İlk Derece Mahkemesi · Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/681 E. 2024/934 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/681
Karar No
2024/934
Karar Tarihi

TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2023/ KARAR NO : 2024/ HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACILAR:1- ... - ... 2- ... - ... 3- ... - ... VEKİLİ : Av. DAVALI : .... VEKİLİ : Av. DAVA : İtirazın İptali (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 09/07/2023 KARAR TARİHİ : 12/09/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 05/09/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin davalıdan olan rücu alacağı nedeniyle davalı aleyhine ... 20. İcra Müdürlüğünün 2021/... E. Nolu dosyasıyla yapılan takibin, borçlunun itirazı üzerine durduğunu, borçlu söz konusu takipte borcun aslına ve tüm ferilerine itiraz ettiğini, müvekkilleri ... ... Yapı Kooperatifinde yönetim kurulu üyeliği yaptığını, kooperatifte ... İlinin ... İlçesinde bir site inşaatına başlandığını, üyelerin tam listesi, ... Valiliğinin 13.09.2019 tarihli yazısı ile kendilerine sunulduğunu, takip borçlusu ...'ın da listede yer aldığını, ilgili kooperatif inşaatın tamamlanması ve bağımsız bölümlerin üyelere dağıtılmasından sonra dağılarak tasfiye olduğunu, sonrasında ... Sitesi olarak hukuki varlığını devam ettirdiğini, ... tarafından ... ... Yapı Kooperatifinin faal olduğu 2007/7 dönemine ait kooperatif aleyhine binanın işçiliğine ilişkin sonradan bir borç kesildiğini, ... tarafından ... ... YAPI KOOP. aleyhine dava konusu borcun ödenmesi için 2017/ Esas numarası ile icra takibi yapıldığını, borç, ...'da ... Nolu dosyada bulunmakta olduğunu, ilgili borç kooperatif adına Kurucu Üyeler olan ..., ... ve ... tarafından 7256 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun kapsamında tamamen ödendiğini, müvekkilllerinin bu ödemenin yapılandırma sonucu çıkan büyük bir kısmını ... Bankası ... Şubesi aracılığıyla yaptıklarını, ödenilen kooperatif borcunun bir kısmı da müvekkili ...'nin emekli maaşından kesilerek ödendiğini, müvekkili maaşını ... Bank A.Ş. Bankası'ndan aldığını, müvekkilleri üyelere borcu ödediklerini bildirerek, her üyenin kendi payını ödemesi talebi ile müraacat ettiklerinde olumlu sonuç alamadıklarını, aynı konuda ilgili kooperatifin bir başka üyesi Nazan Nilüfer için açılmış olan ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/ E. Sayılı dosyasında 06/06/2023 tarihli bilirkişi raporu ile davanın sübuta erdiğini, ve 21/06/2023 tarihi ile davanın kabulüne karar verildiğini, kooperatifin site yönetimine dönüşmesinden sonra kooperatifin faal olduğu dönemine ait bir borcun sonradan ortaya çıkması kooperatif üyelerinin birlikte sorumluluğunu gerektiren bir olay olduğunu, müvekkilleri borcun kooperatif üyelerinin kendi paylarına düşen miktarı karşılayacaklarına güvenerek hareket ettiklerini, rücu haklarını hala alamadıklarını, mağdur olduklarını davalı tarafından ödeme emrine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edildiğini, asıl alacağın %20’ sinden aşağı olmamak üzere, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın görevsiz mahkemede açıldığını, görev itirazında bulunduklarını, müvekkilinin tacir olmadığını, davayı kabul etmediklerini, davaya konu icra takibi ihtiyaç için taşınmaz alımından kaynaklandıklarını, müvekkili barınma ihtiyacı için taşınmaz satın aldığından ve bu nedenle tüketici sıfatıyla yaptığının kabulü gerekeceğinden, davanın tüketici mahkemesinde açılması gerektiğini, davacı her ne kadar müvekkilinin kooperatif üyesi olduğunu iddia etmişse de geçmişe dayalı olarak müvekkili hiçbir zaman kooperatif üyesi olmadığını, hatta inşaatı tamamlanan bağımsız bölümü tapu müdürlüğünde yapılan satış işlemi sonrası 3.bir şahıstan satın aldığını, müvekkili üzerinden 16 yıl geçmiş olduğundan taşınmazı satın almış olduğu 3.kişinin