Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/2986 E. 2026/1126 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/2986
- Karar No
- 2026/1126
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2025/2986
KARAR NO : 2026/1126
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 17/07/2025
NUMARASI : 2019/652 E - 2025/566 K
DAVANIN KONUSU: Alacak
KARAR TARİHİ: 16/04/2026
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle, dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 2008 model ... kayıt numaralı otobüsü 2015 yılında davalı şirketten o günkü kur üzerinden l08.000-Euro karşılığında satın aldığını ve davalı tarafından 330.000.00-TL üzerinden müvekkili şirkete fatura verildiğini, daha sonra müvekkili şirketin aracında hareket halindeyken yangın çıktığını ve yangın sonucunda ise aracın %65 oranında hasar gördüğünü, söz konusu hasarın onarımı için ise müvekkili şirketin, aracı satın almış olduğu davalı şirket ile davacı müvekkile ait aracın tamiri için 18/04/2018 tarihinde 'Otomobil Tamir Hizmetleri İçin Sözleşme' imzalandığını, ilgili sözleşme gereğince davalı şirketin, en geç 06.06.2018 tarihine kadar davacı müvekkilin 2008 model ... ... kayıt numaralı otobüsünün geçirmiş olduğa kaza sebebiyle genel onarımını yapacağını, müvekkili ise ilgili sözleşme gereğince taraflar arasında kararlaştırılan hizmet bedeli olan 20,000-Euro tamir bedelini banka havalesi ile davalı şirkete ödediğini, davalı şirket tarafından da bu ödemeye ilişkin proforma fatura düzenlendiğini, ayrıca bu havalenin dışında elden l0.000-Euro da fazladan para ödediğini, ancak karşı tarafın, sözleşme ile üstlenilen yükümlülüklerini yerine getirmediğini, davacı müvekkilinin aracın tamir edilme süreci kapsamında bilgilendirmediğini ve aracın onarımını gerçekleştirmediğini, bu husus sebebiyle müvekkili şirketin davalı şirkete, sözleşmeyi tek taraflı feshettiklerine ilişkin ihtarname gönderdiğini, ihtarnamede ayrıca davalı şirkete, davacı müvekkili söz konusu aracın süresinde tamir edilmemesi sebebiyle aracın kullanılmamalından kaynaklanan ticari kazanç kaybının, otobüsün nakliyesi ve getir- götür masraflarının taraflarına ödenmesini talep ettiğini, ayrıca davalı şirkete ödenen 30.000- Euro (20.000- Euro banka havalesi + l0.000-Euro nakit olmak üzere) hizmet bedelinin kendilerine ödenmesi ve söz konusu aracın yerinin kendilerine bildirilmesi ile iadesinin gerçekleştirilmesi ihtar edildiğini, öncelikle onarılmış veya onarılmamış hali ile müvekkiline teslim edilmesini, onarılarak teslimi halinde (ki taraflar arasındaki anlaşmaya uygun olarak tüm hasarları giderilmiş ve servise müsait şekilde) belirsiz alacak olması nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 100 -Euro (fiili ödeme tarihindeki TCMB döviz satış kuru üzerinden) ticari kazanç kaybının dava tarihinden itibaren ticari faizi ik birlikte davalıdan alınarak davacı müvekkiline verilmesini, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalıya yüklenmesini, aracın onarılmadan iadesi, teslim edildiği şekilde iadesi halinde müvekkili tamir için ödemiş olduğu 30,000-Euro'nun (fiili ödeme tarihindeki TCMB döviz satış kuru üzerinden) (20.000-Euro banka havalesi + 10.000'Euro nakil olmak üzere tamir, hizmel bedelinin) taraflarına dava tarihinden itibaren ticari faizi İle iadesine, davalıdan tahsili ile müvekkilime ödenmesini, belirsiz alacak olması nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 100 -Euro'nun dava tarihinden İtibaren ticari faizi ile birlikte (fiili ödeme tarihindeki TCMB döviz satış kuru üzerinden) ticari kazanç kaybının davalıdan alınarak davacı