Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/2883 E. 2026/511 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/2883
Karar No
2026/511
Karar Tarihi

T.C. DENİZLİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : ... KARAR NO : ... KARAR TARİHİ : 04/03/2026

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

BAŞKAN : ... ÜYE : ... ÜYE : ... KATİP : ...

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 10/10/2025 (Ara Karar) NUMARASI :... Esas

DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ....

DAVALI : 1-... VEKİLLERİ : Av. ... Av. ...

DAVALI : 2-... ... VEKİLLERİ : Av. ... Av....

DAVALILAR : 3-... ... 4-... ... VEKİLİ : Av. ... ... DAVANIN KONUSU : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) G.KARAR YAZIM TARİHİ : 04/03/2026 İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen ara kararına yönelik davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Davacı vekili ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir talepli dava dilekçesinde özetle: 10.04.2025 tarihinde, her türlü talep hakları saklı kalmak kaydıyla, ... LTD. ŞTİ. Unvanlı şirket adına kayıtlı,Birleşik Krallık bayrağı çekili olan "..." isimli teknede yangın meydana geldiğini, yangın tarihinde söz konusu teknenin, Davalı ... Yatçılık Su Sporları İnşaat Turizm Ticaret Anonim Şirketi'nin (bundan sonra "... Yatçılık A.Ş." olarak anılacaktır.) işlettiği ... Marina'da bağlı bulunduğunu, söz konusu yangında müvekkili şirketin maliki olduğu... ve ... isimli teknelerin büyük zarar gördüğünü, yangın ile birlikte her iki tekneni de yanarak battığını, ... LTD. ŞTİ. 'nin Yabancı merkezli şirket olması sebebiyle bilgilerine ulaşılamamış olup, tüm bilgilerinin eklenerek dosyaya kazandırılmasını ve taraf olarak eklenmesini talep ettiklerini, müvekkilinin maliki olduğu teknelerin yanarak batmasına sebebiyet veren yangının, ... isimli teknede başladığı hususu, ... ... İtfaiye Dairesi Başkanlığı ek raporları ile sabit olduğunu, bu sebeple ... ... İtfaiye Dairesi Başkanlığı'nca 10.04.2025 tarihinde meydana gelen yangına ilişkin hazırlanan rapor ve tutanağın ekte sunulduğunu, meydana gelen yangın neticesinde ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nca ... soruşturma numaralı dosya ile soruşturma başlatıldığını, dosya kapsamında alınan Bilirkişi raporu doğrultusunda; "... isimli teknenin sahibi ...nun ve ... YATÇILIK işletmesi sahibi ...'nun ASLİ KUSURLU olduğu" tanzim edildiğini, kazanın oluşu ve kusur durumlarının belirlenmesi bakımından, müvekkilinin aleyhine olan hususlar hariç olmak ve bunlara ilişkin itirazları saklı kalmak kaydıyla savcılık dosyasının celbini talep ettiklerini, davaya konu yangının, müvekkiline ait "..." ve "..." isimli teknelere sirayet etmesi sonucu işbu tekneler batarak pert olduğunu, ayrıca batık durumdaki teknelere ait enkazların kaldırılması zorunluluğunun hasıl olduğunu ve müvekkilinin bu işlem için de ayrıca ödeme yapmak zorunda kaldığını, her iki teknenin de pert olması ve ayrı ayrı enkaz kaldırma çalışmaları yapılmış olması sebebiyle, ayrı ayrı 20.000,00 Euro olmak üzere toplam 40.000,00 Euro kurtarma masrafının mevcut olduğunu, müvekkilinin gerek maliki olduğu teknelerin pert olması gerek bağlandığı yerde batması sebebiyle oluşan enkazının kaldırılması