Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/4 E. 2025/128 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/4
Karar No
2025/128
Karar Tarihi

T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2025/4 KARAR NO : 2025/128

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...)

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 07/10/2024 NUMARASI : 2024/481 Esas - 2024/511 Karar

DAVACI :...... VEKİLİ :...... DAVALILAR :...... VEKİLİ :......

DAVA TÜRÜ : Ticari Şirket (Fesih İstemli) DAVA TARİHİ : 19/12/2023 KARAR TARİHİ : 20/01/2025 KR. YAZIM TARİHİ : 07/02/2025

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalılardan olan Ulusal Takograf Dağıtım Pazarlama ve Ticaret Anonim Şirketi ortağı olduğunu, davacının Kocaeli 6 Noterliği 06/10/2023 tarihinde ... ve ... yevmiye no ile davalı şirketin %40 hissesini aldığını, şirket devirlerinde pay devri noterlikçe yapılacağı, diğer usullerin fer'i olduğun, haklı sebeplerle fesih davası açmak ortaklıklardaki azınlık pay sahiplerine tanınmış haklardan olduğunu, kanun koyucu mahkemesinden şirketin feshine karar verilmesini isteyebileceği, mahkeme fesih yerine, davacı pay sahiplerine, paylarının karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değerinin ödenip davacı pay sahiplerinin şirketten çıkarılmalarına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme karar verebileceği hükmünü yer aldığını, feshin haklı sebepleri olarak, ortaklığın ihtiyacı olmamasına rağmen, sermaye artırım kararı alarak, azınlık pay sahiplerinin ortaklıktaki oranın düşürülmesi, Genel kurulun uzun süre toplantıya davet edilmemiş olması, Çoğunluk pay sahiplerinin, çoğunluk hakkını kötüye kullanarak, kendilerine veya yakınlarına menfaat sağlamasını gösterebileceği, ortakların bilgi alma ve inceleme haklarının engellenmesi Şirketin sürekli zarar etmesi, ortaklığın uzun süre kar dağıtmaması, öğretide kabul edilmiş haklı sebepler olarak kabul edildiğini, davalıların kötü niyetli olduğunu, şirketin genel idaresi ve kontrolü davacı ...'te olduğunu, kendisi aynı zamanda devlet memuru olduğu için şirketin yönetiminde bulunamadığını, bu nedenle şirketin temsil ve yönetimi güvenilir bir kişi olan ...'ya verildiğini, ancak ... kendisine baskı ile imzalatılmak istenilen belgelerin imzasından imtina ettiği için üzerindeki baskı arttırılmış ve imzalaması istenilen belgeleri imzalaması halinde de şirketin %40 ortağı olarak açacakları hukuki davalardan ve ceza davalarından çekindiği için de istifa ettiğini, Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/512 esas dava dilekçesinden de görüleceği üzere, ...'nun istifa ettiği söylenmekte ve iş aktinden kaynaklı alacaklarını talep ettiğini, adı geçen şahıs kötü niyetli olsa, tek imzaya yetkili olduğu şirkette kendisine menfaat sağlaması gereklidir olduğunu, böyle bir iddia dahi olmadığını, davacılardan ..., hali hazırda davalı olarak gösterilen şirketin içini boşaltıldığını, ...'dan önce şirkette imzaya yetkili ... adına 215.000,00 TL tutarındaki bir sahte banka talimatını hazırlayarak ING Bankasına gönderdiğini, bahsi geçen sahtecilik eylemi ve bu yolla sağlanan menfaat nedeni ile Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığı'na şikayet yapılacağını, Şirketin 2022 yılı Kurumlar Vergisi Beyannamesi ve ekinde bilançosu bağlı olduğu Alemdar Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden alınırsa, davalı şirketin borca batık olmadığı ve borçlarını ödeyemeyecek halde olmadığı görüleceğini, davacılar, şirket üzerine kayıtlı araçları ve maddi değeri olan demirbaşları satacak, şirketin içini boşaltacak ve şirketi boş bir hale getireceklerini, bu nedenlerle davalı şirkete bağımsız bir kayyum veya kayyum heyeti atanması ve şirketin maddi yönden genel durumunun saptanması gerektiğini, tüm bu nedenlerle kötü niyetli devre ve diğer işlemeler karşı, tedbir kararı verilmesi ve şirketin menfaatleri gereği kayyum atanmasını, şirket ortaklarının bir birlerine karşı güvenleri kalmadığından ve kanunda belirilen fesih şartları yerine gelmesinden dolayı bu şartlar altında şirketin devamının mümkün olmadığından haklı nedenlerin varlığından dolayı Ulusal Takograf Dağıtım Pazarlama ve Ticaret Anonim Şirketi'nin fesihine, mahkemece davacı pay sahiplerine, paylarının karar verilmesi tarihine en yakın tarihteki gerçek