İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/792 E. 2024/1269 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/792
- Karar No
- 2024/1269
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/792 Esas KARAR NO : 2024/1269 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 10/08/2023 KARAR TARİHİ : 17/12/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 17/12/2024 Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili firmanın davalıya satmış olduğu mallar karşılığında fatura kestiğini, faturaların davalıya gönderildiğini, davalı tarafından fatura bedellerinin süresinde ödememesi üzerine davalı aleyhine Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ..... Esas sayılı dosya ile icra takibi başlatıldığını, takibe haksız olarak davalı tarafından itiraz edildiğini, takibin durduğunu beyanla anılan nedenlerle itirazın iptalini, takibin devamını, davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin davacıya takibe konu bir borcunun bulunmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, müvekkilinin borçlu olduğu varsayımında da davacının talep ettiği faizin fahiş olduğunu, davaya konu alacağın likit olmaması nedeniyle davacı taraf icra inkar tazminatı talep edemeyeceğini beyanla anılan nedenlerle davanın reddini, davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı dosyası, faturalar, ticari defterler ve belgeler, muavin defter kayıtları, bilirkişi incelemesi, tüm dosya kapsamında toplanan deliller. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, davacının, fatura alacağının tahsili için davalı aleyhine giriştiği icra takibine vâki itirazın İİK'nun 67.maddesi gereğince iptali ile takibin devamına ve icra inkâr tazminatı istemine ilişkindir. Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı şirketin davalı aleyhinde 792.367,67 TL asıl alacak ile asıl alacağa takip tarihinden itibaren 355.322,63TL yasal faizi ile birlikte toplam 1.147.690,30 TL'nin tahsili için faturaya dayalı olarak ilamsız icra takibine geçildiği, borçluya ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun süresinde, borca itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiği, İcra Müdürlüğü'nce takibin durdurulmasına karar verildiği, eldeki itirazın iptali davasının yasal süre içerisinde ikame edildiği anlaşılmıştır. Taraflar tacir olup delil olarak ticari defterlere dayanıldığından TTK'nun 83 ilâ 85 ve HMK'nun 222. maddeleri uyarınca tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde konusunda uzman bilirkişi marifetiyle bilirkişi incelemesi yapılmıştır. Talimat mahkemesince alınan 07/03/2024 havale tarihli raporunda; iki firma arasındaki ticari ilişki 2017 yılında başladığını ve 2017 yılında 398.476,56 TL 105.627,67 Amerikan Doları davacı firma tarafından davalı firmaya satış yapıldığını, bunun karşılığı olarak 2017 yılı içerisinde 83.245,03 TL 22.054 Amerikan Doları karşılığı para ödendiğini, 2017 sonu itibarıyla 301.658.69 TL 83.573,67 Amerikan Doları bakiye kaldığını, 31.12.2017 sonu kur farkı oluşması nedeniyle TL değerlemesi yapılmış 13.572,84 TL yıl sonu TL bakiyesi 398.476,56 TL olduğunu, 2018 yılında ise 2017 yılından 315.231,53 TL, 83.573,67 Amerikan Dolar karşılığı borç devrettiğini, 2018 yılında 295.327.21 TL 50.937.72 Amerikan Doları Karşılığı Ticari mal satışı yapıldığını, 53.644.78 TL 10963,65 Amerikan doları ödemesi yapıldığını, 2018 yılı sonu hesap bakiyesi 556.913,96 TL 123.547,74 Amerikan Doları olarak kayıtlarda görüldüğünü, 2019 yılında 143.936.29 TL 27,343 Amerikan Doları tutarı kadar mal satışı yapılmış 93.794.755 TL 17.500 Amerikan Doları Tahsilatı yapıldığını, 31.12.2019 Tarihi itibarıyla 607.055.50 TL 133.390,7/4 Amerikan Doları alacağı kaldığını, 31.12.2019 tarihi itibarıyla yapılan yabancı para değerlemesi sonucu 185.312,17 TL'lik bir artışla TL alacağı değeri 792.367,67 TL'ye yükseldiğini bildirmiştir. Mahkememiz tarafından alınan bilirkişi 06/09/2024 havale tarihli raporunda; davalı .... Dış Tic. Ltd. Şti. dosya kapsamında ticari defterlerini Mahkememiz inceleme gün ve saati 19.04.2024 tarih saat 14:10 de dosyaya sunmadığını, yerinde inceleme talebinde bulunmadığını, davalı .... Dış Tic. Ltd. Şti.'nin dosya kapsamında ticari defterlerinin incelenemediğini bildirmiştir. Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır. Tarafların yargılama sırasında ellerindeki belgeleri mahkemeye ibraz yükümlülüklerine ilişkin genel kurallar HMK’nın 219 ve devamındaki maddelerde düzenlenmiş olup, anılan Kanun’un 219/1. maddesi; “Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Elektronik belgeler ise belgenin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek mahkemeye ibraz edilir.” hükmünü içermektedir. Anılan hüküm ile taraflar, ileri sürdükleri vakıaların ispatına ilişkin sadece kendi ellerindeki belgeleri ibrazı yanında karşı tarafça delil olarak dayanılan belgeleri de ibraz yükümlülüğü altındadırlar. Anılan düzenleme ile ispat yükü üzerinde olmayan tarafın da belirli koşullarda belge ibrazı ile yükümlülük altına alınarak davanın aydınlatılmasına katkıda bulunması sağlanmakta, bu suretle gerçeğe ve hakkaniyete uygun karar tesisine imkân tanınmaktadır. Öte yandan tarafların mahkemeye ibraz ile yükümlü oldukları belgeler, ileri sürülen hususların ispatı ile ilgili olanlardan ibaret olup bunun belirlenmesi ise HMK’nın 194. maddesi çerçevesinde taraflarca gerçekleştirilecek somutlaştırma faaliyeti ile mümkündür. Bu doğrultuda taraflar, ileri sürdükleri vakıayı ispata elverişli bir biçimde somutlaştırmanın yanında delil olarak dayandıkları belgeleri ve hangi belgenin hangi vakıanın ispatı için gösterildiğini açıklamakla yükümlüdürler. Anılan yükümlülüğün ifası ile belgenin içerik ve niteliği hakkında bilgi sahibi olunarak ispat konusu vakıaya ilişkin olarak ibrazı istenen belgenin gerekli olup olmadığı yahut belgedeki hangi kısımların gerekli olduğu belirlenebilecektir. Bu sayede ileri sürülen hususların ispatıyla ilgili olmayan belgelerin gereksiz yere ibrazı önlenebileceği gibi HMK’nın 219/2. maddesi gereğince devamlı kullanılan ve içeriği bölünebilen belgelerin tamamı yerine sadece ispat konusu vakıa ile ilgili kısımları belirlenerek tarafların mahkemeye belge ibraz yükümlülüklerinin sınırları tespit edilebilecektir ( Pekcanıtez / Özekes / Akkan/ Korkmaz, s. 1814, 1815). Taraflardan birinin ileri sürdüğü vakıanın ispatı için dayanılan belgenin davanın karşı tarafının elinde bulunması durumunda ise karşı tarafın anılan belgeyi ibrazı HMK’nın 220/1. maddesinde; “İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir.” şeklinde düzenlenmiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 220/1. maddesinin uygulanması için gereken ilk koşul, karşı taraf elinde olan belgenin ileri sürülen vakıanın ispatına elverişli olup bu isteğin kanuna uygun olduğuna dair kanaatin mahkeme nezdinde ortaya çıkmasıdır. Bu kapsamda ileri sürdüğü vakıanın ispatı için delil olarak HMK’nın 220/1. maddesi çerçevesinde karşı tarafın elindeki belgeye dayanan tarafın, HMK’nın 194. maddesinde düzenlenen somutlaştırma yükünü ifa ederek karşı tarafın elindeki belge ile ileri sürülen vakıanın ispatının zorunlu ve bu talebin kanuna uygun olduğuna dair mahkeme nezdinde bir kanaat uyandırması gerekir. Bu şartın varlığı hâlinde gözetilecek diğer bir koşul ise ibrazı istenen belgenin karşı tarafın elinde olmasıdır. Burada karşı tarafın elinde olmasından kasıt, belgenin ibraz edilebilecek surette tarafın hâkimiyet alanı içerisinde olmasıdır. Bu bağlamda madde hükmünde; karşı tarafın