sebebiyle zararlarının oluştuğunun aşikar olduğunu, müvekkilinin maliki olduğu ve huzurdaki davaya konu olan tekneler bakımından müvekkili şirketin kendi sigorta şirketinden 1.050.000,00 Euro bedel tahsil etmişse de bu tutarın, teknelerin gerçek bedelini ve uğranılan toplam zararı karşılamamakta olduğunu, müvekkili şirketin poliçe teminat limitlerinin üzerinde zararı olduğundan bu zararların da tazmininin zaruri olduğunu, müvekkilinin yangın öncesinde, iki adet teknesinin, iç donanım ve teçhizatlarını charterda kullanmak amacıyla yenilediğini, bu sebeple müvekkili şirketin maliki olduğu ...ve .... isimli teknelerin kaza öncesindeki değerlerinin, yenilenen iç teçhizat ve donanım da dikkate alınarak, belirlenmesini ve müvekkilinin oluşan zararının tazminini talep ettiklerini, taraflarınca işbu dava açılmadan önce zorunlu arabuluculuk başvurusu yapıldığını, müvekkiline ait olan teknelerinin zarar görmesinde açıkça ... isimli teknede çıktığı ve , esaslı olarak kusurunun bulunduğu aşikar olması ile birlikte yangının meydana gelmesi, önlenmesi ve zararın ölçeğinin büyümesinin önüne geçilmesi bakımından marinayı işleten ve her türlü önlemler alması gereken ... Yatçılık A.Ş.'nin sorumluluğunun bulunmakta olduğunu, müvekkilinin maliki olduğu teknelerin ... ve ...'ün gemi bağlama sözleşmeleri mevcut olup söz konusu sözleşmeleri ekte sunduklarını, müvekkilinin marinaya bağlama sözleşmeleri doğrultusunda "marinaya bağlama ücreti" de ödemiş olup işbu masrafın da tazmininin gerektiğini, ... Yatçılık Su Sporları İnşaat Turizm Ticaret Anonim Şirketi'nin marina işleticisi olduğunu, gözetim ve muhafaza yükümlülüğünü yerine getirmemesi sebebiyle işbu dava kapsamında sorumlu olduğunu, işbu dosya kapsamında yangına ilişkin bilgi ve belgelerin incelenmesi amacıyla yangın inceleme uzmanı tarafından 30.04.2025 tarihinde bilirkişi raporunun tanzim edildiğini, bilirkişi raporuna göre ; "- " "..." isimli teknede yangının başladığı, -Yangının meydana gelmesinde ve önlenmesinde marinayı işleten" ... Yatçılık A.Ş.'nin" sorumlu olduğu" tanzim edildiğini, Denizcilik Genel Müdürlüğü, Marina Yönetmeliği ve sair mevzuatlara ek gemi güvenliği için ülkemizde uygulanan NFPA 303 (Fire Protection Standards for Marinas and Boatyards) çerçevesinde, marina işletmeleri, yangın güvenliği önlemlerini almakla yükümlü olduğunu, Eğer marina, yangın güvenliği ile ilgili gerekli tedbirleri almış olsaydı, yangının bu denli büyümesi ve sonuçta meydana gelen zararın boyutları önemli ölçüde azalmış olacağını, bu yükümlülüğün, yangın algılama sistemleri, yangın söndürme ekipmanları, yangın tatbikatları, personel eğitimi ve düzenli denetimlerle yerine getirilmesi gerektiğini, sigortalı geminin bağlı bulunduğu ... Yatçılık A.Ş.'nin ise, olası bir yangın felaketine karşı hiçbir önlem almamış olduğu gibi bir de marina personellerinin yangına müdahale eğitimlerinin eksik olduğunu, işbu hususların Teknik Analiz Raporu ile de sabit olduğunu, borçlunun, borcunu ödemekten kaçınması ihtimali kuvvetli olduğundan ve meydana gelen zarar doğrultusunda meydana gelen zararın miktarı düşünüldüğünde, mal kaçırma ihtimali söz konusu olduğundan, tarafımızca İHTİYATİ TEDBİR ve İHTİYATİ HACİZ talebinde bulunma zorunluluğunun hasıl olduğunu, yangının çıkış noktası ... isimli tekne