Diğer ·
2025/2437 E. 2025/1865 K.
- Mahkeme
- Diğer
- Esas No
- 2025/2437
- Karar No
- 2025/1865
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL BAM
8. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2025/2437
KARAR NO : 2025/1865
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 13/10/2025 Tarihli Ara Karar
NUMARASI : 2025/917 Esas
DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasına Bağlı Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 03/12/2025
İlk derece mahkemesi ara kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;
K A R A R
Davacı vekili dava dilekçesi ile; davalı ... ...'ın maliki olduğu ... plaka sayılı aracın davalı ...'ın sevk ve idaresinde iken 28.05.2024 tarihinde, müvekkilinin sevk ve idaresindeki... plaka sayılı motosiklete tam kusurlu olarak çarptığını, meydana gelen kazada müvekkilinin hayati tehlike geçirecek şekilde yaralandığını, ameliyat olduğunu, müvekkilinin Sancaktepe Aile Hekimliği merkezinden TEM otoyolu İstanbul istikametine ilerlerken, aile hekimliğinde acil bir hastanın geleceğinin bildirilmesi üzerine emniyet şeridi kenarından ilerlerken davalı ...'ın idaresinde bulunan aracın yolun solundan ani bir şekilde yolun sağına ve emniyet şeridine doğru manevra yapmaya başladığını ve saniyeler içerisinde müvekkilinin önüne geçerek kazaya sebebiyet verdiğini, kazaya ilişkin ceza davasında alınan bilirkişi raporu ile de davalının kusurlu olduğunun tespit edildiğini, müvekkilinin tedavisinin halen devam ettiğini, kazadan sonra 17 gün yoğun bakımda kaldığını, akabinde de 4 ay boyunca bakıcı yardımı ile hayatını devam ettirdiğini, tedavi süresinin uzaması nedeniyle işlerini yapamadığını, geçici ve sürekli iş göremezlik zararının oluştuğunu, müvekkilinin aile hekimi ve iş yeri hekimi olarak görev yaptığını, kaza nedeniyle manevi zararının da oluştuğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile (belirsiz alacak) 1.000,00-TL geçici iş göremezlik, 1.000,00-TL sürekli iş göremezlik, 1.000,00-TL bakıcı gideri, 1.000,00-TL tedavi gideri zararının 28.05.2024 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davalı ... Sigorta yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere oluştuğunu, bilirkişi incelemesi neticesinde tazminat miktarının zorunlu trafik sigortasının teminat limitini aştığının belirlenmesi halinde bakiye kısmın davalı ... Sigorta A.Ş.'den poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere tahsiline, 500.000,00-TL manevi tazminatın 28.05.2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ...ve poliçe limiti dahilinde davalı ... Sigorta A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen tahsiline, kazaya karışan aracın trafik kayıtları üzerine ihtiyati tedbir mahiyetinde ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İlk derece mahkemesince 13/10/2025 tarihli ara karar ile; alacak miktarının ve kusur durumunun yargılamayı gerektirdiğinden ihtiyati tedbir niteliğinde ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığı ve dava konusu olmayan aracın kaydına şerh işlenemeyeceği gerekçesi ile;"Davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin REDDİNE" karar verilmiş, ara karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Davacı vekilinin istinaf nedenleri; ceza yargılaması neticesinde davalı sürücünün kusurlu bulunduğu, müvekkilinin alacağının rehin ile teminat altına alınmadığı, zararı nedeniyle davalılar tarafından yapılan herhangi bir ödeme bulunmadığı, yaklaşık ispatın varlığını gösterir deliller sunulduğu hususlarına ilişkindir.Dava, trafik kazasına bağlı cismani zarar nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.İhtiyati tedbir HMK'nun 389 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesi önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilecektir. Bu yasal düzenlemeye göre ihtiyati tedbir kararının uyuşmazlık konusu hakkında verilmesi mümkün olup, davanın konusunu oluşturmayan malvarlıklarının, anılan madde kapsamında ihtiyati tedbir kararına konu olması mümkün değildir.