Bölge Adliye Mahkemesi · İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi 2025/2721 E. 2025/1852 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/2721
- Karar No
- 2025/1852
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO : 2025/2721 KARAR NO : 2025/1852
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 15/04/2025 ESAS NO : 2025/248 KARAR NO : 2025/323 DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 30/06/2025 GEREKÇELİ KARAR TARİHİ : 30/06/2025
Davacılar vekili .... tarafından yapılan 08.04.2025 ve 28.04.2025 tarihli istinaf kanun yolu başvurusu ve dosya kapsamı incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı, davalıya ait “...” adresinde bulunan işyerinin mobilya satış mağazası yapılması için davalı ile 01.10.2024 başlangıç tarihli kira sözleşmesinin imzalandığını, davalıya.....dan 26.09.2024 tarihinde çekmiş olduğu 200.000,00 TL’yi elden istediklerini, 26.09.2024 tarihinde “...” adresinde bulunan ... Mağazasında elden ödediğini, aynı anda karşı tarafa hem 3.750.000,00 TL değerinde teminat senedi hem de aylık 195.000,00 TL kira bedellerine karşılık gelmek üzere toplam 12 adet 195.000,00 TL tutarlı senedi boş olarak imzalayıp teslim ettiğini, senetlerin kira sözleşmesine bağlı olarak verildiğini, kira sözleşmesindeki yazı ve miktarlar ile senetlerin üzerindeki yazı ve rakamların kendisine ait olmadığını, kısa bir zaman sonra taşınmazda zaten bir kiracı olduğunu ve taşınmazın boşaltılmadığını öğrendiğini, taşınmazı kiralamaktan vazgeçtiğini söylediğini, davalının da bu duruma “tamam” diyerek “senetleri iade edeceğini” söylediğini, taşınmazın şimdi içerisinde bulanan mobilya mağazasına kiraya verildiğini, iade edilmeyen senetlerin bir kısmının İzmir 25. İcra Müdürlüğü’nün 2025/1792 sayılı dosyasında icraya verildiğini, davalı ile gerçekleşmeyen kira ilişkisi dışında hiçbir ticari veya hukuki ilişkisinin bulunmadığını, senetlerin dayanağı olabilecek bir alacak verecek ilişkisinin var olmadığını, davalının karşılığı olmayan senetleri icraya koyarak dolandırdığını, davalının, içinde halen kiracı olan ve tahliye olunmayacağını bildiği bir yeri kiraya vermeye kalkıştığını, boş senetleri aldığını ve kendi lehine doldurarak icraya verdiğini, kira konusu taşınmaza taşınmadığını ve hiç kullanmadığını, 06.03.2025 tarihinde...Arabuluculuk Bürosu’na 2025/1953 başvuru numarasıyla başvuru yaptıklarını ancak yapılan görüşmeler sonucunda anlaşma sağlanamadığını belirterek, davalı elinde bulunan tarihsiz, miktarı 195.000,00 TL olan 9 adet senedin muhafaza altına alınmasına ve iptaline, davalıya borçlu olmadığının tespitine, İzmir 25. İcra Müdürlüğü’nün 2025/1792 sayılı dosyasına konu takibin iptaline, davalıya verilen 3.750.000,00 TL teminat senedinin iptaline, delillerin yok edilmemesi için İzmir 25. İcra Müdürlüğü’nün 2025/1792 sayılı icra dosyasına teminatlı veya teminatsız olarak ihtiyati tedbir konulmasına, İzmir 25. İcra Müdürlüğü’nün 2025/1792 sayılı dosyası nedeniyle borcun olmadığının tespitine, % 20 kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir. Davalı, şirkete ait olan “...” adresinde ...Caddesine Cepheli 5 katlı mobilya satış mağazasını boş şekilde aylık 195.000,00 TL tutarında kirayla kiraladıklarını, anahtarı teslim aldıklarını ve bina içerisinde dekorasyon tadilatına başladıklarını, kiranın ilk ayı gelmeden anahtar tesliminden yaklaşık 20-25 gün sonra “bu mobilya satış mağazasının kendilerini maddi olarak zarara sokacağını, yeni kiracı bulana kadar kiradan sorumlu olacaklarını ancak burayı işletmeye devam etmeyeceklerini” sözlü olarak bildirdiklerini, bu süreç içerisinde işleyen her kira dönemine ilişkin kira ödeme gününde davacıların birer aylık senetler verdiklerini ve anahtarı iade ettikleri anda bu senetleri ödeyeceklerini söylediklerini, yani davaya konu icra takibinde dayanak belge olarak gösterilen senetlerin kira borcuna mahsuben alındığını, karşılıksız olmadığını, üç aylık kira borcuna karşılık üç adet senedin verildiğini ve bu senetlerin icra takibine konu edildiğini, taraflar arasındaki çekişme kira alacağından kaynaklı olduğundan ve bu husus dava dilekçesinde de belirtildiğinden ilk itirazları olarak dosyanın görevsizlik nedeniyle kapatılmasına ve reddine karar verilmesini, mahkeme aksi kanaatte ise kayıtsız şartsız borç ikrarı sebebiyle bono niteliğini taşıyan belgelerin aksinin yazılı delil ile ispat olunması gerektiğinden davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle 6100 sayılı HMK’nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince usulden reddine, karar verilmiş, 18/03/2025 tarihli ara karar ile ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir. Davacılar 08.04.2025 tarihli istinaf dilekçesinde; Şirketin davalı kuruma ait mobilya mağazasını kiralamış olup iş yerinin anahtarlarını dahi teslim almadığını, bu aşamada kira akdinin de başlamadığını, çünkü içerisinde başka kiracı olduğunu, icra dosyasında öğreniyorlar ki teslim almadıkları icra dosyasına sanki tahliye edilerek anahtar teslimi yapılmış gibi imzasız sahte belgeyi sunduklarını, bu yönlerinde mahkeme tarafından incelemeden verilen kararın hem eksik bir değerlendirme içerdiğini, hem de sunduğu delillerin ve icra takip dosyasındaki belgelerin yeterince incelenmemesi sonucu verildiğini, dava konusunun kira meselesi olduğunu, dolayısıyla bu tedbirin reddi devamının ticari faaliyetlerine zarar verdiğini, olumsuz etkilemekte ve gereksiz bir mağduriyet yarattığını, taleplerine konu hiç araştırılmadan genel ve matbu gerekçelerle reddedildiğini, icra dosyasının yeterince incelenmemesi, hakkaniyete ve usul ekonomisine aykırı olduğunu, hukuken geçerli bir ihtiyati tedbir kararının, tarafların haklarını koruması gerektiğini ancak bu süreçte taraflardan birinin gereksiz bir mağduriyete uğramamasının esas olması gerektiğini, işleyişine ve ticari faaliyetlerine ciddi zarar verdiğini, ihtiyati tedbir reddi kararının amacını aştığını, mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, kararın kaldırılmasının gerektiğini belirtmiştir. Davacılar 28.04.2025 tarihli istinaf dilekçesinde; Ticarethane olarak iş yerinin kiralanmış olup her iki tarafın da şirket olduğunu, yapılan sözleşme gereğince ve dava dilekçesinde belirtmiş oldukları olayların ayrıntılı incelemesinin asliye ticaret mahkemesi olacağını (ticari defterlein incelenmesi, vergi kayıtlarının incelenmesi, vesair hususların incelemesi ) , mahkeme kararının kaldırılmasının gerektiğini belirtmiştir. HMK'nun 390. maddesi '' İhtiyati tedbir, dava açılmadan önce, esas hakkında görevli ve yetkili olan mahkemeden; dava açıldıktan sonra ise ancak asıl davanın görüldüğü mahkemeden talep edilir. Talep edenin haklarının derhâl korunmasında zorunluluk bulunan hâllerde, hâkim karşı tarafı dinlemeden de tedbire karar verebilir. Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.'' şeklinde düzenlenmiştir. HMK'nun 4. maddesi "Sulh hukuk mahkemeleri, dava konusunun değer veya tutarına bakılmaksızın; a) Kiralanan taşınmazların, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davaları, b) Taşınır ve taşınmaz mal veya hakkın paylaştırılmasına ve ortaklığın giderilmesine ilişkin davaları, c) Taşınır ve taşınmaz mallarda, sadece zilyetliğin korunmasına yönelik olan davaları, ç) Bu Kanun ile diğer kanunların, sulh hukuk mahkemesi veya sulh hukuk hâkimini görevlendirdiği davaları, görürler."şeklinde düzenlenmiştir. Somut olayda; Dava, menfi tespit istemine ilişkindir. Taraflar arasında 01.10.2024 başlangıç tarihli yazılı kira sözleşesi imzalanmıştır. Davaya konu senetlerin kira sözleşmesi nedeniyle verildiği iddia edilmiştir. HMK'nun 4/1-a maddesi gereğince kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda görevli mahkeme sulh hukuk mahkemesidir. Mahkemece verilen ara karar ve davanın görev nedeniyle usulden reddine ilişkin kararı doğrudur. Açıklanan nedenlerle, davacıların istinaf kanun yolu başvurularının esastan reddine karar vermek gerekmiştir,
KARAR : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; Davacıların istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Kararın taraflara tebliğine, Alınması gereken harç peşin yatırıldığından yeniden alınmasına yer olmadığına, İstinaf gider fazlalığının bulunması halinde yatırana iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1-c maddesi uyarınca temyiz kanun yolu kapalı olmak üzere 30.06.2025 günü oybirliği ile karar verildi.