Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/3251 E. 2026/2030 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/3251
- Karar No
- 2026/2030
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2025/3251
KARAR NO : 2026/2030
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 13/10/2025
NUMARASI : 2025/449 E - 2025/780 K
DAVANIN KONUSU: Alacak
KARAR TARİHİ: 07/07/2026
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; Davalı ... tarafından davacı şahıs ile şirket hakkında, Gaziosmanpaşa 6. İcra Müdürlüğü'ne ait ...esas numaralı dosyası üzerinden "Kaçak Elektrik Bedeli" talebine dayanılarak icra takibi başlatılmış olduğu, ilgili icra takibine ait borç, davacı ... tarafından 26/03/2021 tarihinde "..." işlem açıklaması gösterilerek davalı ...'ın hesabına yatırıldığı, borcun ödenmesi sonrasında ise ilgili icra takibine alacaklı vekili tarafından 12/07/2021 tarihinde haricen tahsil bildiriminde bulunulduğu, dosya kaydının kapatıldığı, ilgili icra dosyasının tahsilatı davalı alacaklı tarafından icra tehdidi altında yapıldığını, davanın tarafları arasında hiçbir borç ilişkisi mevcut olmadığını, takip borçlusu olarak davacı taraflardan hem ... ... hem de ...'in doğrudan hedef alındığını, ... aleyhinde başlatılan icra takibine dair işlemlerin takip hukukuna uygun olmadığını, davacı şirkete çekilen bir ihtarnamenin bulunduğu ayrıca davacı ... hakkında da davacı şirketin tek ortağı ve yetkilisi olması sebebiyle icra takibine girişildiğini, davalı ...'ın dava konusu borcun varlığına ilişkin herhangi bir belge sunmadığını, beyanla , 26.730,00 TL'nin 26/03/2021 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde ;haksız fiil teşkil eden kaçak elektrik kullanımlarında şirket ile şirket yetkililerinin sorumlu olduğunu, davacı hakkında yapılan işlemler elektrik piyasası mevzuatına uygun olduğunu, davacı şirket çalışanları tarafından D. Köşkler Mah. ...Cad. No: ... Avcılar/İstanbul adresinde 04.08.2017, 12.05.2017, 08.09.2017 tarihlerinde yapılan kontrollerde, "sayaçta sözleşmesiz olarak enerji tüketimi yapıldığı" tespit edilerek davacı adına sırası ile ..., ... seri numaralı kaçak elektrik kullanımı tespit tutanakları düzenlendiğini, Gaziosmanpaşa 6. İcra Müdürlüğü ...esas dosyaya konu "Sözleşmesiz Kullanım" tespitli zabıt suretleri ... ve dosyaya dahil "Sözleşmesiz Kullanım" ... tahakkukları ile laboratuvar sonucuna istinaden fiziki müdahale tespitli "..." kullanılmak suretiyle kaçak elektrik kullanımında bulunulduğu ... zabıt ile sabit olduğunu, davcı hakkında hesaplanan kaçak elektrik tutanağı usulüne uygun şekilde hazırlandığını, davacının kullanımında olan iş yerinde müvekkil şirket ile abonelik sözleşmesi imzalamadan elektrik kullanımı saptanmış olduğunu, ispat yükünün davacı tarafta olduğunu, elektrik kullanılmadığına dair herhangi bir delil sunulamadığını, davacı tarafın ihtirazi kayıt koymaksızın ödemiş olduğu bedellerin istirdadını talep etmesinin mümkün olmadığını, davacının ihtirazi kayıtta bulunamadan önce ödeme yapmasının yanı ısra icra tehdidi altında ödeme yaptığını iddia ettiği 26/03/2021 tarihinden yaklaşık 1 yıl sonra 17/03/2022 tarihinde ikame etmesi ve "icra tehdidi" altında ödeme yapmadığını gösterdiğini beyanla, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda ; Davanın KABULÜ ile 29.076,38 TL bedelin davalıdan alınarak davacı ...'e verilmesine, 29.076,38 TL bedelin 26.730,00 TL sine dava tarihinden itibaren yasal faiz uygulanarak davalıdan alınarak davacı ...'e verilmesine şeklinde gerekçeli kararda hüküm kurulmuştur.
