İlk Derece Mahkemesi · Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/132 E. 2019/1339 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2018/132
- Karar No
- 2019/1339
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2018 KARAR NO : 2019 HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 22/01/2018 KARAR TARİHİ : 24/12/2019 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 31/01/2020 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili beyanlarında; davalı taraf aleyhine Bursa 12.İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyası ile icra takibi başlattıklarını, takip konusu alacağın davalıya satılan ve teslim edilen meşrubat, gıda, alkollü ve alkolsüz içeceklere ilişkin ürünlerin bedelleri olduğunu, davalının takibe konu faturalardaki tutarca borcunu ödemediği gibi yapılan takibe de haksız olarak itiraz ettiğini bu nedenle davanın kabulü ile %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesin karar verilmesini talep etmiştir. Davalıya yapılan tebligata rağmen davaya cevap vermeyerek davayı ret ve inkar etmiştir. Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe: Dava Bursa 12.İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyasında davalının ödeme emrine itirazının iptali davasıdır. Takip konusu alacağın taraflar arasındaki ticari ilişkide davalıya satılan malların fatura bedelleri olduğu anlaşılmaktadır. Taraflar arasında yazılı bir satım sözleşmesi bulunmamaktadır. Kural olarak ispat yükü davacı taraf üzerindedir. Davacı faturalara konu malları teslim ettiğini ispatlamalıdır. Bilindiği üzere taraflar tacirdir. Ticari davalarda dava konusunun tarafların ticari işletmeleri ile ilgili olduğundan ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin yahut alacak miktarının ispatı mümkündür. Tarafların ticari defterlerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiştir. Davalı ceza evinde tutuklu olarak bulunduğundan tutuklu olarak kaldığı ceza evi aracılığıyla davalıdan ticari defter ve belgeleri nasıl ibraz edeceği hususunun belirlenmesi için bulunduğu yer bilgileri sunulmuş, davalı beyanında ticari defter ve belgelerinin İnegöl'de ... Muhasebede bulunduğunu, Muhasebecinin ... olduğunu ve adresini de mahkememize bildirmiştir. Davacı tarafın defterleri incelendikten sonra davalının defterlerinin incelenmesi için İnegöl Asliye Hukuk Mahkemesine talimat yazılmış, muhasebecinin bilgileri ve adresi de eklenerek SMMM bilirkişiye kayıtlarda yerinde inceleme yapma yetkisi verilmiştir. Talimat aracılığıyla yapılan bilirkişi incelemesinde ... isimli muhasebecinin bilirkişiye davalıya ait ticari defterlerin kendisinde olmadığını belirttiğinden bilirkişi incelemesi yapılamamıştır. Davalı taraf başka bir muhasebeci ve defterlerin bulunduğu adres bildirmemiş tüm aşamalarda bu adresi ve bu muhasebeciyi beyan etmiştir. ...'ın bilirkişiye defterlerin kendisinde olmadığını belirtmesi karşısında ...'a defterlerin ibrazı için ihtarlı tebligat çıkarılmasına da gerek görülmemiştir. Davacı taraf defterlerini ibraz ettiği halde davalı bu şekilde ibrazdan kaçınmıştır. HMK'nın 222. Maddesine göre ; Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. Buna göre mahkeme taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden resen taraflardan defter ibrazını isteyebilir. HMK'nın 219.maddesi tarafların belgeleri ibrazı zorunluluğunu düzenlemiştir. Buna göre ; Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Elektronik belgeler ise belgenin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek mahkemeye ibraz edilir. Ticari defterler gibi devamlı kullanılan belgelerin sadece ilgili kısımlarının onaylı örnekleri mahkemeye ibraz edilebilir. HMK'nın 219.maddesi talep edildiği durumlarda defter ve belgelerin ibraz zorunluluğunu hüküm altına almıştır. HMK 220.maddesi talep edilmesine rağmen tarafın belgeyi ibraz etmemesinin neticelerini düzenleme altına almıştır. Buna göre ; İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir. Mahkemece, ibrazı istenen belgenin elinde bulunduğunu inkâr eden tarafa, böyle bir belgenin elinde bulunmadığına, özenle aradığı hâlde bulamadığına ve nerede olduğunu da bilmediğine ilişkin yemin teklif edilir. Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir. HMK'nın 220.maddesi bu şekliyle elinde bulunduğu anlaşılan bir belgeyi ibraz etmemenin hüküm ve sonuçlarını ortaya koymuştur. Hiç şüphesizdir ki 220.maddede düzenlenen belge tabiri ticari defter ve belgeleri de kapsamaktadır. Tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın defter ve belgeleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Anılan yasal düzenlemeler uyarınca verilen süreye rağmen bir taraf ticari defter ve belgelerini sunar diğer taraf sunmaz ise bu davranışı ile kendi defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan engel olduğu bu sonucun varlığını ve neticelerini kabul etmiş sayılır. HMK'nın 220.maddesi kapsamında ticari defter ve belgeler bunu tutan tarafın zilliyetliğinde olduğundan 220/2.maddesindeki inkarı da yapamayacaktır. 220/3.maddesi gereğince de defter ve belgelerin sunulmamasının neticesi olarak kaçınılan defter ve belgedeki kayıtların karşı tarafın defterlerindeki kayıtlara uygunluğu mahkeme tarafından kabul edilebilir. Davacı defterlerini ibraz ettiği halde davalı defterlerini ibrazdan kaçınmıştır, bu hususta davacı kayıtları dikkate alınarak hüküm kurulması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Davalı savunmalarında ödemeler için bir takım banka hesaplarını bildirmiştir. Bu banka hesapları ve ilgili tarihlerdeki hesap hareketleri dosya arasına celp edilerek Mali Müşavir bilirkişiden rapor alınmıştır. Davalı bildirdiği hesaplardan davacıya yapılmış bir ödeme tespit edilememiştir. Davacı davalıdan ticari defter ve kayıtlarına göre 57.458,96 TL tutarında alacaklıdır. Bu sebeple davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Alacak likit olduğundan ayrıca icra inkar tazminatına da hükmolunmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ve nedenlerle; 1-Davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile Bursa 11. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasında davalının ödeme emrine itirazının kısmen iptaline, Takibin 57.458,96 asıl alacak üzerinden bu alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek yıllık %9,75 oranında ve değişen oranlarda reeskont avans faizi uygulanmak suretiyle icra giderleri ve vekalet ücreti ile birlikte devamına, 2-57.458,96 TL'nin %20'si tutarındaki icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 3-Fazlaya ilişkin talebin reddine, 4-Harçlar Yasası gereğince alınması gerekli 3.925,02 TL harçtan başlangıçta alınan 723,05 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 3.201,97 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 5-Davacı tarafça yapılan 758,95 TL harç, 913,13 TL yargılama gideri toplam 1.672,08 TL'nin kabul ret oranına göre 1.604,86 TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 6.670,49 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 7-Kesinleşme süreci tamamlana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa iadesine, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesi İstinaf Yargı Yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.24/12/2019 Katip Hakim