İlk Derece Mahkemesi · Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/276 E. 2024/1199 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/276
Karar No
2024/1199
Karar Tarihi

TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2023/ KARAR NO : 2024/ HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLLERİ : Av. Av. DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 14/03/2023 KARAR TARİHİ : 26/11/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 30/12/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin kooperatif yük taşıma iş kolunda faaliyet gösterdiği, davalının kooperatif üyesi olduğu ve kooperatif nezdinde kendisine ait olan ... plakalı araç ile nakliye işi yaptığı, davacı kooperatif, ... Elektronik Taşımacılık Tic. A.Ş. aracılığıyla, ... A.Ş.'ye ait malların taşımacılığını yaptığı, ... A.Ş. ‘nin, ... tarafından kurulmuş bir alt şirket olduğu, bir kısım taşıma işlerinde ... A.Ş. davacı ile ... arasında aracılık yaptığı, kooperatif üyesi davalı ...'un, 14.10.2020 tarihinde nakliyesi yapılmak üzere ... Kab. Sis. A.Ş.'den ... plakalı aracına kablo yüklemesi yaptırdığını, davalının aracına yüklenen kabloların değerinin KDV dahil 621.737,91 TL olduğu, aracın kooperatif binasının önündeki yol kenarına park edildiği, 15.10.2020 günü saat 03:00 sıralarında bekçi kulübesinin önünde park edilmiş yüklü aracın güvenlik kamerası kayıtta iken aracın üzerindeki yükle birlikte çalındığının fark edildiğini, davacı kooperatif tarafından davalı borçluya 621.737,91 TL tutarlı hasar yansıtma faturasının tanzim edildiğini, sigorta şirketi poliçe kapsamında ödemekle yükümlü olduğu 510.000,00 TL'yi ferileri ile birlikte davacı kooperatife ödediğini, dava konusu olay nedeniyle davacının uğradığını toplam zarar 621,737,91 TL iken, mevcut zarardan sigorta şirketinin poliçe kapsamında ödediği 510.000,00 TL mahsup edildiğinde, davalının taşıma sorumluluğu kapsamında kalan müvekkilimin karşılanmayan 111.737,91 TL bakiye zararı kaldığını, davalı aleyhinde ... İcra Müdürlüğü'nün 2022/... E. Sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının haksız itirazı üzerine takibin durduğunu, açıklanan nedenle itirazın iptaline, takibin devamı ve %20 icra inkar tazminatının tahsilini, davalı borçlu aleyhinde %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Cevap dilekçesinde özetle; zaman aşımı itirazlarının olduğunu, davacı ile aralarındaki ilişkinin kira sözleşmesine dayanmakta olduğunu, müvekkili davacı arasında taşıma sözleşmesi bulunmadığını, müvekkiline ait araç çalındığı için de şikayetçi olduğunu, kooperatifin meydana gelen hasar nedeniyle tanzim edilen KDV dahil faturayı müvekkiline yansıtmasının hakkaniyete aykırı olduğunu, davacı kooperatifin haksız ve kötü niyetli bir şekilde icra takibi yaptığını, yukarıda açıklanan nedenlerle davanın reddine yargılama giderleri ve vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Deliller; ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne, ... CBS'ye, ... Vergi Dairesi'ne yazılan müzekkereye cevap verildiği cevabi yazının dosya arasında olduğu anlaşılmaktadır. Karayolu Taşımacılığında Uzman Bilirkişi, SMMM, Nitelikli Hesap Uzmanı Bilirkişilerinin Raporunun Sonuç Kısmı: "1- Davacı şirketin 1 Sıra Nolu Elektronik Defter Genel Tebliği gereği 2021 Yılı Ticari Defterlerini E-Defter olarak kayıt altına alındığı. 