Mahkemece verilen kararı,davalı vekili istinaf etmiştir. Dairemizin 2024/2219 Esas, 2025/1495 Karar, 02/06/2025 tarihli ilamı ile; "Kısa karar ile gerekçeli kararın farklı olması hususu HMK. 355 maddesine göre kamu düzerine aykırılık teşkil etmektedir. Mahkemece, bu şekilde kamu düzenine aykırı şekilde karar verildiğinden, bu haliyle de, kısa karar ve gerekçeli karar arasında oluşan çelişki nedeniyle denetlenebilir ve uygulanabilir olmaktan uzak olan yerel mahkeme kararı, Anayasa ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun emredici hükümlerine de açıkça aykırılık oluşturduğundan, bu husus HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzenine ilişkin ve re'sen dikkate alınacak hususlardan olduğundan, HMK'nın 298/2 , 355 maddeleri gereğince, ilgili mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilgili mahkemeye iadesine karar verilmiştir.
İstinaf Konusu Mahkeme Kararı ;
Mahkemece yeniden yapılan yargılama sonunda ;" Mahkememizce elektrik mühendisinden aldırılan raporlar ile somut olayda, davacı şirketin tutanak tarihleri itibariyle, dava konusu tesisatın bulunduğu adreste kuruma kayıtsız sayaçtan ve perakende satış sözleşmesi olmaksızın elektrik enerjisi kullandığının usule uygun olarak düzenlenmiş tutanaklar ile ispatlanmış olduğu, Dosya içeriğinden, davacının şirketin yönetici ortağı olduğu anlaşılmakla, davacı şirketin "haksız fiil " niteliğindeki kaçak elektrik kullanımı nedeniyle şirketin yöneticisi/temsilcisi durumundaki davacı ...'in da -şirketle birlikte ve şirket gibi- müteselsilen ve müştereken sorumlu olduğu , davacı dava dilekçesinde kira sözleşmesine delil olarak dayanmadığından ve davalının muvafakatı bulunmadığından, bildirilmiş olduğu kira sözleşmesi sonuç doğurmayacak ve hükme esas alınamayacağı , dava konusu tesisatın bulunduğu adreste kuruma kayıtsız sayaçtan ve perakende satış sözleşmesi olmaksızın elektrik enerjisi kullandığı usule uygun olarak düzenlenmiş tutanaklar ile ispatlanmış olduğu " gerekçesiyle DAVANIN REDDİNE karar verilmiştir.
İstinaf Başvurusu ;
Davacı vekilince verilen istinaf dilekçesinde; " Yerel Mahkeme kararı maddi gerçeğe aykırı olacak şekilde verilmiş, Yerel Mahkeme tarafından kira sözleşmesine ilişkin delile dayanılmadığı ve davalının işbu hususa muvafakatinin bulunmadığına kanaat getirilerek yargılama safahati dikkate alınmamıştır. İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/184 Esas sayılı dosyası üzerinden yapılan 13/09/2022 Tarihli "Ön İnceleme Duruşma Tutanağı"nın 3 numaralı ara kararı gereği taraflara HMK madde 137 ışığında delillerin sunulması için 2 haftalık kesin süre verilmiş, işbu kesin süre içerisinde ise tarafımızca 15/09/2022 tarihinde delil listesi ve listede belirtilen deliller dilekçe ekinde sunulmuş, Yerel Mahkeme'nin sunulmadığına kanaat getirdiği Kira Sözleşmesine İlişkin Açıklama "Müvekkil İle Dava Dışı Kiracılar Arası 15/02/2017 Tarihinde Akdedilen Kira Sözleşmesi - 28/04/2022 Tarihli Beyan Dilekçemizde Bir Örneği Sunulmuştur." ibaresi ile açıkça ve haricen yapılmıştır.Yargılamada 19/09/2023 Tarihli "duruşma Tutanağı"nın 1 ve 2 numaralı ara kararı gereği "Davacı vekili tarafından delil olarak dayanılan 15/02/2017 tarihli kira sözleşmesinin celbi için ilgili vergi dairesinden müzekkere yazılmasına" ve ilgili sözleşmenin içerisinde bulunduğu "Bakırköy 8. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasının UYAP üzerinden eksiksiz bir örneğinin celbine" karar verilmiştir. Bütün bunlar olurken, ilgili delile ilişkin davalının muvafakatinin bulunmadığına yönelik tek bir ibare içeren herhangi bir dilekçe, beyan, itiraz da söz konusu değildir.Fakat ne var ki, dosyanın esasına ilişkin bütün olay örgüsü tam olarak yukarıda bahsedildiği gibi cereyan etmesine rağmen istinaf ilamı sonrası Yerel Mahkeme, davalının savunmalarında dahi yer almayan şekilde delillerin sunulmadığı, davalının da işbu hususa muvafakatinin bulunmadığı gibi dosya ile örtüşmeyen gerekçeler ile davanın reddine karar vermiştir.
