İlk Derece Mahkemesi · Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/467 E. 2018/450 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2018/467
- Karar No
- 2018/450
- Karar Tarihi
T.C. BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR ESAS NO : 2018/467 KARAR NO : 2018/450 HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... - ... VEKİLİ : Av. ... - Fevzi Çakmak Cad Fevzi Çakmak Mah No 11 Sefaköy Küçükçekmece/ İSTANBUL DAVALI : ... - ... ... VEKİLİ : Av. ... - Uluyol Cad. No:2 Arkur Doğu Han K:3 Bürono:303 Osmangazi/ BURSA DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 02/04/2018 KARAR TARİHİ : 05/04/2018 Mahkememizde görülen davanın açık yargılamasında, DAVACININ TALEBİ : Davacı vekili dava dilekçesinde, Davalıya ait "Değirmenönü Mh. Dilektaşı Sk. No:11 Yıldırım/Bursa" adresindeki mecurun 30.09.2017 tarihli kira sözleşmesiyle Yeni ... Ltd. Şti tarafından kiralandığını, 31.07.2009 tarihli sicil gazetesi ile ilan edildiği üzere unvan değişikliği yaparak ... AVM LTd. Şti unvan değişikliği yapıldığını, ... AVM Ltd Şti.'nin 05.07.2013 tarihlinde nev'i değişilkliği ile anonim şirkete dönüştüğünü ve ... AVM A.Ş olduğunu, son olarak 03.03.2017 tarih ve 9276 sayılı Ticaret Sicil Gazetesinde tescil edildiği gibi ... A.Ş'nin tüm aktif ve pasifleriyle birlikte müvekkili Özen A.Ş'ne devir olunarak Özen A.Ş ile birleştiğini, ... A.Ş nin bu şekilde sicilden terkin edilmiş olmakla aktif ve pasifleriyle birlikte devir olunan Özen A.Ş tarfından alacak ve borçların takip edildiğini, davalıdan kiralanan mecurun kira sözleşmesinin karşılıklı olarak feshedilerek 14.05.2014 tarihnide tahliye edilerek kapatıldığını, mecurun tahliye edildiğini ve boşaltılarak teslim edilmiş olmasına karşın 11 aylık fazladan kira bedeli ödenmiş olduğunun 2016 yılı sonunda yapılan hesap incelemeleri esnasında ortaya çıktığını, müvekkili şirket tarafından birleşme suretiyle devir alınan ... A.Ş.'nin hesaplarında hatalı kayıtlar bulunmakta ve devir görüşmeleri aşamasında da ... A.Ş'nin hissedarlarından 21.09.2016 tarihinde hisse devri yapılmak suretiyle işlemler başlatıldığını, 21.09.2016 tarihinden itibaren şirket hesapları, cari alacak kayıtları, alacak/borç dökümleri alınmasıyla birlikte davalının cari hesabındaki farkın belirlendiğini ve 31.12.2016 tarihi itibariyle hesabın revize edildiğini, cari hesabın revize edilmesiyle birlikte davalının 13.112,00 TL borçlu olduğunun anlaşılmakla görüşmeler yapıldığını, görüşme aşamasında davalı tarafından fazladan alınan kira bedellerinin iade edileceği taahhüt edilmiş ise de herhangi bir ödeme yapılmadığından icra takibine girişildiğini, Bursa 11.İcra Müdürlüğünün 2017/8833 sayılı dosyası üzerinden yapıla icra takibine davalı tarafça herhangi bir borcu olmadığnıdan ve varsa da bu borcun zamanaşımına uğradığından bahisle itiraz edildiğini ve icra takibini durdurulduğunu, bu nedenlerle fazlaya ilişkin hak ve alacakları saklı kalmak kaydıyla davalı borçlunun Bursa 11.İcra Müdürlüğünün 2017/8833 sayılı dosyasına yapmış olduğu haksız ve dayanaksız itirazın iptaline, icra takibinin aynen devamına, haksız yere borcunu inkar eden davalı aleyhine alacak mikratının en az %20 si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALININ CEVABI : Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın kira sözleşmesi sona erdirildikten sonra müvekkili hesabına fazladan ödeme yapıldığı iddiasında olduğunu, ortada bir kira sözleşmesinin söz konusu değilken ödeme yapıldığını iddia ettiğini, davacı tarafın hem nevi değişikliğinden önce taşınmazın kiralandığı tarihte hem taşınmaz tahliye edildikten sonra hem nevi değişikliğinde hem de ticari işletmenin devrinden sonra şirket statüsüne sahip olduğundan tüm işlerinin ticari olduğunu, ortada bir kira sözleşmesi olmadan para yatırıldığı iddia edildiğinden bu işin kiraya ilişkin olmasının da mümkün olmadığını, bu nedenle tacir olan davacının davasının ticaret mahkemesinde görülmesi gerektiğini, davanın görev yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafın taşınmazı 15.04.2014 tarihinde tahliye ettiklerini belirtmekle bu tarihten sonra da müvekkilline borçları olmadığı halde fazladan ödeme yaptıklarını iddia ettiklerini, bu durumda davacı tarafın fazladan ödemeyi 15.04.2014 tarihinde yaptıklarını, bu tarihin baz alındığında davacı tarafın müvekkiline yaptığı iddia edilen fazla ödemenin zamanaaşımına uğradığının aşikar olduğunu, çünkü işbu davanın sebepsiz zenginleşmeye dayalı olan ve davacı tarafından da bu sebeple dayanılarak açılan bir dava olduğunu, bu borç için durumun öğrenildiği tarihten