İlk Derece Mahkemesi · Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/816 E. 2024/1184 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/816
Karar No
2024/1184
Karar Tarihi

TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/ KARAR NO : 2024/ HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALILAR:1- 2- İLİŞKİLİ KİŞİ/(LAR) : DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 20/08/2024 KARAR TARİHİ : 21/11/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 25/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava dilekçesinde özetle; 17.09.2023 tarihinde sürücü ... sevk ve idaresindeki ...’ın maliki olduğu ... plakalı traktör ile ... İli ... İlçesi ... Mahallesinde seyir halindeyken kontrolsüz ve dikkatsiz dönüş yapması ile traktöre bağlı römork üzerinde yer alan boruların, olay yerinde park halinde olan davacı şirkete kasko sigortalı ... plakalı araca çarpması nedeniyle araçta maddi hasar meydana geldiğini, maddi hasarın davalılardan tahsili için ... İcra Dairesi’nin 2024/... Sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlattıklarını, açıklanan nedenle davanın kabulüne, davalının ... İcra Dairesi’nin 2024/... sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin aynen devamına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalılar 19/11/2024 tarihli dilekçeleri ile davayı kabul ettiklerini beyanını içerir dilekçe sundukları görüldü. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ, HUKUKİ KABUL VE GEREKÇE Dava, ödenen sigorta bedelinin halefiyet ilkesine göre rücuen tahsiline yönelik başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Ticari davaların hangi davalar olduğu TTK m.4'te tanımlanmış ve belirlenmiştir. Bu maddeye göre ticari davalar; mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılır.Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK.nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK.nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; eldeki davanın halefiyet ilkesine göre açılan bir dava olması dikkate alındığında, halefiyet ilkesine göre sigorta şirketinin kendi sigortalısının yerine geçip haksız fiil hükümlerine göre ödediği tazminatı talep etmesi, mutlak ticari dava niteliğinde değildir. Zira, haksız fiil hükümleri TTK'da düzenlenmemiştir. Davanın nisbi ticari dava olabilmesi için sigorta şirketinin halef olduğu sigortalısının ve karşı aracın sürücü veya işleteninin de tacir olmaları gerekir. Davacı ... şirketinin sigortalısı ...'ın vergi kaydı ...'tan sorgulanmış ve sigortalının kaza tarihinde vergi mükellefiyeti olmadığı görülmüştür. Vergi mükellefiyeti olmayan birinin ticari işletme işlettiğini söyleyebilmeye olanak yoktur. Ayrıca, sigortalanan aracın ticari araç olup olmadığı da mahkememizce irdelenmiş ve sigortalanan araç olan ... plakalı aracın Gayrı Ticari araç olduğu ...'tan yapılan sorgulamada anlaşılmıştır. Başka bir deyişle sigortalanan araç ticari amaçla kullanılan bir araç değildir. Bu durumda eldeki davanın nisbi ticari dava olmadığı da anlaşılmıştır. Sonuç olarak eldeki davanın mutlak ve nisbi ticari dava olmadığı anlaşılmakla; görev dava şartı yokluğundan davanın usulden reddi ile ... Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli mahkeme olduğunun tespitine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Ayrıntısı ve yasal gerekçesi izah edildiği üzere; 1-Hukuk Muhakemeleri Kanununun 114/1-c maddesi gereğince, davanın görevli mahkemede açılmadığı ve mahkemelerin görevinin dava şartı olduğu anlaşılmakla; dava şartı noksanlığı nedeniyle, HMK m.115 uyarınca, DAVANIN USULDEN REDDİNE, 2-... Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli mahkeme olduğunun tespitine, 3-HMK m.20 gereğince; taraflardan birinin, kararın kesinleştiği tarihten itibaren iki hafta içerisinde, mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde; dosyanın ... Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, kararın kesinleştiği tarihten itibaren iki hafta içerisinde, dava dosyanın görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesinin talep edilmemesi halinde, davanın açılmamış sayılacağına karar verileceğinin taraflara ihtarına, (ihtar edildi) 4-Harç ve yargılama giderlerinin HMK 331/2 maddesi gereğince yetkili ve görevli mahkemece hüküm altına alınmasına, 5-Gerekçeli kararın talep halinde taraflara tebliği ile tebliğ giderinin eksik olması halinde giderin talepte bulunandan alınmasına, Dair; kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 21/11/2024 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/816, K. 2024/1184, T. 21.11.2024, www.arakarar.com/karar/bursa-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-816-e-2024-1184-k-fb72e982b44c