Kaldı ki, ispat sorumluluğunu doğrudan tarafımız üzerine bırakan Yerel Mahkeme'nin bizzat ispat edebilmek amacıyla sunduğumuz kira sözleşmesini dikkate almadığı, davanın "..." davası olması dolayısıyla dava konusu itibariyle ispat yükünün davalı üzerinde olduğuna yönelik sunduğumuz Yargıtay kararlarının da değerlendirmediği izahtan varestir.Diğer bir deyişle, ilgili kira sözleşmesinin hiç olmadığı ihtimalde dahi davaya konu tutanaklarda müvekkillerin herhangi bir imzasının ve tarafsız tanık imzalarının bulunmadığı hususunun re'sen dikkate alınıp ... davası hasebiyle davalı tarafından ispat yükünün yerine getirilmediğine ilişkin kanaat getirilebilecek iken işbu husus da Yerel Mahkeme tarafından dikkate alınmamıştır.
Huzurdaki dava dilekçesi ile "...Dolayısıyla müvekkil şirket ...'ın davalı kurumdaki aboneliğine dayanılarak yapılan kaçak elektrik kullanımı gibi bir tespitin olmayışı, müvekkil ... yönünden ise davalı şirket nezdinde bir aboneliğin dahi bulunmayışı, dolayısıyla her iki müvekkil yönünden de takibe konu edilen borcun doğmadığı, müvekkil ... tarafından yapılan ödemenin kendi adına ve icra tehdidi altında yapıldığı açıktır..." denilmek suretiyle terditli olarak sunulan talebimiz hakkında ise hiçbir değerlendirmeye yer vermeyen Yerel Mahkeme bir kez daha eksik inceleme sonucu davanın reddi yoluna gitmiştir. Davaya konu ödemeyi yapan kişi bizzat müvekkil ... olup davalı şirket nazarında abonelik kaydı dahi bulunmamaktadır. Dosya içeriğinde yer alan bilirkişi raporu uyarınca işbu husus tespit edilmiş olmasına rağmen yine iddia ve beyanlarımız ile dosya içeriğinde yer alan bilgi ve belgeler değerlendirilmemiştir.
" şeklindeki istinaf sebepleri ile kararın usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek,kaldırılması istenmiştir.
HMK.nun 355. maddesi uyarınca, kamu düzeni yönünden ve ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda;
Dava ,alacak talebine ilişkindir
Dosyadaki bilgi ve belgelere göre ; Davalı ... tarafından, davacı ... adına, 08/09/2017 tarihli, ... abone numaralı eksik kayıt yapıyor notuyla ve 1/3/2018 tarihli, ... abone numaralı, sözleşmeli sayaçtan elektrik kullanıldığına ilişkin 2 adet kaçak / usulsüz elektrik kullanım tespit tutanağı düzenlendiği, davacı ... adına 01/03/2018/02-2018 fatura tarihli, ... fatura numaralı, 26.445,80 TL bedelli fatura düzenlendiği görülmüştür.
Dava ,niteliği ve miktarı itibarıyla "basit usulde" görülerek sonuçlandırılmıştır.
Dava dilekçesinde ,maddi vakıa olarak 3. kişilerle kira sözleşmesi bulunduğu beyan edilmemiş ,bu hususta cevap dilekçesine karı verilen beyan dilekçesinde açıklama yapılmış olduğu görülmektedir.
Mahkeme kararının gerekçesinde de açıklandığı üzere ; HMK'nın 119/1-f hükmü uyarınca iddia edilen her bir vakanın hangi delillerle ispat edildiğinin dava dilekçesinde belirtilmesi gerekip HMK'nın 121 ve 129/2 maddeleri uyarınca hem dava dilekçesinde, hem de cevap dilekçesinde gösterilen ve tarafın elinde bulunan belgelerin dilekçeye eklenerek mahkemeye sunulması, başka yerlerden getirtilecek belge ve dosyalar için de bunların bulunabilmesini sağlayıcı açıklamanın dilekçede yer almasının zorunlu bulunmasına ilişkin usul kuralına davacı tarafça uyulmadığından,bu sebeple bu yönlere ilişkin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.
