Bölge Adliye Mahkemesi · Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi 2025/1700 E. 2026/352 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1700
- Karar No
- 2026/352
- Karar Tarihi
T.C. GAZİANTEP BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : .. KARAR NO : ..
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN V. : .. ÜYE : ... ÜYE :.... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : GAZİANTEP 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : .. NUMARASI : .. DAVACI : .. VEKİLLERİ : Av. .. DAVALI : .. VEKİLLERİ : Av. .. DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : .. YAZIM TARİHİ : ..
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret Mahkemesince verilen .. karar sayılı kararın istinaf incelemesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı HMK’nın 353. maddesi gereğince tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor ile istinaf sebepleri dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları, tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
- K A R A R - DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacı şirket ile davalı arasında.. tarihinde . .. İnşaat ve Yıkıntı Atıkları Sözleşmesi imzalandığını, sözleşme gereği davacı tarafından davalıya .. m3 hafriyatın kaldırılması karşılığında her biri .. TL bedelli. adet çek ile toplam .. TL ödendiğini, davacı şirkete . .Noterliğinin..tarih ve .. yevmiye numaralı ihtarnamesi ile .. m3 hafriyat toprağı çıkarıldığı, buna bağlı olarak .. hafriyatın karşılığının .. TL olduğu, sözleşme düzenlenirken .. TL avans alındığı, geriye davacı şirketin .. TL borcunun bulunduğunun ihtar edildiğini, davalı tarafından davacı aleyhine .. İcra Müdürlüğünün.. Esas sayılı dosyası ile .. TL bedelli takip başlatıldığını, ödeme emrine süresi içinde itiraz edilemediğinden takibin kesinleştiğini, davacının davalıya borcu bulunmadığını, davalının davacının şirket nezdinde herhangi bir hak ve alacağı olduğu düşünülse dahi davalının alacaklarının zamanaşımına uğradığını, ..Noterliği tarafından.. yevmiye numaralı ihtarname ile .. m3 hafriyat toprağı çıkarıldığı ihtar edilmişse de bu iddiayı kabul etmelerinin mümkün olmadığını, sözleşme gereği olarak davalı tarafın .. m3 hafriyat kaldırdığını, kabul anlamına gelmemekle beraber taraflarına keşide edilen ihtarnamede her bir m3 hafriyatın kaldırılmasının maliyetinin .. TL olduğunun belirtildiğini, dolayısıyla davalı tarafından talep edilebilecek bedelin ... TL olacağını, bu bedelin davacı şirket tarafından her biri .. TL bedelli. adet çek ile ödendiğini, bu nedenlerle davacının ... Dairesi .. Esas sayılı dosyasına konu borçtan dolayı davalıya .. TL borcunun olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevabında özetle; davacı şirket ile dava dışı . . . Ve Sanayi Anonim Şirketinin .. .. Tarih ve .. kayıt numaralı ihale ile . . . . . Kapasite Arttırımı Yapım İşi ihalesini aldığını, söz konusu yapım işinin mahiyeti ve özellikleri gereğince ortaya çıkan hafriyat yıkıntı ve atıkların depolanması ve imhası için davalı şirketle .. numaralı .. ., . ve Yıkıntı Atıkları Sözleşmesi imzalandığını, iş bu sözleşmenin ..tarih ve 25406 sayılı . .. yayınlanan . ., . ve Yıkıntı Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği gereğince taraflar arasında akdedildiğini, anılan yönetmeliği göre davacının söz konusu yapım işi nedeni ile atık üreticisi olduğunu, . . . ilgili yönetmelikteki yükümlülüklerinin yerine getirmesi amacı ile .. tarih ve .. Karar sayılı . .. ile . . İnşaat ve . . Kontrolü Yönetmeliği hükümlerine uygun olarak yürütülmesi için söz konusu işin, . sayılı .. Belediyesi Kanunun 26. maddesi gereğince davalı şirketin .. yıllık süre ile aylık bedelinin .. hariç .. TL olarak belirlenerek devredilmesinin kabul edildiğini, yine .. . Belediyesi .. tarih ve 171 Karar sayılı Meclis kararı ile 5216 sayılı .. .. Kanunun 26. maddesi gereği .. Hizmetleri İnşaat Hafriyat San. ve Tic. A.