İhtiyati haciz ise, İİK'nın 257 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup, madde metninde; "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarının ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir." hükmüne yer verilmiştir.İİK'nın 258/1.maddesinde ise “…Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur…” denmektedir. Bu hükme göre alacaklının, alacağının varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin şekilde ispat etmesi gerekmez. Bu konuda mahkemeye kanaat verecek delilleri göstermesi yeterli kabul edilmektedir. Başka bir anlatımla ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için yaklaşık ispat kuralı gereğince mahkemenin alacaklının alacağı hakkında kanaat sahibi olması yeterlidir.Yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler ile birlikte somut olay değerlendirildiğinde, ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir, amacı, şartları ve sonuçları itibariyle birbirinden farklı geçici hukuki korumalar olmaları ve mevzuatımızda da ihtiyati haciz niteliğinde ihtiyati tedbir veya ihtiyati tedbir mahiyetinde ihtiyati haciz şeklinde bir düzenleme mevcut bulunmamakla birlikte, somut olayda; dava dilekçesinin içeriğinden davacı vekilinin isteminin ihtiyati haciz niteliğinde olduğu, ilk derece mahkemesince de istemin ihtiyati haciz olarak değerlendirilerek karar verildiği anlaşılmış olup, bu aşamada, kusur oranının ve zarar miktarının tam olarak belirlenmesini beklemek hakkaniyet ile bağdaşmaz. Bununla birlikte, dava dilekçesine ek olarak sunulan, kaza tespit tutanağının içeriği, davaya konu kazaya ilişkin ceza yargılamasında verilen karar, davacıya ait tedavi belgeleri göz önüne alındığında yaklaşık ispat koşulunun gerçekleştiği, alacağın, trafik kazasından kaynaklanması nedeniyle haksız fiil tarihinde yani kaza tarihinde muaccel olduğu ve talep edilen alacak kalemlerinin rehin ile temin edilmemiş olduğu birlikte değerlendirildiğinde, ihtiyati haciz istemine ilişkin koşulların gerçekleştiği hususunda tereddüt bulunmamaktadır.Ancak, Dairemizce, UYAP sisteminden yapılan sorgulamada, kazaya karışan ... plaka sayılı araç, her ne kadar kaza tarihinde davalı ... ... adına tescilli ise de, kaza tarihinden sonra 17.01.2025 tarihinde dava dışı kişiye devredildiği görülmüştür.Bu durumda, ilk derece mahkemesince, ihtiyati haciz konulması talep edilen ... plaka sayılı aracın davalı taraf adına kayıtlı olmaması nedeniyle talebin reddine karar verilmesi gerekirken, kusur durumunun ve alacak miktarının yargılamayı gerektirdiği ve ihtiyati haciz koşullarının sağlanmadığı gerekçesi ile talebin reddine karar verilmesi hatalı olup, davacı vekilinin istinaf talebi bu nedenle yerindedir. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulü ile, ilk derece mahkemesi ara kararının kaldırılmasına, ne var ki, Dairemizce tespit edilen hukuka aykırılık yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK m. 353/1-b/2 madde hükmü gereğince ilk derece mahkemesinin gerekçesi değiştirilmek suretiyle davacı vekilinin geçici hukuki koruma talebinin reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca,
1/İstanbul Anandolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/917 Esas sayılı dosyası kapsamında verilen 13/10/2025 tarihli ara kararına karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/2 maddesi gereğince KISMEN KABULÜNE,a/İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafça peşin yatırıldığı anlaşılan istinaf karar harcının istek halinde yatırana iadesine,b/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,c/İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan diğer yargılama giderlerinin takdiren kendi üzerilerinde bırakılmasına, 2/İstanbul Anandolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/917 Esas sayılı dosyası kapsamında verilen 13/10/2025 tarihli tarihli ara kararının HMK'nın 353/1-b/2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,a/Davacı vekilinin ihtiyati haciz isteminin reddine,b/Kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi.03/12/2025