu açıdan bile konkordato projesinin gerçekçi ve uygulanabilir olmadığı, maden kaynaklarının kullanılarak borcun tasfiye edilmesi ihtimali somut verilere dayanmayan hayali bir temenniden ibarettir.Davacıların ön projelerinde tüm alacaklılara yapılacak ödemelerin ... şirketi için Eylül 2026'dan başlayacak ve 3 yıla yayılan taksitlerle, diğer borçlu şirketler yönünden ise, 2027 Mart ayından başlayan ve 36 aya yayılan 3 aylık vadeler öngörülmüştür. Bu durum neticesi olarak böyle bir projenin alacaklıları faiz haklarından mahrum eden, bu yolla borçların zaman etkisinden yararlanılarak eritilmeye çalışıldığı, gereksiz yere ve alacaklıları zarara uğratacak şekilde vade uzatımı niteliğinde bir ödeme planına yer verildiği anlaşılmaktadır. Alacaklılar yönünden bu durumun yıllık bazda faiz oranı kadar örtülü tenzilata yol açacaktır.Tüm bu açıklamalar karşısında projelerin borçluların kaynaklarıyla orantılı olmadığı gibi gerçekçi ve somut veriler de içermediğinden davacı şirketlerin konkordato taleplerinin reddine karar vermek gerekmiştir. Bununla birlikte davacı şirketlerin borca batık olmadıkları gibi doğrudan iflas sebepleri de olmadığından iflas kararı verilmemiştir.Diğer taraftan, davacı gerçek kişilerin konkordato talep eden şirketlerin borçlarına kefil olunması nedeniyle konkordatoya başvurulmuş olup davacıların kendilerine özgü hedef, tedbir ve faaliyet içeren konkordato projesi sunmadıkları, borçlu şirketlerden bağımsız bir konkordato projelerinin bulunmadığı, sırf alacaklıların icra takibine maruz kalmamak için konkordato talep edildiği anlaşılmaktadır. Bu açıdan ön projelerinin uygulanabilir olmasının mümkün gözükmediği, borçlunun, sadece icra tehdidinden kurtulmak amacı ile konkordato talep etmesinin bu müessesenin amaçlarına uygun düşmediğinden davacı gerçek kişiler yönünden de davanın reddine karar verilmiştir. ( Bkz. ... 6. HD. 2024/ esas, 2025/1008 karar sayılı ilamı)Öte yandan, davacı gerçek kişilerin tacir olmadığı ve ayrıca şirket ortağı olması onu gerçek kişi tacir haline getirmeyeceği değerlendirilmiş, gerçek kişi davacılar bakımından da iflas kararı verilmemiş ve davanın reddi ile yetinilmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; Davacıların konkordato taleplerinin ayrı ayrı REDDİNE, Davacı şirketler borca batık olmadığından davacı gerçek kişilerin ise tacir sıfatı bulunmadığından iflas kararı verilmesine YER OLMADIĞINA, Davacılara verilen kesin mühletin sonuçlarının kendiliğinden sona erdiğinin ve mahkememizce alınan TEDBİRLERİN KALDIRILDIĞININ AÇIKLANMASINA, Konkordato komiserleri ... komiserlik görevinin SONLANDIRILMASINA, Kararın İİK 288.maddesi uyarınca ilanına ve ilgili yerlere bildirilmesine, Davacı tarafça yapılan muhakeme masrafının kendi üzerinde bırakılmasına, Harçlar Yasası gereğince alınması gerekli harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına Kesinleşme süreci tamamlanana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa iadesine, Dair kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize iletilecek bir dilekçe ile ... olmak üzere oybirliği ile verilen karar taraf vekillerinin yüzlerine karşı açıkça okunup anlatıldı. 26/11/2025

Başkan e-imzalıdır Muhalif Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır

Muhalefet Şerhi: Davacıların nakit sıkıntısı içerisinde bulunduğu, konkordatonun borçlarını vadesinde ödeyememe tehlikesinde bulunan borçlular için getirilen bir müessese olduğu, şirketin leasing firmasından elde edeceği bir kısım haklar bulunduğu, bu hakların aktif varlıklarına önemli ölçüde etki edeceği ve projenin başarı şansını arttıracağı yine davacı ... Şirketi'nin maden ocaklarının işletilmesi halinde ortaya çıkacak işletmesel durumunda süreç içerisinde gözlemlenmesi gerektiği ve bunun sonucuna göre dosyada sağlıklı bir karar verilebileceği, bu nedenle kesin mühlet kararı verilmesi gerektiği görüşüyle sayın çoğunluk görüşüne katılmıyorum.