2 Sıra Nolu Elektronik Defter Genel tebliği 3. Maddesi gereği ise Yevmiye ve Kebir defteri beratlarını süresi içerisinde ... Başkanlığı sistemine yüklediği görülmüştür. 2- Davacının dava konusu numaralı 08.02.2021 tarihli, 621.737,91 TL bedelli faturayı 679 yevmiye kodu ile defter kayıtlarına aldığı, sigorta şirketinden gelen 510.000TL bedeli 2022 yılında davalı bakiyesinden mahsup ederek 111.737,91 TL alacaklı olduğu görülmüştür. 3- Davalı taraf Ticari Defter ibraz etmemiştir. 4- Davalı ...’nun taşıma konusu yükü teslim aldıktan sonra yükün gönderilene teslime edildiği ana kadar yükün güvenliği ile ilgili azami tedbir almakla yükümlü olduğu, özellikle aracın başından ayrılmamak, aracı ancak taşıyıcılar için özel olarak tasarlanmış yüksek güvenlikli, kameralı bekçili tır parkına park etmek, kamyonu ve yükü mutlaka kilitli tutmak gibi önlemleri alması gerektiği, ancak davalının yükü teslim aldıktan sonra davacı kooperatife ait idari binanın bulunduğu alana bıraktığı ve kamyonu terk ettiği, yaklaşık 3 saat sonra geri döndüğü, bu nedenle yükün çalınmasından tam sorumlu olduğu, pervasızca hareket nedeniyle yükün ziyasına neden olduğu, 5- Her ne kadar dava konusu hırsızlık davacı kooperatife ait idari bina önündeki alanda gerçekleşmiş, alan güvenlik kameraları ve gece bekçisi ile güvenliği davacı kooperatif tarafından sağlanmışsa da alanın doğrudan kooperatif üyelerine tahsis edilmiş bir tır pakı mahiyetine olmadığı, ancak kamyon şoförlerinin seyir öncesi ve dönüşünde kamyonlarını alana park ettikleri, ancak bunun doğrudan davacı kooperatif tarafından kooperatif üyelerine sunulan bir hizmet mahiyetinde olmadığı, kamyonların park edeceği açık alanın olmadığı, giriş çıkışların denetlenmediği, tel örgü vs. ile engellenmediği, kamyonların yol kenarına park edildiği bu kapsamında davacı kooperatife kusur izafe edilemeyeceği, 6- Davacı kooperatif oluşan zararı; dava dışı ... Elektronik Taşımacılık Ağı Ve Tic. A.Ş. ile olan cari hesabına numaralı fatura ile 621.737,91 TL alacak (Diğer Olağandışı Gider ve Zararlar) kaydedildiği, dava dışı sigorta şirketi tarafından 510.000,00 TL sigorta tazminatı ödendiği, davalı taşıyan ...’un bakiye 111.737,91 TL asıl alacaktan takip tarihi itibariyle 10.827,86 TL işlemiş yasal faiz ile birlikte sorumlu olduğu kanaatimdir." şeklindedir.Talimat aracılığı ile Karayolu Taşımacılığında Uzman Bilirkişi, SMMM Bilirkişisi ve Sigorta Bilirkişisi'nin raporunun sonuç kısmı: "1- Olayın niteliği ve delillerin ışığında taşıyıcının kastı ya da pervasızca davranışı olmadığı kanaatine varıldığından, TTK’nın genel zamanaşımı süresi olan bir yıllık sürenin uygulanması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Bu bir yıllık zamanaşımı süresi, taşıyıcının kasti veya pervasız bir davranışının bulunmadığı durumlarda geçerli olan genel süredir ve somut olayda bu sürenin uygulanmasının hukuka ve hakkaniyete uygun olacağı düşünülmektedir.2-Sayın mahkemenizin takdirine sunmak üzere belirtmek isteriz ki, dosya içeriğindeki mevcut deliller ve değerlendirmeler doğrultusunda, taşıyıcının sorumluluğunun bir yıllık zamanaşımı süresine tabi olması gerektiği yönündeki kanaatimiz ağır basmaktadır. Taşıyıcının kastına veya pervasızca bir davranışına dair yeterli delil bulunmadığı dikkate alındığında, olayda Türk Ticaret Kanunu'nun 855. maddesinin 5. fıkrası uyarınca üç yıllık zamanaşımı süresi değil, genel düzenlemeye uygun olarak bir yıllık zamanaşımı süresinin uygulanması gerektiği kanaatine varılmıştır. Bu yöndeki değerlendirmemizi ve zamanaşımı süresi konusunda bir yıllık sürenin uygulanmasının uygun olacağı yönündeki görüşümüzü saygılarımızla Sayın Mahkemenizin takdirlerine arz ederiz. 