Ş.’ne hafriyat toprağı inşaat ve yıkıntı atıklarının depolama işinin yapılabilmesi için .. . .. Mahallesinde bulunan alanın .. yıl süre ile tahsisinin yapılmasının ve aylık bedelinin .. olarak kararlaştırıldığını, davacının söz konusu yapım işe ile ilgili çıkacak inşaat yıkıntı atıklarının taşınması hususunda .. Tarih ve ... numaralı .. . Belediyesi Başkanlığı tarafından .. . ve ... Taşıma ve Kabul Belgesi düzenlendiğini, davalı ile . .. Belediyesi arasında imzalanan protokollerde davalının inşaat ve yıkıntı atıklarının bedellerini talep etme hakkı olduğunu, atık bedellerini ödemekle yükümlü olan davacı ile anılan meclis kararları çerçevesinde yetkilendirilen davalı şirket arasında .. Tarih ve .. numarası . ... . . Sözleşmesi imzalandığı, bu sözleşme gereğince ödenmeyen bedellerin tahsilinin davacıdan talep edildiğini, öncelikle davacıya ..Noterliği'nin.. tarih ve .. yevmiye numaralı İhtarnamenin gönderidiğini, akabinde ise ödeme olmaması nedeni ile de .. İcra Müdürlüğü'nün .. Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibine başlanıldığını, . . . Başkanlığı Hafriyat Toprağı ve İnşaat/Yıkıntı Atıkları Taşıma ve Kabul Belgesinde oluşacak atık miktarının tahmini olarak . metreküp olarak belirlendiğini, müvekkili tarafınsan söz konusu .. Tarih ve .. numaralı . .. .. ve . . Sözleşmesine bu tahmini miktarın yazıldığını, davacının ihale ile aldığı yapım işinde çıkarılan toplam atık miktarının .. metreküp olduğunu, .. . . tarafından düzenlenmiş olan .. tarihli en son hakediş bilgilerini içerir icmal tablosunun .. poz’unda hafriyat atık miktarının .. metreküp olduğunu, .. Toprağı İnşaat ve Yıkıntı Atıkları Sözleşmesinde belirtilen .. metreküp ile arasındaki farkın .. m³ olduğu, bu .. metreküp farkın sözleşmede taraflarca belirlenen birim fiyat olan . TL (KDV dâhil) ile çarpıldığında ise davacının sözleşme hükümlerine göre ödemesi gereken eksik kalan bedelin . TL olduğunu, bu miktar üzerinden takip başlatıldığını, bu nedenlerle öncelikle davanın usulden reddini, mahkemece kabul edilmemesi halinde davanın esastan reddini talep etmiştir. KARAR: ..Asliye Ticaret Mahkemesi .. Karar sayılı kararında "..Bahse konu yönetmelikte açıkça çıkarılacak hafriyat miktarının önceden tam olarak tespiti mümkün olmadığından, tahmini olarak alınacak izin belgesinde yazılması gerektiği hüküm altına alınmıştır. Bu durumda hafriyatın gerçek miktarının tahmini olarak yazılandan daha az yada daha fazla olması mümkündür. Mahkememizce gerçek hafriyat miktarının tespiti için bilirkişi raporu alınmıştır. Alınan kök ve ek rapor sonunda gerçek hafriyat miktarının .. m³ olduğu tespit edilmiştir. Taraflar arasında hafriyatın miktarı konusunda niza bulunsa da birim fiyat üzerinde bir çekişme mevcut değildir. Hafriyatın m3 taşıma ve depolama bedelinin .. TL olduğu aşamalarda tarafların yazılı beyanlarında dile getirilmiştir. Davalı taraf toplam hafriyat miktarını .. m3 olarak tespit etmiş ve bu miktar üzerinden talepte bulunmuştur. Davalının tespiti bilirkişilerce tespit edilen miktardan daha az olduğu ve talep ile bağlılık kuralı gereği .. m3 esas alınarak davalının hak ettiği bedel hesaplanacaktır. Bu durumda davalının, davacıdan .. TL talep etmesi mümkündür. Taraflar arasında daha önce .. TL ödeme yapıldığı konusunda da çekişme bulunmamaktadır. Bu durumda bakiye alacak .. TL olup