müvekkile verilmesini sözleşme ve dava konusu aracın teslim/iade edilmemesi halinde ise, Güncel araç değerinin belirlenerek fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydı ile amca istinaden şimdilik 30.000-Euro'nun dava tarihinden itibaren ticari faizi ile davalı tarafından ödeme yapılacağı, fiili ödeme tarihindeki TCMB döviz satış kuru üzerinden ödenmesini. Yine müvekkilimin ödemiş olduğu 30.000-Euro tamir bedelinin (fiili ödeme tarihindeki TCMB döviz satış kuru üzerinden) {20.000-Euro banka havalesi + l0.000-Euro nakit olmak üzere) bedelin tarafımıza dava tarihinden itibaren ticari faizi ile iadesini, davalıdan tahsili ile müvekkilime ödenmesine ve yine belirsiz alacak olması nedeniyle fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydı ile 100 -Euro (fiili ödeme tarihindeki TCMB döviz satış kuru üzerinden) ticari kazanç kaybının davalıdan dava tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte alınarak davacı müvekkilime verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinin kabulü ile düzenlenen tensip zaptının ve dava dilekçesinin müvekkili şirkete tebliğ edilmesine karar verildiğini, dosya içerisinde bulunan tebligat parçasına göre, müvekkili şirkete tebligat yapıldığı görülmekteyse de, söz konusu tebligat usulsüz bir tebligat olduğunu, davadan 06.02.2020 tarihinde haberdar olduğunu ve mahkemeye süre uzatım dilekçesi sunulduğunu, süre uzatım dilekçesinde de belirttikleri üzere, tebligat yapılan kişinin müvekkili şirket ile herhangi bir ilgisi bulunmadığını, müvekkil şirketin çalışanı da olmadığını, tebligat memuru tarafından hangi gerekçeyle bu kişiye tebligat yapıldığı da tebliğ evrakından anlaşılamamakta olduğunu, müvekkili şirket yetkilisi, müdürü ya da çalışanı olan bir kişiye tebligat yapılmaması sebebiyle söz konusu tebliğ usulsüz bir tebliğ olduğunu, davacı tarafça dosyaya sunulan Otomobil Tamir Hizmetleri için Sözleşme uyarınca davaya bakma yetkisi Moldova Cumhuriyeti Mahkemeleri olduğunu, davacı şirketin Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde herhangi bir yerleşim yeri bulunmadığı gibi, temsilciliği de bulunmadığını, davacının yabancı olması sebebiyle dava sonucunda ortaya çıkabilecek zararların karşılanması için teminat göstermesi gerektiğini, her ne kadar davacı müvekkili şirket ile yaptığı tamir sözleşmesine aykırı davranıldığını iddia etmişse de, müvekkili şirketin davacı tarafa herhangi bir borcu bulunmadığını, söz konusu otobüsün davacıya satıldığını, akabinde otobüs ile ilgili müvekkili şirket tarafından verilen bazı tamir ve bakım hizmetleri karşılığında ücret alındığını, bu ücretin karşılığı olan hizmet verildiğini, istenilen yedek parçaların teslim edildiğini, davacının amacının tamamen kötü niyetli olarak söz konusu otobüs bedeli ile ticari kazanç adı altında bir para alınması isteği olduğunu, davacı taraf dosyaya bir sözleşme sunmuşsa da, otobüsü müvekkili şirkete getirip teslim ettiğine dair herhangi bir belge sunmadığını, tamir ücreti olarak ayrıca elden 10.000 Euro ödeme yapıldığını iddia eden davacının Türk Hukuk sistemine göre açtığı bu davada senetle ispat kuralı uyarınca ödediğini iddia ettiği bu tutara ilişkin belge sunması gerektiğini, müvekkili şirket tarafından haricen alınan herhangi bir tutar bulunmadığını, davacının tamir için teslim ettiği otobüsün tamir edildiğini ve kendilerine iade edildiğini, davacının ticari kazanç kaybı adı altında istediği tutarlardan da müvekkili şirket sorumlu olmadığını, araç zamanında tamir edildiğini ve kendilerine teslim edildiğini işbu haksız davanın reddini, yargılama harç ve masrafları ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda; "Taraflar arasındaki sözleşmenin 5.3.maddesine göre "Talebi gönderen tarafın Moldova Cumhuriyeti yetkili mahkemelerine başvurma hakkı vardır." şeklinde düzenleme yapılmış olup, seçimlik hak tanındığından ve kesin olacak şekilde bir yetkili mahkeme belirtilmediğinden davalı tarafın yetki yönünden itirazının yerinde görülmediğinden reddine karar verilmiştir.... taraflar arasında dava konusu otobüsün satışı ve ilk satış işlemi sonrasında davalıya teslim edilmesinde bir ihtilaf yoktur. Yine otobüsün satışından sonraki süreçte otobüsün davacı tarafından yurtdışında kullanıldığı, otobüsün bu süreçte yurtdışında yangın sebebi ile zarar gördüğü ve tamir için Türkiye'ye getirilerek davalıya teslim edildiği hususlarında bir ihtilaf bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki ihtilaf otobüsün tamir edilip edilmediği, bundan da ziyade otobüsün sonrasında davacı tarafa tekrar teslim edilip edilmediği noktasındadır. Davacı taraf otobüsün tamir için Türkiye'ye davalı tarafa getirildikten sonra kendilerine teslim edilmediğini iddia ederken, davalı taraf ta otobüsün tamir yapıldıktan sonra yurtdışına tekrar götürülüp davacı tarafa teslim edildiği savurmasında bulunmuştur. İhtilaf konusu otobüsün teslim edilmesine ilişkin olduğundan ve otobüsün teslim edildiğini davalı taraf ileri sürdüğünden bu savunmasını ispat etmek zorunda olup, dinlenilen tanık beyanlarında otobüsün teslim için yurtdışına çıkarıldığı beyan edilmiş ise de, otobüsün teslim edildiğine dair herhangi bir belge sunulmamıştır. Basiretli bir tacir olarak kabul edilmesi gereken tacir olan davalının, ekonomik değeri azımsanmayacak dava konusu otobüsün usulüne uygun düzenlenmiş bir teslim belgesi ile teslim etmeleri gerekir iken, tanık anlatımlarına göre yurtdışında sınırı geçtikten sonra bir benzin istasyonunda kimliğini dahi bilmedikleri birisine teslim ettikleri savunması dikkate alınmamıştır. Teslime yönelik davalı savunması ispatlanamadığından, dava konusu otobüsün teslim edilmediği kanaati ile, terditli talepler uyarınca otobüsün değerinin belirlenmesi için yapılan bilirkişi incelemesine göre alınan ikinci ek raporda da belirlendiği üzere otobüsün olay tarihindeki piyasa rayiç değerinin 70.000.-Euro olduğuna yönelik mahkememizce de hükme esas alınmaya elverişli görülen bilirkişi değerlendirmesine göre yargılamaya devam olunmuş, davacı vekilinin 02/06/2025 tarihli dava değer arttırım dilekçesine göre 60.000- Euro olan dava değeri, bilirkişi raporu doğrultusunda 70.000- Euroya yükseltilmiş olmakla, araç bedeli olan 70.000,00 Euro'nun dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasanın 4-a maddesine göre işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Dava dilekçesinde sözleşme konusu aracın teslim edilmemesi halinde ifadesiyle başlayan terditli talepte şimdilik 30.000 Euro otobüs bedeli, 20.000 + 10.000 olmak üzere tamir için yapılan ödeme bedeli olarak ta 30.000 Euro talep edilmiş olup, mahkememizce belirlenen 70.000 Euro otobüs bedeli zaten tamiri tamamlanmış bir otobüs değeri olacağı için tamir sebebi ile yapılan ödeme miktarları dikkate alınmamış ve bu iki kalem için talep edilmiş olan miktarlar tamiri tamamlanmış bir otobüs bedeli olan 70.000 Euro içindeki 60.000 Euro olacak şekilde değerlendirilmiş ve talep artırım ile artırılan 10.000 Euro'nun da eklenmesiyle oluşan toplam 70.000 Euro dava değeri, (terditli taleplerin bir bütün halinde değerlendirilmesi ve dava ile ulaşılmak istenilen amaç gözönünde bulundurularak) bilirkişi tarafından belirlenen 70.000 Euro otobüs bedeli olarak değerlendirilmiştir.
