İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/296 E. 2025/111 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/296
- Karar No
- 2025/111
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/296 Esas KARAR NO : 2025/111
DAVA : İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 26/04/2021 KARAR TARİHİ : 19/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinden özetle; müvekkili ile ... ŞTİ arasında gerçekleşen malzeme alım satımına istinaden faturalar tanzim edildiğini, faturalara istinaden müvekkiline çek verildiğini, dava konusu çekin müvekkilinin çalışanı tarafından müvekkiline gönderilmek üzere kargoya verildiğini, müvekkilinin alışanı tarafından yapılan kargo takip sorgusunda kargonun müvekkiline ulaştığının görüldüğünü, ancak müvekkili ile irtibata geçildiğinde kargonun teslim edilmediği bilgisinin alındığını, kargo firması ile yapılan görüşmelerde kargonun kayıp olduğu bilgisine ulaşıldığını, kargo takip görevlisinin online sisteme yanlış veri girdiğinin tespit edildiğini, bunun üzerine ... CBS'ye suç duyurusunda bulunulduğunu, öte yandan kargonun dağıtıma çıkarıldığı araçta çalışna kargo görevlisi tarafından ... Polis Merkezi Amirliği'ne başvurularak çeklerin kargo dağıtımı esnasında araçtan çalındığını iddia ettiğini, ... 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. sayılı dosyasından dava açıldığını, ... A.Ş. tarafınan çekin fotokopisinin dosyaya sunulduğunu, Mahkemece istirdat davası açılabilmesi adına taraflarına bir haftalık kesin süre verildiğini, ödeme yasağı olan çeke istinaden ... A.Ş. tarafından ... 24. İcra Müdürlüğü'nün...osyasından icra takibi başlatıldığını, bu icra takibine karşı ... 8. İcra Hukuk Mahkemesi’nin .. E. sayılı dosyası üzerinden imzaya, borca ve tüm ferilerine karşı itiraz davası ikame ettiklerini, müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti ve çekin bedelinin müvekkile istirdatı ve iadesine karar verilmesi adına dava açmaları zarureti doğduğunu, çekin arka yüzünde bulunan kaşe ve imzanın müvekkiline ait olmadığını, ciro silsilesinin bozuk olduğunu, müvekkilinin vergi dairesinin ... olmasına rağmen çekteki kaşede Küçükçekmece vergi dairesi yazıldığını, müvekkili şirket yetkilisinin imza sirküleri ile ekte yer alan imza çıplak gözle incelendiğinde dahi imzanın müvekkilinden sadır olmadığını, müvekkilinin imzası taklit edildiğinden oluşturulan sahte ciro silsilesindeki tüm cirantaların cirolarının geçersiz olduğunu, tarafların ticari defterleri incelendiğinde müvekkilinin taraflarla herhangi bir ticari ilişkide bulunmadığını, müvekkilinin sahte cirosunun ardından gelen ciranta şirketin kısa süre içerisinde birbirinden alakasız birden fazla şehirde ticaret sicil müdürlüğü değişikliği yaptığını, ayrıca müvekkilinin iki adet çekinin kaybolduğunu ve yine müvekkilinin sahte cirosunun ardından gelen cirantanın bahsi geçen aynı şirket olduğunu, bunun tesadüf olmadığını ve çeklerin kötü niyetli olarak iktisap edildiğini, diğer cirantalarında bu sürece dahil olduğunu ve organize bir biçimde resmi belgede sahtecilik ve hırsızlık suçlarını işlediklerini, dava konusu çekten kaynaklı olarak müvekkilinin borçlu olmadığının tespitinin gerektiğini ve çekin bedelinin müvekkiline iade edilmesi gerektiğini, çekin ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir taleplerinin olduğunu, müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti ile müvekkilinin çekin meşru hamili olduğunu, çek bedelinin ödenmek zorunda kalması halinde çekin istirdatını, çekin ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini, talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddiaları doğru olasa bile müvekkilinin fail değil mağdur konumda olduğunu, müvekkilinin yasanın öngördüğü prosedürü eksiksiz olarak yerine getirdiğini, müvekkilinin faktoring mevzuatına uygun olarak alacağı temlik aldığını, yasanın öngördüğü prosedür eksiksiz tamamlandığından müvekkilinin davacıya karşı iyi niyetli ve meşru hamil haline geldiğini, davacının iddialarının şahsi def'iler olduğunu ve müvekkili