İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2021/462 E. 2025/79 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2021/462
- Karar No
- 2025/79
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/462 Esas KARAR NO : 2025/79
DAVA : Ticari Şirket (Fesih İstemli) DAVA TARİHİ : 01/07/2021 KARAR TARİHİ : 06/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Fesih İstemli)Ticari Şirket (Fesih İstemli)Ticari Şirket (Fesih İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ... (%25 pay sahipliği), Müvekkil'in kardeşi ... (%25 pay sahipliği) ve ... (%50 pay sahipliği) tarafından 50.000,00TL sermaye bedelle 13.6.2018 tarihinde kurulmuş olduğunu, yönetim kurulunun 3 yıl süreyle ortaklardan ...'ın yetkilisi ve tek ortağı olduğu ... Şirketi (...) olarak esas sözleşmeyle belirlenmiş olduğunu, 31.5.2018 tarihinde ..., ... ve Müvekkili ...'ın taraf olduğu bir adi ortaklık sözleşmesi (Sözleşme) akdetmiş olduğunu, müvekkil ile kardeşi ... Hanım tarafından ...'a 2.875.000,00TL tutarında hisse bedeli ödeneceği, Eylül 2018 tarihinden itibaren Müvekkil'e ve kardeşi ... Hanım'a aylık 10.000,00TL maaş ödeneceğini, her yıl sonu tüm ortaklara kar payı ödeneceğinin kararlaştırıldığını, ...Lisesi'nin ...'a devri 26.6.2018 tarihinde gerçekleştirilmiş olduğunu, taraflar arasında akdedilen Sözleşme'nin gereği olarak, Haziran 2018 tarihinde 750.000,00TL, Temmuz 2018 tarihinde 250.000,00TL, Ağustos 2018 tarihinde 300.000,00TL ve devamında da 260.000,00TL olmak üzere toplamda 1.560.000,00TL Müvekkili ve kardeşi ... Hanım tarafından ...'a ödenmiş olduğunu, ancak müvekkiline ve kardeşi ... Hanım'a sözleşmede kararlaştırıldığı şekilde hiç bir maaş ödenmediğini, şirketteki işlerin oturmadığını, evrak işlerinin sürdüğünü, ..'nin şirkete geçişine ilişkin muhasebesel işlemlerin tamamlanmadığını, henüz kar elde etmeye başlamadığı yönündeki gerekçelerle hiçbir kar payı da dağıtılmamış olduğunu, Şirket resmi olarak kurulup sözde hisse bedeli adı altında 1.300.000,00TL ödeme alındıktan sonra ...'ın telefonlarına ulaşılamamaya başlandığını, hem şirket yönetimi, hem okul idaresinde özellikle ... tarafından işlerden uzak tutulmuş olduklarını, ... esasen ve fiiliyatta ... ve ortağı ... tarafından idare edilmekteyse de, ...Tic. Ltd. Şti (...), ... üçgeninde, bu kişilerin şirketleri paravan olarak kullanma ve tüzel kişilik perdesinin arkasına saklanma iradeleri doğrultusunda haksız kazanç elde etmek üzere kullandıklarını, ...Lisesinin 27.6.2018 tarihinde ... tarafından ...'a devredilmiş olduğunu, ortaklık adi sözleşmesinde ... Lisesi'nin ... tarafından devredileceği belirtilmişse de, o tarihte Lisenin ... bünyesinde faaliyet göstermekte olduğunu, ...’nın bu sözleşmede taraf olarak yer almadığını, ...’ın okulu devreden ...'nın eski ortaklarından olduğunu, 11.9.2015 tarihinde bu şirketteki hisselerini ...'a devrederek şirket ortaklığından ayrılmış olduğunu, okulun noterde düzenlenen sözleşmeyle ...'a devredildiği tarihte, devreden ...'nın tek ortağının ....olduğunu, ...'ın %50 pay sahibi ortağının ... isimli şirket olduğunu, tek yönetim kurulu üyesinin de yine bu şirketi temsilen ... olduğunu, şirketin kurulduğu tarihte ...'in tek ortağının ... olduğunu, ...’ın tek ortağı olduğu ...'deki hisselerini 2020 yılında eşi ...'a devretmiş olduğunu, ... Meslek Lisesi binası için akdedilen kira sözleşmesinde kefil olarak ...'ın da imzası bulunduğunu, ...'