olduğu hususu yangın itfaiye raporuyla sabit olduğunu, ilgili teknenin sahibi "... LTD. ŞTİ." olması sebebiyle meydana gelen zarardan sorumlu olduğunu, "... LTD. ŞTİ." sahibi olan ... ise şirkete ait hisselerin tek sahibi, yetkilisi ve zilyedi olması nedeniyle müteselsil sorumlu olduğunu, Ticaret Siciline kayıtlı olmayan gemiler yönünden TMK uygulama alanı bulduğundan, Türk Medeni Kanunu'nun 763. Maddesi;"Bir taşınırın zilyetliğini iyiniyetle ve malik olmak üzere devralan kimse, devredenin mülkiyeti devir yetkisi olmasa bile, zilyetlik hükümlerine göre kazanmanın korunduğu hâllerde o şeyin maliki olur." hüküm altına alındığını, meydana gelen yangın olayında ... "donatan" olarak da sorumlu olduğunu, Türk Ticaret Kanunu madde 1061'e göre: “Kendisinin olmayan bir gemiyi menfaat sağlamak amacıyla suda kendi adına bizzat veya kaptan aracılığıyla kullanan kişi, üçüncü kişilerle olan ilişkilerinde donatan sayılır.” hüküm altına alındığını, ilgili şirketin menşei ABD olması nedeniyle, borçlunun borcunu ödemekten kaçınması ihtimali kuvvetli olduğundan ve yurtdışı şirket hesapları ile mal kaçırma ihtimali söz konusu olduğundan, tarafımızca İHTİYATİ TEDBİR ve İHTİYATİ HACİZ talebinde bulunma zorunluluğunun hasıl olduğunu, müvekkiline ait iki adet tekneye ilişkin, meydana gelen yangın olayı nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla;- ...için 2024 yılında kesilen tekne kiralama faturalarının mevcut olduğunu, ...adlı teknenin şu anki piyasada, charterı 40.000 Euro olup, ...ın charterı ise 12.000 Euro' olduğunu, Teknenin işbu kazanç kaybının şimdilik 100,00 Euro olmak üzere tazmininin, İkinci dönem ödenecek geçici verginin mevcut olduğunu, ..., poliçedeki teminatı (1.000.000 EUR) 30.06.2025 tarihinden önce geldiği için geçici vergi yalnızca işbu tekne için hesaplandığını, ...ün poliçedeki teminatının (2.500.000 EUR) temmuz ayında geldiği için onun hesaplamasının 30.09.2025 tarihinden sonra yapılacağını, Takriben, 18.750.000 TL'ye yakın bir vergi doğacağını, kısaca izah edildiği üzere meydana gelecek vergi borcunun, ... ve ... isimli teknelerin pert (tam ziya) bedellerinin piyasa koşullarına göre, Yangın sonrası, müvekkil tarafından, yapılmış olan enkaz kaldırma masraflarının, Yangın sonrasına ilişkin temizlik ve marina masraflarının, Teknelerin kazanç kaybının, Marina bağlama masrafının, (ZARAR KALEMLERİ ŞU AN İÇİN NET OLARAK BELİRLENEMEDİĞİNDEN FAZLAYA İLİŞKİN TALEP VE DAVA HAKLARIMIZ SAKLI KALMAK KAYDIYLA) tam ziya olması nedeniyle, zararının tazmininin gerektiğini, müvekkilinin uğramış olduğu doğrudan zararların yanı sıra, oluşan münferit yahut üçüncü kişilere karşı doğan yükümlülükler dahil olmak üzere aşkın zarar niteliğindeki tüm mahrumiyetlerin de davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilinin gerektiğini, açıklanan nedenlerle Borçlu ... Yatçılık A.