İlk Derece Mahkemesi · Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/500 E. 2023/1293 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/500
Karar No
2023/1293
Karar Tarihi

T.C. BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 1.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2023/500 Esas KARAR NO : 2023/1293 HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... - ... VEKİLİ : Av. ... - DAVALI : ... - ... ... VEKİLİ : Av. ... - [16887-88187-.....] UETS İLİŞKİLİ KİŞİ : ... - ... ... DAVA : Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 18/05/2023 KARAR TARİHİ : 31/10/2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 17/11/2023 Mahkememizde görülen davanın açık yargılaması sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ve babası ... aleyhine davalı tarafından ilamsız icra takibine girişildiğini ve bu takibin müvekkili yönünden kesinleştiğini, diğer borçlu asıl sözleşme borçlusu ... ise süresinde itiraz ettiğini ve onun için takibin durduğunu, buna karşılık davalı şirketçe aslı borçlunun itirazına karşı herhangi bir alacak davasının açılmadığını, bu nedenle davalı tarafın aleyhimize açtıkları ve kesinleşen takibe konu alacak ile ilgili borçlu bulunmadıklarının tespitine ve dosyadaki hacizlerin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmişlerdir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ, HUKUKİ KABUL VE GEREKÇE Dava, abonelik sözleşmesinden kaynaklı başlatılan takip sonrası açılan menfi tespit davasıdır. Ticari davaların hangi davalar olduğu TTK m.4'te tanımlanmış ve belirlenmiştir. Bu maddeye göre ticari davalar; mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılır. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK.nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK.nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür. Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; eldeki davanın mutlak ticari dava olmadığı, zira söz konusu Digitürk aboneliği sözleşmesinin TTK'da sayılan işler arasında yer almadığı, davanın nisbi ticari dava olabilmesi için her iki tarafın da tacir olması gerektiği, davalının sermaye şirketi olması sebebiyle Kanunen tacir olduğu, ancak davacının vergi mükellefiyeti kaydının olmadığı ve bu bağlamda davacının tacir olduğunun söylenemeyeceği, davacının sözleşmeye kefil olarak imza attığını beyan etmesi karşısında sözleşmenin diğer tarafı olan ...'ın da bir ticari işletme işletip işletmediğinin mahkememizce vergi dairesinden sorulduğu, ...'ın hali hazırda ticari işletme kaydının olmadığı ancak 2018 yılında esnaf işletmesi olduğunun anlaşıldığı, dava dışı ...'ın bilanço usulüne göre de defter tutmadığı, ayrıca davacı her ne kadar sözleşmeye kefil olarak imza attığını beyan etmiş olsa da sözleşmede davacının adının borçlu olarak yer aldığı, bu bağlamda gerek davacının ve gerekse dava dışı ...'ın ticari işletme kayıtları olmadığı ve davanın da nisbi ticari dava olmadığı anlaşılmakla; aşağıdaki şekilde davanın usulden reddi ile Bursa Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli mahkeme olduğunun tespitine dair karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Ayrıntısı ve yasal gerekçesi izah edildiği üzere; 1-Hukuk Muhakemeleri Kanununun 114/1-c maddesi gereğince, davanın görevli mahkemede açılmadığı ve mahkemelerin görevinin dava şartı olduğu anlaşılmakla; dava şartı noksanlığı nedeniyle, HMK m.115 uyarınca, DAVANIN USULDEN REDDİNE, 2-Bursa Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli mahkeme olduğunun tespitine, 3-HMK m.20 gereğince; taraflardan birinin, kararın kesinleştiği tarihten itibaren iki hafta içerisinde, mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde; dosyanın Bursa Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, kararın kesinleştiği tarihten itibaren iki hafta içerisinde, dava dosyanın görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesinin talep edilmemesi halinde, davanın açılmamış sayılacağına karar verileceğinin taraflara ihtarına, (ihtar edildi) 4-Harç ve yargılama giderlerinin HMK 331/2 maddesi gereğince yetkili ve görevli mahkemece hüküm altına alınmasına, 5-Gerekçeli kararın talep halinde taraflara tebliği ile tebliğ giderinin eksik olması halinde giderin talepte bulunandan alınmasına, Dair; kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 31/10/2023 Katip ... Hakim ... ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır

Atıf: Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/500, K. 2023/1293, T. 31.10.2023, www.arakarar.com/karar/bursa-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-500-e-2023-1293-k-17131b98d6d8