Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1608 E. 2026/60 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1608
- Karar No
- 2026/60
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 42. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/1608 - 2026/60 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 42. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2026/1608 KARAR NO : 2026/60
TÜR K MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 23/01/2026 ESAS-KARAR NUMARASI : 2024/450 E., 2026/54 K. DAVACI : VEKİLLERİ : Av. DAVALI : ... VEKİLLERİ : Av. ... DAVA : Sigorta (Mal Sigortası Kaynaklı) KARAR TARİHİ : 24/09/2026 YAZIM TARİHİ : 24/09/2026
Yukarıdaki karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352 madde uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili özetle: Davalı sigorta şirketi ile dava dışı ... arasında 07/03/2017 tarihinde yapılan poliçe kapsamında güvence altına alınan, taşkırma makinesinin 07/09/2018 tarihinde ve kullanıldığı yerde zarar gördüğünü, bu zararın karşılanması için ...Şirketine yapılan başvuru üzerine davalı sigorta şirketince hasar dosyasının açıldığını, yapılan inceleme sonucu taleplerinin reddedildiğini belirterek şimdilik 1.000,00 TL zararın temerrüt tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, talebini 73.394,27 TL'na yükselterek ıslah harcını tamamlamıştır. Davalı vekili özetle: Davayı kiracının açamayacağını, aktif husumet ehliyeti yönünden davanın reddine karar verilmesini, Ankara Mahkemelerinin yetkili olmadığını, arabuluculuk görüşmelerine sözleşmenin tarafı olan Finansal kiralama şirketi katılmadığını, dava zamanaşımı ve hak düşürücü süreler geçerek açıldığını, prim alacağının olduğunu ve takas mahsup defilerinin olduğunu, hırsızlık olayına ilişkin başlatılan soruşturma sonucunun beklenmesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk derece mahkemesince ".... davacı tarafça, davalı ile dava dışı ...A.Ş. arasındaki sigorta poliçesi kapsamında, sigortalı taş kırma makinesinin hırsızlık olayı nedeniyle zarar gördüğü tazminat istemi ile işbu davanın açıldığı, konusunda uzman bilirkişilerden alınan rapor usul ve yasaya uygun bulunmakla hükme esas alınmış olup düzenlenen raporda 2017 model taş kırma makinesinin olay yeri inşaat alanına 07/09/2018 günü sevk edildiği, 01/10/2018 günü hasarın fark edildiği, panoyu besleyen kabloların kesilmek suretiyle eksiltildiği, makine üzerindeki 5 adet dinamo motorunun sökülerek eksiltildiğinin tespit edildiği, makinenin olay yerine bırakılmasından 3 hafta sonra tespit yapıldığının anlaşıldığı, makinenin bulunduğu yerde çit, bekçi, aydınlatma, kamera sisteminin olmadığı, yani hırsızlığa karşı koruma olmadığı, hırsızlık olayının net tarihinin bilinmediği, hırsızlığın kırılmak suretiyle değil cıvatalar sökülmek suretiyle olduğunun düşünüldüğünü, poliçenin umbrella sözleşmesi kapsamında düzenlendiği ve söz konusu sözleşmenin 5.14 maddesi uyarınca "Hırsızlık Hasarları Hırsızlık Genel Şartları" kapsamında değerlendirilmesinin uygun olacağının tespit edildiği, bu kapsamda aşırma, unutma, kaybetme, nedeni belli olmayan ortadan yok olma durumlarının teminata dahil olamayacağının değerlendirildiği, eksper raporunda da makine etrafında çit olmadığı, bekçisi, aydınlatması, kamera sistemi olmadığı, hırsızlığa karşı hiçbir korumasının bulunmadığı, iddia edilen hırsızlık hasarının ne zaman ya da kaç defada meydana geldiğinin bilinmediği, motorun kırılmak suretiyle değil bir anahtar vasıtasıyla sökülerek alınmış olduğunun ve hadisenin oluş şekline göre hasarın teminat dışı olarak değerlendirildiği, bilirkişi heyetince yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde de makinanın kırma, delme, zorlamaya tabi tutulmadığı, bedeni çeviklik sayesinde aşırma suretiyle hırsızlığın yapıldığı, olay yerinde anahtarla, gizlice veya başka aletlerle kilit açma ve zorlama suretiyle girilmediği, gizlice girilip saklanarak veya kapanarak hırsızlık planı yapmaya gerek duyulacak bir güvenlik önlemi olmadığı için hasarın teminat dışında değerlendirilmesi gerektiğinin belirtildiği, buna göre eylemin Hırsızlık Sigortası Genel Şartları A.1. Maddesinde belirtilen riziko gruplarına dahil olmadığı gibi B.2. Maddesinde de sigortalı veya sigorta ettirenin sigorta poliçesi ile temin olunan rizikoların gerçekleşmesinde zararı önlemeye, azaltmaya ve hafifletmeye yarayacak önlemleri almakla yükümlü olduğu, dosyamızdaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde açıktan hırsızlık şeklinde gerçekleşen olaya göre davacının bu yönde önlem aldığını ispatlayamadığı sonucuna varılmış, ayrıca taraflar arasındaki Modüler Kurumsal Sigorta poliçesinin umbrella klozu hükümlerine tabi olduğu ve buna göre sözleşmenin istisnaları başlıklı 5. Maddesinin 14. Bendinde hırsızlık hasarlarının Hırsızlık Genel Şartları kapsamında değerlendirileceği ve aşırma, unutma, kaybetme ve nedeni belli olmayan ortadan yok olma durumlarının teminata dahil olmadığının düzenlendiği anlaşılmakla tüm dosya kapsamı dikkate alınmakla davacının talebinin teminat dışı olduğu kanaatine varılarak davanın reddine..." karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Hırsızlık olayının poliçe kapsamında kaldığı, bilirkişi raporlarının çelişkili olup hükme esas alınamayacağı, poliçenin hareketli makinalar için geniş kasko hükümlerince düzenlendiği, hırsızlık olayında müvekkilinin kusurunun bulunmadığı, rizikonun teminat kapsamı içinde kaldığını ispat yükü davacıda olup ispatlandığı, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği nedenleriyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Dava, hırsızlık olayı nedeniyle sigorta poliçesi kapsamında tazminat taleplidir. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden HMK 353/1.b.1 madde gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-)Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 madde gereğince esastan reddine, 2-)Harçlar Yasası gereğince alınması gereken 732 TL istinaf harcı peşin yatırıldığından harç alınmasına yer olmadığına, z 3-)Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine, 4-) HMK 359/4 madde gereğince kararın taraflara resen tebliğine; tebliğ, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK 361 madde gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi.24/09/2026
Başkan
Üye
Üye
Katip