takipte talep edilen hafriyat bedelinin yerinde olduğu anlaşılmıştır. Davalının takipte talep ettiği ikinci alacak kalemi, asıl alacağa/ hafriyat bedeline yönelik alacağın işlemiş faiz miktarı olan .. TL dir. Taraflar arasındaki sözleşmenin 6.3 maddesinde vadenin nasıl belirleneceği hüküm altına alınmıştır. Buna göre; ödeme için önce bir bildirim yapılmalı, bildirimin yapılmasından sonra 30 gün içinde de ödeme gerçekleştirilmelidir. Davalı bu yönde bir bildirimde bulunduğunu ispat edememiştir. Bu durumda davacının temerrütünden bahsedilemeyecektir. Temerrüt gerçekleşmediğine göre temerrüt faizi talebininde mümkün olamayacağı düşünülmüş, takipteki alacak kalemlerinden .. TL işlemiş temerrüt faizi talebi yönünden dava kabul edilmiştir. Davalının takipte talep ettiği üçüncü alacak kalemi .. TL ihtarname gideridir. Davacı, davalıya . .. Noterliğinin .. tarih ve .. yevmiye numaralı ihtarı göndererek alacak talebinde bulunmuştur. İlgili noterliğe yazılan müzekkereye ekli noterlik makbuzuna göre davacı bu ihtarnameyi göndermek için .. TL masraf yapmıştır. TBK 112 maddesi uyarınca borç ifa edilmediğinde, borçlu kendisine hiç bir kusur yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe alacaklının bundan doğan zararını ödemekle yükümlüdür. Bu hüküm sebebiyle alacaklı/ davalının, davacıdan ihtar giderini isteyebileceği kanaatine ulaşılmıştır. Davalının takipte talep ettiği dördüncü alacak kalemi ihtarname giderine .. TL işlemiş faiz talebidir. İhtarname giderinin işlemiş faiz miktarını bilirkişiler kök raporlarında hesaplamışlardır. Buna göre davacının temerrüte düştüğünün kabulü halinde işlemiş faiz miktarı .. TL olarak hesaplanmıştır. Yani ihtar masrafının ödendiği .. ile takip tarihi arasında işleyecek faiz miktarı . TL olacaktır. Mahkememizce davacının temerrüte düşürülmediği kabul edilmiştir. Bu durumda bu alacak kalemi içinde davanın kabulü gerekmiştir. Anlatılan gerekçeler karşısında davanın işlemiş faizler yönünden kabulü gerekmiş, fazlaya dair talep reddedilmiştir. Kısa karar yazılırken davanın işlemiş faizler yönünden kabul edildiği yazılmış olmasına rağmen işlemiş faiz miktarları toplanırken sehven hesap hatası yapılmıştır. HMK 304 maddesine göre; "Hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar, mahkemece resen veya taraflardan birinin talebi üzerine düzeltilebilir." Bu durumda iki kalem işlemiş faiz miktarının toplanmasında yapılan hesap hatası resen düzeltilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Her ne kadar davacı dava dilekçesinde takibin kötü niyetli olarak yapıldığını beyan ile lehine tazminata hükmedilmesini istemiş ise de; takibin salt davacıyı zarara uğratmak kastı ile ve kötü niyetli olarak yapıldığı ispat edilemediğinden, şartları oluşmayan tazminat talebinin reddi gerekmiştir..." şeklinde karar verilmiştir. İstinaf incelemesi üzerine Dairemizin ..... K.sayılı kararında "Dosyanın incelenmesinde .. tarihinde yapılan duruşma sonucunda "davanın kısmen kabulü ile davacının .. İcra Müdürlüğünün .. Esas sayılı takip dosyasında işlemiş faizler yönünden .. borçlu olmadığının tespitine, tarafların tazminat taleplerinin reddine, sair hususların gerekçeli kararda değerlendirilmesine" karar verilmiş olmasına rağmen gerekçeli kararda "kısa karar yazılırken davanın işlemiş faizler yönünden kabul edilmiş olduğu yazılmış olmasına rağmen işlemiş faiz miktarları toplanırken sehven hesap hatası yapılmıştır. HMK'nın 304.maddesine göre "hükümdeki hesap ve yazı hatalarıyla diğer benzeri açık hatalar mahkemece resen veya taraflardan birinin talebi üzerine düzeltilebilir." bu durumda 2 kalem işlemiş faiz hesaplanmasında yapılan hesap hatası resen düzeltilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." denilmiştir. Kısa kararda bulunmayan ihtarname giderinin faizi olarak kabul edilen .. gerekçeli kararda hüküm fıkrasına eklenmiştir. Kısa karar, bir davayı sona erdiren (nihai) temyizi-istinafı mümkün olan son kararlardandır. Bu kararla mahkeme davadan elini çeker ve davayı sona erdirmiş olur. Asıl olan kısa karardır. Bu gibi hallerde de Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297. maddesine uygun olarak tarafların hak ve yükümlülüklerini açıkça gösteren kısa karar ile daha sonra yazılan gerekçeli kararın da buna uygun olarak düzenlenmesi gereklidir... Nitekim aynı ilkeler Hukuk Genel Kurulunun.... sayılı kararlarında da benimsenmiştir. 6100 Sayılı HMK.nun 297. maddesinde gerekçeli kararda hangi hususların bulunmasının zorunlu olduğu tek tek sayılmıştır. HMK.nun 297. vd. maddelerine göre gerekçeli karar ile duruşma sırasında verilen kısa karar arasında çelişki olmaması gerekir. HMK'nın 298/2 maddesi gereğince sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun olması tefhim edilen kısa karara aykırı olmaması gerekir. Adil yargılanma hakkı Anayasamızın 36/1. maddesinde ve . . . Sözleşmesinin 6. maddesinde düzenlenmiştir. . . . . kararları ile Anayasa Mahkemesinin bireysel başvuruya ilişkin kararlarında, gerekçeli karar hakkının adil yargılanma ilkesinin somut görünümlerinden olduğu belirtilmiştir. Anayasanın 141/3. maddesine göre, bütün mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olarak yazılması zorunludur. . . . Kurulunun .. Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere; yasanın anladığı anlamda oluşturulacak hüküm fıkralarının açık, anlaşılır, çelişkisiz, uygulanabilir olmasının gerekliliği kadar; kararın gerekçesinin de sonucu ile tam bir uyum içinde, o davaya konu maddi olguların mahkemece nasıl nitelendirildiğini, kurulan hükmün hangi nedenlere ve hukuksal düzenlemelere dayandırıldığını ortaya koyacak; kısaca maddi olgular ile hüküm arasındaki mantıksal bağlantıyı gösterecek nitelikte olması gerekir. Zira tarafların bu dava yönünden, hukuk düzenince hangi nedenle haklı veya haksız görüldüklerini anlayıp değerlendirebilmeleri ve Yargıtayın hukuka uygunluk denetimini yapabilmesi için, ortada, usulüne uygun şekilde oluşturulmuş; hükmün hangi nedenle o içerik ve kapsamda verildiğini ayrıntılarıyla gösteren, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıktaki bir gerekçe bölümünün ve buna uyumlu hüküm fıkralarının bulunması zorunludur. Kısa karar ile gerekçeli kararın çelişkili olması halinde yasaya uygun biçimde, gerekçeyi içeren bir hüküm olduğundan söz edilemez. Kararın gerekçesi ile hüküm fıkrası ve kısa karar arasında çelişki yaratılması Anayasa ile teminat altına alınan adil yargılanma hakkı ilkesine ve kararların gerekçeli olması gerektiğine dair . ve . hükümlerine açıkça aykırıdır. .. İstinaf incelemesi yapılan kararda kısa kararla gerekçeli karar arasında çelişki meydana getirilerek karar verilmesinin hatalı olduğu anlaşılmıştır. Her ne kadar gerekçeli kararda HMK 304.maddes uyarınca yanlışlık hesap hatası olarak düzeltilmiş ise de, gerekçeli kararda eklenen alacak kaleminin müstakil bir alacak kalemi olduğu basit bir hesap hatası olmadığı bu sebeple HMK 304.maddesi uyarınca bu eksikliğin giderilmeyeceği anlaşılmıştır." karar verilerek ilk derece mahkemesi kararı kaldırılmıştır. Kaldırma ilamımız doğrultusunda yapılan yargılamada mahkemece "Bahse konu yönetmelikte açıkça çıkarılacak hafriyat miktarının önceden tam olarak tespiti mümkün olmadığından, tahmini olarak alınacak izin belgesinde yazılması