ın yolsuz, hileli, şirketi ve pay sahiplerini zarara sokan kasıtlı iş ve işlemleri bulunduğunu, bunların; -Resmi olarak ... bünyesinde faaliyetlerine devam eden ... Lisesi'nde kayıtlı öğrencilerin öğrenim ücretlerinin, velileri tarafından ... adına düzenlenen senetler aracılığıyla yapılması, tahsil edilen ödemelerin ...hesaplarına aktarılması, -Okul binasına ait kira bedellerinin ödenmemesi, Müvekkili tarafından kendisine icra kanalıyla ödeme emri gönderilmesi sonucu bu durumun öğrenilmesi, Şirketin çok yüksek miktarda ödenmeyen vergi ve sigorta borcu bulunması, kuruluşundan bu yana hiçbir kamu borcunun ödenmemiş olması, Amaçları iş sahibi olmak ve gelir elde etmek olan Müvekkili ve kardeşi ... Hanımın, 1.300.000,00TL tutarında bir sermaye ortaya koymuş, ancak bugüne dek şirketin faaliyetlerinden tek bir kuruş gelir ya da herhangi bir ad altında kazanç elde edememiş olmakla birlikte, yüklü bir vergi borcu altında kaldıklarını, Ortaklığın ve pay sahiplerinin asıl amacının kar elde etmek olduğu göz önüne alındığında, Müvekkil'inin ...'daki pay sahipliğini sürdürmesinin mümkün olmadığını, şirketin haklı nedenle feshinin ya da Müvekkil'in pay sahipliğinin sona ermesinin gerektiğini belirterek, TTK 531 uyarınca ... Şirketi'nin haklı sebeple feshine, bu mümkün olmazsa fesih yerine müvekkilinin paylarının karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değerinin ödenerek müvekkilinin şirketten çıkarılmasına ya da duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davlıya usulüne uygun dava dilekçesi tebliğ edilmiş, davaya cevap vermediği, dolayısıyla davayı inkar konumunda olduğu anlaşılmıştır. DELLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, ... Ticaret Memurluğunun ...sicil numarası ile kayıtlı olan ... Şirketi'nin TTK'nın 636/2 ve 3 maddeleri gereğince fesih ve tasfiyesi istemine ilişkindir. Dava dilekçesi usulüne uygun olarak davalıya tebliğ edilmiş ve davaya cevap vermediğinden davacının bildirdiği deliller celp edilmiş ve dava dosya mübrez delillerle sonuca varılmıştır. Davalı şirketin sicil kaydı celp edilmiş, tetkikinden davalı şirketin yetkilisinin ...Şti olduğu, anılan şirketin de yetkilinin dava dışı ...olduğu anlaşılmıştır. Dosyada mübrez delillerden ... İlçe ...Müdürlüğü'nden davalı şirketin uhdesinde bulunan ... Lisesi, ... Lisesi ve ... Lisesinin devrine ilişkin evraklar, davalı şirketin ... Bankası A.Ş.'den celp edilen hesap ekstresi, ... SGK merkezinden davalı şirketin tescil bilgileri ile borç döküm listesi, ...Vergi Dairesi Müdürlüğünden davalı şirketin mükellef kaydı, borç tahakkuku, BA BS formları celp edilerek incelenmiştir. Davacı tanıkları dinlenmiş, tanıklardan ... beyanında; "Ben davacının kardeşiyim. Birlikte bir iş kurmak istedik. Babam üye olduğu dernekte bu hususu dile getirip arazi aradığını söylemiş. Okul yapmak için bir arazi aradık. O sırada ... beyle tanışmış, ... bey de kendisine şirketin diğer ortağı olan ... beyle tanıştırmış. ... bey 1 ay sonra babamı arayarak benim okulum var bu okulla ilgili kazancım şu kadar gibi şeyler söyleyerek birlikte iş yapmayı teklif etti, biz de makul gördüğümüz için kabul ettik. 3 ortaklı olarak şirket kuruldu. Şirketin amacı tamamen ... beyin kendi şirketi bünyesinde olan ... Meslik Lisesini işleterek gelir elde etmekti. Ablam ve bana aylık 10 bin TL ödeme yapılacak, yıl sonunda kardan düşülecekti. ... bey bize lisenin yönetiminden tamamen çekileceğini bizim yöneteceğimizi söylemişti. Biz yaz dönemi okula gittiğimizde tamamen tersi bir durumla karşılaştık. Suyun markasının değiştirilmesi bile bize sorulmuyordu. Biz öğrencilerin ne kadara kayıt edildiğini vs.