Dava dilekçesindeki 100,00 Euro'luk kar mahrumiyetine ilişkin talep 22/02/2024 tarihli dilekçe ile müracaata bırakıldığından bu miktara ilişkin davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir." gerekçeleriyle
1-Dava dilekçesindeki 100,00 Euro'luk kar mahrumiyetine ilişkin talep müracaata bırakıldığından bu miktara ilişkin davanın açılmamış sayılmasına,
2-70.000,00 Euro'nun dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasanın 4-a maddesine göre işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, karar verilmiştir.
Karara karşı davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Davalı vekili istinaf başvurusunda önceki iddialarını tekrarla birlikte özet olarak; davacı tarafça dosyaya sunulan otomobil tamir hizmetleri için sözleşme uyarınca davaya bakma yetkisi Moldova Cumhuriyeti mahkemelerinde olup mahkemece yetkisizlik kararı verilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin davacı şirkete herhangi bir borcu bulunmadığını, aracın davacının görevlendirdiği kişi olan ...'a teslim edildiğini, dava hatalı ve denetime elverişsiz bilirkişi raporu doğrultusunda ıslah edildiğini, 9.04.2025 tarihli bilirkişi raporunda bilirkişi tarafından satışı yapılan otobüsün değer tespiti fazla ve hatalı yapıldığını, iki rapor arasında otobüsün değerine ilişkin 10.000,00-Euro gibi çok büyük bir fark olduğunu, raporların çelişkili ve bilimsel verilerden yoksun olmasına rağmen mahkemece bu çelişkilerin giderilmediğini ve 29.04.2025 tarihli bilirkişi raporu çerçevesinde davanın ıslah edildiğini, davacının terditli talepleri usulüne uygun değerlendirilmediğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacının talep ettiği faiz türünün hukuka aykırı olup faizin artırılan kısım için talep artırım tarihinden itibaren işletilmesi gerekirken karar verilen tüm bedele dava tarihinden itibaren faiz işletilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu otobüs bedeli belirsiz alacak davasına konu edilemeyeceğinden ıslah tarihinden itibaren 5 yıl önceki alacakları zamanaşımına uğradığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.
Dava, taraflar arasındaki otobüs alım satım ve tamirine ilişkin sözleşmeye konu aracın tamir için davalıya teslim edildikten sonra teslim edilmediği iddiasına dayanan ve terditli olarak açılmış olan otobüsün teslimi, aksi halde araç bedelinin ödenmesi, ödenen tamir bedelinin iadesi ve zararın tazminine ilişkindir.
Davacı, aracın tamir için davalıya teslim edildiğini ancak davalı tarafça aracın teslim edilmediğini ileri sürerek öncelikle aracın tamir edilmiş şekli ile teslimi, aksi halde araç güncel değerinin tahsili talep edilmiştir.
Davalı ise aracın davacıya tamir edilerek teslim edildiğini, yetkili mahkemenin Moldova mahkemeleri olduğunu savunmuştur.
Mahkemesince taraf delilleri toplanmış, tanıklar dinlenilmiş, bilirkişi incelemeleri yaptırılmıştır.
