Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/1461 E. 2025/1858 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/1461
Karar No
2025/1858
Karar Tarihi

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2025/1461 KARAR NO : 2025/1858

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 25.09.2025 NUMARASI : 2025/811 E. - 2025/832 K. DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 22.12.2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 22.12.2025

İzmir 3.Asliye Ticaret Mahkemesinin 25.09.2025 tarih 2025/811 E. - 2025/832 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ..... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA :Davacılar vekili, 21.01.2025 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde (davalının sigortalısı olan) diğer/karşı araç sürücüsünün tam ve asli kusuru nedeni ile ..'nun vefat ettiğini, kaza esnasında .... plakalı aracın sürücüsü olduğunu, meydana gelen kazada ..... plakalı aracın sürücüsü ve maliki müteveffa ....'in, davalı sigorta şirketinin sigortalısı olup 2918 sayılı KTK'nın 84/1-g maddesinde yazılı “şeride tecavüz etme” maddesini ihlal ederek tam ve asli kusuruyla sebebiyet verdiğini, müteveffa ....'in kullandığı aracın kaza tarihinde davalı sigorta şirketinin poliçesi ile teminat altında olduğunu, bu nedenle 12.03.2025 tarihi itibari ile ölümlü trafik kazası nedeni ile sigortaya başvuru yapıldığını, davalı sigorta şirketi tarafından poliçe üst limiti olan 2.700.000,00-TL ödenmiş ise de başvuru tarihinden ödeme tarihi olan 01.07.2025 tarihine kadar olan birikmiş faizin ödenmediğini, bu nedenle Menderes İcra Dairesi 2025/2149 Esas sayılı dosyası kapsamında borçlu/davalı sigorta şirketine başvuru tarihi olan 12.03.2025 tarihi ile sigorta şirketi ödemenin yapıldığı tarih olan 01.07.2025 tarihleri arasındaki 197.063,01-TL işlemiş faiz alacağı nedeniyle icra takibi başlatıldığını, davacıların içinde bulunduğu ekonomik koşullar göz önüne alınarak adli yardımdan yararlandırılmaları gerektiğini belirterek öncelikle adli yardım talebinde bulunulduğunu ileri sürerek davanın kabulü ile davalının Menderes İcra Dairesi 2025/2149 esas sayılı dosyası kapsamında borca ve takibe itirazının iptaline ve takibin devamına, asıl alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir CEVAP : Dilekçeler aşaması sona ermeden karar verildiğinden cevap dilekçesi sunulmadığı görülmüştür. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece, davacı tarafça adli yardım talep edildiği, mahkemenin 09.09.2025 tarihli ara kararıyla davacıların Uyap sistemi üzerinden yapılan sosyal ve ekonomik durum tespitleri ile dava dilekçesi ekinde sunulan delillerin değerlendirilmesi neticesinde davacı .... adına kayıtlı çok sayıda taşınmazın bulunduğu ve davacının aktif vergi mükellefiyet kaydının bulunduğu gerekçesiyle adli yardım talebinin reddine karar verildiği, aynı ara kararda davacılar yönünden yatırılması gereken 3.365,34-TL nispi peşin harç ve 615,40-TL başvuru harcı ile 3.000,00-TL gider avansının mahkeme veznesine yatırması için davacılar vekiline 1 haftalık kesin süre verildiği, ihtaratı içerir e-tebligat düzenlendiği, çıkarılan tebligatın 15.09.2025 tarihinde davacı vekiline tebliğ edildiği, usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen davacı tarafça adli yardım talebinin reddi kararına itiraz edilmediği gibi, ihtar edilen harçların ve gider avansını yatırmadığı, 6100 sayılı HMK.'nun 114/1. maddedesinin g bendi kapsamında davacının yatırması gereken gider avansının yatırılmış olmasının dava şartlarından olduğu gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davanın usulden reddine karar verilmesine neden olan 09.09.2025 tarihli ara kararın davacı tarafa tebliğ edilmediğini, ara kararın sehven dosya üzerinde birleştirilen farklı bir dosya vekiline tebliğ edildiğini, tebligatın yapıldığı taraf ve vekilinin davacılarla bir ilgisinin bulunmadığını, tebligatın usulsüz tebligat niteliğinde olduğunu ve tebliğ yapılmaması nedeniyle kesin süre içerisinde ara karar gereklerinin yerine getirilmediğini ileri sürerek mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE :Dava, maddi tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. 