öğrenmek istedik bize bilgi verilmedi..... beyi aradığımızda ulaşamadık, okul müdürü aradığında ulaşabiliyordu. Bir noktada artık okula gelmememiz istendi. Bize hiçbir şekilde hesaplar gösterilmedi, para ödenmedi. Daha sonra okul binasının sahibi kiranın ödenmediğini söyleyerek babamı aradı ve benim evime haciz geldi. Bundan önce ben okulun muhasebecisi ile görüşmeye gittiğimde öğrencilerden alınan senetlerde ... beyin şirketi olan ... adını gördüm bunu sorduğumda ... beyin talimatıyla yaptıklarını, sene sonunda değişeceğini söylediler. Ben aile huzurum bozulmaya başladığı için paylarımı ablama devrettim. Devirden sonra da ablam okula alınmadı. ... beye ulaşamadı. Okulun içerisinden bir öğretmenden öncelikle Vatan Okullarına sonra Bil Kolejine devredildiğini öğrendik, ayrıca bunla ilgili tabelaları da gördük. Bizim imzamız taklit edilerek bir karar hazırlanmış, şirket kurulduktan sonra bizim katıldığımız hiçbir yönetim kurulu toplantısı olmadı, babam ... beye ablam ve benim hissemin sermaye payı olarak 1.560.000 TL'yi elden parça parça ödedi. Şirketin borçlarını da ... beyin ödemediğini öğrendik. yönetim olarak ödemeleri yapması gereken Engin beydi. Biz şirketten çıkmak istediğimizi söyleyerek sermaye payını istedik ancak kendisi bize vergi ve SGK borçlarını, öğretmen maaşlarını ödediğini söyledi, araştırdığımızda SGK ve öğretmen maaşlarının ödenmediğini öğrendik. Kirayla ilgili hakkımda bir icra takibi vardır. Ablamın da aynı şekilde hakkında icra takibi vardır" şeklinde, davacı tanıklarından... beyanında "Ben davacının babasıyım. İki kızım var. Kızlarıma bir iş kurmak istedim. Yeni havaalanı çevresinde arazi arıyordum. ... bey ile tanıştım. Kendisi bana arazi aramama gerek olmadığını, Habiplerde bir okullarının olduğunu, ... beyle ortak olduklarını çok iyi iş yaptıklarını, gelirlerinin olduğunu söyledi. Ben de kızlarımla konuştum ortak bir şirket kuruldu. Amaç bu okulu işletmekti. Ben ... beye elden parça parça 1.560.000 TL sermaye payı ödedim. Kızlarıma her ay 10.000,00 TL ödeme yapılacaktı ve okulun idaresi devredilecekti. Bir aylık süre içerisinde kızlarım okula gittiğinde hiçbir bilgi alamadılar. Kendilerine hiçbir şey sorulmuyordu. İdareci gibi değil, çalışan gibi muamele gördüler. Yönetim hala ... beyde idi ve bana yine kısa süre içerisinde okulun binasının kirası için telefon geldi. Kiranın ödenmediği söylendi. ... beyi aradım, ödeyeceğini söyledi. Yine bir sürü alacaklı tarafından okula yapılan işlerle ilgili bize talepler geldi. Örneğin okulun su tesisatı, elektrik tesisatı ile ilgili yaptırılan işlerin bedellerinin ödenmediğini, manava borcunun olduğunu öğrendik. Okulun batık olduğunu anlayınca ... beyle toplantı yaptık. Ortaklıktan çekilmek istediğimizi söyledik, bize sermaye payını ancak okullar kapanınca ödeyeceğini söyledi. Bekledik. Ödeme yapılmadığı gibi ... beye ulaşamamaya başladık. Ulaştığımızda da sürekli bizi oyaladı. Kızlarıma herhangi bir ödeme yapılmadığı gibi vergi ve SGK borçlarının olduğunu öğrendik. Kızlarımdan biri zaten hissesini 1 yıl içinde ablasına devretti. Öğrenci ücretleri ile ilgili ödemeler senetle yapılıyordu. Muhasebeye sorduğumuzda ... üzerinden yapıldığını öğrendik. Yıl sonunda kar ortaklar arasında bölüşülecekti ancak bunla ilgili de hiçbir şey yapılmadı, sonradan okulun başka şirketlere devredildiğini duyduk. Kızlarımın buna ilişkin herhangi bir bilgi ve onayı yoktur" şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür. ... Sözleşmesi