İlk Derece Mahkemesi · Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/1802 E. 2019/1312 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2018/1802
Karar No
2019/1312
Karar Tarihi

TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2018 KARAR NO : 2019 HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : VEKİLİ : Av. ... DAVALI : DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 27/12/2018 KARAR TARİHİ : 17/12/2019 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 30/01/2020 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili beyanlarında; Davalı aleyhine Bursa 4.İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasıyla icra takibi başlattıklarını, davalının borcu ödemediği gibi başlatılan takibe de haksız olarak itiraz ettiği, bu sebeple itirazın iptali ile %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmişlerdir. Davalı vekili beyanlarında ; taraflar arasında 30/07/2018 tarihli sözleşme mevcut olduğunu, sözleşmeye göre malın satış bedelinin 95.860,00 TL olarak belirlendiğini, belirlenen anlaşmaya göre davalı şirketin davacı hesabına 16/11/2018 tarihinde 25.000,00 TL gönderildiğini, 30/10/2018 tarihli 0179206 ve 0179207 seri numaralı 70.800,00 TL bedelli iki adet çek verildiğini, davalı şirketin davacı şirkete herhangi bir borcu bulunmadığını, haksız ve hukuka aykırı davanın reddini talep etmiştir. Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe: Dava Bursa 4.İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyasında davalının ödeme emrine itirazının iptali davasıdır. Takip konusu alacağın ses izolasyon kabinli, güç transfer panolu, TMŞ'li, yağ + antifriz dahil jeneratör seti satışından kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Taraflar arasında yazılı bir satım sözleşmesi bulunmamaktadır. Ancak bu malın satıldığına dair ihtilaf yoktur. Taraflar arasındaki ihtilaf alım satım bedeline ilişkindir. Satıma konu malın fatura bedeli KDV dahil 103.800,00 TL olarak belirlenmiştir. Davalı taraf ise 30/07/2018 tarihli sözleşmeey göre malın satış bedelinin 95.860,00 TL olduğunu bu kapsamda davacıya toplamları 70.800,00 TL bedelli iki adet çek verildiğini, 16/11/2018 tarihinde de 25.000,00 TL ödeme yapıldığını bu sebeple herhangi bir borçlarının bulunmadığı ileri sürülmüştür. Taraflar arasında ödenen bedeller noktasında da ihtilaf yoktur. Davalı taraf her ne kadar 30/07/2018 tarihli bir satım sözleşmesi sunmuş ise de bu sözleşme imzalı bir sözleşme değildir. Davacı taraf sözleşmeyi inkar etmiştir. Taraflar arasında malın satım bedeli ihtilaflı olduğundan kural olarak faturaya konu malın hangi bedel üzerinden satıldığının ve bu hususta anlaşma yapıldığının ispatı davacı taraf üzerindedir. Yani davacı satım sözleşmesinin bedelinin KDV dahil 103.800,00 TL olduğunu ispatlamalıdır. Bu konuda tarafların imzasını içeren yazılı bir sözleşme bulunmadığından tarafların ticari defter ve kayıtları incelenmelidir. Davacının ticari defter ve belgeleri için inceleme günü belirlenmiş ve bilirkişi incelemesi yapılmıştır. Davalının yargı çevremiz dışında olması nedeniyle adresi mahkemesine talimat yazılmış, ancak davalı taraf talimat mahkemesince verilen ihtara rağmen defterleri inceleme için ibraz etmemiştir. Bu sebeple davalı defterlerini ibrazdan kaçınmış sayılmıştır. Malın satış bedelinin davacının sunduğu fatura tutarı kadar olduğu kabul edilmiştir. HMK'nın 222. Maddesine göre ; Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. Buna göre mahkeme taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden resen taraflardan defter ibrazını isteyebilir. HMK'nın 219.maddesi tarafların belgeleri ibrazı zorunluluğunu düzenlemiştir. Buna göre ; Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Elektronik belgeler ise belgenin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek mahkemeye ibraz edilir. Ticari defterler gibi devamlı kullanılan belgelerin sadece ilgili kısımlarının onaylı örnekleri mahkemeye ibraz edilebilir. HMK'nın 219.maddesi talep edildiği durumlarda defter ve belgelerin ibraz zorunluluğunu hüküm altına almıştır. HMK 220.maddesi talep edilmesine rağmen tarafın belgeyi ibraz etmemesinin neticelerini düzenleme altına almıştır. Buna göre ; İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir. Mahkemece, ibrazı istenen belgenin elinde bulunduğunu inkâr eden tarafa, böyle bir belgenin elinde bulunmadığına, özenle aradığı hâlde bulamadığına ve nerede olduğunu da bilmediğine ilişkin yemin teklif edilir. Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir. HMK'nın 220.maddesi bu şekliyle elinde bulunduğu anlaşılan bir belgeyi ibraz etmemenin hüküm ve sonuçlarını ortaya koymuştur. Hiç şüphesizdir ki 220.maddede düzenlenen belge tabiri ticari defter ve belgeleri de kapsamaktadır. Tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın defter ve belgeleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Anılan yasal düzenlemeler uyarınca verilen süreye rağmen bir taraf ticari defter ve belgelerini sunar diğer taraf sunmaz ise bu davranışı ile kendi defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan engel olduğu bu sonucun varlığını ve neticelerini kabul etmiş sayılır. HMK'nın 220.maddesi kapsamında ticari defter ve belgeler bunu tutan tarafın zilliyetliğinde olduğundan 220/2.maddesindeki inkarı da yapamayacaktır. 220/3.maddesi gereğince de defter ve belgelerin sunulmamasının neticesi olarak kaçınılan defter ve belgedeki kayıtların karşı tarafın defterlerindeki kayıtlara uygunluğu mahkeme tarafından kabul edilebilir. Davacı defterlerini ibraz ettiği halde davalı defterlerini yapılan ihtara rağmen ibraz etmemiştir. Davacı defter ve belgeleri usulüne uygun tutulmuş olup delil olma niteliğindedir. Bu sebeple davacı defterlerine göre davacının davalıdan takibe konu asıl alacak tutarında alacaklı olduğu sonucuna ulaşılmıştır. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ve nedenlerle; 1-Davanın kabulü ile Bursa 4. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasında davalının ödeme emrine itirazının iptaline, Takibin 8.000,00 TL asıl alacak üzerinden bu alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek yıllık %9 oranında ve değişen oranlarda yasal faiz uygulanmak suretiyle icra giderleri ve vekalet ücreti ile birlikte devamına, 2-8.000,00 TL'nin %20'si tutarındaki icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 3-Harçlar Yasası gereğince alınması gerekli 546,48 TL harcın başlangıçta alınan 136,62 TL peşin harç ile icra veznesine yatırılan 41,05 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 368,81 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafça yapılan 172,52 TL harç, 959,05 TL yargılama gideri toplam 1.131,57 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 2.725,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 6-Kesinleşme süreci tamamlana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa iadesine, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesi İstinaf Yargı Yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/12/2019 Katip ... Hakim ...

Atıf: Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/1802, K. 2019/1312, T. 17.12.2019, www.arakarar.com/karar/bursa-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2018-1802-e-2019-1312-k-2ee9cff41a6f