Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1149 E. 2026/1111 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1149
- Karar No
- 2026/1111
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
37. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2026/1149
KARAR NO: 2026/1111
KARAR TARİHİ: 14/05/2026
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ: 11/03/2026
NUMARASI: 2026/21 2026/54
DAVANIN KONUSU: Reddi Hakim/Hakimin Çekinmesi İncelemesi
Taraflar arasında görülen dava sırasında davacılar vekili tarafından reddi hâkim yoluna başvurulmuştur.
Ret talebini inceleyen merci tarafından verilen kararın Bölge Adliye Mahkemesince incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmiş olmakla, süresi içerisinde verilen istinaf dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Taraflar arasında görülen dava sırasında davacılar vekili tarafından sunulan ret dilekçesinde özetle;mahkemece alınan kök ve ek bilirkişi raporuna ağır usul ve esas hataları bulunduğu gerekçesiyle itiraz edildiği, bu kapsamda yeni heyetten rapor alınması yönüyle ara karar kurulmasına rağmen itiraz gerekçeleri ve bilirkişi heyetinin sahtecilik suçu işlediğine yönelik iddialar araştırılmadan ve itiraz gerekçeleri giderilmeden yeni bilirkişi raporu alınmasına yönelik ara karardan rücu edildiği, sözlü yargılama için eksiklikler giderilmeden duruşma günü belirlendiği, alınan ara kararın yerine getirilmediği buna dair yeterli gerekçe de gösterilmediği, hukuki dinlenilme hakkının engellendiği, mahkemece keyfi davranıldığını belirterek reddi hakim talebinde bulunmuştur.
Hakimin reddi HMK'nın 36. ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup, HMK 36.maddesi hakimin tarafsızlığından şüpheyi gerektiren önemli bir sebebin bulunması halinde taraflardan birinin hakimi reddedebileceğini, hakimin de bizzat çekilebileceğini hükme bağlamıştır. Yine aynı maddede, davada iki taraftan birine öğüt vermiş ya da yol göstermiş olması, davada iki taraftan birine veya üçüncü kişiye kanunen gerekmediği helde görüşünü açıklamış olması, davada tanık veya bilirkişi olarak dinlenmiş veya hakim ya da hakem sıfatıyla hareket etmiş olması davanın dördüncü derece de dahil yan soy hısımlarına ait olması, dava esnasında iki taraftan birisi ile davası veya aralarında bir düşmanlık bulunması hallerinde hakimin reddi sebebinin varlığının kabul edileceği düzenlenmiştir.Yukarıda belirtilen red sebepleri sınırlı olmayıp, HMK 36.maddesinde belirtilmeyen ancak hakimin tarafsızlığından şüpheyi gerektiren başka sebeplerin de hakimin reddini gerektireceği açıktır.Dosya kapsamına göre, somut olayda HMK'nın 36. Maddesinde öngörülen hakimin reddi ve çekilmesini gerektirecek sebeplerinin bulunmadığı, reddeden davacılar vekili, mahkemece alınan kök ve ek bilirkişi raporuna ağır usul ve esas hataları bulunduğu gerekçesiyle itiraz edildiği, bu kapsamda yeni heyetten rapor alınması yönüyle ara karar kurulmasına rağmen itiraz gerekçeleri ve bilirkişi heyetinin sahtecilik suçu işlediğine yönelik iddialar araştırılmadan ve itiraz gerekçeleri giderilmeden yeni bilirkişi raporu alınmasına yönelik ara karardan rücu edildiği, sözlü yargılama için eksiklikler giderilmeden duruşma günü belirlendiği, alınan ara kararın yerine getirilmediği buna dair yeterli gerekçe de gösterilmediği, hukuki dinlenilme hakkının engellendiği, mahkemece keyfi davranıldığı ve diğer red sebebi olarak ileri sürülen hususların bir kısmının işin esası yönünden isitinaf ve temyiz sebebi olup hakimin tarafsızlığından şüphe edilmesini gerektiren neden olarak değerlendirilemeyeceği, bir kısım iddiaların soyut nitelikte olduğu yönündeki merci değerlendirmesi yerindedir.Bu itibarla ilk derece mahkemesinin reddi hakim talebinin reddine ilişkin kararı hukuka uygundur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince, İSTANBUL ... FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ'nin 2026/... D.İş, 2026/... karar sayılı kararına karşı istinaf başvuru talebinin REDDİNE,
Kararın yerel mahkemece taraflara tebliğine,
İstinaf giderlerinin davacılar üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 14/05/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
KANUN YOLU: Kesin olmak üzere
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 14/05/2026