incelenmiş ve %25 hissesinin devrine ilişkin ortaklık sözleşmesi kurulduğu tespit edilmiştir. Celp edilen deliller, dinlenen tanıklar neticesinde konusunda uzman bilirkişilerden rapor tanzim edilmiş, Bağımsız Denetçi SMM ..., ... ve Ticaret Hukuku konusunda uzman bilirkişi ...'un bila tarihli raporunda; "- Davalı şirketin, 30.09.2021 tarihli mali tablolara göre kaydi değerler üzerinden borca batık görüldüğü, elde bulunan veriler ışığında, 31.12.2020 tarihi itibariyle şirketin rayiç değerli Özvarlık tutarı -1.054.841,29 TL (negatif) olarak hesaplanmış, şirketin borca batık halde olduğu tespit edilmiş, özvarlığın hesaplandığı 31.12.2020 tarihinden sonra şirketin borca batıklığının daha da yükselmiş olduğu mütalaa edilmektedir, Davalı şirketin 2018 senesinde 18.410,00 TL kar ürettiği, 2019 senesinde 372.964,00 TL ve 2020 senesinde 1.054.841,00 TL zarar ürettiği, 30.09.2021 tarihli mali tablolara göre ise 710.736,00 TL zarar ürettiği, şirketin dağıtılabilecek bir karlılık tutarının bulunmadığı, -Taraflar arasında düzenlenmiş 31.05.2018 tarihli ortaklık sözleşmesinde ödeneceği belirtilen tutarın ödendiğine ilişkin bir evrak dosya kapsamında tespit edilememiş, -Davalı şirketin mevcut verilerine göre borca batık olması, gelir tablosuna göre gerek faaliyet zararı gerek dönem zararı üretmesi sebebiyle Şirketin değerinin tespit edilmesi için Pazar Yaklaşımı ve Gelir Yaklaşımı modellerinin kullanılması olanağının bulunmadığı, maliyet yaklaşımı modelleri arasında yer alan toplama yönteminin (Net Aktif Değer) kullanılabileceği, ancak Şirketin 2020 yılı rayiç bilançosuna göre Net Aktif Değeri de negatif olarak görüldüğünden şirketin sermayesinin karşılıksız kaldığı ve bir payın değerinin (-) olduğu sonucuna ulaşılmış, - Davacının azınlık oluşturacak sayıda paya sahip olmakla TTK m. 531 uyarınca haklı sebeple fesih davası açabileceği tespit edilmiş, - Şirketlerin paravan olarak kullanıldığı ve tüzel kişilik perdesinin arkasına saklanıldığı, yolsuz, hileli, şirketi ve pay sahiplerini zarara sokan kasıtlı iş ve işlemlerin varlığı, kayıtlı öğrencilerin öğrenim ücretlerinin başka bir şirketin hesabına aktarılması ile ilgili olarak dosya kapsamında herhangi bir bilgi ve bulgu tespit edilemediğinden davalı anonim şirketin feshi için haklı sebep olarak değerlendirilememiş, - Okul binasına ait kira bedellerinin ödenmemesi, icra kanalıyla davacıya ödeme emri gönderilmesi ile şirketin çok yüksek miktarda ödenmeyen vergi ve sigorta borcu bulunması, kuruluşundan bu yana hiçbir kamu borcunun ödenmemiş olması, davacının yüklü vergi borcu altında kaldığı iddiaları TTK m.329, VUK m. 10 ve AATUHK m. 35 ve mükerrer m. 35 hükümleri çerçevesinde şirketin feshi için haklı sebep olmadığı neticesine ulaşılmış, şirket işlerinden uzak tutulma iddiasının, davacı pay sahibinin TTK düzenlemelerine uygun olarak pay sahipliği haklarını kullandığına, buna karşın şirket tarafından bu hakların kullanımının engellendiğine ve bu suretle şirketten uzak tutulduğuna ilişkin bir bilgi ve delile dosya kapsamında rastlanamamış olması sebebiyle, şirketin feshi talebi için haklı sebep kapsamında değerlendirilememiş,31.5.2018 tarihli sözleşmede taahhüt edilen ödemelerin yapıldığının tespit edilememesi, davalı şirketin kuruluşundan bu yana herhangi bir kar dağıtımı yapmamış olması, borca batık konuma düşmesi, 2019, 2020 ve 2021 yıllarında sürekli zarar etmiş olması karşısında, anonim şirkete ortak olmaktaki esas gaye olan kar elde etme ve paylaşma amacının zarar