kimlik bilgilerini bilmediğini, müvekkili bahse konu bağımsız bölümü 2007-2008 yıllarında satın almış ve 2011 yılında da sattığını, davacı taraf bahse konu icra takibini ... Valiliği'nin göndermiş olduğu bir listeye dayandırdığını, ... Valiliği tarafından gönderilmiş olduğu iddia edilen bu yazının doğru olduğu kabul edilse dahi müvekkilinin isminin bu listede yer alması sehven olabileceği gibi bu durum müvekkilinin kooperatif üyesi olduğunu kanıtlar nitelikte olmadığını, müvekkilinin neden bu listede adının geçtiği ve valilikçe gönderilen bu yazının mahiyetinin ne olduğu hususunun ... Valiliği'ne sorulması gerektiğini, müvekkili arabuluculuk aşamasından da taşınmazı 3.kişiden tapu satın aldığını ve hiçbir zaman kooperatif üyesi olmadığını, davacı tarafça asılsız iddialarla var olmayan bir borç ilişkisi ihdas edilmeye çalışıldığını, müvekkilinin davacıya böyle bir borcu bulunmadığını, davacının haksız kazanç elde etmek amacıyla müvekkili aleyhine, icra takibi başlattığını, davacı taraf kooperatif üyesi Nazan Nilüfer için açtığı davayı işbu dosyaya emsal karar olarak sunulan kararın ve bilirkişi raporunun işbu davaya emsal olma durumu söz konusu olmadığını, müvekkili Kooperatif üyesi olmadığını, davacının tüm iddialarının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, aksinin düşünülmesi halinde bile icra takibine konu borç zamanaşımına uğradığını, ortakların kooperatif ile veya birbirleriyle ilgili olan zamanaşımı iç ilişki ile ilgili olduğunu ve BK’nın 147/4 maddesinde düzenlendiğini, kooperatif borçlarından dolayı müteselsil sorumlu olan ortak, kooperatif borcunu ödediği takdirde ya da yeni ortak önceki borçları ödediği takdirde, bu ödeme tarihlerinden itibaren bir yıl içinde diğer ortaklara rücu hakkı bulunduğunu, burada ortakların birbirine olan rücu hakkına ilişkin özel bir zamanaşımı süresi öngörüldüğünden BK’ daki beş yıllık süre diğer hallerde uygulansa bile bu durumda uygulanamayacağını, davacı tarafından müvekkili usulüne uygun olarak temerrüde düşürülmediğinden, icra takibi ile talep edilen işlemiş faizi kabul etmediklerini, müvekkili böyle bir borcu bulunmadığından davaya konu icra takibi ile talep edilen işlemiş ve işleyecek faize ve faiz oranına da itiraz ettiklerini beyanla davanın reddini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememizde açılan işbu dava ... 20. İcra Müdürlüğü'nün 2021/... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir. Dava ve cevap dilekçeleri ile ekleri, ... 20. İcra Müdürlüğü'nün 2021/... esas sayılı dosyasının ... kaydı, ... ... İl Müdürlüğü'nün 14/12/92023 tarihli yazı cevabı, 22/04/2024 tarihli bilirkişi raporu, dosyamız içerisine alınmıştır. ... 20.İcra Müdürlüğünün 2021/... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, alacaklılar ..., ..., ... tarafından borçlu ... aleyhine 1.368,00-TL asıl alacak, 73,87 TL işlenmiş faiz olmak üzere toplam 1.441,87 TL toplam alacağın tahsili amacıyla takip başlatıldığı, borcun kaynağının "... Yapı Koperatifinin ...'ya olan ... sicil ve ... Vergi numaralı dosyasının ödenmiş olan borcundan dolayı rücu talebi" olarak gösterildiği, ödeme emrinin borçluya 27/01/2022 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 28/01/2022 tarihli dilekçesiyle borca ve ferilerine itiraz ettiği, işbu davanın süresinde açıldığı anlaşılmıştır.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (HMK 222/1) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan davalı taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ticari defterini ibraz etmediğinden HMK 220/3. madde gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğu kabul edilmiştir.Davacı kooperatifin defter incelemesiyle davalının kooperatif üyesi olup olmadığı, borcu olup olmadığı, üyeliğini devredip devretmediğinin tespiti amacıyla SMMM ve Hesaplama uzmanı bilirkişiler tarafından rapor tanzim edilmiştir. Düzenlenen 22/04/2024 tarihli raporda, Davalı ...