Ş., ... Ltd. Şti.'nin yabancı merkezli olması nedeniyle taraflarınca bilgilerine ulaşılamadığından mahkemece tüm bilgileri eklenerek dosyaya kazandırılmasını ve ilgili şirketle birlikte, donatan ve zilyet sıfatıyla ...nun her türlü taşınır, taşınmaz, ve mallarının ve varsa adlarına kayıtlı gemilerin, üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının üzerine İHTİYATİ TEDBİR ve İHTİYATİ HACİZ konulmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen ara kararı ile; ihtiyati tedbirin yalnızca dava konusu uyuşmazlık hakkında verilebileceği, tedbir talep edilen her türlü taşınır ve taşınmaz mallarının ve varsa adlarına kayıtlı gemilerin, üçüncü kişilerin hak ve alacaklarının davanın aynına ilişkin olmadığı; ...'nun, kusuru ile hasara neden olduğu iddia olunan "..."isimli geminin maliki olan şirket yetkilisi olması, geminin maliki ve/veya işleteni olduğuna dair yaklaşık ispata yarar delillerin sunulmamış olması, bu iddiaların yargılamayı gerektirmesi; talebe konu kazanç kaybı, oluşacak vergi borcu, teminat limiti üzerinde kalan pert bedelleri yönünden alacak miktarı ve muacceliyet konusunda yaklaşık ispat sağlanmadığından ve muaccel hale gelmeyen alacaklar için İİK 257/2 de aranan şartlar oluştuğu hususunda yaklaşık ispat sağlanmadığı gerekçeleri ile; "A-İHTİYATİ HACİZ VE İHTİYATİ TEDBİR TALEPLERİNİN REDDİ İLE; 1-...'NUN her türlü taşınır, taşınmaz, ve mallarının ve varsa adlarına kayıtlı gemilerin, üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının üzerine İHTİYATİ TEDBİR konulması talebinin REDDİNE, 2-...'NUN her türlü taşınır, taşınmaz, ve mallarının ve varsa adlarına kayıtlı gemilerin, üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının üzerine İHTİYATİ HACİZ konulması TALEBİNİN REDDİNE, 3-ALEYHİNE İHTİYATİ HACİZ İSTENİLEN... LTD ŞİRKETİ VE ... YATÇILIK SU SPORLARI İNŞAAT TURİZM TİCARET SANAYİ ANONİM ŞİRKETİ yönünden her türlü taşınır ve taşınmaz mallarının ve varsa adlarına kayıtlı gemilerin, üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine İHTİYATİ HACİZ KONULMASI TALEBİNİN REDDİNE, 4-ALEYHİNE İHTİYATİ TEDBİR İSTENİLEN ... LTD ŞİRKETİ VE ... YATÇILIK SU SPORLARI İNŞAAT TURİZM TİCARET SANAYİ ANONİM ŞİRKETİ yönünden her türlü taşınır ve taşınmaz mallarının ve varsa adlarına kayıtlı gemilerin, üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine İHTİYATİ TEDBİR TALEBİNİN REDDİNE," dair karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle: 10.04.2025 tarihinde, ...Ltd. Şti. unvanlı şirket adına kayıtlı, Birleşik Krallık bayrağı çekili olan "..." isimli teknede yangın meydana geldiğini, yangın tarihinde söz konusu tekne, davalı ... Yatçılık Su Sporları İnşaat Turizm Ticaret Anonim Şirketi'nin (bundan sonra "... Yatçılık A.Ş." olarak anılacaktır) işlettiği ... Marina'da bağlı bulunduğunu, yangında müvekkil şirketin maliki olduğu ... ve ... isimli teknelerin büyük zarar gördüğünü, her iki teknenin de yanarak battığını, alacağımızın teminat altına alınabilmesi amacıyla ihtiyati haciz talebinde bulunmalarında hukuki yararlarının olduğunu, Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin E. 2012/24239, K. 2012/25011 sayılı ve 02.07.2012 tarihli kararında açıklandığı üzere; davanın değerinin başından belirlenmesi olanağı bulunmayan hallerde ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararı verilebileceği ve bunun için ilgili malvarlığının dava konusu olması gerekmediğini, ara kararda ...'nun, geminin maliki veya işleteni olduğuna yönelik yaklaşık ispata elverişli delil sunulmadığından bahisle ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir taleplerinin reddedildiğini, yangının çıkış noktası ... isimli tekne olduğu hususu yangın itfaiye raporuyla sabit olup ilgili teknenin sahibi "... ... ... Ltd. Şti." olması sebebiyle meydana gelen zarardan sorumlu olduğunu, ... ... ... Ltd. Şti. sahibi olan ... ise şirkete ait hisselerin tek sahibi, yetkilisi ve zilyedi olması nedeniyle müteselsil sorumlu olduğunu, davalı ... Yatçılık Su Sporları İnşaat Turizm Ticaret Anonim Şirketinin marina işleticisi olduğunu, nitekim gözetim ve muhafaza yükümlülüğünü yerine getirmemesi sebebiyle işbu dava kapsamında meydana gelen zarardan sorumlu olduğunu, borçlunun, borcunu ödemekten kaçınması ihtimali kuvvetli olduğundan ve meydana gelen zarar doğrultusunda meydana gelen zararın miktarı düşünüldüğünde, mal kaçırma ihtimali söz konusu olduğundan, ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz talebinde bulunma zorunluluğu hasıl olduğunu, yerel mahkeme ara kararında, yangın sonrası enkaz kaldırma masrafları, temizlik ve marina masrafları yönünden yeterli bilgi sunulmaması nedeniyle de taleplerinin reddedildiğini, ekte sundukları faturalardan da anlaşılacağı üzere müvekkilinin işbu yangın nedeniyle enkaz kaldırma masrafları, temizlik ve marina masrafları için de ödemede bulunduğunu, bu nedenlerle istinaf başvurusunun kabulüne, ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir taleplerinin kabulüne, nihayetinde haklı dava ve taleplerinin kabulü ile yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini istemiştir. Davalılar ... ... ... Ltd Şti ve ... vekili ayrı ayrı sunduğu istinafa cevap dilekçelerinde özetle: Davanın konusu itibariyle davacının ihtiyati tedbir talebinde bulunmasının mümkün olmadığını, uyuşmazlık, davacının bir miktar paranın kendisine ödenmesi talebinden ibaret olup, HMK m. 389–399’da düzenlenen ihtiyati tedbir müessesesi, konusu para olmayan uyuşmazlıklarda dava konusu hakkın korunmasına ilişkin olduğunu, konusu para olan davalarda uygulanması gereken müessesenin ihtiyati haciz olduğunu, davacının iddia ettiği alacağın varlığı ve miktarı yargılamaya muhtaç olup nitekim alacağın varlığının yaklaşık olarak ispat edilemediğini, davacının, sigortacısı ... Sigorta A.Ş. tarafından rizikonun gerçekleşmesi nedeniyle yapılan ödemeleri müvekkili şirketten yeniden tahsil etmeye çalıştığını, davacı, kendisine 1.050.000 EUR ödeme yapıldığını beyan ettiğini, oysa dosyadaki ... Sigorta A.Ş. tarafından gönderilen müzekkere cevabında; “...” için 2.564.982,68 EUR, “.. ...” için 1.029.312,79 EUR olmak üzere toplam 3.594.295,47 EUR ödeme yapıldığının belirtildiğini, davacının beyanının gerçeğe aykırı olduğunu, davacı, istinaf dilekçesinde enkaz kaldırma, temizlik ve marina masraflarına ilişkin yeni deliller sunmuş olup HMK m. 357 uyarınca istinaf yargılamasında yeni delile dayanılmasının mümkün olmadığını, ... Asliye Ticaret Mahkemesinin 10.10.2025 tarihli ara kararına kadar sunulmamış olan delillerin istinaf başvuru dilekçesi ekinde sunulmasının açıkça hukuka aykırı olduğunu, içtihatlarda da sabit olduğu üzere söz konusu delillerin dikkate alınmaması gerektiğini, istinaf makamınca deliller dikkate alınacak olsa dahi belirtmek gerekir ki, istinaf dilekçesi ekindeki faturalara konu zararların davacının sigortacısı tarafından tazmin edildiğini, bu nedenle davacının bu faturalara dayanarak müvekkil şirketten alacağı bulunduğu hususunun ispatlanamadığını, davacının iddiasının aksine yangın