3- Heyette bulunan uzman bilirkişinin görüşü çerçevesinde sayılı Yurtiçi Taşıyıcı Sorumluluk Sigorta Poliçesi kapsamında olduğu, dava dışı ... Sigorta A.Ş. bilirkişi raporuna göre ödeme yapması nedeni ile sorumluluğunu yerine getirdiği kanatimizdir. " şeklindedir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ, HUKUKİ KABUL VE GEREKÇE Dava, karayolu taşıması esnasında zayi olduğu iddia olunan eşyadan kaynaklı tazminat istemine ilişkin başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Taşımaya konu olan eşyanın hırsızlandığı taraflar arasında ihtilaf konusu değildir. Hırsızlanan bu eşyadan kaynaklı davacı sigorta şirketinden poliçe limitine kadar olan miktarı tahsil etmiş, bakiye kalan bedeli ise davalıdan talep etmektedir.Davacı, davacı dışı sigorta şirketinden çalınan emtianın bedeli olarak 510.000,00 TL tahsil etmiştir.Davacının dava dışı sigorta şirketine karşı ikame ettiği ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/ Esas sayılı dosyasının aslı dosyamız arasına alınmış ve mahkememizce incelenmiştir. Söz konusu bu dosyada yargılama yapılmış, bilirkişi raporu alınmış ve ve sigorta şirketi mahkemece hüküm verilmezden evvel sulhen ödeme yapmıştır.Eldeki davada, davalı zamanaşımı defini süresinde ileri sürmüş ve takibin 1 yıllık süre içerisinde başlatılmadığını belirtmiştir. TTK m.855 aynen, "E) Zamanaşımı MADDE 855- (1) Bu Kitap hükümlerine tabi taşımalarda, yolcunun bir kaza sonucu ölmesi veya bedensel bütünlüğü zedeleyen bir zarara uğraması hâlinde istem hakları on yılda; diğer zararlarda ise bir yılda zamanaşımına uğrar.(2) Bu süre, eşya taşımasında, eşyanın gönderilene teslimi; yolcu taşımasında, yolcunun varma yerine ulaşma tarihinden başlar. Eşya tamamen zayi olmuş veya yolcu gideceği yere ulaşamamış ise, zamanaşımı süresi, eşyanın teslimi ve yolcunun ulaşması gereken tarihten itibaren işlemeye başlar.(3) Rücu haklarına ilişkin zamanaşımı, rücu alacaklısının, zararı ve rücu borçlusunu öğrendiği tarihten itibaren, üç ay içinde zarar hakkında rücu borçlusuna bildirimde bulunmuş olması şartıyla; rücu alacaklısına karşı mahkeme kararının kesinleştiği günden, kesinleşmiş mahkeme kararı bulunmayan hâllerde ise, rücu alacaklısının borcu ifa ettiği tarihten itibaren işlemeye başlar.(4) Gönderen veya gönderilen, taşıyıcıya karşı olan haklarını, bir yıl içinde 18 inci maddenin üçüncü fıkrasına uygun şekilde istemiş olmaları şartıyla, def’i olarak her zaman ileri sürebilirler.(5) Taşıyıcının kastından veya pervasızca bir davranışıyla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinden veya ihmalinden dolayı;a) Eşya zıyaa, hasara uğramış veya geç teslim edilmişse,b) Yolcu geç ulaşmışsa,taşıyıcının sorumluluğu üç yılda zamanaşımına uğrar.(6) 13/10/1983 tarihli ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunundaki zamanaşımı hükümleri saklıdır." hükümlerini amirdir. Görüldüğü üzere yasada 1 yıllık ve 3 yıllık zamanaşımı süreleri öngörülmüştür. Eldeki davaya konu taşıma işinde eşya fiili taşıyıcı olan davalı tarafından 14/10/2020 tarihinde teslim alınmıştır.Mahkememizce alınan ilk raporda, davalının pervasızca hareketinin olduğu ve zıyadan sorumlu olduğu rapor edilmiştir. ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/... Esas sayılı dosyasının davacısı kooperatif rizikonun teminat dahilinde olduğunu ve fiili taşıyıcısı ...'un pervasızca hareketinin olmadığını iddia etmiştir. Keza poliçeye bakıldığında taşıma işinde kullanılan aracın 24 saat güvenlikli veya bekçili, emniyetli ve daimi gözetim altında bulunan park yerleri benzin istasyonları haricinde başka bir alana park edilmesi durumunda meydana gelebilecek hasarların teminat harici bırakıldığı görülmektedir. Davacının eldeki davada, davalının pervasızca hareketinin olduğunu iddia etmesi ile rizikonun teminat dahilinde olduğunu iddia etmesi birbiri ile çelişen bir durumu ortaya çıkarmaktadır. ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/... Esas sayılı dosyasında feragat ile davanın reddine karar verilmiş, ancak bu dosyada alınan raporda rizikonun teminat dahilinde olduğu, hırsızlığın özel beceri ile işlendiği, davacı kooperatifin kamyon park alanında gerekli güvenlik tedbirlerini aldığı rapor edilmiştir. Bu şekilde bir kabule varılması halinde fiili taşıyıcı olan davalının da pervasızca bir hareketinin olduğu söylenemeyecektir. Bu bağlamda eldeki davada mahkememizce alınan rapor ile ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesince alınan raporun çelişkili olduğu kanaatine varılmış ve başka bir heyetten rapor alınmıştır. Bilirkişi heyetinden; davalının taşıma ilişkisi kapsamında alt taşıyan olup olmadığı, söz konusu taşıma ilişkisinde gönderenin, gönderilenin ve taşıyıcının kim olduğu, eşyanın zıyaa uğraması ile ilgili taraflar arasında bir ihtilaf bulunmadığı dikkate alınarak, eşyanın zıyaa uğramamış olması ihtimalinde, eşyanın gönderilene teslimi gereken tarihin hangi tarih olduğu, eşyanın zıyaa uğramasının fiili taşıyıcı olan davalının kastından veya pervasızca bir davranışıyla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinden veya ihmalinden kaynaklanıp kaynaklanmadığının dosya kapsamından anlaşılıp anlaşılamadığı, eşyanın zıyaa uğramasının fiili taşıyıcı olan davalının kastından veya pervasızca bir davranışıyla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinden veya ihmalinden kaynaklanmış olması durumunda, rizikonun dava dışı sigorta şirketinin akdettiği poliçenin 3. sayfasındaki istisnalar hükümlerine göre teminat dışı kalıp kalmadığı, hasarın teminat dahilinde olması ile davalı fiili taşıyıcının TTK m.855/5 hükümlerinde öngörülen hareketleri gerçekleştirmesinin birbiriyle çelişkili bir durum olup olmadığı, davacı vekilinin 27/02/2024 tarihli dilekçesinde eşyanın teslim tarihinin 14/10/2020 olduğunu beyan etmesi ve cevap dilekçesinde zamanaşımı definin ileri sürülmesi karşısında, TTK m.855/1 veya 855/5 hükümlerinde öngörülen zamanaşımı sürelerinden hangisinin olaya uygulanması gerektiği, zıyanın fiili taşıyıcı olan davalının en yüksek özeni göstermesine rağmen kaçınamayacağı ve sonuçlarını önleyemeyeceği sebeplerden meydana gelip gelmediği, davalı fiili taşıyıcının eşyanın zıyaa uğramasından sorumluluğu var ise davacının davalıdan ne kadar alacağı olduğu hususlarında tespit ve hesaplama yapılması istenmiştir. Bilirkişi heyeti raporunda; davacının taşıyıcı, davalının ise alt taşıyıcı olduğu, eşyanın 15/10/2020 tarihinde teslim edilmesi gerektiği