`ın ... ... Yapı Kooperatifinin üyeleri arasında kayıtlı olduğu, 15.10.2017 tarihli Karar Defteri; 5 nolu karada “.. ... nın ... Vergi no:... dosyada borcumuz görünmektedir. ... Kooperatifi feshedilip, ... site yönetimi olarak devam ediyor. Dolayısı ile ... kooperatifinin hak ve borçlarının muhatabı ... Site Yönetimidir. Seçilen yönetim bu borcu ... Site Yönetimi olarak 61 Tapu sahibinden tahsil etmeye, ... ya ödemeye yapılandırmaya, Avukat tutmaya tam yetkilidir. Yönetim zaman zaman ... ile ilgili gelişmeleri, askıya asarak bilgilendirme yapacaktır. “ Şeklinde karar alındığı, Davacılar tarafından ödenen ... ... Yapı Kooperatifine ait ... ödemelerinin toplam tutarının 83.474,23-TL olduğu, üye başına borç tutarının 1.368,43-TL hesaplandığı, Takip tutarının 1.368,00-TL olduğu, takip tutarının hesaplanan tutar ile uyumlu olduğu, tespit edilmiştir. Usul ve yasaya uygun görülen rapor karara esas alınmıştır.O halde yapılan yargılama ve toplanan delillerden, davacı tarafından davalı aleyhine ... 20. İcra Müdürlüğünün 2021/... Sayılı dosyası icra takibi başlatıldığı, davalının icra takibine itiraz ettiği, mahkememizce ticari defterler üzerinde bilirkişi incelemesine karar verildiği, ... Valiliğinin 13.09.2019 tarihli yazısı, bilirkişi raporu ve dosya içerisinde mevcut belgelerden davacının dava dışı kooperatifte üye olduğunun anlaşıldığı, davacılarca dava konusu ... borcunun son ödeme tarihinin 24.02.2021 tarihi olduğu ve davalı aleyhine başlatılan icra takibinde takip tarihinin 30.09.2021 olması üzerine Kooperatif Kanunu m.37'de düzenlenen zamanaşımı süresinin dolmadığı ve bu nedenle davalının zamanaşımı def'inin yerinde olmadığı, dava dışı Kooperatifin ticari defteri incelemesinde davacıların davalıdan 1.368,43 TL alacaklı olduğu anlaşılmakla; mahkememizce aldırılan kanaat verici bilirkişi raporuna itibar edilerek Davanın kabulü ile ... 20. İcra Müdürlüğünün 2021/... esas sayılı icra takip dosyasına yapılan itirazın iptaline, takibin davalı bakımından kaldığı yerden devamına, İİK 67 maddesi gereğince icra inkar tazminatının koşulları oluştuğu anlaşıldığından dava konusu miktarın %20'si olan 273,69 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜNE; Davalının ... 20. İcra Müdürlüğü'nün 2021/... Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın İPTALİNE, takibin davalı bakımından kaldığı yerden DEVAMINA , 2-Alacak likit olduğundan alacağın %20'si oranında olan 273.69 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacılara verilmesine, 3-Davacıların bu dava sebebiyle yaptığı toplam yargılama gideri 3.747,00 TL'nin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, 4-Alınması gereken karar harcı 427,70 TL'den peşin olarak alınan 179,90 TL'nin mahsubu ile eksik 247,8‬0 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 5-Peşin harç 179,90 TL ve 269,80 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 449,70 TL'nin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre hesaplanan 1.441,87 TL vekalet ücretinin davalıdan taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine, 7-Arabuluculuk Ücret Tarifesi kapsamında Hazinesinden karşılanan arabuluculuk ücreti olan 3.200,00 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 8-Taraflarca yatırılan gider avansının bakiye kısmının karar kesinleştiğinde 6100 sayılı HMK'nun 333 maddesi uyarınca taraflara iadesine, Dair, davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı dava konusu uyuşmazlığın miktarı dikkate alınarak, HMKnun 341 maddesi gereğince 2024 yılı itibariyle kesinlik sınırının altında olduğundan kesin olmak üzere karar verildi. 12/09/2024 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/681, K. 2024/934, T. 12.09.2024, www.arakarar.com/karar/bursa-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-681-e-2024-934-k-66a0c855260e