faktoring şirketine karşı ileri sürülemeyeceğini, müvekkilinin çekin iktisabında ağır kusuru ve kötü niyetinin bulunmadığını, davacının müvekkilinin kötü niyetli iktisap ettiğine dair herhangi bir bilgi ve belge sunamadığını, davacının müvekkilinin sorumluluğu olmayan hususları müvekkiline yüklemeye çalışarak ispat külfetinden kurtulmaya çalıştığını, çek hakkında bulunan ödeme yasağının çekin bankaya ibrazı ile öğrenildiğini, kaldı ki çek hakkında ödeme yasağı bulunmasının çekin icra takibine konu edilmesine engel olmadığını, öte yandan çalıntı çekten kaynaklı olarak gerek mevzuat hükümlerinin gerek Yargıtay kararlarının, çeki iyi niyetle iktisap eden müvekkilinin korunması yönünde olduğunu, itiraz edilen imzanın sıhhatinin müvekkili tarafından bilinmesinin mümkün olmadığını, çekin tüm yasal unsurlarının taşıdığını ve kambiyo vasfının haiz olduğunu, öte yandan aynı imzaları taşıyan çeklerin olup olmadığının tespit edilerek bu çeklerin ödenip ödenmediğinin araştırılması gerektiğini zira ödenen çekin varlığı halinde borcun kabul edilmiş olacağını, davacının kötü niyet tazminatı talebinin müvekkilinin ağır kusuru veya kötü niyeti bulunmadığından haksız olduğunu, davanın reddini, davacıların alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacı tarafa yüklenmesini, talep etmiştir. GEREKÇE: Mahkemelerin görevi dava şartı olup her aşamada resen gözetilmesi gerekir. Dava menfi tespit( kambiyo senetlerinden kaynaklanan) davası olup çekteki imzanın davacı şirket yetkilisine ait olmadığı talepli olup mahkememizin görevli olup olmadığının incelenmesinde; Hakim ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesi'nin 25/11/2021 tarihli 1232 numaralı kararı ile 26/09/2004 tarihli ve 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun'un 5. Maddesinin birinci fıkrası uyarınca; 1)13/01/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. Maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinden, 2)22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ila 969. Maddelerinden, 3)19/10/2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'ndan (142.maddesinde düzenlenenler hariç), 4)23/02/2006 tarihli ve 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu'ndan, 5)21/11/2012 tarihli ve 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu'ndan, 6)06/12/2012 tarihli ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'ndan, 7)20/06/2013 tarihli ve 6493 sayılı Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanun'dan, kaynaklanan ve Asliye ticaret Mahkemesinin görev alanına giren ticari davalara ve ticari nitelikteki çekişmesiz yargı kapsamında gelecek işlere; İstanbul Adliyesi için 6,7,8 ve 9 numaralı Asliye Ticaret Mahkemelerinin bakmasına karar verilmiştir. Dosya incelendiğinde davanın davacı şirket ile davalı ... Aş arasındaki ... bankasına ait... Şubesine ait ... çek seri nolu 30/03/2023 keşide tarihli 6.253,05-TL bedelli çekten dolayı çekten dolayı borçlu olmadığına ilişkin menfi tespit davası olduğu anlaşılmıştır. Dava menfi tespit davası olup davalı faktoring şirketinin son hamil olduğu, meşru hamil olup olmadığının tespiti açısından 6361 sayılı kanunun irdelenmesi gerekeceğinden HSK'nın anılan ilke kararı uyarınca dosyanın Finans Mahkemeleri sıfatıyla bakılmak üzere 6,7,8 ve 9 numaralı Asliye Ticaret Mahkemelerinden birine tevzi olunması için İstanbul Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosu’na gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle, 1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, mahkememizin görevsizliği nedeni ile davanın reddine dosyanın karar kesinleştiğinde ve talep halinde görevli İstanbul 6,7,8,9 numaralı Asliye Ticaret Mahkemelerinden birine tevzi edilmek üzere gönderilmesine, 2-HMK 331.maddesi uyarınca harç ve masrafların görevli mahkemede nazara alınmasına, 3-Esasın bu şekilde kapatılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda karar verildi. 19/02/2025
Katip e-imzalıdır
Hakim e-imzalıdır
"Bu belge 5070 Sayılı Kanun hükümlerince elektronik imza ile imzalanmıştır."