belirtilmiştir.Ayrıca, davalı taşıyıcının aracı güvenlik kulübesinin görüş mesafesine park ettiği, aracın güvenlik kameralarının kapsamı alanında bulunduğu, şoförün aracın başından ayrılırken güvenlik görevlisine yemeğe gideceğini beyan ederek aracın başından ayrıldığı, aracın anahtarının üzerinde bırakılmadığı, hırsızlık eyleminin gece saatlerinde meydana geldiği belirtilmiştir. Bilirkişi raporunda; davalı fiili taşıyıcının anahtarı araç üzerinde bırakmamış olması, aracı park ettiği yerin tamamen güvenliksiz bir alan olmaması, aksine aracın güvenlik kameralarının kapsama alanına bırakılması ve aracın başından ayrılınırken güvenlik görevlisine haber verilmiş olması sebebiyle kasti veya pervasızca bir hareketin olmadığı belirtilmiştir. Mahkememizce alınan ikinci heyet raporuna itibar edilmiştir. Zira, rapor; aracın park edildiği yer dahil olmak üzere davalı fiili taşıyıcının eylemini tam olarak belirleyip değerlendirmiştir. Mahkememizce davalı fiili taşıyıcının aracın anahtarını üzerinde bırakmamış olması ve aracı kameraların görüş kapsamına park etmesi ile aracın başından ayrılırken güvenlik görevlisine haber vermesi sebebiyle pervasızca davranmadığı kanaatine varılmıştır. Davalının pervasızca davranmamış olması sebebiyle eldeki davada uygulanacak zamanaşımı süresinin 3 yıl olduğunu söyleyebilmeye olanak yoktur. Davacı kooperatifin zayi olan eşyadan kaynaklı teslim tarihi olan 15/10/2020 tarihinden itibaren TTK m.855/1'e göre 1 yıl içerisinde davalıya karşı takip yapması gerekirdi. Ancak eldeki davaya dayanak takibin eşyanın teslim edilmesi gereken tarih olan 15/10/2020 tarihinden sonra 08/03/2022 tarihinde yapıldığı, davacının takibini 1 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde başlatmadığı ve davalının da süresinde zamanaşımı defini ileri sürdüğü anlaşılmakla zamanaşımı sebebiyle davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.Davanın zamanaşımı sebebiyle reddine karar verilmesi ve takibin 1 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde yapılmaması tek başına davacının kötü niyetli olduğunu göstermediğinden davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Ayrıntısı ve yasal gerekçesi izah edildiği üzere; 1-Davanın reddine, 2-Davacının takibinde kötü niyetli olduğu sübut bulmadığından davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine, 3-Hüküm tarihi itibariyle alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcı, 1.295,38 TL'lik peşin harç ile alınmış olduğundan fazla alınan 867,78 TL karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafından herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT m.13 hükümlerine göre hesaplanan 30.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine, 7-6325 sayılı Kanunun 18/A maddesinin 12 ve 13. Fıkralarına göre; suç üstü ödeneğinden zorunlu arabulucuya ödenen 1.560,00 TL'nin davacıdan alınarak, hazineye irat kaydına, 8-HMK m.333 gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 9-Gerekçeli kararın talep halinde taraflara tebliği ile tebliğ giderinin eksik olması halinde giderin talepte bulunandan alınmasına, Dair; kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 26/11/2024 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/276, K. 2024/1199, T. 26.11.2024, www.arakarar.com/karar/bursa-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-276-e-2024-1199-k-887df3bfe5fd