belgenin elinde olduğunu ikrar etmesi, ileri sürülen talep üzerine susması yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşılması veya başka bir belgede ikrar olunması gibi durumlarda belgenin istenen tarafın elinde olduğu kabul edilir. Öte yandan HMK’nın 220/2. maddesi gereğince ibrazı istenen belgenin elinde bulunduğunu inkâr eden tarafa, böyle bir belgenin elinde bulunmadığına, özenle aradığı hâlde bulamadığına ve nerede olduğunu da bilmediğine ilişkin yemin teklif edilir. Belirtilen koşulların mevcudiyeti hâlinde mahkemece, taraftan karşı tarafın delil olarak dayanmış olduğu belgenin ibrazı için kesin süre verilir. Belirtilen kesin süre içerisinde ibraz istenen tarafça belgenin ibraz edilmemesi ve ibraz edilmemeyle alakalı kabul edilebilir bir mazeretin delilleriyle birlikte gösterilmemesi yahut belgenin elinde bulunduğunu inkâr edilmesi ve teklif edilen yeminin kabul veya icra edilmemesi hâlinde mahkemece, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanı kabul edilebilir (HMK m. 220/3). İncelenen tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, bilirkişi raporu içeriğine göre; eldeki davanın mahiyeti gereği mahkememizce tarafların dayandıkları ticari defterlerin incelenmesine ilişkin ara karar kurulduğu ve ancak belirlenen gün ve saatte davalı tarafın ticari defterlerini incelenmek üzere ibraz etmediği, davalı usulune uygun yapılan tebligata rağmen ticari defter ve kayıtlarını ibrazdan kaçınmış olup ticari defterlere delil olarak dayanan davacının usulüne uygun ve alacağın kaynağını oluşturan kayıtları içeren ticari defterlerinin lehine delil teşkil ettiği, incelenen ticari defterlerine göre davalının 792.367,67-TL borçlu olduğu anlaşılmış olup yukarıda detayı verilen açıklamalar ve ticari defter, kayıtların kesin delil olarak kabul edildiği hususu göz önüne alındığında, davalı tarafın defter ve belge ibraz etmeyerek HMK m. 222/3 hükmü gereği davacı tarafın defterlerinde yer alan kayıtları kabul etmiş sayılması gerekeceği sonuç ve kanaati ile davanın ispat edilen dava bedeli yönüyle kabulüne dair karar vermek gerekmiştir. Dava, İİK.nun 67. maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davası olup, icra takibi faturadan kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik olduğu, bu durumda açılan itirazın iptali davasında hüküm altına alınan alacak bilinebilir, bir başka deyişle likit olduğundan hükmedilen miktarın % 20'si oranında İİK.nun 67. maddesi uyarınca davacı yararına tazminata hükmedilmesine karar verilerek davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın KABULÜ ile, asıl alacak 792.367,67 TL bakımından davalının Küçükçekmece İcra Müdürlüğünün .... esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin aynı koşullar ile devamına, 2-Hükmedilen asıl alacağın %20'si üzerinden hesap edilecek olan icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Alınması gerekli 54.126,64 TL harçtan davacı tarafça yatırılan 7.793,21 TL peşin harcın mahsubuyla bakiye 46.333,43 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan 269,85 TL başvurma harcı, 7.793,21 TL peşin harç olmak üzere toplam 8.063,06 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafça 509,25-TL posta/tebligat ve 2.500,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 3.009,25-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-AAÜT gereğince hesap edilen 122.855,15 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Arabuluculuk ücreti olan 3.120,00 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 8-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair, 6100 sayılı HMK'nun 342 ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda açıkça okunup, usulen anlatıldı.17/12/2024 Katip .... ¸e-imzalıdır Hakim .... ¸e-imzalıdır