görüp görmediğinin ve bu açıdan kar dağıtılmamasının haklı sebep olup olmadığının takdirinin muhterem Mahkemenin olduğu, Muhterem Mahkemece haklı sebebin varlığına kanaat getirilmesi ihtimalinde, TTK m. 531 hükmüne göre, yüksek Mahkemenin karar tarihine en yakın tarihteki davacı hisselerinin gerçek değerinin ödenmesi suretiyle davacının şirketten çıkarılmasına karar verilmesinin muhterem Mahkemenin takdirinde olduğu neticelerine ulaşılmıştır." şeklinde rapor sundukları anlaşılmıştır. Bilirkişi raporuna karşı vaki itiraz neticesinde alınan 05/12/2024 günlü ek rapor ile kök rapordan farklı bir sonuç mütalaa edilmediği, ancak akabinde "... C. Başsavcılığı’nın ... sayılı dosyası kapsamında hazırlanan 31.01.2023 tarihli bilirkişi raporunda 14.06.2021 tarihli olağanüstü genel kurul toplantı tutanağı altındaki imzaların ... ve ...’ın eli ürünü olmadığı tespit edilmiş olmasına karşın, 14.06.2021 tarihli olağanüstü genel kurul tutanağının okunabilir bir suretinin dosya kapsamında bulunmadığı tespit edilmiş, içeriği tespit edilemeyen bir belgedeki imzaların sahte olmasının davalı şirketin haklı sebeple feshini gerektirip gerektirmediğinin değerlendirilmesinin ise imkansız olduğu kanaatine varılmış, kök raporun hazırlanmasından sonra muhterem Mahkemenin iş bu dosyası kapsamına sunulan belgeler çerçevesinde ve bu belgelerden tespit edebildiğimiz vakıalar değerlendirilerek, davalı şirketin haklı sebeple feshinin talep edilip edilemeyeceği hususunda yapılan değerlendirme neticesinde ise; muhasebe kayıtlarına göre davalı ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi’nin ihtilaf konusu okul dışında bir malvarlığının olmadığı, tek malvarlığı olan okulun ise devredildiğinin ceza yargılaması duruşma tutanaklarında yer alan ifadelerde açıkça beyan ve kabul edildiği, ... Modülünde şirketin faal olmadığı, Vergi Dairesi tarafından yapılan yoklamada davalı şirketin adresinde bulunamaması sebebiyle terk ettirildiği tespit edilmiş, Bu hususlar karşısında davalı şirketin iştigal konusu çerçevesinde herhangi bir ticari faaliyetinin bulunmadığı neticesine ulaşılmış, Ceza yargılaması sırasında alınan bilirkişi raporundaki tespitlerin muhterem Mahkemece kabul edilmesi durumunda, taraflar arasındaki güven ilişkisinin ve davalı şirkete ortak olmaktaki amaçlarının ortadan kalktığı, davacıdan davalı şirkette ortak olarak kalmaya devam etmesinin beklenemeyeceği neticesine ulaşılacaktır." şeklinde rapor sunulduğu anlaşılmıştır. Yine dosya arasına celp edilen ... 41. Asliye Ceza Mahkemesi'nin...E.sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporlarında ifadelerde şirket ortakları arasında ihtilafın vuk'u bulduğu, ortaklar arasında ortaklığın devamını gerektirecek güven ve itibarın kalmadığı, halihazırda da şirketin mal varlığının da kalmadığı gerek ceza dosyasında gerekse mahkememiz dosyasında alınan raporlarla da sabittir. Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda, davacının mahkememizde açtığı işbu dava davalı şirketin haklı sebeple fesih ve tasfiyesi istemine ilişkin olup, celp edilen deliller, aldırılan bilirkişi kök ve ek raporu, dinlenen tanıklar ve tüm dosya kapsamından; halihazırda mahkememizce de benimsenen bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davalı şirketin borca batıklık durumunda olduğu, özvalık tutarlarının negatif yönde seyrettiği, karlılık tutarının bulunmadığı, 6102 sayılı TTK m.531 gereği davacının azlık oya sahip olduğu ve iş bu fesih davasını açmakta haklı sebepleri bulunduğu, aynı