Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/274 E. 2026/1137 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/274
- Karar No
- 2026/1137
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/274 - 2026/1137 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2025/274 KARAR NO : 2026/1137
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 21/05/2024 NUMARASI : 2022/98 Esas 2024/370 Karar
DAVACI : VEKİLİ :
DAVALI : VEKİLİ : Av.
DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 19/06/2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 06/07/2026
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili, 20.05.2021 tarihinde, davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı, dava dışı ...sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın davacının sevk ve idaresindeki bisiklete çarpması sonucu meydana gelen trafik kazası neticesinde, davacının yaralandığını, kazanın meydana gelmesinde davacı sürücünün kusurunun bulunmadığını belirterek HMK'nın 107.maddesi gereğince belirsiz alacak davası olarak 200,00 TL bakıcı gideri, 300,00 TL geçici iş göremezlik, 9.500,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 10.000,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsilini istemiş, yargılama sırasında, 07.12.2023 tarihinde bakıcı gideri talebini 804,93 TL, sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 93.632,38 TL olarak artırmış, 25.03.2024 tarihli ıslah dilekçesi ile de, sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 138.635,41 TL olarak ıslah etmiştir. Davalı vekili, davacı tarafından davadan önce 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 97.maddesinde belirtildiği şekilde usûlüne uygun olarak davalı sigorta şirketine başvuruda bulunmadığından dava şartının yerine getirilmediğini, geçici iş göremezlik tazminatı ile bakıcı giderlerinden davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun bulunmadığını, temerrüt söz konusu olmadığından temerrüt tarihinden itibaren faiz talep edilmesinin de hukuka aykırı olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; tarafların kusur oranlarının tespiti için Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesinden alınan 09.08.2023 tarihli raporda, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsü ... 'in %15, davacı sürücü....'ın ise %85 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, davadan önce davacının müracaatı üzerine Katip Çelebi Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 06.12.2021 tarihli raporda, davacının sürekli özür oranının %7,9 olduğunun, iyileşme süresinin 90 gün, bakıcı ihtiyaç süresinin de 45 gün olduğunun tespit edildiği, TRH 2010 ve progresif rant yöntemi kullanılarak düzenlenen aktüer bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu belirtilerek davanın kısmen kabulü ile, 138.635,41TL sürekli iş işgöremezlik tazminatı ile, 804,93 TL bakıcı giderinin 18.01.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hükme karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; hükme esas alınan maluliyet raporunun hatalı olduğunu, mahkemece fahiş maluliyet oranına göre hüküm tesis edildiğini, aktüer hesaplamasında progresif rant yönteminin kullanılmasının hatalı olduğunu, 1.8 teknik faizin uygulanması gerektiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE HMK’nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; Dava, trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle sürekli iş göremezlik ve bakıcı gideri tazminatı istemine ilişkindir. Davacı vekili, davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı, dava dışı ...sevk ve idaresindeki aracın davacının sevk ve idaresindeki bisiklete çarpması sonucu meydana gelen trafik kazası neticesinde, davacının yaralandığını belirterek sürekli iş göremezlik ve bakıcı gideri tazminatı isteminde bulunmuş, mahkemece kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsü ... ...'in %15, davacı sürücü...'ın ise %85 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, davadan önce davacının müracaatı üzerine Katip Çelebi Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 06.12.2021 tarihli raporda, davacının sürekli özür oranının %7,9 olduğunun, iyileşme süresinin 90 gün, bakıcı ihtiyaç süresinin de 45 gün olduğunun tespit edildiği, TRH 2010 ve progresif rant yöntemi kullanılarak düzenlenen aktüer bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu belirtilerek davanın kısmen kabulü ile, 138.635,41TL sürekli iş işgöremezlik tazminatı ile, 804,93 TL bakıcı giderinin 18.01.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hükme karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. Somut olayda, davacı vekili tarafından, dava dilekçesine ekli Katip Çelebi Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından alınan maluliyet raporuna dayanarak geçici, sürekli iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri isteminde bulunulmuş ise de raporun dava tarihinden önce davacının başvurusu üzerine düzenlendiği, yargılama sırasında maluliyete ilişkin rapor alınmadan davadan önce davacı tarafın müracaatı üzerine düzenlenen rapora dayalı olarak karar verilmiş olması doğru görülmemiştir. Bu durumda mahkemece, davacının kaza sonrası gördüğü tedavilere ilişkin ilgili hastanelerden tüm tedavi evrakları getirtilerek davacının son durumu da değerlendirilerek kaza nedeniyle maluliyeti bulunup bulunmadığı, kaza ile maluliyeti arasındaki illiyet bağı, kazaya bağlı maluliyet oluşmuş ise oranı ve iyileşme sürelerinin Yargıtay uygulamalarına göre kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerine göre tespiti yönünden Adli Tıp Kurumu veya üniversitelerin Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı bölümlerinden rapor alınması ve sonucuna göre gerektiğinde aktüer bilirkişiden rapor alınması ve davalı sigorta şirketi yönünden oluşan usûli kazanılmış haklar da gözetilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülüp sonucuna göre karar verilmesi için ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kararın kaldırılma sebebine göre davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, Davanın yeniden görülüp sonucuna göre bir karar verilmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, 2-Kararın kaldırılma sebebine göre davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 3-Davalı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının talebi halinde davalıya iadesine, 4-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda gözetilmesine, 5-Kullanılmayan istinaf gider avansının davalıya iadesine, 6-Karar tebliği ve harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 19.06.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.