Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/1421 E. 2025/1803 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/1421
- Karar No
- 2025/1803
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/1421 Esas
KARAR NO : 2025/1803 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI : 2024/197 Esas - 2025/145 Karar
TARİH: 25/02/2025
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 06/11/2025
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı şirket arasında süreklilik arz eden bir ticari faaliyetin bulunduğunu, taraflar arasında ki ticari ilişkiye binaen davalı şirketin müvekkiline vadesi 22/09/2023 olan 242.000,00 TL bedelli alacağı bulunduğunu, bu kapsamda İstanbul 20. İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, başlatılan icra takibine icra takibi başlatıldığını, yapılan itirazın mesnetsiz ve yersiz olduğunu, müvekkilinin alacağını engelleme kastı içerdiğinden bahisle davalının yapmış olduğu itirazın iptali ile takip konusu alacağın %20 sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama gideri, arabuluculuk ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmış olup davaya cevap dilekçesi sunulmamıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:
İlk Derece Mahkemesi 25/02/2025 tarih ve 2024/197 Esas - 2025/145 Karar sayılı kararında;"6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 150/1 maddesinde "(1) Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflar, duruşmaya gelmedikleri veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir" hükmü yer almaktadır.Yine anılan Kanunun 150/5 maddesinde “İşlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde yenilenmeyen davalar, sürenin dolduğu gün itibarıyla açılmamış sayılır ve mahkemece kendiliğinden karar verilerek kayıt kapatılır” hükmü düzenlenmiştir. Mahkememizde görülmekte olan iş bu davanın 20/11/2024 tarihinde işlemden kaldırılmasına karar verilmiş ve aradan geçen üç aylık yasal süre içinde yenilenmediği anlaşılmıştır. Yukarıda açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı H.M.K.'nın 150/5 ve 320/5 maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar vermek gerekmiştir."gerekçesi ile, ''1-6100 sayılı H.M.K.'nın 150/5 maddesi uyarınca DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemenin 20.11.2024 tarihli duruşmasında, davacı vekilinin yokluğunda davanın işlemden kaldırılmasına karar verildiğini; ancak bu kararın taraflarına tebliğ edilmediğini, Dolayısıyla HMK m.150/2’de belirtilen üç aylık yenileme süresinin işlemeye başlamamış olup, buna dayalı olarak verilen “açılmamış sayılma” kararı ve devamında verilen ek kararın usul ve yasaya açıkça aykırı olduğunu, Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 2020/1673 E. - 2020/3360 K., 17.06.2020 tarihli kararında: "Dosyanın işlemden kaldırılmasına dair kararın taraflara tebliğ edilmediği hâllerde, HMK m.150 uyarınca üç aylık sürenin işlemeyeceği, dolayısıyla açılmamış sayılma kararının verilemeyeceği açıktır."Bu içtihat uyarınca, tebligat yapılmadan işlemden kaldırılan bir dosyada, hak düşürücü süre işletilemeyeceğini; buna rağmen dosyanın açılmamış sayılması ve ardından karşı taraf vekiline vekalet ücreti verilmesinin, usul hatası yanında kötü niyetli davranış niteliği taşımakta olduğunu, Karşı taraf vekili, işlemden kaldırıldığını bilmesine rağmen tebligat eksikliğini lehine kullandığını, bu durumun TMK m.2 (dürüstlük kuralı) ile de bağdaşmamakta olduğunu, İleri sürerek, yukarıda açıklanan nedenlerle: İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 26.05.2025 tarihli ek kararının kaldırılmasına, davanın yargılamasına kaldığı yerden devam edilmesine karar verilmesini, ve davalı lehine hükmedilen vekalet ücretinin kaldırılmasını talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; taraflar arasındaki ticari ilişkiye dayalı alacağın ödenmediği iddiası ile alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali ve davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talebine ilişkin olup, Mahkemece davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından dosyanın işlemden kaldırma kararının taraflarına tebliğ edilmediği ve bu sebeple 3 aylık yenileme süresinin işlemediği gerekçesiyle verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Somut uyuşmazlıkta; davacı vekilinin 03/07/2024 tarihli duruşmada e-duruşma ile hazır bulunduğu ve sonraki duruşmanın 20/11/2024 günü saat 11:05'e bırakıldığı, 20/11/2024 tarihli duruşmada davacı vekilinin ve davalı vekilinin hazır bulunmadığı, bunun üzerine Mahkemece davacı vekilinin duruşma gün ve saatinden haberdar olduğu halde duruşmaya gelmeyip mazerette bildirmediğinden dosyanın yenileninceye kadar işlemden kaldırılmasına karar verildiği ve akabinde işlemden kaldırıldığı tarihten itibaren 3 aylık yasal süre içerisinde dosyanın yenilenmemesi üzerine 25/02/2025 tarihinde açılmamış sayılmasına karar verildiği görülmüştür. Davacı vekili tarafından dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilen duruşma tutanağının kendisine tebliğ edilmediği ileri sürülmüş ise de yukarıda anılan yasa maddesi ile Mahkemelere bu yönde bir yükümlülük yüklenmemiştir. Aksine anılan yasa maddesi taraflara dosyayı takip etme yükümlülüğü yüklemiş ve takip edilmemesi halinde sonuçları belirtilmiş olup, Mahkemece taraflarca dosyanın takip edilmemesi sebebiyle işlemden kaldırılmasına ve üç aylık yasal süre içerisinde dosyanın yenilenmemesi sebebi ile açılmamış sayılmasına karar verilmesinin isabetli olduğu, davacı vekili tarafından değinilen Yargıtay ilamının somut olayla ilgisinin bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Sonuç olarak; ilk derece mahkemesi karar ve gerekçesi usul ve yasaya uygun olup, kamu düzenine aykırılık da tespit edilmediğinden, davacının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcı istinaf eden tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, yatırılan harcın hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 06/11/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.