İlk Derece Mahkemesi · Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/862 E. 2025/442 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/862
- Karar No
- 2025/442
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2022/ KARAR NO : 2025/ HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : VEKİLLERİ : Av. Av. DAVALI : 1- VEKİLİ : Av. DAVALILAR:2- 3- VEKİLİ : Av. DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 16/07/2018 KARAR TARİHİ : 17/04/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 28/04/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA VE SAVUNMA: Davacı vekili beyanlarında; 19/08/2017 tarihinde davalı araç sürücüsünün kullanımında bulanan ... plaka sayılı aracın davacıya çarptığını, bu çarpmanın etkisiyle davacının yaralandığını ve malul kaldığını, bu maluliyeti nedeniyle de maddi tazminat alacaklarının doğduğunu, davalı araç sürücüsünün ... olduğunu, araç malikinin de ... olduğunu , davalı ... şirketinin kazaya neden olan ZMMS sigorta şirketi olduğunu, sigorta şirketine 19/02/2018 tarihinde başvuruda bulunulmasına rağmen ödeme yapılmadığını, kazada davalı araç sürücünün kusurunun bulunduğunu bu sebeple maluliyete ilişkin maddi tazminat ve manevi tazminat istemlerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...vekili beyanlarında; davacı tarafın bir takım eksik belgelerle kendilerine müracaat ettiğini, bu sebeple başvuru şartının yerine gelmediğini, poliçe limitinin 330.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, davalı araç sürücüsünün kazada kusurlu olduğunun belirlenmesi ve yine davacının kalıcı sakatlığının bulunup bulunmadığının da tespitinin gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı yönünden davalının sorumluluğunun bulunmadığını, uygulanması gereken faizin de yasal faiz olduğunu belirterek davanın reddini talep etmişlerdir.Diğer davalılar ... ve ... usulüne uygun tebligata rağmen cevap vermedikleri anlaşılmıştır. DELİLLER: Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, bilirkişi raporu, yazılan müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamı. KANITLARIN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME : Eldeki dava 19/08/2017 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat davasıdır.Davalı araç sürücüsü ...'ın kullanımında bulanan ... plaka sayılı aracın davacıya çarptığı, bu nedenle davacının yaralandığını ve malul kaldığı anlaşılmaktadır.Mahkememizden verilen 30/01/2020 tarih ve 2018/ Esas 2020/ sayılı kararı ... Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nin 25/05/2022 tarih ve 2021/ Esas 2022/ Karar sayılı ilamıyla kaldırılmakla, dava mahkememizin esasına kaydı yapılarak yargılama bu esas üzerinden devam etmiştir. ... Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nin 25/05/2022 tarih ve 2021/ Esas 2022/ Karar sayılı ilamıyla" Somut olayda, davacı tarafça dosyaya sunulan bordrolara göre, davacının aylık geliri asgari ücretin 1,065 katı olarak belirlenmiş olup, davacı vekilince, davacının asgari ücretin çok üzerinde gelir elde ettiği, deneyimli şöför olduğu ileri sürülmüş ve yapılan kolluk araştırmasında davacının aylık 4000,00 TL-4500,00 TL gelir elde ettiği belirtilmiş ise de, kolluk araştırmasını destekleyici delil bulunmadığı, davacı tarafça ibraz edilen bordrolar kapsamında, aylık gelirin, asgari ücretin 1,065 katı olarak değerlendirilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Aktüerya bilirkişice kaza tarihinden sonraki muhtemel yaşam süresinin belirlenmesinde TRH 2010 yaşam tablosu dikkate alınarak hesaplama yapılmış ise de, ... Mahkemesi'nin 17.07.2020 tarih- 2019/-2020/ sayılı kararı ile; 2918 sayılı KTK'nun 90. maddesindeki "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir" bölümündeki "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda" ibaresinin ...'ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir. Bu nedenle; tazminat hesabında, yeni ZMSS Genel Şartları ekindeki cetvellerin kullanılması mümkün olmadığından ve %1,8 teknik faiz ile devre başı ödemeli belirli süreli rant formülü uygulaması anılan cetvellerle getirildiğinden, artık uygulanması mümkün değildir. Tazminat hesaplamasının, TRH 2010 yaşam tablosu, progresif rant yöntemi kullanılarak, bilinmeyen devirdeki gelirlerin her yıl için %10 artırılıp, %10 iskonto edilmesi suretiyle, teknik faiz dikkate alınmaksızın hesaplanması gerekecektir (... 