6100 sayılı HMK'nın 115/2.maddesi "Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder." 91/1. maddesi "Süreler, taraflara tebliğ tarihinden veya kanunda öngörülen hâllerde, tefhim tarihinden itibaren işlemeye başlar.", 638. Maddesi "Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça tebligat, 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılır.", 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 11/1. Maddesi "Vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligat vekile yapılır. Vekil birden çok ise bunlardan birine tebligat yapılması yeterlidir. Eğer tebligat birden fazla vekile yapılmış ise, bunlardan ilkine yapılan tebliğ tarihi asıl tebliğ tarihi sayılır. Ancak, Ceza Muhakemeleri Usulu Kanununun, kararların sanıklara tebliğ edilmelerine ilişkin hükümleri saklıdır." hükümlerini haizdir. Dosya kapsamının incelenmesinde görülmekte olan davanın İzmir 3.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/811 Esas sayılı sırasında yargılamasının yapıldığı, aynı mahkemenin 2025/822 Esas sayılı dava dosyasında İzmir 3.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/811 Esas sayılı dava dosyasıyla birleştirme talepli olarak ..... vekili ........ tarafından dava ikame edildiği, mahkemenin 09.09.2025 tarihli kararıyla "Mahkememizin işbu dosyası ile İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/821 Esas sayılı dava dosyası arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğu anlaşılmakla, Mahkememizin işbu dosyasının İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/821 Esas sayılı dava dosyası ile BİRLEŞTİRİLMESİNE" dair karar verildiği ancak dosyanın UYAP sisteminde sehven aynı mahkemenin görülmekte olan 2025/811 Esas sayılı dava dosyasıyla birleştirildiği, birleştirme sonucunda dosya içerisinde ..........'nun davacı vekili olarak kayıtlı hale geldiği ve mahkemenin adli yardım talebinin reddine dair 09.09.2025 tarihli ara kararının..... vekili .........'na tebliğ edildiği, 25.09.2025 tarihinde ise dosya üzerinden inceleme yapılarak davanın gider avansına dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine karar verildiği görülmüştür. Buna göre, her ne kadar ilk derece mahkemesince dava şartı gider avansının süresinde mahkeme veznesine yatırılmadığından bahisle dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş ise de, adli yardım talebinin reddine dair 09.09.2025 tarihli ara kararın davacılar vekiline değil sehven dosya üzerinde birleştirilen 2025/822 Esas sayılı dava dosyasında davacı vekili olarak yer alan ......'na tebliğ edildiği, davanın vekille takip edildiği ve davacılar vekili ........ dışında kişilere yapılacak tüm tebligatların usulsüz tebligat hükmünde olduğu, yukarıda alıntılanan yasal düzenlemeler uyarınca davacılar vekiline usulüne uygun olarak tebligat yapılmaksızın ara kararda gösterilen sürelerin işlemeye başlamayacağı ve karar tarihi itibariyle gerek adli yardım talebinin reddi kararı gerekse gider avansı eksikliğinin tamamlanması için verilen sürelerin işlemeye başlamadığı görülmüştür. İlk derece mahkemesince adli yardım talebinin reddi kararının öncelikle davacılar vekiline tebliğ edilmesi ve bu kararın kesinleşmesinden sonra gider avansı eksikliğinin tamamlanmasına dair verilen sürelerin başlayacağı dikkate alınarak işlem yapılması gerekirken usulsüz tebligat nazara alınarak davanın usulden reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Davacılar vekilinin bu yöndeki istinaf itirazları yerindedir. İlk derece mahkemesi kararında tespit edilen usule ilişkin ve dava şartı kapsamında bulunan eksikler, HMK'nın 353/1-a-4 maddesi kapsamında olduğundan, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a-4 maddesi gereğince kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenenlerle; 1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun ESASA İLİŞKİN SEBEPLER İNCELENMEKSİZİN KABULÜNE, 2-İzmir 3.Asliye Ticaret Mahkemesinin 25.09.2025 tarih 2025/811 E. - 2025/832 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Dairemizin kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-İstinaf yoluna başvuranlar tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendilerine iadesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-4 maddesi gereğince kesin olmak üzere 22.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2025/1461, K. 2025/1858, T. 22.12.2025, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-1461-e-2025-1858-k-54d3c3dca315