itibaren iki yıl sonra borcun zamanaşımına uğrayacağını, davaya dayanak icra takibinin 25.07.2017 tarihinde başlatıldığından zamanaşımı süresinin çoktan dolduğunu, bu nedenle davanın zamanaşımı nedeni ile reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının bir tacir olması da göz önüne alınarak konu değerlendirildiğinde davacının kendisinin borçlu olmadığını bildiğinin ortada olduğunu ve kendisini borçlu sanarak ödeme yapmasının da mümkün olmadığını, dava dilekçesinde de bu yönde bir ima dahi bulunmadığını, bu nedenlerle davanın görev yönünden reddine, süresinde açılmadığından davanın zamanaşımı nedeni ile reddini, görev ve zamanaşımı itirazları dikkate alınmaz ise haksız ve hukuka aykırı davanın esastan reddini, davacı tarafın kötüniyetli müvekkili aleyhine icra takibi ve dava açtığından alacağın %20 sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. DELİLLER ve GEREKÇE: Bursa 1.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2017/2036 esas 2018/70 kara sayılı kararı ile 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren, 6100 Sayılı yasanın HMK 1. ve 4.maddeleri gereğince hangi dava ve işleri Sulh Hukuk Mahkemelerinde bakılacağı belirtilmiş olup, konusu para olmayan ve para ile değerlendirilmeyen davalarda yasanın açık bir biçimde Sulh Hukuk Mahkemesini görevlendirmediği tüm davaların Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiği, Mahkemeler arasındaki görev ilişkisinin Kamu düzeni ile ilgili bulunduğu, davanın her aşamasında ve sonuçlanıncaya kadar re'sen nazar alınabileceği, dava konusunun tahliye sonrasında yapılan ödemelerin iadesine yönelik olduğu, taraflar arasındaki kira sözleşmesinin sona erdiği, taraflar arasında kira ilişkisinin bulunmadığı, dava konusunun Asliye Ticaret Mahkemeleri yargılama alanında kaldığı ve bu nedenle görevsizlik kararı verilerek gönderildiği anlaşılmıştır. Mahkememizce görevsizlik kararının gerekçesine iştirak edilmeyerek karşı görevsizlik kararı verilmesi uygun bulunmuştur. Zira bir davanın ticaret mahkemesinin görev alanına girmesi için kural olarak tarafların tacir olması, uyuşmazlığın her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili bulunması veya T.T.K.'nın 4ncü maddesinde sayılan mutlak ticari davalardan olması gerekir. Somut olayda davalının tacir olduğuna dair bir bilgi-belge yoktur. Dava temel ilişki olan kira sözleşmesi sebebiyle fazla ödeme yapıldığına ilişkindir. O halde dava da temel ilişkiye göre nitelendirilmelidir. 6100 Sayılı HMK'nın 1.maddesinde;görevin kamu düzenine ilişkin olduğu düzenlenmiş olup aynı yasanın 114/1-c maddesinde;görevin dava şartı olduğu belirtilerek, mahkemenin görevli olup olmadığını davanın her aşamasında mahkemenin kendiliğinden araştıracağı hükmüne yer verilmiştir. Ticaret Mahkemelerinin görevi 6102 sayılı TTK'nun 5/1. Maddesi ile " tüm ticari davalar " olarak belirlendikten sonra ticari davaların nelerden ibaret olduğunu düzenleyen aynı yasanın 4. Maddesi ile ise " her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın bu kanunda düzenlenen hususlar ile maddenin b, c, d, e, f bentlerinde öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır düzenlemesini getirmiş olup, davanın yukarıda sayılan davalar arasında yer almadığı, temel ilişkiye dayanan davalarda görevli mahkemenin temel ilişkiye göre belirleneceği, HMK 4.maddesine göre kira ilişkisinden doğan tüm uyuşmazlıkların kira alacağı da dahil olmak üzere Sulh Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiği yönünde yasal düzenleme olup taraflar arasındaki temel ilişki gözönüne alındığında, davaya bakmaya görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesi olmakla, mahkememizin görevsizliğine, davacının davasının görev yönünden reddine, dosyanın görevli Bursa Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; Davada Sulh Hukuk Mahkemesi görevli olduğundan mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, Dosya mahkememize Bursa 1.Sulh Hukuk Mahkemesinin 18/01/2018 tarih 2017/2036 esas 2018/70 karar sayılı görevsizlik kararı ile gönderildiğinden ve her iki mahkeme arasında görev uyuşmazlığı ortaya çıktığından mahkememiz kararının istinaf edilmeksizin kesinleşmesi durumunda görev uyuşmazlığının halli ve merci tayini için dosyanın resen Bursa Bölge Adliye Mahkemesi ilgili dairesine gönderilmesine, Yargılama harç ve giderleri ile sair hususların görevli mahkemece hüküm ve nazara alınmasına dair verilen kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonuda karar verildi. 05/04/2018 İş bu kararın gerekçesi 05/04/2018 tarihinde yazılmıştır. Katip ... Hakim ...