İlk Derece Mahkemesi · Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/14 E. 2024/1122 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/14
Karar No
2024/1122
Karar Tarihi

TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/ KARAR NO : 2024/ HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av. DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 27/06/2019 KARAR TARİHİ : 05/11/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 30/12/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava dilekçesinde özetle; davalı ile müvekkili arasında alım satım ilişkisinden kaynaklanan bir ticari ilişkiden kaynaklanan borç nedeniyle ... 15. İcra Müdürlüğü'nün 2018/... sayılı dosyası ile başlattıkları takibe hiçbir gerekçe göstermeden davalının itiraz ettiğini, davalı borçlunun yetki itirazının yerinde olmadığını, yukarıda açıklanan nedenle yetki itirazının reddinine, davalı tarafından icra takibine karşı yapılan haksız ve kötü niyetli itirazın iptali ile takibin icra masrafları, harçları, faizleri, vekalet ücretiyle birlikte kaldığı yerden devamına, davalının kötüniyetli itirazı nedeniyle alacağın %20'den aşağı olmayacak şekilde icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Cevap dilekçesinde özetle; yetki itirazlarını yinelediklerini, davacının davaya konu olan faturalardan ve cari hesapların müvekkili tarafından imzalanmadığını, müvekkili ile davacı arasında cari hesaba dayanan bir ilişki bulunmadığını, yukarıda açıklanan nedenle davanın yetkisizlik nedeniyle reddine, davanın reddine, haksız ve kötüniyetli dava nedeniyle davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Deliller; ... 15. İcra Dairesi'ne yazılan müzekkereye cevap verildiği cevabi yazının dosya arasında olduğu anlaşılmaktadır.SMMM Bilirkişinin Raporunun Sonuç Kısmı:"SMMM Bilirkişinin Raporunun Sonuç Kısmı:”- Ticari defter kayıtlarının birbirini doğrulayıp doğrulamadığı hakkında tespit : 2017 dönemi kapanış kaydından bakiye 14.650,68 TL olarak tespit edildiği , 2018 dönemi açılış kaydı hakkın da : açılış kaydından bakiye 14.650,68 TL olarak tespit edilmiştir. Tespit : 2017 dönemi kapanış kaydından bakiye 14.650,68 TL olduğu, 2018 dönemi açılış kaydının da aynı tutar olduğu ve birbirini desteklediği tespit edilmiştir. -Ticari defterlerdeki kayıtların karşılıklı olarak birbirine uygun kayıtlar içerip içermediği, ticari defterlerde birbirine aykırı olan kayıtlar var ise hangi kayıtlar olduğu hakkında tespit : - 03/02/2020 tarihli SMMM ... raporundaki tespite göre davacı ticari defterlerin deki DİP bakiye (md4 ) 25.319,15 TL olarak tespit edilmiştir. Cari hesapta ise bakiye kalan USD cinsinden ise 5.201,89 USD olarak tespit edilmiştir. - Davacı ticari defterler kaydı aşağı da ki gibi tespit edilmiştir. 02/07/2018 tarihindeki bakiyenin 19.557,44 TL olarak (buraya kadar tarafların defter kayıtlarının tuttuğu ) 31/07/2018 (... numaralı fatura için kur farkı kaydı )atıldığı 5.761,71 TL sonrasın daki DİP bakiyenin 25.319,15 TL olarak kapatıldığı tespit edilmiştir. - “Davacının davalıdan alacağı olup olmadığı ve varsa ne kadar olduğu” Tarafların ticari defterlerinin karşılatırmalı olarak irdelenmiş olup tespit gereği : -02/07/2018 tarihindeki bakiyenin 19.557,44 TL olarak (buraya kadar tarafların defter kayıtlarının tuttuğu ) , - Davacının kur farkı kaydı ile 31/07/2018 (... numaralı fatura için kur farkı kaydı ) atıldığı 5.761,71 TL sonrasın da ki DİP bakiyenin 25.319,15 TL olduğu, (davalı tarafından bu kaydın yapılmadığı) Tutarın cari hesapta ki bakiye kalan USD cinsinden ise 5.201,89 USD olarak tespit edilmiştir. (keşide edilen Faturaların toplamı USD karşılığı 34.133,46 USD , ödemelerin toplamının 28.931,57 Usd bakiye kalan 5.201,89 USD ) olduğu kanaatimdir.” şeklindedir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ, HUKUKİ KABUL VE GEREKÇE Dava, açık hesap bakiyesinden kaynaklı başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkememizce verilen ilk kararın istinaf edilmesi üzerine mahkememiz kararı davalı şirketin de ticari defterlerinin incelenmesi gerektiği gerekçesi ile kaldırılmıştır.Kaldırma ilamı sonrasında davalı şirketin ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmıştır.Taraflar arasındaki uyuşmazlık; açık hesap ilişkisinde davacının kestiği faturaların davalı defterinde kayıtlı olup olmadığı ve faturaların döviz cinsinden düzenlenip düzenlenmediği noktalarında toplanmaktadır. Somut olayda; Davacı tarafça 19/12/2018 tarihinde cari hesap ekstresine dayalı olarak 5.542,68 USD asıl alacak, 171,29 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 5.713,97 USD alacak için fiili ödeme tarihindeki döviz kuruna göre Türk Lirası olarak tahsili talepli icra takibi yapıldığı, davalı tarafça süresi içerisinde sunulan itiraz dilekçesi ile; davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, yetkili icra dairesinin İstanbul İcra Müdürlükleri olduğunu, takibe, borca ve ferilerine itiraz ettiğini belirtmesi üzerine takibin durduğu ve davacı tarafça iş bu itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır.Davalının defterlerinde yapılan inceleme neticesinde; davacının kestiği faturaların davalının defterinde kayıtlı olduğu, 02/07/2018 tarihine kadar taraf defterlerinin karşılıklı birbirini teyit ettiği, 02/07/2018 tarihinden sonra davacının kestiği kur farkı faturasının davalının defterinde kayıtlı olmadığı, diğer faturaların tümünün davalının defterinde kayıtlı olduğu, davacının davalıdan 5.201,89 USD alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Öncelikle ifade edilmesi gereken husus, itirazın iptali davaları takibe sıkı sıkıya bağlı davalardır. Davacı taraf takibine dayanak olarak açık hesap ekstresini göstermiş ve alacağını döviz cinsinden talep etmiştir. Davacının defterine kaydettiği ve davalının da defterlerinde kayıtlı olan faturaların döviz cinsinden düzenlendiği bilirkişi raporlarından anlaşılmaktadır. Davacının ticari defterlerin Türk Lirası üzerinden düzenlenmesi zorunluluğuna binaen farkı kapatmak adına kur farkı faturası kesmesi alacağını Döviz cinsinden talep edemeyeceği anlamına gelmemelidir. Keza davalının yaptığı ödemelerden bir çek ile ödemenin olduğu görülmektedir. Ancak, davalı çek ile yaptığı bu ödemeden sonra açık hesap ilişkisi içerisinde döviz cinsinden düzenlenen faturaları defterine kaydetmeye devam etmiş ve faturalara itiraz etmemiştir. Başka bir deyişle davalının Türk Lirası üzerinden çek ile yaptığı 21/03/2017 tarihli ödemeden sonra davalı USD cinsinden düzenlenen faturaları defterinde kaydetmeye devam etmiştir. Keza davalı, davacıya 29/12/2017 tarihinde kur farkı faturası kesmiş ve kendisini alacaklandırmıştır. Buradan da davalının USD üzerinden açık hesap ilişkisini kabul ettiğinin kabulü gerekmiştir. Davacı ile davalı 2018 yılında cari mutabakat yapmışlardır ve burada da Türk Lirası üzerinden mutabık kalınması alacağın takipte döviz cinsinden talep edilemeyeceği anlamına gelmemektedir. Davacı ile davalı arasındaki maillerde davacının USD cinsinden talep ettiği bakiyeye verilen e-mail cevabında USD cinsinden ticari ilişki olmadığı yönünden bir itirazda da bulunulmadığı görülmektedir. Sonuç olarak davacı ile davalı arasındaki ticari satışın döviz cinsinden yapıldığı ve açık hesap bakiyesinin TBK m.99'a göre USD üzerinden talep edilebileceği kanaatine varılmıştır. Davacının döviz üzerinden kestiği faturaların toplamının 34.133,46 USD olduğu, davalının Türk Lirası üzerinden yaptığı ödemelerin ödeme günündeki döviz karşılığı dikkate alınarak yapılan hesaplamada davacıya 28.931,57 USD ödeme yapıldığı ve davacının bakiye 5.201,89 USD açık hesap alacağı kaldığı kanaatine varılmıştır. Davalının defterinde faturalar kayıtlı olduğundan ve ödeme iddiası olmadığından aşağıdaki şekilde itirazın kısmen iptaline karar verilmiştir. Alacak, davalı tarafça belirlenebilir ve likit olduğundan icra inkar tazminatına karar verilmiştir. Davacının reddolunan talebi ile ilgili kötü niyetli olduğu sübut bulmadığından davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Ayrıntısı ve yasal gerekçesi izah edildiği üzere; 1-Davanın Kısmen Kabulü ile; ... 5. Genel İcra Dairesinin 2023/... Esas sayılı icra dosyasında davalının yaptığı İtirazın Kısmen İptaline ve davalı hakkında yürütülen icra takibinin, 5.201,89 USD asıl alacak üzerinden, takip tarihinden itibaren Devlet Bankalarının USD ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı işletilmek üzere devamına, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine, 2-... 5. Genel İcra Dairesinin 2023/... Esas sayılı icra dosyasındaki 5.201,89 USD asıl alacağın takip tarihindeki kura göre hesaplanan değeri olan 28.038,18 TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının, itiraz haksız olduğundan davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, 3-Davacının reddolunan alacak talebi ile ilgili kötü niyetli olduğu sübut bulmadığından davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine, 4-Hüküm tarihi itibariyle alınması gereken 1.915,28 TL karar ve ilam harcından; 406,98 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 1.508,30 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak, hazineye irat kaydına, 5-Davacı tarafından yatırılan 406,98 TL peşin harcın davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan 44,40 TL başvurma harcı, 3.000,00 TL bilirkişi ücreti, 446,00 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 3.490,40 TL yargılama giderinden; davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 2.978,35 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Davalı tarafından herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT m.13 hükümlerine göre hesaplanan 28.038,18 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, 9-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT m.13 hükümlerine göre hesaplanan 4.817,14 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine, 10-HMK m.333 gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 11-Gerekçeli kararın talep halinde taraflara tebliği ile tebliğ giderinin eksik olması halinde giderin talepte bulunandan alınmasına, Dair; kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 05/11/2024 Katip ¸e-imzalıdır Hakim ¸e-imzalıdır

Atıf: Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/14, K. 2024/1122, T. 05.11.2024, www.arakarar.com/karar/bursa-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-14-e-2024-1122-k-0caccc26da56