Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/131 E. 2026/396 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/131
- Karar No
- 2026/396
- Karar Tarihi
T.C GAZİANTEP BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO :.. KARAR NO : ..
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN :.. ÜYE : .. ÜYE : .. KATİP :..
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : GAZİANTEP 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ : .. NUMARASI :.. DAVACI : .. VEKİLİ : AV... DAVALI : HASIMSIZ FERİ MÜDAHİLLER :... VEKİLİ :... . DAVA : KONKORDATO İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : .. YAZIM TARİHİ : ..
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi, gereği düşünüldü; DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili şirketin dış giyim eşyalarının toptan ticareti (iş giysileri ile triko olanlar dahil, kürk ve deriden olanlar hariç) alanında faaliyet gösterdiğini, ticari faaliyetlerine sorunsuz şekilde devam ederken ülkede yaşanan enflasyon ve bankaların kredi vermeyi durdurması ve yüksek faiz oranları nedenleriyle ödeme dengesinin bozulduğunu, yüksek faiz, enflasyon, maliyet artışları, işçilik ücret artışları, nakit ihtiyacı, günlük yaşanan fiyat artışlarının karlılığı azaltıcı sonuçlar doğurduğunu, konkordato taleplerinin kabulü halinde tasdik kararını takip eden ayın son gününden başlamak üzere .. eşit taksitler halinde ilave faiz ödemesi de yapılmak suretiyle borçların.. oranında ödenmesi teklifinde bulunduklarını ileri sürerek İİK’nın 287. maddesi uyarınca 3 aylık geçici mühlet kararı verilmesini, İİK’nın 294. maddesi uyarınca ihtiyati tedbir kararı verilmesini, devamında kesin mühlet kararı verilmesini, konkordato tekliflerinin kabulüne, konkordatonun tasdik ve ilanına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Müdahale talebinde bulunanlar özetle, konkordato şartlarının mevcut olmadığını, konkordato talebinin reddine ve tedbirlerin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmişlerdir. KARAR: Mahkemece.. tarihinden başlamak üzere.. ay süre ile geçici mühlet kararı verildiği, geçici konkordato komiserlerinin .. havale tarihli raporunda mahkemeye sunulan ön projede belirtilen konkordato kaynakları, faaliyetin devamı ile öngörülen proforma gelir tablosunda son yılın kârlarının, gerek .. Artılar ( Sipariş Avansı) ile ilgili, gerekse sermaye taahhüdü olarak nakit belirtilen .. TL sermayenin nasıl ödeneceği ile ilgili açıklama hususunda revize gerektiğinin davacı firmaya bildirildiği, bildirim sonrası ön projenin revizesi ile ilgili herhangi bir bilgi ve belge sunulmadığı, verilen sipariş avanslarında fiktif işlemlerin olduğu, mühlet sonrası döneme ait sgk, vergi, kira, elektrik borçlarının olduğu, .. tarihinde tutulan tutanaktaki konular göz önüne alındığında davacının sunmuş olduğu konkordato projesinin uygulanabilir olmadığının tespit edildiği, .. kararlarına göre mühlet verilen döneme ait vergi borcu ve faturaların ödenmemesinin başlı başına konkordatonun tasdik talebinin reddi sebebi olduğundan davacının kesin mühlete geçilmeye yönelik talebinin yerinde görülmediği, gerek hedeflenen ciro ve karlılığın gerçekleşmemesi karşısında projenin başarıya ulaşmayacağının anlaşılması gerekse fiktif işlemlerin alacaklıların zarara uğratılması kastıyla yapıldığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine, davacının konkordato talebinin reddine, geçici mühletin kaldırılmasına, verilen tedbirlerin hüküm tarihi itibariyle kaldırılmasına, kararın ilgili yerlere bildirilmesine, komiser heyetinin görevinin hüküm tarihi itibarıyla sonlandırılmasına ve bunun .. . Kuruluna bildirilmesine, davacı... tarih saat:14:19 itibarıyla iflasına, iflas kararının . . . bildirilmesine, bildirim ve ilanların . . yapılmasına, iflas kararının re'sen tebliğe çıkarılmasına karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davacı vekili istinaf isteminde bulunmuştur. Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle, komiser raporunda belirtilen sgk, vergi ve cari borçların şirketin faaliyetini sürdürdüğünü ve üretimin devam ettiğini gösterdiğini, bu durumun konkordatonun amacına aykırı biçimde yorumlandığını, sipariş avanslarına ilişkin fiktif işlem iddiası soyut olup, bu hususta ceza soruşturması dahi bulunmadığını, savunma hakkı tanınmadan kötüniyet sonucuna varılmasının HMK'nın 27. maddesine aykırı olduğunu, iflas kararının sonuçlarının çok ağır olduğunu, kararın ölçülülük ilkesine aykırı biçimde ve son çare olması gereken konkordato kurumunun ruhuna ters şekilde verildiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması talebiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. İNCELEME VE GEREKÇE: İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca, istinafa gelen tarafın sıfatı ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmış, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı resen gözetilmiş, ayrıca HMK'nın 357. maddesindeki "İlk Derece Mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz." kuralı nazara alınmıştır. Dava, İİK'nın 285 ve devamı maddelerinde düzenlenen vade talebi içeren adi konkordato talebine ilişkindir. .. Asliye Ticaret Mahkemesinin...Karar sayılı ilamıyla, davacının konkordato talebinin reddine, geçici mühletin kaldırılmasına, verilen tedbirlerin hüküm tarihi itibariyle kaldırılmasına, kararın ilgili yerlere bildirilmesine, komiser heyetinin görevinin hüküm tarihi itibarıyla sonlandırılmasına ve bunun . . . . bildirilmesine, davacı.. tarih saat:14:19 itibarıyla iflasına, iflas kararının .. İflas Müdürlüğüne bildirilmesine, bildirim ve ilanların iflas müdürlüğünce yapılmasına, iflas kararının re'sen tebliğe çıkarılmasına karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili istinaf kanun yolu başvurusunda bulunmuştur. Her ne kadar davacı vekili iflas öncesi savunma hakkı tanınmadığını ileri sürmüşse de, usulüne uygun davetiye çıkartılmasına rağmen şirket yetkilisi duruşmaya iştirak etmediğinden bu yöndeki istinaf itirazı yersizdir. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklara ve gerekçe içeriğine özellikle .. tarihli konkordato komiser heyeti raporunda ön projenin revizesi ile ilgili herhangi bir bilgi ve belge sunulmadığı, verilen sipariş avanslarında fiktif işlemlerin olduğu, mühlet sonrası döneme ait .., vergi, kira, elektrik borçlarının olduğu, .... tarihinde tutulan tutanaktaki konular göz önüne alındığında davacının sunmuş olduğu konkordato projesinin uygulanabilir olmadığının tespit edilmiş olmasına göre davacının konkordato talebinin reddi ile iflasına karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı herhangi bir yön bulunmadığı, delillerin takdirinde ve yasa kurallarının olaya uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği, kararda kamu düzenine aykırı herhangi bir husus bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle, 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-HMK'nın 333. maddesi uyarınca artan gider avansının ilgili tarafa geri verilmesine, 5-HMK'nın 359/4. maddesi uyarınca kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dair, İİK'nın 293/son maddesi yollamasıyla İİK'nın 164/2. maddesi uyarınca, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde kararı veren Bölge Adliye Mahkemesi ya da buraya gönderilmek üzere temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi veya İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verilmiştir. 05/03/2026
Başkan . ¸e-imzalıdır .. Üye.. ¸e-imzalıdır .. Üye . ¸e-imzalıdır .. Katip. ¸e-imzalıdır
NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP AYRICA ISLAK İMZA UYGULANMAYACAKTIR. "5070 Sayılı Yasanın 5. ve 22. maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur."