Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/2779 E. 2025/2771 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/2779
Karar No
2025/2771
Karar Tarihi

T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/2779 - 2025/2771 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2025/2779 KARAR NO : 2025/2771

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

Başkan : Üye : Üye : Katip :

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : MERSİN 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 18/07/2025 NUMARASI : 2025/... D. İş Esas ve 2025/... D.İş Karar

İHTİYATİ HACİZ TALEP EDEN : ... BANKASI ANONİM ŞİRKETİ - VEKİLİ : Av. KARŞI TARAF : 1- ... ... - 2- ... ... - VEKİLİ :Av. TALEP : İHTİYATİ HACİZ İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ :25/12/2025 KARAR YAZIM TARİHİ :25/12/2025

Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/07/2025 tarihli 2025/... D. İş Esas ve 2025/... Karar sayılı kararı aleyhine borçlular vekili tarafından aleyhe istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : İhtiyati hacizi talep eden vekili talep dilekçesi özetle: 850.000,00 TL alacaklı olduğunu vadesinde borçluların borcunu ödemediğini, yapılan ihtara rağmen yine ödemediğinden borçluların borcuna ve masraflarına yeter miktarda taşınır taşınmaz malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi tarafından ihtiyati haczin talebinin kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı taraf borçlular vekili tarafından itiraz edilmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN 18/07/2025 TARİHLİ EK KARAR ÖZETİ : İlk Derece Mahkemesi kararında özetle; "... Somut olayda; ihtiyati haciz kararının bonoya dayalı olarak verildiği, talep eden alacaklının bononun yetkili hamili olduğu ve şekil şartlarında eksiklik bulunmayan, vadesi gelmiş bononun alacağın varlığı konusunda yeterli ispat koşulunu sağladığı, muterizin ileri sürdüğü iddialarının ancak esasa ilişkin olarak açılacak davada yapılacak yargılama ile değerlendirilebileceği, bu minvalde İİK'nın 257. maddesi uyarınca koşulları oluşan ihtiyati haciz talebinin kabulüne, yapılmış olan itirazın reddine karar verilmiştir ..." şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır. BORÇLULAR VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Borçlular vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, İhtiyati haczin unsurlarının somut olayda oluşmadğını, müvekkil adına mal kaçırma şüphesinin bulunduğunun iddia edilebilmesi için öncekilke kendisine bir ihtarname çekilmesi gerektiğini, bu borçtan kendisinin haberdar edilmesi gerektiğini ancak alacaklı kendi oluşturduğu bir borç üzerinden ihtiyati haciz kararının talep etmiş ve müvekkilin mal kaçırdığınıa ilişkin hiçbir şekilde ortada yok iken ihtiyati haczine karar verilmesinin hatalı olduğunu, ihtiyati haczin kapsamının çok geniş tutulmuş olduğunu iddia ederek mahkemece verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLER : Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : Talep, hukuki niteliği itibarıyla ihtiyati haciz istemine ilişkin olup, istinafa konu uyuşmazlık ise ihtiyati haciz kararına yapılan itirazın reddi kararının kaldırılması talebine ilişkindir. İhtiyati haciz talep eden vekilince bonoya dayanarak ihtiyati haciz talebinde bulunulduğu, ilk derece mahkemesince talebin kabulüne karar verildiği, itiraz eden borçlular vekilinin itirazı üzerine ilk derece mahkemesince itirazın reddine karar verildiği ve iş bu karara karşı itiraz eden borçlular vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. İstinaf incelemesi, HMK'nin 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.

İhtiyati haciz, İİK'nun 257 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup, İİK.nun 257. Maddesinde; "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği, borçlunun muayyen ikametgâhının bulunmaması veya taahhütlerinden kurtulmak maksadı ile mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunması halinde vadesi gelmemiş borçtan dolayı da ihtiyatî haciz istenebileceği," "258. Maddesinde; "Alacaklının alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermeğe mecbur olduğu, ihtiyati haciz talebinin reddi halinde alacaklının kanun yoluna başvurabileceği," hükmüne yer verilmiş, 265.maddesinde ise ihtiyati haciz kararına karşı itiraz ve kanun yollarına başvuru düzenlenmiştir. İİK'nın 257.maddesinde hem vadesi gelmiş hem de henüz vadesi gelmemiş para alacakları için ihtiyati haciz şartları düzenlenmiştir. Muaccel alacaklar için alacağın vadesinin gelmiş olması ve alacağın rehinle temin edilmemiş olması, müeccel (vadesi gelmemiş) alacaklar yönünden ise, borçlunun belli bir adresinin bulunmaması veya borçlunun taahhütlerinden kurtulmak amacıyla hileli işlemlerde bulunması koşullarının varlığı halinde ihtiyati haciz kararı verilebileceği öngörülmüştür. Anılan maddede başkaca her hangi bir koşul öngörülmemiştir. İcra ve İflâs Kanunu’nun 258.maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin “alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması” yeterlidir. Mahkemenin “alacağın varlığına kanaat getirmesinden” anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi değildir. Bununla birlikte, özellikle hukukî bir işlem söz konusu olduğunda, alacağın varlığının ve muaccel olduğunun yazılı bir belgeye veya belgeler zincirine dayanması tercih edilmesi gereken bir seçenektir. Diğer hukukî himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç, davaya ilişkin bir yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip uyuşmazlığı sona erdirmek değildir. İhtiyati hacizde amaç, ihtiyati tedbire benzer şekilde, Anayasanın 2.maddesinde yer alan “hukuk devleti” ilkesinin bir gereği olarak, bireylere etkin hukukî himaye sağlamaktır. İhtiyati haciz yargılamasında, etkin hukukî himaye sağlamak, bunu sağlarken mümkün olduğunca çabuk ve seri hareket etme gerekliliği, usul kurallarına göre maddi hukuka dayanan hakkın araştırılmasından önce gelir. Maddi hukuka göre kimin haklı kimin haksız olduğu, İİK'nın 264.maddesi çerçevesinde itirazın kaldırılması veya itirazın iptali davası çerçevesinde ya da açılacak bir menfi tespit veya istirdat davası sırasında incelenerek sonuçlandırılacaktır. Somut olayda, ihtiyati haciz talep edence bonoya dayanılarak ihtiyati haciz talebinde bulunulduğu, ilk derece mahkemesince ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için gerekli yaklaşık ispatın mevcut olduğu, itiraz eden vekilince ileri sürülen itiraz sebeplerinin ileride açılacak bir menfi tespit veya itirazın iptali davasının konusunu oluşturduğu ve bu aşamada bu itirazların incelenmesinin mümkün olmadığı anlaşılarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmıştır. Yukarıda belirtilen sebeplerle İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu itiraz eden borçlular vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından itiraz eden vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere : 1- Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/07/2025 tarih, 2025/... D.İş Esas ve 2025/... D. İş Karar sayılı kararına karşı itiraz eden borçlular vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40.TL karar ve ilam harcının peşin alındığından yeniden harç alınmasına YER OLMADIĞINA, 3-6100 sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince itiraz eden tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin itiraz eden borçlular üzerinde BIRAKILMASINA, 4-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 5-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde İADESİNE, 6-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesince karar tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesince YAPILMASINA,

Dair, 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle; 6100 Sayılı HMK'nun 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere 25/12/2025 tarihinde karar verildi.

Başkan Üye Üye Katip e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2025/2779, K. 2025/2771, T. 25.12.2025, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-2779-e-2025-2771-k-8df05ff8c00f