yasa 636/2 "Uzun süreden beri şirketin kanunen gerekli organlarından biri mevcut değilse veya genel kurul toplanamıyorsa, ortaklardan veya şirket alacaklılarından birinin şirketin feshini istemesi üzerine şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesi, müdürleri dinleyerek şirketin, durumunu Kanuna uygun hâle getirmesi için bir süre belirler, buna rağmen durum düzeltilmezse, şirketin feshine karar verir." ve 636/3 hükmü olan "Haklı sebeplerin varlığında, her ortak mahkemeden şirketin feshini isteyebilir. Mahkeme, istem yerine, davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme Hükmedebilir. " maddeleri nazara alınarak gerek bilirkişi raporu ile sabit olunan davalı şirketin mal varlığındaki negatif yönelimler, gerekse ceza davasında sabit olan davalı şirket ortakları arasındaki vuk'u bulan ihtilaf davalı şirket ortaklığının devamını sağlayamayacak durumda olduğu mahkememizce sabit görülmüş, bu minvalde 6102 sayılı TTK m.636/2 ve 636/3 gereğince davalı şirketin fesih ve tasfiyesine, davalı şirket hakkında fesih ve tasfiye kararı verildiğinden davacının ortaklıktan çıkartılmasına yönelik terditli talebi karşısında karar verilmesine yer olmadığına dair karar vermek gerekmiştir. Ayrıca karar verildikten sonra tasfiye memuru olarak atanan ...'ın il dışına taşınacağına ilişkin çekilme dilekçesi sunduğu görülmekle, ilgilinin üstlendiği kamu görevinin aksamaması bakımından çekilme talebinin kabulü ile kısa kararda tasfiye memuru olarak atanan ... yerine ...'un seçilmesine, dair karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜNE, a)... Ticaret Memurluğunun ... sicil numarası ile kayıtlı olan ...Şirketi'nin TTK'nın 636/2 ve 3 maddeleri gereğince davalı şirketin haklı sebeple FESİH VE TASFİYESİNE, Davalı şirketin tasfiyesine karar verildiğinden davacının ortaklıktan çıkartılmasına yönelik terditli talebi hakkında karar verilmesine YER OLMADIĞINA, 2-Şirketin ticaret siciline tescil ve kararının özetinin ticaret sicil gazetesinde İLANINA, 3-Şirket muhasebecisi ...'un tasfiye memuru olarak ATANMASINA, 4-Tasfiye memuru için aylık 7.500-TL ücret takdiri ile davacı tarafından 6 aylık 45.000-TL tasfiye ücretinin ve tasfiye masrafı olarak 20.000-TL avansının karar kesinleştikten sonra 2 hafta içerisinde mahkememiz veznesine depo edilmesine, tasfiye memurunun görevinin işbu ücretin depo edilmesinden sonra başladığının ilgili tasfiye memuruna BİLDİRİLMESİNE, 5-Tasfiye memuru ücretlerinin tasfiye memuru atanan şirketten tasfiye sırasında KARŞILANMASINA, 6-Kararın TESCİL VE İLANINA, 7-Yargılama giderinden kalan miktarın 6100 sayılı HMK 331/2 maddesi gereğince karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı yana İADESİNE, 8-492 sayılı Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 556,1 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 9-Davacı tarafından yapılan tebligat posta ve bilirkişi ücreti toplamı 21.250,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 10-Davacı vekil ile temsil edildiğinden yürürlükte olan AAÜT gereği 30.000,00 TL maktu ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 11-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri olmadığından bu hususta karar tayinine yer olmadığına, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda verilen kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde İSTANBUL BAM ilgili dairesinden istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen açıkça okunup usulen anlatıldı. 06/02/2025
Başkan Üye Üye Katip