hadisesinin ortaya çıkmasında ve davacının donatanı olduğu yatlara sıçramasında müvekkil şirketin herhangi bir kusuru bulunmadığını, yangın hadisesinin gerçekleşmesinde ve büyümesinde Davalı ... Yatçılık’ın ağır kusuru bulunduğunu, bu nedenle iddia edilen zarar ile müevvil şirketin donatanı olduğu “...” isimli yat arasındaki illiyet bağının kesildiğini, davacının iddia ettiği zarara uğramasında kendisinin ağır kusuru mevcut olup, TBK’nın 52. maddesi uyarınca zarara uğrayanın kusuru nedeniyle yargılama sonunda tazminat talebinin reddedileceğini, müvekkili...’nun, ... ... ... Ltd.’nin yetkilisi olmasının, müvekkile husumet yöneltilebileceği anlamına gelmeyeceğini, somut olayda, yangın hadisesinin başladığı tekne davalılardan ... ... ... LTD.’ye ait olmasına rağmen Müvekkil ... aleyhine de husumet yöneltildiğini, ticaret şirketleri ayrı bir tüzel kişiliğe sahip olup kural olarak şirket borçlarından yalnızca şirketin tüzel kişiliğinin sorumlu olduğunu, şirket hissedarı veya yetkilisi olmak kural olarak şirketin borçlarından kişisel sorumluluk doğurmayacağını, yalnızca şirketi zarara uğratma kastının varlığı hâlinde şirket hissedarı/yetkilisinin sorumluluğuna gidilebilmesinin mümkün olduğunu, nitekim Yargıtay uygulamalarının da bu yönde olduğunu, davacı, istinafa başvuru dilekçesinde müvekkil ...'nun TMK’nın 763. maddesi ile TTK’nın 1061. maddesi uyarınca sorumlu olduğunu beyan ettiğini ancak davacının söz konusu çıkarımlarının hatalı olduğunu beyanla, fazlaya ilişkin tüm hakları saklı tutarak ve ikrar teşkil etmemek kaydı ile, davacının haksız ve mesnetsiz istinaf başvurusunun reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Yatçılık Su Sporları İnşaat Turizm Ticaret Sanayi Anonim Şirketi vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle: HMK md. 389 ile “Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.” denilmek suretiyle ihtiyati tedbirin şartları düzenlendiğini, Mahkemece, ihtiyatî tedbir yargılamasının gerektirdiği inceleme ve ispat kuralları dikkate alınarak, yapılan incelemeden sonra, bu sakınca veya zararı ortadan kaldıracak tedbire karar verilmesi mümkün olacağını, huzurdaki uyuşmazlık, davacının bir miktar paranın kendisine ödenmesi talebinden ibaret olup HMK m. 389–399’da düzenlenen ihtiyati tedbir müessesesi, konusu para olmayan uyuşmazlıklarda dava konusu hakkın korunmasına ilişkin olduğunu, konusu para olan davalarda uygulanması gereken müessesenin ihtiyati haciz olduğunu, ihtiyati tedbirin yalnızca dava konusu uyuşmazlık hakkında verilebileceğini, tedbir talep edilen her türlü taşınır ve taşınmaz mallarının ve varsa adlarına kayıtlı gemilerin, üçüncü kişilerin hak ve alacaklarının davanın aynına ilişkin olmadığı nazara alındığında ilk derece mahkemesi tarafından verilen karar hukuka uygun olduğunu, huzurdaki dosyadaki ... Sigorta A.Ş. tarafından gönderilen müzekkere cevabında; "..." için 2.564.982,68 EUR, "..." için 1.029.312,79 EUR olmak üzere toplam 3.594.295,47 EUR ödeme yapıldığının belirtildiğini, ... için yapılan 2.564.982,68 EUR ödemenin 2.500.000,00 EUR'luk kısmı yat gövde teminatına, 20.000,00 EUR'luk kısmı enkaz kaldırma masraflarına ilişkin olupu bakiye 44.982,68 EUR'nun ise dosyadan tam anlaşılamamakla birlikte sair masraflara ilişkin olduğu kanaatinde olduklarını, "..." bakımından ise davacıya 1.000.000,00 EUR yat gövde teminatı, 20.000,00 EUR enkaz kaldırma masrafı ve 9.312,79 EUR tutarında (dosyada mahiyeti tam anlaşılamayan) sair masraflar ödendiğini, bu doğrultuda yat gövde teminatının tamamı ödendiğinden davacının poliçe teminatını aşan aşkın zararını delillendirmesi gerektiğini, mevcut delillerden aşkın zararın varlığının anlaşılmadığını, davacı ayrıca enkaz kaldırma masraflarına ilişkin de talepte bulunmaktadır. Ancak enkaz kaldırma masraflarına ilişkin olarak ödemeyi sigortacısından aldığı açıkça anlaşıldığını, davacı istinaf dilekçesinde enkaz kaldırma, temizlik ve marina masraflarına ilişkin yeni deliller sunmuş olup HMK m. 357 uyarınca istinaf yargılamasında yeni delile dayanılmasının mümkün olmadığını, kusurun ve davacının zararla ilgili iddialarının kabulü anlamına gelmemekle beraber, dava konusu yatların pert olmasının sebebinin yangın çıkan teknenin çok yakınında bağlanmış olmaları olduğunu, davacının gerekli önlem ve tedbirleri almadığının açık olduğunu, davacı tarafından talebe konu kazanç kaybı, oluşacak vergi borcu, teminat limiti üzerinde kalan pert bedelleri yönünden alacak miktarı ve muacceliyet konusunda yaklaşık ispat sağlanmadığından ve muaccel hale gelmeyen alacaklar için İİK 257/2 de aranan şartlar oluştuğu hususunda yaklaşık ispatın sağlanamadığını, davacı tarafça her ne kadar yangın sonrası enkaz kaldırma masrafları ve temizlik ve marina masrafları talep edilmişse de, ihtiyati haciz talebinde bu hususa ilişkin herhangi bir bilgi belge sunulmadığı bu suretle talebe konu alacağın doğumu, varlığı ve muacceliyeti hususunda yaklaşık ispata elverişli deliller sunulmadığını, bu nedenlerle davacının istinaf başvurusunun reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE : Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde; Talep, davacıya ait teknelerin davalı ... Yatçılık.. AŞ. nezdinde bağlama sözleşmesi ile şirketin işlettiği limanda bağlı bulunan diğer davalı şirket olan ... ... ... Ltd Şti adlı şirket adına kayıtlı teknede çıkan yangının davacıya ait teknelere sirayet etmesi neticesinde teknelerin yanarak batması sonucu uğranılan maddi tazminat davasında, varsa davalılar adına kayıtlı bulunan araçlara ve taşınmazlara ihtiyati tedbir konulması istemine ilişkindir. Davalı ...'na ise ... ... ... Ltd Şti adlı şirketin tek sahibi ve hissedarı olması, aynı zamanda yanan teknenin zilyedi/donatanı olması iddiası ile dava açıldığı anlaşılmaktadır. Mahkemece davacı tarafın ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir taleplerinin reddine karar verildiği; karara karşı davacı tarafça istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmaktadır. HMK'nın 389. maddesi, "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. "şeklinde olup, aynı yasanın 390/3 maddesi, ''Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkca belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır'' düzenlemesini içermektedir. Yasanın 392. maddesi uyarınca ise ihtiyati tedbir talep eden, haksız çıktığı takdirde karşı tarafın ve üçüncü kişilerin bu yüzden uğrayacakları muhtemel zararlara karşılık teminat göstermek zorundadır. Bu nedenle ihtiyati tedbire hükmedilirken karşı tarafın uğraması muhtemel zarara karşılık tarafların hak ve menfaat dengelerine uygun bir teminat takdir edilir. Somut olayda; davanın konusu, davacıya ait 2 adet teknenin yanarak batması neticesinde uğranılan maddi zararın tazmini olan bir miktar paranın ödenmesine ilişkindir. Davalıların taşınır, taşınmaz, ve mallarının ve varsa adlarına kayıtlı gemilerin, üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının işbu davanın konusunu teşkil etmediği açıktır. HMK'nın 389. maddesinin açık hükmü gereği, ihtiyati tedbire ancak davalının uyuşmazlık konusu olan mal varlığı değerleri bakımından karar verilebileceği, para alacağı talepli davalarda koşulları varsa ihtiyati haciz kararı verilebileceği, konusu para alacağı olan davalarda ihtiyati tedbir kararı verilmesi imkanının bulunmadığı yargı kararları ile sabittir. Bu nedenle ilk derece mahkemesince ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur. İcra İflas Kanunu'nun 257. maddesinde düzenlenen ihtiyati haciz ise, alacaklının bir para alacağının zamanında ödenmesini güvence altına almak için mahkeme kararı ile borçlunun mallarına (önceden) geçici olarak el konulmasıdır. İhtiyati haciz HMK'nın 406/2 maddesinde geçici hukuki koruma olarak kabul edilmiş, ihtiyati haciz şartları ve etkileri ise İİK'nın 257. maddesinde düzenlenmiştir. İİK'nın 257. maddesi "rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyati haciz ettirebilir. Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir: 1-Borçlunun muayen yerleşim yeri yoksa; 2-Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadı ile mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa; Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder." şeklindedir. İİK'nın 258/1. maddesi ise; ''Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur.'' hükümüne yer verilmiştir. Buna göre rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahıslarda olan taşınır ve taşınmaz malları ve alacaklarıyla diğer haklarını haczettirebilir. Vadesi gelmemiş borçtan dolayı ise, ancak borçlunun muayyen yerleşim yeri mevcut değil ise, borçlu taahhütlerinden kurtulmak amacıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır ya da kaçar veyahut bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa ihtiyati haciz kararı verilebilir. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere göre, alacağın varlığı miktarının yargılamayı gerektirdiği, henüz yangınla ilgili sorumluluk ve illiyet bağı yönünden yaklaşık ispat koşulunun sağlanmamış olmasına göre, mahkemece ihtiyati haciz isteminin de reddine karar verilmiş olmasında, tüm dosya kapsamına göre usul ve esas yönünden hukuka aykırı bir yön bulunmadığı anlaşılmakla, ihtiyati tedbir/haciz talep eden vekilinin tüm istinaf itirazlarının esastan reddi gerekmiştir. Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında verilen 10/10/2025 tarihli ara karara karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gerekli 732,00 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 615,40 TL'nin mahsubu ile bakiye 116,60 TL eksik harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile KESİN olarak karar verildi.04/03/2026 ... Başkan... Üye... Üye... Katip...

Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2025/2883, K. 2026/511, T. 04.03.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-2883-e-2026-511-k-b1d73153e4a0