17 HD 2019/ E-2021/ K sayılı ilam). Taraf vekillerinin bu yoldaki istinaf sebebi yerinde ise de, dosya aktüerya bilirkişiye tevdi edilerek PMF 1931 yaşam tablosu ve prograsif rant yöntemi ve teknik faiz uygulanmaksızın TRH 2010 yaşam tablosuna göre prograsif rant yöntemi dikkate alınarak alternatifli şekilde rapor alınmalı, davacı vekilinin istinaf dilekçesinde PMF tablosu esas alınarak rapor alınması talebi göz önünde tutulmalıdır. 6098 sayılı TBK 56/2 maddesi gereği, haksız fiil sebebiyle bedensel zarar ya da ölüm halinde, zarar gören veya ölenin yakınları da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesini isteyebilir. Manevi tazminat, kişilik hakları saldırıya uğrayan tarafın manevi dengesindeki bozulmanın giderilmesi için yasanın öngördüğü telafi şeklidir. Davacının maluliyet oranı,meydana gelen kazada kusur durumu, tarafların sosyal-ekonomik durumları, kaza tarihinde paranın alım gücü göz önüne alındığında, davacı lehine hükmedilen manevi tazminat bir miktar az olmuştur. Davacı vekilinin bu yoldaki istinaf sebebi yerinde olup, davalı ... ve ... vekilinin bu yoldaki istinaf sebebinin reddi gerekmiştir. 6100 sayılı HMK 355.maddesi gereğince istinaf yoluna başvuranın sıfatına, kamu düzenine ve istinaf konusu yapılan nedenlerle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, hükmün esasını etkileyecek tüm deliller toplanmadan karar verilmesi nedeniyle karar usul ve yasaya aykırı olup taraf vekillerinin istinaf başvurularının bu sebeplerle ayrı ayrı kabulü ile mahkeme kararının HMK 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına, Dairemiz kararı gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. " şeklinde hüküm kurularak mahkememizce verilen karar kaldırılmıştır. ...'ye müzekkere yazılarak Dava Dilekçesinde bahsedilen olayın İş kazası olarak kabul edilip edilmediği , Davaya konu kazadaki kalıcı malüliyet nedeniyle davacıya herhangi bir gelir bağlanığ bağlanmadığı, bağlanmış ise rücuya tabii olup olmadığı , ve rücu ise dava açılıp açılmadığı , bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değerinin ne olduğunu hususları araştırılmıştır.Mahkememizce BAM kaldırma ilamına uyularak dosya içerisine alınan belgeler bir bütün olarak aktüer bilirkişiye verilerek, BAM kaldırma kararı ve yeni asgari ücret tarifesi (2025 yılı asgari ücret tarifesi uyarınca) nazara alınmak suretiyle ek bilirkişi raporu aldırılmıştır. Aldırılan bilirkişi ek raporunda özetle; Davacı'nın 19.08.2017 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazası neticesi yaralandığı, kazanın oluşumunda %30 oranında kusurlu, maluliyet oranının %11 ve dosya kapsamına göre BAM kararında bu yönde bir kaldırma kararı olmaması sebebiyle davacının geliri asgari ücretin 1.065 olarak hesaplama yapıldığı, Davalı ... şirketi tarafından davacıya dava öncesi herhangi bir ödeme yapılmadığı için bu yönde mahsup işlemi yapılmadığı, Davalı ... şirketi, ZMMS poliçe kapsamında hesaplanan tüm maddi zarardan sorumluluğu olduğu, poliçe limitinin tedavi gideri ve sürekli iş göremezlik zararından ayrı ayrı 330.000 TL olduğu, Dava konusu olay ile ilgili ... tarafından davacıya geçici iş göremezlik zararına yönelik ödemenin rücuya tabi kısmının hesaplanan tazminattan mahsup edildiği, bağlanan gelir olmaması sebebiyle PSD bulunmadığından bu yönde bir mahsup yapılmadığı mütalaa edilmiştir.Tüm dosya kapsamı, yapılan yargılama ve toplanan delillerden, Eldeki davanın 19/08/2017 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat davası olduğu, Mahkememizden verilen 30/01/2020 tarih ve 2018/991 Esas 2020/81 sayılı kararı ... Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nin 25/05/2022 tarih ve 2021/ Esas 2022/ Karar sayılı ilamıyla kaldırılmakla, dava mahkememizin esasına kaydı yapılarak yargılama bu esas üzerinden devam ettiği, mahkememizce kaldırma ilamında işaret edildiği şekilde eksikliklerin giderildiği, bu kapsamda kazaya neden olan araç sürücüsünün davalı ... olduğu, malikinin de davalı ... olduğu, davalı ... şirketinin ise ... plakalı aracın ZMMS sigorta şirketi olduğu, Trafik kazasının tek yönlü iki şeritli yolunun sol şeridi üzerinde meydana geldiği, kaza mahallinde okul geçidinin ve buna ilişkin uyarı levhasının bulunduğu, davalı araç sürücüsü okul geçidine yaklaşırken uyarı levhalarına dikkat ederek ve hızını yavaşlatarak geçmesi gerekirken bu kuralları ihlal ettiği ve kazanın oluşumunda asli asli kusurlu olduğunun kabulü gerekeceği, yaya olarak geçiş yapan davacı ise geçiş yapmadan önce trafikte seyreden araçların uzaklıklarını ve hızını kontrol ederek trafiğe engel olmayacak bir biçimde geçişini yapması gerekirken bu kurallara uymayarak kazanın oluşumunda tali kusurlu olduğunun kabulünün gerekeceği, çarpma noktasının iki şeritli yolun sol şeridinde meydana gelmiş olması nedeniyle kazanın oluş şekline göre davacıya %30 davalıya %70 kusur atfedilmesinin uygun olduğu, Davacıya ait tıbbi tedavi evrakları dosya arasına alınarak ... Üniversitesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığından maluliyet raporu alınmıştır. 22.08.2019 tarihli rapora göre kaza nedeniyle davacının %11 oranında malul kaldığı ve iyileşme süresinin 9 ay olduğunun tespit edildiği, BAM kaldırma kararı ve yeni asgari ücret tarifesi (2025 yılı asgari ücret tarifesi) nazara alınmak suretiyle ek bilirkişi raporu aldırıldığı, aldırılan bilirkişi ek bilirkişi raporu ile; Davacı'nın 19.08.2017 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazası neticesi yaralandığı, kazanın oluşumunda %30 oranında kusurlu, maluliyet oranının %11 ve dosya kapsamına göre BAM kararında bu yönde bir kaldırma kararı olmaması sebebiyle davacının geliri asgari ücretin 1.065 olarak hesaplama yapıldığı, Davalı ... şirketi tarafından davacıya dava öncesi herhangi bir ödeme yapılmadığı için bu yönde mahsup işlemi yapılmadığı, Davalı ... şirketi, ZMMS poliçe kapsamında hesaplanan tüm maddi zarardan sorumluluğu olduğu, poliçe limitinin tedavi gideri ve sürekli iş göremezlik zararından ayrı ayrı 330.000 TL olduğu, Dava konusu olay ile ilgili ... tarafından davacıya geçici iş göremezlik zararına yönelik ödemenin rücuya tabi kısmının hesaplanan tazminattan mahsup edildiği, bağlanan gelir olmaması sebebiyle PSD bulunmadığından bu yönde bir mahsup yapılmadığı, bu durumda davacının yeni asgari ücret tarifesi (2025 yılı asgari ücret tarifesi)'ne göre Sürekli iş göremezlikten dolayı 527.355,60 TL, Geçici İŞ Göremezlikten dolayı 3.554,12 TL maddi tazminat alacaklısı olduğu, her ne kadar aktüerya bilirkişinin raporundan sonra 20/01/2025 tarihinde davacı vekilince talep artırım dilekçesi sunulmuş ise de, BAM kaldırma kararından önce, 30/12/2019 tarihinde de talep artırım dilekçesinin sunulduğu, dolayısıyla aynı davada iki kez talep artırım dilekçesi sunulamayacağı dikkate alınarak davacının maddi tazminat talebi bakımından ilk talep artım dilekçesinde talep edilen 49.606,63 TL üzerinden maddi tazminat davasının kabulüne karar verilmiştir.Manevi tazminat talebine ilişkin olarak ise; Davacıların manevi tazminat isteminin temelinde, davalı şirketin haksız eylemi yatmaktadır. Bilindiği üzere, haksız eylemin unsurları; kusur, zarar, fiil ile zarar arasında illiyet bağı fiilin hukuka aykırı olmasından ibarettir. Öte yandan, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun TBK 56. maddesinde düzenlenen manevi tazminatta kusurun gerekmediği, ancak takdirde etkili olabileceği, 22.6.1966 tarihli ve 1966/ E., 1966/ K. sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıkça vurgulanmıştır. Bu kararın gerekçesinde, takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hâl ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar, her olaya göre değişebileceğinden, hâkim bu konuda takdir hakkını kullanırken, ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.Yine Türk Borçlar Kanunu’nun 56. maddesine göre; hâkimin özel hâlleri göz önünde tutarak, manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği tutar adalete uygun olmalıdır. Bu para tutarı, aslında ne tazminat ne de cezadır. Çünkü mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını amaç edinmediği gibi, kusurlu olana yalnız hukukun ihlalinden dolayı yapılan bir kötülük de değildir. Aksine, zarara uğrayanda bir huzur duygusu uyandırmayı, aynı zamanda ruhi ızdırabın dindirilmesini amaç edindiğinden, tazminata benzer bir fonksiyonu da vardır. O hâlde bu tazminatın sınırı, onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut hâlde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. Manevi tazminat, duyulan elem ve ızdırabın kısmen ve imkân nispetinde iadesini amaçladığından hâkim, TMK’nın 4. maddesi gereğince hak ve nesafete