değerlerinin ödenip davacı pay sahiplerinin şirketten çıkarılmalarına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme karar verilmesini, aksi halde sadece davacının şirket aktif alacakları ile hesap edilerek ayrılarak satılmasına, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davanın TTK 531 madde hükmü uyarınca anonim şirketin feshi davası olduğunu, TTK 531 maddeye göre açılacak dava ancak ve ancak şirket tüzel kişiliğine yöneltilebileceğini, şirket ortaklarına karşı bu davanın açılması mümkün olmadığını, davacı, davasını tüzel kişiliğin yanı sıra şirket ortağı gerçek kişilere de yönelttiğini, şirket ortağı gerçek kişilere husumet yöneltilemeyeceği gerçeğinden hareketle şirket ortağı gerçek kişi müvekkilleri açısından husumet nedeniyle esasa girilmeksizin davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davalılar arasında mecburi dava arkadaşlığı olmadığını, davacı dilekçesinde müvekkillerden ...'ün; ABD'de eğitim gören çocuğu için şirket kredi kartından her ay 10.000 USD civarında ödeme yaptığını, şirketten kendi hesabına 2.000.000TL ödeme yapılmasını sağlayarak haksız menfaat temin ettiğini, şirketin makine ve ekipmanlarını karısının üzerine kurulan şirkete geçirmeye çalıştığını, şirkette yetkili olan ... adına 215.000TL tutarında bir ödeme için sahte talimat hazırlayıp İNG Bankasına gönderdiğini gerçeğe aykırı olarak ifade ettiğini, davalı şirket defter ve banka hesapları üzerinde yapılacak inceleme sonunda açıkça görüleceği üzere böyle bir durum olmadığını, davacı tarafın iftira attığını, davalı şirketin kullandığı KOSGEB kredisi için T.İşbankası ve Garanti Bankası A.Ş. Tarafından KOSGEB'e hitaben düzenlenen banka teminat mektuplarına müvekkil ... şahsen ve Teknokent Yasası uyarınca kurulan ve ...'ün tek ortağı olduğu Pars Ar-Ge Ltd. Şti. müşterek ve müteselsil kefil olduklarını, davalı şirketin Akbank A.Ş.'den kullandığı nakdi ve gayri nakdi ticari krediler içinde keza müvekkil ... şahsen ve Teknokent Yasası uyarınca kurulan ve ...'ün tek ortağı olduğu Pars Ar-Ge Ltd. Şti. müşterek ve müteselsil kefil olduklarını, davalı şirketin ödemesi gereken KOSGEB kredi taksitleri ve cari giderlerin yapılmasında yaşadığı zorluklar karşısında yasal takibe düşme durumunda takibin müşterek ve müteselsil kefil sıfatıyla kendisi aleyhine de yürütüleceği tehdidi karşısında müvekkili ..., hem ticari hem de üniversitede hoca olması nedeniyle itibar kaybına uğrayacağı için şirketin ödemelerini yapması için uzun zamandır davalı şirkete şahsı ve tek ortağı olduğu Pars Ar-Ge Ltd.Şti adına ödemeler yapmakta olup kabaca güncel olarak bu nedenle şirketten 4 milyon TL civarında alacaklı durumda olduğunu, yapılan açıklamalarda görüldüğü üzere davacının ileri sürdüğü TTK 531 maddede ifadesini bulan "Haklı sebep" eldeki olayda mevcut olmadığını, Bu husus şirket defter ve belgeleri üzerinde yapılacak inceleme ile ayrıca sabit olacağını, bu nedenlerle dava TTK 531 madde hükmü uyarınca açılmış bir dava olup husumet sadece tüzel kişiliğe karşı yöneltilebileceği, gerçek kişi müvekkilleri açısından esasa girilmeksizin davanın husumet nedeniyle reddine,, karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; " ... 1-Davanın pasif husumet dava şartı yokluğundan HMK'nın 114/1-d ve 115. maddesi uyarınca usulden REDDİNE... " karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; anonim şirketlerde, yalnızca şirket tüzel kişileri değil, aynı zamanda şirkete zarar veren hisarlar ve yöneticiler de davalı sıfatıyla yargıçları dahilinde tutulabileceğini, fesih durumu, doğru ve haklı sebeplerin kaynağına göre hem sağlıklı hem de bu sebepleri oluşturan gerçek kişileri hedef alabileceğini, bu sözleşmenin, mahkemenin pasif husumet yokluğu verdiği sürenin geri kararı, hukuka ve içtihatlara aykırı olduğunu, mahkeme, davacının sunduğu delilleri ve iddiaları değerlendirmemiş, esasa ilişkin hiçbir inceleme yapmadığını, bu durum, yargılamanın amacına ve adaletin tecellisine aykırı olduğunu, davalı gerçek kişilerin taraf ehliyetinin mevcut olduğu taraftaki değerlendirme, hukuka ve mümkün olan içtihatlara aykırı olduğunu beyan ile; yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, karar verilmesini talep ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalılar vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın yapılan hukuki niteleme ve dayanılan yasa maddeleri eldeki dava ile herhangi bir şekilde ilgisi olmadığını, şirkette sadece kurucu ortak olarak yer alan davalılara müracaat ancak ve ancak ana sözleşmede yer alan kuruluş işlemlerine (Sermaye taahhüdü) yönelik olabilir. Ne dava dilekçesinde ne de yargılama sürecinde davacının bu yönde herhangi bir iddiası olmamıştır. Bu nedenle TTK'nın 531. maddeye göre açılan eldeki davada davalılara TTK'nın 553. maddesinden hareketle husumet yöneltilmesi mümkün olmadığını beyan ile; davacı tarafın istinaf istemlerinin reddine, karar verilmesini, talep ederiz. DELİLLER: Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/10/2024 Tarih - 2024/481 Esas - 2024/511 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: DAVA; şirketin feshi ve ortaklıktan çıkma istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın pasif husumet dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiş karara karşı davacı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır. 1-Kamu düzeni yönünden yapılan incelemede; 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 27 ve devamı maddelerinde, dava açılırken ödenmesi gerekli olan harçlar ile eksik harç yatırılmış olması halinde yapılacak işlemler açıklanmıştır. Anılan yasanın 27. maddesinin son fıkrasında “Harç peşin veya süresinde ödenmemiş ise, müteakip muamelelere ancak harç ödendikten sonra devam olunur.” hükmü, 30. maddesinde de “Mahkeme sırasında tespit olunan değerin, dava dilekçesinde bildirilen değerden fazla olduğu anlaşılırsa, yalnız o celse için muhakemeye devam olunur, takip eden celseye kadar noksan değer üzerinden peşin karar ve ilam harcı tamamlanmadıkça davaya devam olunmaz. HUMK’nın 409. maddesinde (6100 sayılı HMK m. 150) gösterilen süre içinde dosyanın muameleye konulması noksan olan harcın ödenmesine bağlıdır.” hükmü bulunmakta olup söz konusu açık yasal düzenlemeler gereğince dava açılırken dava değerine göre peşin olarak yatırılması gereken 1/4 karar ve ilâm harcının eksik alındığının tespiti halinde bu hükümlere göre işlem yapılması zorunludur. Eldeki uyuşmazlıkta, davacı tarafından eldeki davanın davası ile birlikte davalılar ..., ..., ... ve Ulusal Takograf Dağıtım Pazarlama ve Ticaret Anonim Şirketi hakkında birlikte dava açılıp tek başvurma harcı ile maktu harç yatırıldığı, eldeki dava tefrik edildikten sonra bu davalılar yönünden harçlar tamamlatılmadan yargılamaya devam edildiği anlaşılmakla 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 30. ve 32. madde hükümleri uyarınca işlem yapılması için ilk derece mahkemesi kararının kamu düzeni gereğince kaldırılması gerekmiştir. 2-Kaldırma nedenine göre diğer istinaf istemleri incelenmemiştir. 3-Gerekçeli karar başlığında; taraf vekillerinin adreslerinin yazılmaması 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir.

Açıklanan nedenlerle; davacının İstinaf Başvurusunun bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, ilk derece mahkemesinin kararının HMK'nın 353-(1)-a)-4) maddesince kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, karar verilmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının istinaf başvurusunun bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 2-Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/10/2024 Tarih - 2024/481 Esas - 2024/511 Karar sayılı kararının 6100 sayılı HMK'nın 353-(1)-a)-4) ve 355. maddesi uyarınca kamu düzeni gereğince KALDIRILMASINA, a-Dosyanın açıklanan eksikliklerin giderilmesi için ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf Karar Harcının, talebi halinde ve ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine, 4-İstinaf eden tarafından yapılan İstinaf başvuru giderlerinin, esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesi tarafından değerlendirilmesine, 5-Kararın, 6100 sayılı HMK'nın 359-(4) maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine, 6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362-(1)-g) maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.20/01/2025

... Başkan ... ¸e-imzalıdır. ... Üye ... ¸e-imzalıdır. ... Üye ... ¸e-imzalıdır. ... Katip ... ¸e-imzalıdır.

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2025/4, K. 2025/128, T. 20.01.2025, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-4-e-2025-128-k-cb9ca7031cea