İlk Derece Mahkemesi · Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/869 E. 2018/1178 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2018/869
- Karar No
- 2018/1178
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2018/ KARAR NO : 2018/ HAKİM : KATİP : DAVACILAR: VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av. DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 11/06/2018 KARAR TARİHİ : 14/09/2018 G.KARARIN YAZILMA TARİHİ :14/09/2018 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Dava dilekçesinde özetle: Davacının çocuklarından ..., ... ... Lisesinde, ... ise ... Anaokulunda öğrenim görmekte iken bu okulların 23/07/2016 tarihinde 667 KHK ile kapatıldığı, ... ... Müdürlüğü tarafından davacıya 21/04/2017 tarihinde ... sayılı bir yazı gönderildiği, kapatılan bu kurumlardan elde edilerek el konulan, davacı tarafından verilen 31/12/2016 tarihli , 10.000 Tl tutarlı , Keşidecisi ... olan Hamiline yazılı , ... çek nolu ... ... Şubesi Çeki, 31/03/2017 tarihli , 10.000 TL tutarlı , Keşidecisi ... olan Hamiline yazılı , ... çek nolu ... ... Şubesi Çeki, 30/06/2017 tarihli 11.000 TL tutarlı , Keşidecisi ... olan Hamiline yazılı , ... çek nolu ... ... Şubesine ait üç adet çek toplamı olan 31.000 TL' lik senetlerin Defterdarlık hesaplarına ödenmesinin istendiği, verilen bu çeklerin davacının çocuklarının eğitimi için ve erken kayıt avantajlarından yararlanmak için geçen öğretim yılında 2016-2017 öğretim yılı için önceden verildiği, bu eğitim kurumlarınında 23/07/2017 tarihi itibari ile kapatılmasından dolayı davacının çocuklarının 2016-2017 öğretim yılında bu okullarda öğrenim göremediklerini, 2016-2017 öğretim yılında çocuklardan ... ... Lisesinde , ... ise ... Kolejinde öğrenim gördüklerini, davacının verdiği çeklerle ilgili eğitim hizmeti almadığını, dolayısıyla alacak hakkını KHK ile elde eden ...na borçlu olmadığının tespitine, çeklerin iptaline karar verilmesini talep etmişlerdir. Davalı vekili mahkememize verdiği 11/07/2018 havale tarihli cevap dilekçesinde ; davada mahkememizin görevli olmadığını davanın görev yönünden reddi gerektiğini, 667 sayılı KHK'lar gereğince kapatılan kurum ve kuruluşlar ile bunların bağlı oldukları tüzel kişi ve maliki gerçek kişilerden hazineye her türlü mal ve alacak haklarına el konularak hazineye intikal ettiğini, dava yerinde olmadığından duruşma yapılmaksızın davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir. Dava, tüketici hizmet sözleşmesi (eğitim) temelinde verilen tacir olmayan hamiline çeke ilişkin menfi tespit davasıdır. Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un "Amaç" başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra, "Kapsam" başlıklı 2. maddesinde “Bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar.” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde; Mal, alışverişe konu olan; taşınır eşya, konut veya tatil amaçlı taşınmaz mallar ile elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri her türlü gayri maddi malları, Satıcı; kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla tüketiciye mal sunan ya da mal sunanın adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, Tüketici; ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, Tüketici işlemi; mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem, olarak tanımlanmıştır.Bir hukuki işlemin 6502 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir.Yukarıda açıklandığı üzere, hizmet sözleşmeleri 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamına alınmış olduğundan, ticari ve mesleki amaçlarla hareket etmeyen tarafın yaptığı hizmet sözleşmesi de tüketici işlemidir. ... pek çok içtihatında 6502 sayılı yasa kapsamında olan tüketici sözleşmelerinde, tüketicinin TTK da düzenlenen bono ve çek gibi kambiyo senedi vermiş olması halinde de temeldeki sözleşmenin tüketici sözleşmesi olması dolayısıyla yargılamayı tüketici mahkemelerinin yapması gerektiğini ilke edinmiştir."Somut olayda; davacı, davalı yüklenici şirket ile imzalanan taşınmaz satış sözleşmesi