Muhalefet Gerekçesi:

Eldeki dava İİK 285.maddesinde düzenlenen adi konkordato istemine ilişkindir.Buna göre; borçlarını, vadesi geldiği hâlde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlu, vade verilmek veya tenzilat yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek veya muhtemel bir iflâstan kurtulmak için konkordato talep edebilir.Davacı şirketlerin, beton, maden ve inşaat alanında faaliyet gösterdiği grup şirketi oldukları ve birbirlerinin borçlarına kefaletinin bulunduğu anlaşılmaktadır. Davacı şirketin borç yükünün bir kısmı bankalara rehinli finansman borç yükünden oluştuğu, yine bir kısmının ise konkordatoya tabi adi alacak niteliğinde alacaklardan oluştuğu görülmektedir. Konkordatonun amacı alacaklı ve borçlu arasında bir uzlaşı sağlanarak özellikle alacaklıların yararına borçlunun borçların ödeyebilmesi amacı gütmektedir. Davacı şirketlerin işletmesel yapısı değerlendirilirken faaliyetlerinden elde ettiği satış rakamları ile karlılıkların yanında maddi varlıkların da konkordato projesinin başarı şansına etkisinin bulunduğu dikkate alınmalıdır. Nitekim davacı şirketler projelerini işletme faaliyetinden elde edilen gelirlerin yanı sıra bir kısım varlıklarında paraya çevrilmek suretiyle proje için kaynak oluşturmayı hedeflemektedirler. Özellikle enflasyon ve faiz oranlarının çok yüksek olduğu bu dönemde banka kredilerinden kaynaklı finansman yükü şirketleri için gün geçtikçe artan faiz tutarları ile ödenmesi imkansız hale dönüşmektedir, öyle ki geçen zamanda ortaya çıkan faiz yüküyle birlikte rehinli varlıkların kıymetlerini aşan bir rehinli borç yapısı ortaya çıkmaktadır. Bu durumda her geçen gün yükselen rehinli borç karşısında dolaylı olarak rehinli malın değerinin oran olarak azalmasına neden olmaktadır. Varolan enflasyonist ortam ve faiz oranları dikkate alındığında rehinli varlıkların ivedilikle paraya çevrilmek suretiyle rehinli alacaklıların alacaklarının karşılanması gerekliliği dönemsel bir konu olarak ortaya çıkmış olup, bu durumun hem davacı borçlu işletme, hem rehinli alacaklı hem de rehni aşan kısımın adi konkordatoya tabi olması nedeniyle adi alacaklılar bakımından önemi büyüktür. Zira hali hazırdaki durumda mevcut faiz oranları finansman borç yükünü oldukça arttırmaktadır. Konkordato müessesinin 2018 yılında yürürlüğe girmesinden sonra faiz oranlarının çok yüksek olmadığı dönemde gayrimenkul değerlerinin zaman içerisinde ortaya çıkan borç yüküne göre daha olumsuz bir tablo ortaya çıkarmadığından daha önceki dönemlerde borçlular rehinli malların satışını mümkün olduğunca ertelemek isterken ve hatta kimi zaman İİK 'nın 307.maddesi uyarınca tasdik kararında rehinli malın muhafaza altında bulunması ve satışının karardan itibaren 1 yıl süre ile ertelenmesi talep edilmekteyken değişen ekonomik koşullar, enflasyonun hızla artışı ve faiz oranlarının aşırı yükselme nedeniyle rehinli borçlarla ilgili İİK 'da rehinli borçlara faiz işlemesi durmayacağından ortaya çıkan gecikme ve temerrüt faiz yükü rehinli borcun taşınmazın değerinden çok çok yukarıda olmasına neden olmakta, rehinli borç yükü hızla artarken taşınmazın değeri mevcut piyasa koşullarında artmayıp, artan borç yüküne karşı taşınmazın değeri süreç içerisinde orantılama yapıldığında git gide azalmaktadır, dolayısıyla taşınmazın kıymet takdiri bir dönem rehinli borcu karşılarken belirli bir süreden sonra temerrüt faiz oranlarındaki yüksek faiz oranları nedeniyle karşılayamaz hale gelmektedir, bu durumda rehni aşan ve aştığı kısım kadar adi alacak ortaya çıkmasına neden olmaktadır, zira İİK'ya göre rehinli malın karşılamadığı rehinli borç kısmı adi alacak olarak değerlendirilip adi alacaklar içerisinde nisaba dahil edilmektedir. İşte değişen bu ekonomik koşullar nedeniyle özellikle eldeki dava dosyasında oluğu gibi borçlu rehinli alacaklılarla rehinli borçlar bakımından uzlaşı içerisine girerek borç yükünü hafifletmeye çalışmaktadır. Bu hususta da kayda değer bir müzakere aşamasına gelinmiştir.Davacı şirketlerin grup şirketler olduğu, ağırlıklı olarak yüksek satışların ve karlılığın ... A.Ş. üzerinden gerçekleştirildiği, şirketin 2021 yılında 358 milyon civarı net satış rakamına ulaştığı,, ,2022 yılında 885 milyon net satış rakamına ulaştığı, 2023 yılında 1 milyar 900 milyon düzeyinde satışının bulunduğu, 2024 yılında 3,5 milyar TL 'nin üzerinde satışının bulunduğu gözlemlenmektedir. Şirketlerin grup şirketler olması dolayısıyla birbirlerine kefaletlerinin bulunduğu, borç yapılarının çoğunlukla ortak olduğu, işletmesel faaliyet gelirlerinin yanında bir kısım mal varlıklarının konkordato öncesinde projenin gerçekleştirilebilmesi için kullanılabileceği anlaşılmaktadır. Davacı şirketler işletme sermayesi ve nakit sıkıntısından dolayı konkordato istemek zorunda kalmışlardır ve konkordato içindeki dönemde nakit sıkıntısı yaşadıkları ve bunun işletmesel faaliyetlerine etki ettiği belirgin biçimde görülmektedir. Bu halde işletmenin konkordatodaki koruma tedbirlerine ihtiyacı bulunmaktadır.Konkordatoda iflas ertelemeden farklı olarak borca batık olmak gerekli değildir. İflas ertelemede borca batık olmak şart iken konkordatoda icra iflas kanununun 285. Maddesi uyarınca Borçlarını, vadesi geldiği hâlde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlu, vade verilmek veya tenzilat yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek veya muhtemel bir iflâstan kurtulmak için konkordato talep edebilir. Yani borca batık olmak konkordato istemek için şart değildir. Aktifleri pasiflerinden fazla olsa da vadesinde ödeyememe tehlikesi konkordato istemi için yeterlidir.Ayrıca davacılar projelerinde % 25 faiz eklenerek 3 yıl boyunca 3 ayda bir eşit taksitlerle ödeme yapılmasını teklif etmişlerdir. Projede taahhüt edilen vade ve faiz eklenmiş olması alacaklılar aleyhine dengesizlik yaratan bir durum da değildir. Kesin mühlet içerisinde alacaklılarında projeye ilişkin görüşünü alacaklılar toplantısında ortaya koymalarına imkan vermek gerekirken, hem davacıların hem de alacaklıların konkordato düzenlemelerinde verilen bu haktan mahrum bırakılmaları doğru olmamıştır. Nitekim konkordato mahkeme denetiminde alacaklılar ve borçlunun konsensus içerisinde olmalarına olanak sağlayan bir müessesedir. Nitekim ... da alacaklıların önemli bir çoğunluğu tarafından kabul edilen projenin tasdik edilmesi gerektiğini kabul etmektedir. Diğer yandan ... A.Ş.'nin kullanımında bulunan madenlerde önemli bir kaynak olup kesin mühlet içerisinde faaliyet durumu denetlenmelidir. Burada şirketlerin grup şirketi olduğu birbirlerine kefaletten dolayı aynı borçtan birden fazla kişinin sorumlu olduğu, yapılacak bir ödemenin tüm müteselsil borçluları hep birlikte borçtan kurtaracağı dikkate alındığında, şirketlerin proje için kaynaklarının bir bütün halinde dikkate alınması gerekmektedir.Konkordato isteminde borçlunun kötü niyetli olup olmadığı önem arz eder. Davacıların konkordato dönemi