İTÜ emekli öğretim üyesi bilirkişi raporunda, dava konusu aracın dava tarihi itibarı ile hasarsız değerinin 60.000.-Euro, hasarlı hali ile değerinin 21.000.-Euro olduğu, yönünde görüş bildirmiş, birinci ek raporunda da aynı görüşlerini tekrarlamıştır.
Bilirkişi ikinci ek raporunda ise, "Yabancı plakalı olan aracın muadillerinin farklı ülkelerden alının fiyat satış teklifleri incelendiğinde tekliflerin 75.000.-Euro, 60.000.-Euro, 75.000.-Euro, 60.000.-Euro olarak teklifler bulunduğu görülmüştür. Araçların ikinci el satış fiyatları marka ve modelleri dışında aracın kilometresi, kullanım şartları, geçirdiği kazalar ve onarım masrafları ile günün ekonomik koşullarına göre değişmektedir. Sonuç olarak tüm bu parametreler dikkate dava konusu aracın olay tarihindeki piyasa rayiç değerinin 70.000.-Euro olduğu" belirtilmiştir.
Davacı vekili talep artırım dilekçesinde, dava açılır iken dava değeri için 60.000- Euro ve kar mahrumiyeti olarak 100- Euro üzerinden harç ödendiğini, kar mahrumiyeti taleplerinin atiye bırakıldığını, 60..000- Euro olan dava değerini bilirkişi raporu doğrultusunda 70.000- Euroya yükseltilerek araç bedeli olan 70.000- Euro'nun dava tarihinden itibaren ticari faizi ile davalıdan tahsili ile davacı müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Yetkiye ilişkin ilişkin istinaf itirazları yönünden yapılan değerlendirmede,
Taraflar arasındaki sözleşmenin 5.3.maddesine göre "Talebi gönderen tarafın Moldova Cumhuriyeti yetkili mahkemelerine başvurma hakkı vardır." şeklinde düzenleme yapıldığı sabittir.
Belirtilen düzenlemede Moldova mahkemelerinin yetkili olduğuna dair kesin bir düzenleme bulunmadığı, bu haliyle Türk mahkemelerinin yetkisinin kaldırılmış olmadığı gözetildiğinde mahkemesince yetki itirazı yönünden verilen karar isabetlidir.
Esasa ilişkin olarak,
Davaya konu otobüsün tamir için davalıya teslim edildiği, aracın teslim edilerek araç malikine teslim edildiği iddiasının yazılı delil ile ispat edilmediği, bu hususta ispat yükünün davalıda olduğu anlaşılmakla bu yöndeki istinaf itirazları yerinde değildir.
Araç değerine ilişkin olarak ise, hükme esas bilirkişi kök raporunda aracın dava tarihindeki değeri ile hasarlı değerinin tespit edildiği, bilahare ek raporda aracın yurt dışı ilanlarındaki satış fiyatlarına göre değerlendirme yapılmış ise de raporda aracın model ve yılı gibi ayrıntılara yer verilerek değerlendirme yapılmadığı, raporun eksik olduğu anlaşılmaktadır.
Buna göre, mahkemesince yeni bir bilirkişi heyetinden aracın km, yanmış hali, gibi tüm nitelikleri belirlenerek değer tespiti konusunda denetime elverişli rapor alınarak ve davalının 10.000,00 Euro ödemeyi kabul etmediği de nazar alınarak ödenen tamir ücretinin iadesi konusunda karar verilmesi gerekirken yetersiz bilirkişi raporu esas alınarak yazılı şekilde karar verilmesi isabetli değildir.
Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca kabulü ile kararın kaldırılmasına, yukarıda belirtilen şekilde yargılama yapılarak hasıl olacak sonuca göre karar verilmek üzere dava dosyasının mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davalının istinaf başvurusunun kabulü ile, kararın, HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasıyla,yukarıda izah edilen şekilde, yeniden yargılama yapılıp bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine geri gönderilmesine,
Peşin alınan istinaf karar harcının istinaf edene isteği halinde iadesine,
İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,
Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 353/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 16/04/2026