gereğince taahhüt edilenden farklı bir daire teslim edilmesinin teklif edilmesi üzerine sözleşmenin karşılıklı fesih edildiğini ve fesih bedeli olarak diğer davalı tarafından keşide edilen çek bedelinin ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali isteminde bulunmuş olup, uyuşmazlıkta taşınmaz satış sözleşmesinin fesih edilmesinden kaynaklandığına göre davacı bu hukuki işlem içerisinde tüketici konumunda olup, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin tüketici işlemi olduğunun kabulü gerekir. Bu itibarla uyuşmazlık Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevlidir. Görev konusu, kamu düzenine ilişkin olup, re'sen gözetilir. Görev konusunda kazanılmış hak olmaz. O halde mahkemece, işin esasına girilerek hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde Ticaret Mahkemesi’ne görevsizlik kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.( ... 13. HD 10/05/2018 tarih ve 2018/ K sayılı ilamı)""Somut olayda; davacı, davalı yüklenici şirketle imzalanan taşınmaz satış sözleşmesinin sona erdirilmesi nedeniyle satış bedeli karşılığı verilen bonolar nedeniyle borçlu olunmadığının tespitine karar verilmesi istemiyle eldeki davayı açmış olup, uyuşmazlık konut satış sözleşmesinden kaynaklandığına göre, davacı bu hukuki işlem içerisinde tüketici konumunda olup, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin tüketici işlemi olduğunun kabulü gerekir. Bu itibarla uyuşmazlık Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevlidir. O halde mahkemece, işin esasına girilerek hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde Ticaret Mahkemesi’ne görevsizlik kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.( ... 13. HD 07/03/2018 tarih ve 2018/ K sayılı ilamı)"Eldeki davada davacı tacir olmayan hamiline çeki KHK ile kapatılan okullarda çocuğunun eğitim görmesi amacıyla yani tüketici hizmet sözleşmesi kapsamında verdiğini ileri sürmüştür. Bu haliyle temeldeki hukuki işlem 6502 sayılı yasa kapsamında tüketici işlemidir. Okulların KHK ile kapatılıp Hazineye geçmesi nedeniyle davada ... taraf olması temeldeki işlemin tüketici işlemi sayılmasına da etkisi yoktur.Yine dava konusu çek de tacir olmayan çektir. Tacir çeki olsaydı dahi TTK m.19'a göre gerçek kişi tacir işlem yaptığı anda bunun ticari işletmesiyle ilgili olmadığını diğer tarafa açıkça bildirdiği yada işin ticari sayılmadığının açık olarak anlaşıldığı hallerde borç adi sayılacaktır. Dava konusu çek tacir olmayan çek değilde tacir çeki ve davacının iş hayatında gerçek kişi tacir olması durumunda da somut uyuşmazlıkta durum değişmeyecekti, görevli mahkeme yine tüketici mahkemeleri olacaktı. ... 13. HD 10/05/2018 tarih ve 2018/ K sayılı ilamı da bu hukuki saik temellidir. Zira bu ilama konu çek tacir olmayan çek niteliğinde de değildir. Dava konusu uyuşmazlıkta taraflar sözleşme yapılığı anda bu sözleşmenin çeki verenin ticari işletmesiyle ilgili olmadığını açıkça bilmektedirler, sözleşme davacının çocuğunun eğitim görmesi amacıyla akdedilmiştir.Davada yargılamayı yapmakla görevli mahkeme 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun çerçevesinde Tüketici Mahkemeleridir. Bu sebeple mahkememiz görevsiz olduğundan aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçe ve nedenlerle; 1-Davada mahkememizin görevsizliğine ve Tüketici Mahkemesinin görevli bulunması nedeniyle ;Davanın HMK'nun 114/1-c maddesi delaleti ile 115/2. Maddesi gereğince davanın usulden (görev yönünden) REDDİNE, 2-Karar kesinleştiğinde ve HMK'nun 20. Maddesinde öngörülen iki (2) haftalık kesin süre içerisinde müracaat edilmesi halinde dosyanın görevli ... Tüketici Mahkemesine gönderilmesine, yargılama giderlerinin esas hakkında karar verecek mahkemece değerlendirilmesine, 3-HMK 331/2 Maddesi gereğince yargılama gideri ve vekalet ücreti konusunda karar verilmesine yer olmadığına, Dair tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal sürede ... açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.14/09/2018 Katip ... e-imzalı Hakim ... e-imzalı