göre takdir hakkını kullanarak, manevi tazminat miktarını tespit etmelidir.Hâkim belirlemeyi yaparken somut olayın özelliğini, zarar görenin ve zarara yol açanın ekonomik ve sosyal durumunu, paranın alım gücünü, maluliyet oranını, ölüm ya da beden gücü kaybı nedeniyle duyulan ve ileride duyulacak elem ve ızdırabı gözetmelidir. Nitekim aynı ilkeler ... Kurulunun 02.10.2018 tarihli ve 2017/- E., 2018/1384 K.; 02.03.2021 tarihli ve 2020/- E., 2021/ K. sayılı kararlarında da benimsenmiştir.Manevi zarar, kişilik değerlerinde oluşan objektif eksilmedir. Duyulan acı, çekilen ızdırap manevi zarar değil onun görüntüsü olarak ortaya çıkabilir. Acı ve elemin manevi zarar olarak nitelendirilmesi sonucu tüzel kişileri ve bilinçsizleri; öte yandan acılarını içlerinde gizleyenleri tazminat isteme haklarından yoksun bırakmamak için yasalar, manevi tazminat verilebilecek olguları sınırlamıştır. Bunlar, kişilik değerlerinin zedelenmesi (TMK 24), isme saldırı (TMK 26), nişan bozulması (TMK 121), evlenmenin feshi (TMK158), bedensel zarar ve ölüme neden olma (TBK 56) durumlarından biri ile kişilik haklarının zedelenmesidir (TBK 57). Bunlardan TMK’nın 24. maddesi ile TBK’nın 58. maddesi daha kapsamlıdır. TMK’nun 24. maddesinin belli yerlere yollaması nedeniyle böyle bir durumun bulunduğu yerde, onu düzenleyen kurallar (örneğin; TMK 26, 174, 287); bunların dışında TBK’nun 58. maddesi uygulanır. TMK’nın 24. ve TBK’nın 58. maddesinde belirlenen kişisel çıkarlar, kişilik haklarıdır. Kişilik hakları ise, kişisel varlıkların korunmasıyla ilgilidir. Kişisel varlıklar, bedensel ve ruhsal tamlık ve yaşam ile nesep gibi insanın, insan olmasından güç alan varlıklar ya da kişinin adı, onuru ve sır alanı gibi dolaylı varlıklar olarak iki kesimlidir.Somut dosya değerlendirildiğinde; tarafların sosyal ve ekonomik durumu, tarafların kusur durumları ile yaralanmalarındaki ağırlık da değerlendirilerek takdiren 30.000,00 TL'nin manevi tazminat alacağının kaza tarihi olan 19/08/2017 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar vermek gerekmiş olup, Tüm talepler bakımından aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere, 1-Davacının Maddi tazminat davasının KABULÜ ile 49.606,63 TL maddi tazminat alacağının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, a-Alacağa davalı ... şirketi yönünden temerrüt tarihi olan 04/03/2018 tarihinden itibaren davalılar ... ve ... yönünden kaza tarihi olan 19/08/2017 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, b-Harçlar Yasası gereğince alınması gerekli 3.388,63 TL harçtan başlangıçta alınan 171,12 TL peşin harç ile 169,43 TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 3.048,08 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına, 2-Davacının Manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile 30.000,00 TL manevi tazminat alacağının kaza tarihi olan 19/08/2017 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, a-Harçlar Yasası gereğince alınması gerekli 2.049,30 TL harcın davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama gideri olan 4.955,80 TL ile 7.027,05 TL harç olmak üzere toplam 11.982,85 TL yargılama giderinden kabul/ret oranına göre 9.576,81 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 4- Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden;a-) Maddi tazminat talebi yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacıya ödenmesine, b-) Manevi tazminat talebi yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 10/1. maddesi uyarınca hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin ddavalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek tahsil edilerek davacıya ödenmesine, 5- Davalılar ... ve ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden; Manevi tazminat talebi yönünden davalılar ... ve ... kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 10/2. maddesi uyarınca hesaplanan 20.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılar ... ve ...'a ödenmesine, 6)Kesinleşme süreci tamamlana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa iadesine, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalıların yokluğunda kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde ... Bölge Adliye Mahkemesi ... açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.17/04/2025 Katip ... ¸e-imzalıdır. Hakim ... ¸e-imzalıdır.