Mahkemece yargılamada alınan bilirkişi raporunda özetle;" 08.09.2017 tarihli ... SERİ nolu tutanağın davacı şirket adına düzenlendiği, tesisata takılı bulunan sayacın gövde kapağı açılarak ... fazlarına ait akım giriş-çıkış uçlarının devre dışı bırakılarak kaçak elektrik kullanıldığı gerekçesi ile tutanak düzenlendiği, tutanak nedeniyle davacı şirket adına 5.918,90 TL. tutarında kaçak elektrik tüketim tahakkuku düzenlenmiştir. Tutanak kayıtlarına geçen sayaç Makel marka ... seri nolu sayaç olduğu, davacının tutanak öncesi ve sonrası tüketim kıyaslamaları doğrultusunda tutanak öncesi (sayaca müdahale edilerek kullanıldığı iddia edilen dönem) günlük tüketim ortalaması (44,79 kwhlgün) ile sayacın doğru tüketim kayıt ettiği 02.07.2016 - 03.04.2017 tarihler arasındaki günlük tüketim ortalaması (125,70 kwh/gün) arasında bariz farkın bulunduğu, açıklanan ve tespit edilen nedenle, davacının 04.04.2017 - 08.08.2017 tarihler arasındaki 126 günlük dönemde sayacının eksik tüketim kayıt ettiği miktara tekabül eden tutardan mevzuat hükümleri kapsamında sorumluluğunun olacağı, davacının sayacının doğru kayıt yaptığı dönem günlük tüketim ortalaması; 125,70 kwh/gün 04.04.2017 - 08.08.2017 tarihler arasında sayacın kayıt yapması gereken tüketim ;126 gün x125,70 kwh/günz 15838 kwh 04.04.2017- 08.08.2017 tarihler arasında davacının sayacının kayıt ettiği tüketim -5643 kwh , davacının sorumlu tutulması gereken miktarın 10195 kwh olduğu, 10195 kaçak tüketim miktarına tekabül eden kaçak tahakkuk bedelinin toplam 5.198,97 TL olduğu, 01.03.2018 tarihli tutanakta tesisata ... marka ... seri nolu sayacın takılı olduğu, sayaç üzerinde 31413 kwh tüketim tespit edildiği, sunulan sayaç değiştirme tutanağından ... seri nolu sayacın 08.08.2017 tarihinde tesisata takılmış olduğu, davacı şirket, tutanağa konu dönemde (08.08.2017 - 01.03.2018 tarihler arası) sözleşmesiz sayacı tarafından kayıt edilen 31413 kwh * 301 kwh (sökülen sayacı üzerindeki tüketim)- 31714 kwh tüketimden sorumlu tutulabileceği, davacının 01.03.2018 tutanak tarihi itibariyle tüketimi, - Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği madde 26 - 1 - a “Kullanım yerine ilişkin olarak; perakende satış veya ikili anlaşma olmaksızın dağıtım sistemine müdahale ederek elektrik enerjisi tüketmesi" gereği kaçak elektrik tüketimi olduğu görüşü bildirilmiştir.
Somut olayda, davacı şirketin tutanak tarihleri itibariyle, dava konusu tesisatın bulunduğu adreste davalı şirkette kayıtlı olmayan sayaçtan ve perakende satış sözleşmesi olmaksızın elektrik enerjisi kullandığı dosya kapsamı ile ispatlanmıştır.
Dosya içeriğinden, davacının şirketin yönetici ortağı olduğu anlaşılmakla, davacı şirketin "haksız fiil " niteliğindeki kaçak elektrik kullanımı nedeniyle şirketin yöneticisi/temsilcisi durumundaki davacı ...'in de davalı şirketle birlikte müteselsilen ve müştereken sorumlu olduğu yönündeki mahkemenin kabulünde de isabetsizlik bulunmamaktadır.
Böylece ,mahkemece verilen kararda maddi vakıa ve hukuki denetim yönlerinden usul ve hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı tarafın istinaf talebinin HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir.
K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine,
Alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, (Harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda İlk Derece Mahkemesince ilgili Vergi Dairesine yazılmasına,)
İstinaf masrafının istinaf eden üzerinde bırakılmasına,
İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,
Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 07/07/2026