Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/725 E. 2026/907 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/725
Karar No
2026/907
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

12. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2026/725

KARAR NO : 2026/907

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 15/01/2026

NUMARASI : 2025/423 Esas - 2026/33 Karar

DAVA: Şirketin İhyası

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 13/05/2026

Davanın kabulüne ilişkin verilen kararın davalı tasfiye memuru vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA: Davacı vekili; İstanbul Anadolu 29. İş Mahkemesi 2017/1152 esas sayılı dosyasının 17/04/2025 tarihli 16 celse 2 numaralı ara kararında "Davacıya, terkin olunan Sahibinden ... şirketi yönünden ihya davası açmak üzere bir aylık kesin süre verilmesine aksi halde dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verileceğinin ihtarına (ihtarat yapıldı.)" şeklinde ara karar verildiğinden, işbu davayı açmak gerektiğini, davacı ... Anadolu 29. İş Mahkemesi 2017/1152esas sayı ile hizmet tespiti ve prime esas kazanç tespiti konulu dava açtığını, ara kararı gereği Sahibinden ... Limited Şirketi'nin (Adres: İbrahimağa Mah. ... ... İş Hanı No:...Kadıköy/İstanbul) ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP: Davalı ... Sicili Müdürlüğü vekili; Ticaret Sicili Müdürlüğü TTKnın 32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliğinin 34 madde hükmü çerçevesinde işlem yapıldığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirket tasfiye memurunda olduğunu, dava konusu şirketin ek tasfiyesine karar verilmesi durumunda TTK m. 547/2 gereğince tasfiye memuru atanmasının zorunlu olduğunu, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle yargı gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını belirterek müvekkili yönünden davanın reddini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; verilen ihya kararının sınırlı bir ihya kararı olduğu, iş mahkemesi dosyasının yargılama safhası ve verilecek kararın infazı aşamasıyla sınırlı olduğu, bu işlemler tamamlandığında tasfiye memuru tarafından şirketin tüzel kişiliğinin yeniden sicilden terkin ettirilmesi gerekeceği; şirketinde bir sonraki terkine kadar ancak bu iş mahkemesi dosyası ile sınırlı olarak faaliyet gösterebileceği nazara alınarak davanın kabulüne, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarası ile kayıtlıyken 25/12/2013 tarihinde sicilden terkin edilen Tasfiye Halinde Sahibinden ... Ltd. Şirketinin; İstanbul Anadolu 29. İş Mahkemesi 2017/1152 esas sayılı yargılama süreci ve verilecek kararın infazı ile ilgili ve sınırlı olmak üzere ihyasına, karar kesinleştiğinde Ticaret Sicile işlemin yapılması için yeterli suretin gönderilmesine, şirkete tasfiye memuru olarak daha önceki tasfiye memuru ...'in (TC:...) atanmasına,davalı tarafın işbu davanın açılmasında kusuru tespit edilmediğinden davacı lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı tasfiye memuru vekili; ihya talebinin, davacı tarafından İstanbul Anadolu 29. İş Mahkemesinde açılan hizmet tespiti davasına dayandığını, şirketin 25.12.2013 tarihinde iradi tasfiye sürecini tamamlayarak terkin edildiğini,iş davasının dört yıl sonra, 2017 yılında açıldığını, hukuken varlığı sona ermiş, tasfiye süreci eksiksiz tamamlanmış ve terkin edilen şirkete karşı terkin tarihinden yıllar sonra açılan dava nedeniyle ihya talep edilmesinin hukuki güvenlik ilkesiyle bağdaşmadığını,şirketin, sonradan açılan bir dava için ihyası, tasfiye sürecinin kesinliğine gölge düşürdüğünü,müvekkilinin yeniden tasfiye memuru olarak atanarak iş mahkemesi sürecini takip etmeye zorlanması, usul ekonomisi ilkesine aykırı olduğunu, hukuki güvenlik ilkesi gereği tasfiyesinin tamamlamış şirketlerin ve görevini layıkıyla yapmış tasfiye memurlarının yıllar sonra keyfi taleplerle yargı kıskacına alınmamasını emrettiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE: Dava; tasfiyesi tamamlanarak sicilden terkin edilen şirketin ihyası talebine ilişkindir.

TTK'nın 547. maddesinde "Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurlarının, YK üyelerinin, pay sahibi veya alacaklıların, şirket merkezindeki asliye ticaret mahkemesinden bu ek işlemler tamamlanıncaya kadar şirketin yeniden tescilini isteyebilecekleri, mahkemenin istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse ek tasfiye için yeniden tesciline ve bu işlemleri yapmaları için tasfiye memuru atayacağı" düzenlenmiştir.

Şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz yapılması halinde tüzel kişiliğin sona ermesinden söz edilecektir.25/12/2013 tarihinde sicilden terkin edilen Tasfiye Halinde Sahibinden ... Ltd. Şirketinin; İstanbul Anadolu 29. İş Mahkemesi 2017/1152 esas sayılı dosyasında davalı sıfatıyla taraf olduğu; Davacı tarafından eksik bildirilen sigortalılık hakları bulunduğu iddiasıyla açılan davada işveren şirketin ticaret sicilinden terkin edildiğinin anlaşılması üzerine mahkemece verilen mehil üzerine açılmış olup, açılan davanın neticelendirilebilmesi için taraf teşkili sağlanmak üzere ihya davası açmakta davacının hukuki yararı bulunmaktadır. Davacının sigortalılık süresinin eksik bildirilip bildirilmediği, davasının haklı olup olmadığı iş bu ihya davanın konusunu teşkil etmemektedir. Tüm bu hususlar davanın açıldığı iş mahkemesinde karara bağlanacaktır.İş davası terkinden sonra açılsa da davanın neticelenmesi için ihya zorunlu olduğundan ek tasfiyeye ve daha evvel görev yapan tasfiye memurunun yeniden atanmasında isabetsizlik olmayıp, davalı tasfiye memurunun karara yönelik istinaf nedeni yerinde bulunmamıştır.

Açıklanan nedenlerle, şirketin sınırlı ihyasına, tasfiye memuru atanmasına ilişkin kararda isabetsizlik olmadığından davalı tasfiye memurunun istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle:

Davalı tasfiye memuru ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına,

Davalı tasfiye memuru tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 325-TL istinaf yargı giderinin davalı tasfiye memuru ...'ten alınarak davacıya verilmesine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-ç maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.13/05/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/725, K. 2026/907, T. 13.05.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-725-e-2026-907-k-56fd20c1c4f5