Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1438 E. 2026/1857 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1438
- Karar No
- 2026/1857
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
37. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2026/1438
KARAR NO : 2026/1857
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 10/04/2026
NUMARASI : 2026/1407 D.İş 2026/1414
DAVANIN KONUSU: Reddi Hakim/Hakimin Çekinmesi İncelemesi
Taraflar arasında görülen dava sırasında davacı vekili tarafından reddi hâkim yoluna başvurulmuştur.
Ret talebini inceleyen merci tarafından verilen kararın Bölge Adliye Mahkemesince incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmiş olmakla, süresi içerisinde verilen istinaf dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Taraflar arasında görülen dava sırasında davacı vekili tarafından sunulan ret dilekçesinde özetle; davanın teknik bir işlem olduğunu, bu nedenle bilirkişi incelemesinin zorunlu olduğunu, ancak dosyada teknik tespit ve raporların değerlendirilmediğini, bilirkişi incelemesine başvurulmadığını, taraflarınca sunulan teknik çalışmaların kararlarda karşılanmadığını, gerekçede aynı hususların geçersiz olarak tekrarlandığını, mahkeme hakimi tarafından dosyada teknik incelemenin sistematik olarak kaçınıldığını, hakimin tarafsızlığından şüpheye düştüklerini, mahkemece bu hususlara dikkat edilmeden ret kararı verildiğini, bu nedenlerle kararın kaldırılarak taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Hakimin reddi HMK'nın 36. ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup, HMK 36.maddesi hakimin tarafsızlığından şüpheyi gerektiren önemli bir sebebin bulunması halinde taraflardan birinin hakimi reddedebileceğini, hakimin de bizzat çekilebileceğini hükme bağlamıştır.
Yine aynı maddede, davada iki taraftan birine öğüt vermiş ya da yol göstermiş olması, davada iki taraftan birine veya üçüncü kişiye kanunen gerekmediği helde görüşünü açıklamış olması, davada tanık veya bilirkişi olarak dinlenmiş veya hakim ya da hakem sıfatıyla hareket etmiş olması davanın dördüncü derece de dahil yan soy hısımlarına ait olması, dava esnasında iki taraftan birisi ile davası veya aralarında bir düşmanlık bulunması hallerinde hakimin reddi sebebinin varlığının kabul edileceği düzenlenmiştir.
Yukarıda belirtilen red sebepleri sınırlı olmayıp, HMK 36.maddesinde belirtilmeyen ancak hakimin tarafsızlığından şüpheyi gerektiren başka sebeplerin de hakimin reddini gerektireceği açıktır.
Dosya kapsamına göre, somut olayda HMK'nın 36. Maddesinde öngörülen hakimin reddi ve çekilmesini gerektirecek sebeplerinin bulunmadığı, reddeden davacı tarafından mahkemece kendilerince sunulan teknik ve hukuki nitelikteki esaslı iddiaların değerlendirilmediği, alınan bekletici mesele yönündeki ara kararın hukuka aykırı olduğu, dosyalar arası bağlantı bulunmadığı, kendilerince sunulan ve ileri sürülen iddiaların hiçbir tanesinin değerlendirilmediği, taleplerinin reddedildiği, etkin bir yargılamanın yapılmadığı, teknik hususta bilirkişi incelemesinin yapılması gerektiği ancak bu yönde bir ara karar kurulmadığı, hakimin tarafsız davranmadığı ve diğer red sebebi olarak ileri sürülen hususların bir kısmının işin esası yönünden isitinaf ve temyiz sebebi olup hakimin tarafsızlığından şüphe edilmesini gerektiren neden olarak değerlendirilemeyeceği, ara karar almak, delil toplamak ve bilirkişi incelemesi yapmak bakımından tahkikatın gerektirdiği durumlarda hakime tanınmış yasal taktir hakkının bulunduğu yönündeki merci değerlendirmesi yerindedir.Bu itibarla ilk derece mahkemesinin reddi hakim talebinin reddine ilişkin kararı hukuka uygundur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince, İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 2026/1407 D.İş Esas 2026/1414 D.İş Karar sayılı kararına karşı istinaf başvuru talebinin REDDİNE,
2-Kararın yerel mahkemece taraflara tebliğine,
3-İstinaf giderlerinin istinaf eden taraf üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 13/07/2026 tarihinde oy birliği ile kesin olarak karar verildi.
KANUN YOLU: Kesin olmak üzere