içerisinde komiser raporuna da yansıyan kötü niyetli bir davranışı tespit edilmemiştir. Nakit sıkıntısı çektiğinden dolayı işletmesel anlamda tehlikeye düşen ve önceki yıllarda önemli ticari faaliyetler gerçekleştiren şirketlerin nakit sıkıntısından dolayı faaliyetlerinde problem yaşamasına , işletmesinin tehlikeye düşmesi ve borçlarını vadesinde ödeyememe riskiyle karşı karşıya kalan borçlunun konkordato istemiş olması işletmesini korumak ve alacaklılara borçlarını ödemek amacıyladır. Bunu kötü niyet olarak kabul etmek konkordatonun yasada ön görülen amacıyla bağdaşmamaktadır.Konkordatoda asıl amaç bir yandan işletmenin faaliyetine devam edebilmesine olanak sağlarken diğer yandan alacaklıların da alacaklarına kavuşmasına imkan yaratmaktır. Topyekün bir bakış açısıyla borca batık olmayan ve aktif fazlası bulunan ancak nakit ihtiyacında dar boğaza girmiş şirketlerin nakit sıkıntısı nedeniyle borçlarını ödemede güçlük çekmesinden dolayı nasıl olsa varlığın var, bu varlıkların cebren paraya çevrilsin, ister kıymetinde satılsın ister kıymetinden daha aşağı bir bedelle hem alacaklıların hem de borçlunun zararına satılsın bakış açısıyla konkordatoya ihtiyacı olan şirketlerin kesin mühlete ihtiyacı bulunmadığının tespiti doğru olmayacaktır. Kaldı ki konkordato sadece borca batık şirketler için getirilmiş bir müessese olmayıp iflas ertelemeden farklı olarak talep etmek için borca batık olma şart değildir. Bunun mefhumu mualifinden borca batık olmayan borçlunun da konkorato isteyebileceği çıkacağı gibi zaten yasada açıkça borçlarını, vadesi geldiği hâlde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlunun konkordato isteyebileceği açıkça düzenleme altına alınmıştır.Dolayısıyla davacının geçici mühlet içerisinde yapılan denetimler ve komiser raporu içeriği ve yukarıda yapılan açıklamalar dikkate alındığında kesin mühlete ihtiyacı olduğu ortadadır. Reddine ilişkin çoğunluk görüşüne katılmak mümkün görülmemiştir.Aksi takdirde bu şekilde bir bakış açısı günümüz ekonomik koşullarında projesinin başarı ihtimali bulunmayan konkordato taleplerine ilişkin dosyalar yanında projesinin başarı ihtimali olan dosyaların da reddedilmesi sonucu ilk derece mahkemelerinden istenen tüm konkordato taleplerinin reddedilmesi gibi bir sonuç doğuracaktır ki bu da yasanın fiilen uygulanmasının önlenmesine neden olacaktır. Oysa ki; yasa koyucu halen konkordatoya ilişkin düzenlemeleri yürürlükten kaldırmamıştır, mevzuatımızda hükümleri itibariyle mevcut bulunmaktadır. Davacılara rehinli alacaklılarla müzakere için imkan tanımak , kalan adi borçları bakımından da alacaklıların bu husustaki alacaklılar toplantısındaki görüşlerini dinlemek gerekmektedir , zira ... büyük çoğunlukla kabul edilen konkordato projesinin uygulanabilir olduğu, kaynaklarla orantılı kabul edileceğini benimsemiştir, bu nedenle davacılara kesin mühlet verilerek sürecin denetlenmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle davacı şirketlerin konkordatoya ihtiyacı olmadığı gerekçesiyle talebi reddetmek doğru değildir. Bu nedenle kesin mühlete ihtiyacı bulunun ve tüm şartları oluştuğu eldeki davada davacılara kesin mühlet verilmesi gerekirken talebin reddine karar verilmesine katılmak mümkün olmamıştır.

Başkan e-imzalıdır

Atıf: Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/782, K. 2025/1323, T. 26.11.2025, www.arakarar.com/karar/bursa-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-782-e-2025-1323-k-a548da3d945b