gerektiği hüküm altına alınmıştır. Bu durumda hafriyatın gerçek miktarının tahmini olarak yazılandan daha az yada daha fazla olması mümkündür. Mahkememizce gerçek hafriyat miktarının tespiti için bilirkişi raporu alınmıştır. Alınan kök ve ek rapor sonunda gerçek hafriyat miktarının .. . olduğu tespit edilmiştir. Taraflar arasında hafriyatın miktarı konusunda niza bulunsa da birim fiyat üzerinde bir çekişme mevcut değildir. Hafriyatın m3 taşıma ve depolama bedelinin 2,36 TL olduğu aşamalarda tarafların yazılı beyanlarında dile getirilmiştir. Davalı taraf toplam hafriyat miktarını .. m3 olarak tespit etmiş ve bu miktar üzerinden talepte bulunmuştur. Davalının tespiti bilirkişilerce tespit edilen miktardan daha az olduğu ve talep ile bağlılık kuralı gereği .. m3 esas alınarak davalının hak ettiği bedel hesaplanacaktır. Bu durumda davalının, davacıdan .. TL talep etmesi mümkündür. Taraflar arasında daha önce .. TL ödeme yapıldığı konusunda da çekişme bulunmamaktadır. Bu durumda bakiye alacak .. TL olup takipte talep edilen hafriyat bedelinin yerinde olduğu anlaşılmıştır. Davalının takipte talep ettiği ikinci alacak kalemi, asıl alacağa/ hafriyat bedeline yönelik alacağın işlemiş faiz miktarı olan .. TL dir. Taraflar arasındaki sözleşmenin 6.3 maddesinde vadenin nasıl belirleneceği hüküm altına alınmıştır. Buna göre; ödeme için önce bir bildirim yapılmalı, bildirimin yapılmasından sonra 30 gün içinde de ödeme gerçekleştirilmelidir. Davalı bu yönde bir bildirimde bulunduğunu ispat edememiştir. Bu durumda davacının temerrütünden bahsedilemeyecektir. Temerrüt gerçekleşmediğine göre temerrüt faizi talebininde mümkün olamayacağı düşünülmüş, takipteki alacak kalemlerinden .. TL işlemiş temerrüt faizi talebi yönünden dava kabul edilmiştir. Davalının takipte talep ettiği üçüncü alacak kalemi . TL ihtarname gideridir. Davacı, davalıya ...Noterliğinin .. tarih ve . yevmiye numaralı ihtarı göndererek alacak talebinde bulunmuştur. İlgili noterliğe yazılan müzekkereye ekli noterlik makbuzuna göre davacı bu ihtarnameyi göndermek için .. TL masraf yapmıştır. TBK 112 maddesi uyarınca borç ifa edilmediğinde, borçlu kendisine hiç bir kusur yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe alacaklının bundan doğan zararını ödemekle yükümlüdür. Bu hüküm sebebiyle alacaklı/ davalının, davacıdan ihtar giderini isteyebileceği kanaatine ulaşılmıştır. Davalının takipte talep ettiği dördüncü alacak kalemi ihtarname giderine .. TL işlemiş faiz talebidir. İhtarname giderinin işlemiş faiz miktarını bilirkişiler kök raporlarında hesaplamışlardır. Buna göre davacının temerrüte düştüğünün kabulü halinde işlemiş faiz miktarı .. TL olarak hesaplanmıştır. Yani ihtar masrafının ödendiği .. ile takip tarihi arasında işleyecek faiz miktarı .. TL olacaktır. Mahkememizce davacının temerrüte düşürülmediği kabul edilmiştir. Bu durumda bu alacak kalemi içinde davanın kabulü gerekmiştir. Anlatılan gerekçeler karşısında davanın işlemiş faizler yönünden kabulü gerekmiş, fazlaya dair talep reddedilmiştir. Her ne kadar davacı dava dilekçesinde takibin kötü niyetli olarak yapıldığını beyan ile lehine tazminata hükmedilmesini istemiş ise de; takibin salt davacıyı zarara uğratmak kastı ile ve kötü niyetli olarak yapıldığı ispat edilemediğinden, şartları oluşmayan tazminat talebinin reddi gerekmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın kısmen kabulü ile; davacının .. İcra Dairesinin .. Esas sayılı takip dosyasında asıl alacağın işlemiş faizi olarak talep edilen .. TL ile ihtarname giderinin faizi olarak talep edilen .. TL yönünden olmak üzere toplam .. TL borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin talepler ile şartları oluşmadığından tazminat taleplerinin reddine," karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davacı istinaf isteminde bulunmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; alacağın zamanaşımına uğradığını, davalı tarafça dayanak alınan sözleşme kapsamında davacının davalı tarafa herhangi bir borcu bulunmadığını, davalının cevap ve delil dilekçelerinde sunmamış olduğu belgelerin daha sonrasında sunulması ve bu belgelerin de bilirkişi raporunda değerlendirmeye alınması usul veya yasaya açık aykırı olduğunu, ortada herhangi bir borç bulunmadığından gerekçeli kararda davalının icra takibinde talep ettiği ihtarname gideri bakımından davanın kabul edilmesi açıkça hukuka aykırılık teşkil ettiğini, usul ve yasaya aykırı mahkeme kararının kaldırılması talebiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE: İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca, istinafa gelen tarafın sıfatı ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmış, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı resen gözetilmiş, ayrıca HMK'nın 357. maddesindeki "İlk Derece Mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz." kuralı nazara alınmıştır. Dava, taraflar arasındaki hafriyat sözleşmesine istinaden davalının davacı aleyhine başlatmış olduğu icra takibinden nedeniyle menfi tespit istemine ilişkindir. Dairemizin...sayılı ilamıyla . ...Asliye Ticaret Mahkemesi.. K.sayılı kararının kaldırılmasına karar verilmiş, kaldırma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama neticesinde ... Asliye Ticaret Mahkemes..Karar sayılı ilamıyla davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı istinaf kanun yolu başvurusunda bulunmuştur. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklara ve gerekçe içeriğine göre, mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığın somut olayın özelliklerine uygun olarak belirlendiği, yargılamanın HMK'da belirtilen usullere uygun olarak yürütüldüğü, taraflarca gösterilen hükme etki edecek delillerin usulüne uygun olarak toplandığı, delillerin takdirinde ve yasa kurallarının olaya uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği, kararda kamu düzenine aykırı herhangi bir husus bulunmadığı, kaldırma ilamımız doğrultusunda eksik hususların ikmal edildiği, alınan teknik bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olduğu, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davacı vekilinin vaki istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.(1) maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken .. TL istinaf harcından peşin alınan .. TL harcın mahsubu ile bakiye . TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-HMK'nın 333. maddesi uyarınca artan gider avansının talep halinde iadesine, 5-İstinaf yargılaması duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 6-HMK'nın 359/4. maddesi uyarınca işbu kararın Dairemizce yanlara tebliğine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 353/1-b-1, HMK'nın 361/1. ve 362. maddeleri gereğince, kararın tebliği tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde kararı veren Bölge Adliye Mahkemesi ya da buraya gönderilmek üzere temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi veya İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.04/03/2026
Başkan V. .. ¸e-imzalıdır . . Üye . ¸e-imzalıdır . . Üye . ¸e-imzalıdır . . . Katip . ¸e-imzalıdır
NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP AYRICA ISLAK İMZA UYGULANMAYACAKTIR. "5070 Sayılı Yasanın 5. ve 22. maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur."