Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/1586 E. 2025/1776 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/1586
- Karar No
- 2025/1776
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2025/1586 KARAR NO : 2025/1776
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 15.10.2025 NUMARASI : 2025/441 Esas 2025/821 Karar BİRLEŞEN İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAH'NİN 2025/565 E.- 2025/526 K. SAYILI DOSYASINDA ASIL VE BİRLEŞEN DAVANIN KONUSU : Şirketin İhyası KARAR TARİHİ : 11.12.2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 11.12.2025
İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 15.10.2025 tarih 2025/441 Esas 2025/821 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi asıl ve birleşen davada davacı kurum vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, başkan .... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : ASIL DAVA : Davacı vekili, müvekkili idarenin taşeron firma işçisi olarak çalıştırdığı ... tarafından kurumlarına karşı kıdem ve ihbar tazminatı talebiyle Karşıyaka 3. İş Mahkemesinin 2019/751 Esas – 2023/2574 Karar sayılı dosyasıyla dava açıldığını, mahkemece verilen kararın kesinleştiğini, kurum tarafından işçiye gerekli ödemelerin yapıldığını, yapılan ödemenin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ... Şti den tahsili amacıyla İzmir 26. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2024/569 Esas sayılı dosyasıyla alacak davası açtıklarını, mahkeme tarafından 06.05.2025 tarihli duruşmada ... Şti’ne karşı ihya davası açmak üzere müvekkili kuruma süre verildiğini belirterek .. ... Şti Kartal Şubesi’nin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir. BİRLEŞEN DAVA : Davacı vekili, müvekkili İdare .... Müdürlüğünde taşeron firma işçisi olarak çalışmış olan ... tarafından Kuruma karşı kıdem ve ihbar tazminatı ile talebiyle Karşıyaka 3. İş Mahkemesi' nin 2019/751 E. 2023/2574 K. Sayılı dosyasıyla dava açtığının, davanın kesinleştiğini ve işçiye gerekli ödemelerin Kurumca yapıldığını, yapılmış olan ödemenin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ilgili şirketlerden mahkemece tespit edilecek sorumlulukları oranında tahsili talebiyle İzmir 26. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2024/569 E. Sayılı dosyasıyla alacak davası açtıklarını, İzmir 26. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2024/569 E. Sayılı dosyasında 06.05.2025 tarihli duruşmasında ... Şti’ye karşı ihya davası açmak üzere taraflarına süre verildiğini, .... Şti’nin ihyası için İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/441 E. Sayılı dosyası ile dava açtıklarını, mahkemece tasfiye memuru ....aleyhine birleştirilmek üzere dava açmaları için taraflarına süre verildiğini belirterek, ... Şti’nin Kartal Şubesi'nin ihyasına karar verilmesini, aynı şirketin ihyası için .... Müdürlüğü aleyhine açmış oldukları aynı konulu İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/441 E. Sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı .... Memurluğu; ihyası istenen şirketin 01.02.2024 tarihli Genel Kurul Kararı ile tasfiyeye girdiğini, tasfiye memuru olarak ....'ın seçildiğini, 06.06.2024 tarihli Genel Kurul Kararı ile ticaret sicilinden silinmesine karar verildiğini ve 14.06.2024 tarihinde sicile kapanışının tescil edildiğini, tasfiye işlemlerinden tasfiye memurunun sorumlu olup, müvekkili kurumun herhangi bir mükellefiyeti bulunmadığını ileri sürerek davanın açılmasına sebebiyet verilmediğinden ve yasal hasım olduklarından aleyhlerine yargılama gideri ve vekalet ücreti hükmedilmemesini talep ve beyan etmişlerdir. BİRLEŞEN DAVA CEVAP : Davalı tasfiye memuru vekili, tasfiye sürecinin tamamlanıp şirketin tüzel kişiliğinin sona erdiğini, ihya koşullarının oluşmadığını, şirketin 13.02.2024 tarihinde tasfiyeye girip gerekli ilanların yapılarak 14.06.2024 tarihinde TTK'ya uygun olarak tasfiyesinin yapılıp sonlandırıldığını, bu süreç boyunca alacaklının hiçbir başvurusu olmadığını, müvekkilinin davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, bu nedenle yargılama giderlerinde sorumlu tutulmaması gerektiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece, ihyası istenen tasfiye halindeki .....Şti.'nin genel kurul kararı ile 01.02.2024 tarihi itibariyle tasfiyeye girip 06.06.2024 tarihinde genel kurul kararı ile kaydının silinmesine karar verilerek 14.06.2024 tarihinde kapanışının sicile işlendiği, TTK'nın 547.maddesine göre İzmir 26. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2024/569 sayılı dosyası nedeniyle ihyasına karar verildiği, davalılardan tasfiye memuru olan ....'ın tasfiye memuru olarak atanmasına, ancak dava açıldığında açılış tarihi itibariyle tasfiyede hukuka aykırılık bulunmayıp davanın da tasfiyeden önce açılmadığından tasfiyeden sonra açılan davadan dolayı yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilirken yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, davalı .... Müdürlüğü'nün yasal hasım olduğundan yargılama gideri ile vekalet ücretinden sorumlu tutulmamasına karar verildiği, yargılama giderinin ve vekalet ücretinin davada haklı çıkan tarafın üzerinde bırakılarak davalılardan tahsiline karar verilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek bu yönden kararın kaldırılmasını istinaf konusu etmiştir. GEREKÇE : Dava, ortaklar kurulu kararı ile tasfiye nedeniyle sicilden terkin edilen şirketin TTK'nın 547. maddesi uyarınca ihyası istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulü ile ... ... Memurluğu'nun merkez - ... sicil numarasına kayıtlı tasfiye halinde ..... Şti.'nin İzmir 26. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2024/569 Esas sayılı dosyasındaki uyuşmazlıkla sınırlı olmak üzere ihyasına ve tasfiye memuru olarak ...'ın atanmasına karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 547/1. maddesinde;“Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler” hükmünü içermektedir. Somut olayda, davacı vekili, tasfiye nedeniyle sicilden terkin edilen şirket aleyhine açılan alacak istemli İzmir 26. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2024/569 Esas sayılı dosyasında taraf teşkilinin sağlanması amacıyla bu davayla sınırlı olarak ihya kararı verilmesini istemiştir. Davacı, açılan davayla sınırlı olmak üzere şirketin ihyasını isteme hakkına haiz olup tasfiye nedeniyle sicilden terkin edilen şirket aleyhine açılan derdest davada taraf teşkilinin sağlanması için şirketin ihyasını istemekte davacının hukuki yararı da mevcuttur. Kaldı ki alacak davası yönünden mahkemece ihya davası açılması konusunda taraflara süre verildiği sonucunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. TTK 547. maddeye göre açılan ihya davalarında süre söz konusu değildir. Davacının açtığı davanın süresinde açılıp açılmadığı da ihya davasında değerlendirilecek bir husus değildir. İhya kararı verilebilmesi için tasfiye memurlarının tasfiye işlemlerinde kusurlarının bulunması ve alacak davasının tasfiye işlemleri tamamlanmadan önce açılması gerekmez. TTK'nın 547/2. maddesinde "Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir." hükmüne yer verilmiş olup, ek tasfiyeye ilişkin prosedür emredici ve kamu düzenine ilişkin olduğundan, mahkemece şirket hakkındaki derdest dava ile sınırlı olarak ihya ve ek tasfiye işlemlerinin yapılması için tasfiye memuru atanmıştır. Ortaklar kurulu kararı ile fesih ve tasfiyesine karar verilen şirketin tasfiyesi sonucu sicilden kaydının silinmesinden sonra açılan ihya davasında ... Müdürlüğü yasal hasım olduğundan yargılama giderlerinden sorumlu olmayıp, davacı ihya davası açmakta haklı ise de, tasfiye tarihi itibariyle açılmış herhangi bir dava bulunmadığından, davalı son tasfiye memurunun da yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmaması yerindedir. Başka bir anlatımla eldeki ihya davası 12.05.2025 tarihinde açılmış, davacı tarafın alacak istemli İzmir 26. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2024/569 Esas sayılı dosyasının davası ise celbolunan bu mahkeme kayıtları ile 27.12.2024 tarihinde açılmış, keza ihyası istenen şirketin ise 14.06.2024 tarihinde alacak davasından önce terkin edilmiş olmasına göre tasfiye memurunun da yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmaması yerinde olduğundan davacı tarafın istinaf sebeplerinin reddi gerekmiştir. Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Asıl ve birleşen davalarda davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Asıl ve birleşen davalarda davacı kurum harçtan muaf olduğundan, harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle asıl ve birleşen davalarda davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362. maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 11.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. (Yargıtay 11.HD'nin 20.10.2025 tarih 2025/4374 Esas 2025/6357 Karar sayılı ilamı)