Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/902 E. 2026/1163 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/902
- Karar No
- 2026/1163
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2026/902
KARAR NO : 2026/1163
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 22/04/2026
NUMARASI : 2026/260 Esas - 2026/279 Karar
DAVA: Tanıma Ve Tenfiz
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 18/06/2026
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili; 7119-24-00-2 /1930 sayılı davada 12.04.2024 tarihli Astana Şehri Uzman Bölgeler Arası Ekonomi Mahkemesi'nin kararıyla davacı ...'den davalı aleyhine borç tahsilatına ilişkin karar verildiği, davacı lehine davalı şirketten 100.000 ABD dolarına eşdeğer 44.543.000 tenge borç tahsil edilmesine karar verildiğini, 5,922,693,55 lenge tutarında yasal cezanın, 13,296,58 ABD dolarına eşdeğer olduğunu, devlet vergisinin ödenmesi için toplam 1.513.971 tenge tutarında gider olan 3.399 ABD dolarına eşdeğer olduğunu, Mahkeme kararının 23/05/2024 tarihinde yasal olarak yürürlüğe girdiğini, Kazakistan Cumhuriyeti ile Türkiye Cumhuriyeti arasında medeni konularda hukuki yardıma ilişkin 13 Haziran 1905 tarihli Antlaşmanın mahkemelerin ve tahkim organlarının kararlarının tanınması ve tenfizi konusunda birbirlerine hukuki yardım sağlayacaklarının belirlendiğini belirterek; Astana İlçelerarası İhtisas Ekonomik Mahkemesi'nin 12 Nisan 2024 tarihli kararının tanınması ve tenfizine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili; huzurdaki davada öncelikle dava şartlarının, tenfiz koşulları, ilk itirazlar, belge eksiklikleri, kamu düzeni ve savunma hakkı yönünden ileri sürdüğü hususların değerlendirilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin davacı tarafça organize edilen süreçte hukuka uygun olduğu izleniminin verilen bir taşına ve tahliye organizasyonuna dahil edildiğini ancak sonradan yükün menşei, taşınma biçimi ve tahliye organizasyonuna dahil edildiğini ancak sonradan yükün menşei, taşınma biçimi ve çıkarılış sürecine ilişkin hukuka aykırılıklar bulunduğunu, buna karşılık davacı tarafın müvekkilini suça alet ettiği bu sürecin gerçek niteliğini gizleyerek yabancı mahkeme ilamı elde etmeye yöneldiğini, davacı tarafın kendi kusurundan ve hukuka aykırı fiillerinden menfaat devşirerek bunu Türkiye'de tenfiz ettirme çabasının hukukun korunmaya değer bulacağının bir talep olmadığını, Kazakistan makamlarınca yürütülen veya yürütülmesi gereken tahkikat, inceleme ve resmi tespitlerin düzenine açıkça aykırı olup olmadığının hem de ilamın yerine getirilmesine engel bir sebep bulunup bulunmadığını ortaya koyacağını, 5718 sayılı Kanunun'un 53,54 ve 55. Maddeleri uyarınca tenfiz isteminin reddine, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde ise görev hususunun ayrıca değerlendirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece ;davacının tanınması ve tenfizini talep ettiği Astana Bölgelerarası İhtisas Ekonomi Mahkemesi'nin 12.04.2024 tarihli kararının, taraflar arasında 13 Mart 2023 tarihinde arasında ... gemisinde 31 Mart 2023 tarihine kadar geçerlilik süresi ve yüklenicinin yükümlülüklerini tam ve uygun bir şekilde yerine getirmesi için kurtarma çalışması için bir sözleşmeye dayandığı ve Astana Bölgelerarası İhtisas Ekonomi Mahkemesi'nin kurtarma alacağı konusunda karar verdiği, kurtarma alacağının TTK 1298 ve devamı maddelerinde düzenlendiği ve TTKndan ve diğer kanunlardan doğan Deniz Ticaretine ve Deniz Sigortalarına ilişkin hukuk davalarına bakmakla Denizcilik İhtisas Mahkemesi sıfatı ile İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi görevli olduğundan, mahkemenin görevsizliği nedeniyle davanın usulden karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Davalı vekili; İstanbul BAM 12. HD’nin önceki kaldırma kararında, dava dilekçesi davalıya tebliğ edilmeden, tarafların itirazları değerlendirilmeden verilen yetkisizlik kararının doğru olmadığı açıkça belirtildiği, yabancı ilamın “kurtarma alacağı” konusunda verildiği kabul edilmiş ise de bu kabul dosya kapsamı itibarıyla denetime elverişli olmadığı, davacı tarafın kendi anlatımına göre dahi uyuşmazlığın temelinde 13 Mart 2023 tarihli bir sözleşme, yükün boşaltılması, gerektiğinde römorkör temini, yükün uygun alana aktarımı, ödenen avansın iadesi ve buna bağlı para alacağı iddiaları bulunduğu, uyuşmazlığın doğrudan TTK 1298 ve devamı maddeleri anlamında kurtarma alacağı olarak kabul edilmesi eksik ve hatalı nitelendirmeye dayandığı, uyuşmazlıkta gemi adının geçmesi, sözleşmede römorkör temini veya yük boşaltma ibarelerinin bulunması, o uyuşmazlığı kendiliğinden kurtarma alacağına dönüştürmeyeceği, talebin merkezinde kurtarma faaliyetinden doğan bir ücret değil, ödenen avansın iadesi bulunduğu, müvekkil, davacı tarafça hukuka uygun olduğu izlenimi verilen bir taşıma ve tahliye organizasyonuna dahil edilmiş; sonradan taşınan yükün menşei, yükün çıkarılış biçimi ve organizasyonun gerçek niteliği hakkında son derece ağır hukuka aykırılık iddiaları ortaya çıktığı,yükün Ukrayna menşeli olduğu, savaş koşullarında yasa dışı biçimde çıkarıldığı, durumun TC Makamlarına intikal ettiği ve müvekkilin de bu durumu öğrenir öğrenmez resmi makamlara başvurduğu önceki dilekçelerimizde ayrıntılı olarak açıklandığı, mahkemenin tenfiz şartlarını araştırmadığını verilmesi gereken karar, bu aşamada dosyanın otomatik biçimde başka bir mahkemeye gönderilmesi değil; öncelikle davacının dayandığı yabancı ilamın tenfiz edilebilirlik şartlarının, müvekkilin kamu düzeni ve savunma hakkı itirazlarıyla birlikte değerlendirilmesi yapılarak tenfiz engelleri bulunduğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Yabancı mahkeme kararına konu taraflar arasında ki sözleşmenin Kazakistan bayraklı ... ... numaralı "..." gemisinin kurtarılması, içinde ki yükün uygun yere tahliyesi ve geminin Demokratik Kongo Cumhuriyeti Matadi Limanına götürülmesi, geminin sığlıktan yüzdürülmesi işlerini kapsadığı ve TTK nın 5 kitabı kapsamında deniz ticareti sözleşmeleri kapsamında bulunduğu, tenfiz davasına da deniz ticaret işlerine bakan mahkemenin görevli bulunduğuna ilişkin kararda hukuka aykırılık bulunmamış, tenfiz engelleri görevli mahkemece değerledirilmesi gerektiğinden aksi yöndeki istinaf nedeni yerinde bulunmamış, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
Peşin harcın karar harcına mahsubuna, başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 60-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.18/06/2026