Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/416 E. 2026/543 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/416
Karar No
2026/543
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

43. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO:2026/416

KARAR NO: 2026/543

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ:11/12/2025

NUMARASI:2024/952 Esas - 2025/923 Karar

DAVA:Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali)

İSTİNAF KARAR TARİHİ:26/03/2026

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili bankanın... Şubesi ile davalı kredi lehtarı ... ile Çerçeve Kredi Sözleşmesi akdedildiği, İşbu bu sözleşmeyi dava dışı diğer davalı kefilinde müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış olduklarını, anılan sözleşmeler kapsamında davalı şirkete muhtelif krediler kullandırıldığını, Kredi tutarı 162.821,80 TL Nakdi borcun ödenmemesi üzerine Ankara ...Noterliğinin 02.01.2024 tarih ve... yevmiye nolu ihtarı ile kredi hesaplarının kesilip kat edildiğini, alacağın ödenmemesi üzerine İstanbul Anadolu Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile alacağın tahsili için genel haciz yoluyla 174.486 ,48 TL üzerinden ilamsız icra takibine geçildiği, davalı/borçlunun, asıl borca ve takibin tüm fer'ilerine itirazları üzerine takibin durduğunu, talep edilen faizin sözleşmenin 4.2 m. göre ticari kredilere uygulanan % 55 oranındaki en yüksek faizin %50 fazlası mertebesinde %82,50 oranında olduğunu, sözleşmenin 5.1 m. göre müvekkil bankanın defter ve kayıtlarının yegane delil olacağının taahhüt edildiğini, müvekkili bankanın 174.486,48 TL alacağı üzerinden itirazının iptaline, takibin devamına ve %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP:Davalı davaya cevap vermemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "Davacı bankaca davalı yana kullandırılan kredi borcunun ödenmemesi üzerine davacı bankaca İİK madde 68/b kapsamında hesabın kat edilerek noter kanalıyla davalı yana tebliğ suretiyle davalı yanın temerrüde düşürüldüğü, davalı yana noter ihtarnamesi ile verilen süreye rağmen dava konusu borcun ödenmemesi üzerine dava konusu takibin yapıldığı, taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin HMK madde 193 doğrultusunda düzenlenen delil sözleşmesi hükümleri kapsamında davacı bankanın kayıtları üzerinde HMK madde 266 kapsamında bilirkişi vasıtasıyla yapılan inceleme nihayetinde davacı bankanın takip tarihi itibari ile 174.486,48 TL alacaklı olduğu tespit edilmekle, bu miktar yönünden davalının takibe itirazının haksız olduğu değerlendirilmekle, davanın kabulüne davalının takibe itirazının yukarıda belirtilen miktar yönünden iptaline karar verilmiştir. Davaya konu alacağın genel kredi sözleşmesinden kaynaklandığı, uyuşmazlığın ticari nitelikte olduğu, bu durumda alacağa işletilecek akdi ve temerrüt faizinin hesabında 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 88 ve 120 nci maddelerine oranla özel hüküm niteliğindeki 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 8.maddesinin nazara alınması suretiyle taraflar arasındaki sözleşme kapsamında belirlenmesi gerektiği, anılan maddede "Ticari işlerde faiz oranı serbestçe belirlenir" düzenlemesine yer verilmiş olmasına göre somut olayda 6098 sayılı Kanun'un 88 ve 120 nci maddesi uygulanmayarak sözleşme hükümleri kapsamında belirlenen akdi faiz oranı ile bilirkişice tespit edilen % 79,56 oranındaki temerrüt faizi oranı hükme esas alınmıştır. İcra İnkar Tazminatı Yönünden Yapılan Değerlendirmede; İİK’nın 67. maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması ve alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlar bilinmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir. (Yargıtay 3.HD 2020/9238 E, 2021/6719 K) Bu kapsamda, dava, kredi alacağının tahsili istemine yönelik itirazın iptali davası olup, dava konusu icra takibine esas alacak likit (bilinebilir) olmasına göre İİK'nın 67/2. maddesi gereği davalı yanın haksız itirazından dolayı davacı yararına, hükmolunan asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, " karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davacı banka ile arasında bilirkişi raporundaki tabloda da belirtildiği gibi 1.000.000,00 TL limitli kredi Çerçeve Sözleşmeleri akdedildiğini, bahse konu işbu sözleşmeyi ... 1.000.000, 00, TL kefalet limiti tahtında müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, ancak işbu bilirkişi raporunda davada kefile husumet yöneltilmemiş olmaması gerekçesiyle ... bakımından inceleme yapılmamasının hatalı olduğunu, İstanbul Anadolu Banka Alacakları İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyası ile alacağın tahsili için genel haciz yoluyla 139. 112,23 asıl alacak, 33.689,76 TL işlemiş faiz, 1.684,49 TL faizin %5 gider vergisi sonuç olarak 174.486,48 TL toplam alacak üzerinden takip başlatıldığını, işlemiş faiz hesaplanırken %82,50 temerrüt faizi üzerinden takip başlatıldığını temerrüt faizi oranından daha yüksek bir oranın esas alındığının açık olduğunu, zira hesabın bilirkişi rapor cunda da ” davalı lehine daha düşük orandaki %79, 56 temerrüt faizine itibar edilebileceği" belirtildiğini, bilirkişinin müteselsil kefil sıfatıyla bulunan ...'na yönelik irdeleme yapılmadan hatalı ve eksik bilirkişi raporu hazırlandığını, açıklanan nedenlerle usul ve-yasaya aykırı İstanbul Anadolu 6. Ticaret Mahkemesi nın 11/12/2025 Tarih, 2024/952 Esas, 2025/923 Karar sayılı kararının talepleri doğrultusunda kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılarak talepleri doğrultusunda davanın kabulüne, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.

GEREKÇE:Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan kredi alacağının tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, kefil tarafından yapılan ödemelerin nazara alınıp alınmadığı ve uygulanacak faiz oranı olmadıkları noktasındadır.Davacı banka ile davalı arasında 10/04/2023 tarihinde 1.000.000,00 TL limitli kredi çerçeve sözleşmesi imzalanmıştır.Davacı banka tarafından, kredi borçlusu ve kefillere çekilen Ankara ... Noterliğinin 02/01/2024 Tarih ve ... YN'lu ihtarnamesi ile hesabın kat edildiği; muaccel hale gelen kredi alacağının ödenmesi gerektiği ihtar edilmiştir.Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu ve kefil hakkında, İstanbul Anadolu Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyasında, "genel kredi sözleşmesi, hesap kat ihtarı" sebebine dayalı olarak 139.112,23 TL asıl alacağın, 33.689,76 TL işlemiş faizi ve 1.684,49 TL BSMV'siyle birlikte tahsili istemiyle 25/10/2024 tarihli takip talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, davalı takip borçlusunun itirazı üzerine takip durmuştur.Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.Davalı tarafça dava dışı kefilin maaşından yapılan kesintilerin düşülmediğini iddia etmiş ise de, davalının belirttiği tutarlar da kefilin net maaşı olup kesinti tutarı olmadığı ve davalının istinaf dilekçesinde bahsi geçen tutarlar icra dosyasında yapılan kapak hesabı da nazara alındığında dava tarihinden sonra yapılan ödemeler olduğundan icra dairesince infazda nazara alınacak tutarlardır. Bu nedenle davalı tarafın söz konusu itirazı yerinde görülmemiştir. Temerrüt faizi bakımından ise bilirkişi tarafından davacının TCMB'na bildirdiği faiz oranına göre %82,50 temerrüt faizi oranı, dava konusu kredilere uygulanan akdi faiz nazara alındığında ise %79,56 temerrüt faizi oranı tespit edilmiştir. Bilirkişi raporunda %79,56 temerrüt faizi oranı esas alınmış ve mahkemece de alacağa takip tarihinden itibaren %79,56 temerrüt faizi oranı uygulanmasına karar verilmiştir. Buna göre, davalının temerrüt faizine ilişkin itirazları da yerinde değildir. Bu nedenle ilk derece mahkemesince davanın hükümde yazılı olduğu gibi kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.

KARAR:Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;

1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

2-Davalı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,

3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

4-Karardan sonra davacı yan gider avansından karşılanan 300,00 TL posta masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 26/03/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2026/416, K. 2026/543, T. 26.03.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-416-e-2026-543-k-ae899b0b3930