İlk Derece Mahkemesi · Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/1862 E. 2018/1773 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2018/1862
- Karar No
- 2018/1773
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2018 KARAR NO : 2018 HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... DAVALI : VEKİLİ : Av. ... DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 31/12/2018 KARAR TARİHİ : 31/12/2018 GEREKÇELİ KARARIN YAZILMAZ TARİHİ :07/01/2019 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; kızı ...'in sol gözünün rahatsızlığı sebebiyle Dr....'ya götürdüğünü 450,00 TL muayene parası alıp yapılan muayenesinde güzünün arkasında yırtılma olduğunu bunun için operasyon yapılması gerektiğini ve devamında arka gözünde gerdirme yapacağını bant vuracağını bant ömür boyu orada kalacak ve kızın sağlığına kavuşacak yolunda teşhis koyduğunu ve bu işlemler sonucunda 12.000,00 TL para istediğini pazarlık yaparak 9.000,00 TL'yi kendisine verilmek üzere sekreterine verdiğini ve karşılığında herhangi bir makbuz vermediğini kızının ameliyat sonunda daha kötü olduğunu ve iyileşebilmesi için 18.000,00 TL para istediğini ve bunuda 5.250.00 TL'ye anlaştığını parası olmadığından senet imzaladığını ikinci ameliyattan sonrada kızının düzelmediği başka bir hastaneye götürerek orada gözüne mercek takıltığı ve kızının düzeldiğini bu nedenle parayı ödemediğini karşı tarafın kendisini icraya verdiğini bu sebeple fatura kesilmediğinden dolayı borçlu olunmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle ; davacının bono nedeniyle borçlu olmadığının tespitini içeren davada ispat yükünün kural olarak senedin bedelsiz olduğunu iddia eden tarafa ait olduğunu, usul ve yasaya uygun şekilde düzenlenen ve kambiyo vasfı davacı tarafından da ikrar edilen senetle alacaklı olan davalı müvekkiline karşı açmış olduğu davanın yasal dayanağı bulunmadığını, görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, öncelikle mahkemenin görevsizliğine dair itirazlarının kabulüne aksi kanaat ile yargılamaya devam edilmesi halinde davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe; Eldeki dava mahkememize Bursa 3.Sulh Hukuk Mahkemesinin vermiş olduğu görevsizlik kararı üzerine gelmiştir. Dava, Bursa 5.İcra Müdürlüğünün ... sayılı icra dosyasına konu senet dolayısıyla takipte borçlu olmadığının tespitine yönelik davadır. Davacı takibe konu senedi kızı ... 'in davalı Sağlık Hizmeti veren şirkette geçirmiş olduğu göz operasyonu kapsamında verildiğini belirtmektedir. Davalı taraf her ne kadar ispat kuralları çerçevesinde davacının iddialarını ispatlaması gerektiğini temel ilişkiye yönelik iddialarında bu kapsamda ispatlanması gerektiği savunmasında bulunmuşsa da takibe konu senedin hangi sebeple verildiğine ilişkin bir açıklama yapmış değildir. Ancak davacının gerek temel ilişkiye ilişkin iddiaları gerekse davalının Sağlık Hizmeti veren bir şirket oluşu ve yine davalının kambiyo senedinin veriliş amacına ilişkin temel ilişkiye yönelik mahkememizi görevli kılacak açıklayıcı beyanda bulunmayışı dikkate alındığında temel ilişkinin Tüketici Sözleşmesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmaktadır. Zira davacı iddia ve savunmalar çerçevesinde ameliyat hizmetinden yararlanan Tüketici davalı ise bu hizmeti veren şirkettir. Eldeki senet kambiyo senedi de olsa görev noktasının belirlenmesinde tarafların arasındaki Tüketici ilişkisinin değerlendirilmesi gerekmektedir. Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un "Amaç" başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra, "Kapsam" başlıklı 2. maddesinde “Bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar.” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde; Mal, alışverişe konu olan; taşınır eşya, konut veya tatil amaçlı taşınmaz mallar ile elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri her türlü gayri maddi malları, Satıcı; kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla tüketiciye mal sunan ya da mal sunanın adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, Tüketici; ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, Tüketici işlemi; mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem, olarak tanımlanmıştır. Bir hukuki işlemin 6502 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. Yargıtay pek çok içtihatında 6502 sayılı yasa kapsamında olan tüketici sözleşmelerinde, tüketicinin TTK da düzenlenen bono ve çek gibi kambiyo senedi vermiş olması halinde de temeldeki sözleşmenin tüketici sözleşmesi olması dolayısıyla yargılamayı tüketici mahkemelerinin yapması gerektiğini ilke edinmiştir. "Somut olayda; davacı, davalı yüklenici şirket ile imzalanan taşınmaz satış sözleşmesi gereğince taahhüt edilenden farklı bir daire teslim edilmesinin teklif edilmesi üzerine sözleşmenin karşılıklı fesih edildiğini ve fesih bedeli olarak diğer davalı tarafından keşide edilen çek bedelinin ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali isteminde bulunmuş olup, uyuşmazlıkta taşınmaz satış sözleşmesinin fesih edilmesinden kaynaklandığına göre davacı bu hukuki işlem içerisinde tüketici konumunda olup, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin tüketici işlemi olduğunun kabulü gerekir. Bu itibarla uyuşmazlık Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevlidir. Görev konusu, kamu düzenine ilişkin olup, re'sen gözetilir. Görev konusunda kazanılmış hak olmaz. O halde mahkemece, işin esasına girilerek hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde Ticaret Mahkemesi’ne görevsizlik kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.( Yargıtay 13. HD 10/05/2018 tarih ve 2018/5510 K sayılı ilamı)" "Somut olayda; davacı, davalı yüklenici şirketle imzalanan taşınmaz satış sözleşmesinin sona erdirilmesi nedeniyle satış bedeli karşılığı verilen bonolar nedeniyle borçlu olunmadığının tespitine karar verilmesi istemiyle eldeki davayı açmış olup, uyuşmazlık konut satış sözleşmesinden kaynaklandığına göre, davacı bu hukuki işlem içerisinde tüketici konumunda olup, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin tüketici işlemi olduğunun kabulü gerekir. Bu itibarla uyuşmazlık Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevlidir. O halde mahkemece, işin esasına girilerek hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde Ticaret Mahkemesi’ne görevsizlik kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.( Yargıtay 13. HD 07/03/2018 tarih ve 2018/2823 K sayılı ilamı)" Eldeki davada davacı dava konusu bonoyu Tüketici ilişkisi kapsamında davalıya verdiği değerlendirildiğinden bunun belirlenmesinde davanın Sağlık Hizmeti veren bir şirket oluşu ve davacının iddiaları nazara alındığında 6502 sayılı yasa kapsamında tüketici mahkemeleri görevlidir. Mahkememiz görevsiz olduğundan bu nedenle davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçe ve nedenlerle; 1-Davada mahkememizin görevsizliğine ve Bursa Tüketici Mahkemesinin görevli bulunması nedeniyle ; davanın HMK'nun 114/1-c maddesi delaleti ile 115/2.maddesi gereğince davanın usulden (görev yönünden) reddine, 2-Karar kesinleştiğinde ve HMK'nun 20. Maddesinde öngörülen iki haftalık kesin süre içerisinde müracaat edilmesi halinde dosyanın görevli Bursa Tüketici Mahkemesine gönderilmesine, 3-Yasal süresi içerisinde gönderme talebinde bulunulmadığında dosya üzerinden davanın açılmamış sayılacağına karar verileceğinin hatırlatılmasına, 4-Yargılama harç ve giderlerinin esas hakkında karar verecek mahkemece hüküm ve nazara alınmasına, Dair davacı vekili ile davalının yokluğunda kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içinde İstinaf Yargı Yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.31/12/2018 Katip ... Hakim ...