Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/2236 E. 2025/1900 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/2236
- Karar No
- 2025/1900
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO : 2025/2236 KARAR NO : 2025/1900
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : AYDIN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 17/04/2025 ESAS NO : 2025/291 KARAR NO : 2025/294
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ÇİNE 2.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 06/03/2025 ESAS NO : 2025/30 KARAR NO : 2025/10 DAVANIN KONUSU : Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) KARAR TARİHİ : 01/07/2025 GEREKÇELİ KARAR TARİHİ : 01/07/2025
Aydın Asliye Ticaret Mahkemesi ile Çine 2.Asliye Hukuk Mahkemesi arasında oluşan görev uyuşmazlığının yargı yeri belirlenmesi yoluyla giderilmesi Aydın Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından talep edilmekle dosya kapsamı incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Dava, yönetim kurulu kararının iptali istemine ilişkindir. Davanın açıldığı Çine 2.Asliye Hukuk Mahkemesince, dosyanın taraflarının bir limited şirket ve organize sanayi bölgesi olduğu davanın konusunun da her iki tarafında ticari işleri ile ilgili olduğu, emsal yargı kararlarına bakıldığında Yargıtay 3.Hukuk Dairesi'nin 2023/910 Esas, 2023/2865 Karar sayılı kararı ve Yargıtay 3.Hukuk Dairesi'nin 2023/4060 Esas, 2024/2309 Karar sayılı kararı incelendiğin de davalı tarafların ....Sanayi Bölgesi ve ...Sanayi Bölgesi olduğu, dava konusu olayların mahkemece ele alınan işbu dosya ile aynı şekilde taraflar arasında yapılan tahsis sözleşmesi yapılmasına ve bu sözleşmeye ilişkin şartların davacı taraflarca yerine getirilmediğinden bahisle alınan tahsis kararının iptal edilmesi üzerine bu kararların iptali istemine ilişkin olduğu söz konusu dosyaların Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi ve Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesince karara bağlandığı ve önce istinaf akabinde Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği gerekçesiyle görevli mahkemenin Aydın Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu belirtilerek görevsizlik kararı verilmiştir. Dosyanın gönderildiği Aydın Asliye Ticaret Mahkemesince de, davalı ... sanayi bölgesi tacir olmadığı gibi verilen karar da ticari mahiyette bir işlemden kaynaklanmayıp arsa tahsisine ilişkin idari bir karardan kaynaklanmakta olduğunu, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olmayan uyuşmazlığın HSK'nın 7.7.2021 tarihli kararı da gözetilerek Çine 2. Asliye Hukuk Mahkemesince görülüp sonuçlandırılması gerekmekte olduğunu, bu itibarla mahkemenin görevsizliğine karar verildiğini, açılan davada ihtiyati tedbir talebide bulunduğu, dava dosyasında görevli olduğu düşünülen Çine 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2025/30 esas ve 2025/10 karar sayılı dosyasında 5.3.2025 tarihli ara karar ile ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verildiği, iş bu tedbir kararına karşı istinaf yoluna gidilebileceği anlaşılmakla tedbir talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek karşı görevsizlik kararı verilmiştir. HMK'nun 2. maddesinde "Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir. Bu Kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, asliye hukuk mahkemesi diğer dava ve işler bakımından da görevlidir." şeklinde düzenleme bulunmaktadır. TTK'nun 4. maddesinde "Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; a) Bu Kanunda, b) Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde, c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde, d) Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta, e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde, f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır." şeklinde düzenlenmiştir. TTK'nun 5. maddesinde "(1)- Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir. (2) Bir yerde asliye ticaret mahkemesi varsa, asliye hukuk mahkemesinin görevi içinde bulunan ve 4 üncü madde hükmünce ticari sayılan davalarla özel hükümler uyarınca ticaret mahkemesinde görülecek diğer işlere asliye ticaret mahkemesinde bakılır. Bir yerde ticaret davalarına bakan birden çok asliye ticaret mahkemesi varsa, iş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca, asliye ticaret mahkemelerinden biri veya birkaçı münhasıran bu Kanundan ve diğer kanunlardan doğan deniz ticaretine ve deniz sigortalarına ilişkin hukuk davalarına bakmakla görevlendirilebilir." şeklinde düzenlenmiştir. Somut olayda; Dava, yönetim kurulu kararının iptali istemine ilişkindir. 4562 Sayılı Kanunun 5. maddesi uyarınca OSB'ler özel hukuk tüzel kişisidir. Bununla birlikte 6102 Sayılı Kanunun 11. maddesindeki tanıma göre esnaf işletmeleri için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı amaçlayan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız bir şekilde yürütüldüğü işletmeleri işletmedikleri için aynı Kanunun 16.maddesi uyarınca tacir olarak kabul edilmeleri mümkün değildir. Öte yandan OSB'lerin ticaret şirketi olduğu yönünde herhangi bir yasal düzenleme de bulunmamaktadır. Bu sebeple OSB'lerin taraf olduğu davalarda diğer taraf tacir olsun ya da olmasın, uyuşmazlığın mutlak ticari dava olmadığı hallerde yargılamanın asliye hukuk mahkemelerinde görülmesi gerektiği kanaatine varılmıştır. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2022/4599 Esas-2023/3797 Karar) Açıklanan nedenlerle, Çine 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin yargı yeri olarak belirlenmesine karar vermek gerekmiştir.
KARAR : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 21.ve 22. maddeleri gereğince Çine 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE, Dosyanın yargı yeri belirlenmesi talep eden mahkemesine iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 362/1-c maddesi uyarınca temyiz kanun yolu kapalı olmak üzere 1.7.2025 günü oybirliği ile karar verildi.