Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/1391 E. 2025/1802 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/1391
Karar No
2025/1802
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

13. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2025/1391 Esas

KARAR NO : 2025/1802 Karar

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

NUMARASI : 2025/189 Esas - 2025/349 Karar

TARİH: 10/06/2025

DAVA: Haksız Rekabetin Tespiti, Durdurulması ve Önlenmesi

KARAR TARİHİ: 06/11/2025

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafın ... Cihazı alımı için sözleşmenin ikame edildiği 2023 yılı fiyat listesi gereğince toplamda KDV dahil 660.000,00-TL ödeme borcu altına girdiğini, sözleşme kapsamında davacı müvekkilinin, edimini ifa ederek cihazı teslim etmiş akabinde davalı şirketin, müvekkilinin distribütörlüğünü üstelendiği ... Cihazı'nı sanki satacakmış gibi ... adlı sitede ilana koyduğunu, söz konusu ilanın linkinin ''https://....com?id=... '' adresi olduğunu, işbu ilan günümüz itibariyle dahi ... adlı sitede yer aldığını, bu hususa ilişkin görseli işbu dilekçe ekinde sunduklarını, müvekkilinin satışı yapmış olduğu söz konusu cihazın 2023 yılı için piyasa satış bedelinin 30/10/2023 tarihli sözleşmeden de görüleceği üzere KDV dahil toplamda 660.000,00TL' olduğunu, ilan yılı da olan 2024 yılı içinse, yurt dışından ithal edilen cihazın güncel bedeli 33.000 USD, yani TL bazından liste fiyatı yaklaşık 1.150.000,00 TL' olduğunu, davalı yan tarafından ilana konulan söz konusu cihazın bedeli ise 450.000,00-TL olarak belirtildiğini, üstelik ilan metninde de sıfır ayarında, az kullanılmış, 2 yıl garantili ibareleri de eklenerek tedarikçiden alınan sıfır cihaz ile hemen hemen aynı durumda ve kapsamda olduğunun ısrarla vurgulandığını, bu vurgulamalarla ilanın daha cazip hale geldiğini, söz konusu ilandan da görüleceği üzere cihazın fiyatının fahiş miktarda az olup pazara hakim bir alıcı için kaçırılmaz bir fırsat olduğunun ortada olduğunu, söz konusu cihazın ilanda belirtilen satış fiyatının bu denli az olması neticesinde de alıcıların cihazı kaçırmamak adına ilan sahibini bir an önce arayacağının aşikar olduğunu, akabinde ise pazardaki alıcaların düzenli olarak davalı yanı aramaya başladığını, davalı şirket ise kendisini ... adlı sitedeki ilandan kaynaklı arayan kişilere müvekkili ... Medikal'ı kötülediğini, Müvekkilinin ise bu durumu davalı şirket ile ... adlı sitede yer alan ... cihazının satışı için görüşme yaptığı kişilerden öğrendiğini, Müvekkilinin, davalı şirket ile görüşen kişilerden aldığı bilgiler ile davalı yanın ... Cihazı satma gibi bir niyeti olmadığı ve tek amacının müvekkili kötülemek olduğunu öğrendiğini, davalı yanın yapmış olduğu bu haksız eylem neticesinde müvekkilinin ticari itibarının zarar gördüğünü, işbu haksız eylemleri neticesinde taraflar arasında 30/10/2023 tarihinde imzalanan dava konusu satış sözleşmesinin çekilmez bir hal aldığını, bu nedenle işbu sözleşmenin iptali ile sözleşme kapsamında ödenen bedelin iadesi ve ... cihazının müvekkili şirkete teslimi amacıyla İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde 2024/379 Esas nolu dava tanzim edildiğini, ancak taraflarınca bu dava ikame edilmiş olduğunu ve dava dilekçesinde de bu ilanın davacı tarafa verdiği zarar ısrarla vurgulandığı halde karşı taraf davalı ısrarla ve kötü niyetle söz konusu ilanı kaldırmadığını, bu sebeple davacı şirket her geçen gün daha da zarar görmeye, daha da potansiyel müşteri kaybetmeye ve hatta mevcut müşterilerinden de olumsuz tepkiler almaya başlamış, söz konusu ilandaki bedelin çok düşük olması sebebiyle ticari çevresinde diğer müşteriler kendilerine cihazın fahiş fiyatlar ile tedarik ettiği gibi bir hatalı yargıya kapıldığını, söz konusu haksız ve yanıltıcı ilan söz konusu sitede sergilendikçe müvekkili davacının hak kaybına uğramaya devam edeceğini, söz konusu haksız ilanın her gün her saat müvekkilinin ticari itibarından eksiltmeye devam ettiğini, bu nedenlerle söz konusu ilanın tedbiren askıya alınmasını talep ettiklerini, davanın kabulüne, haksız rekabetin tespitine, haksız ilanın yayınlanmasının durdurulmasına ve söz konusu eylemin tekrarlanmaması için önlenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin adresi '' Bostancı Mh. Bostan Tüccarı Sk. ... Kadıköy/İSTANBUL '' olmasına, Davacı tarafından Dava dilekçesinde de Müvekkili şirketin belirttikleri adresi yazılı olmasına ve dahi Tensip tutanağında da bu adres yazılı olmasına rağmen mahkemenizce dava dilekçesi ve ekleri, Müvekkili şirket ile ilgisi bulunmayan adrese gönderildiğini ve tebligatın iade edilmesi sebebiyle yine Müvekkili şirket ile ilgili olmayan bir adrese TK. 35. Maddesine göre tebligat yapıldığını, dava ile aynı şekilde, Davacı tarafından İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi' nin 2024/379 Esas sayılı dosyası ile ikame edilen davada, tedbiren ilanın kaldırılması talep edildiğini, mahkemenizde olduğu gibi bu davada da tedbir talebi reddedildiğini, bunun üzerine Davacı tarafından huzurdaki dava açılarak aynı konuda tekrar talepte bulunulduğunu, davacı tarafından da dilekçesinin 5. Maddesinde ikrar edildiğini, Davacı' nın açık ikrarına göre huzurdaki dava, '' İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi' nin 2024/379 Esas sayılı dosyası ile ikame edilen davada tedbir talebinin reddedilmesi sebebiyle '' ikame edildiğini, İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesinde derdest davada da davacı tarafından talepleri haksız rekabete dayandırıldığını, haksız rekabetin var olup olmadığı bu davada halihazırda tartışıldığını, Bu sebeplerle derdestlik söz konusu olduğunu, bu sebeple de dava şartı yokluğundan davanın reddedilmesi gerektiğini, davacı Şirket dava dilekçesinde de belirtildiği üzere dava konusu cihazın ve dahi cihazın kullanılabilmesi için gerekli sarf malzemelerinin distribütörü olduğunu, müvekkili şirketi ile aralarında herhangi bir ticari rekabet bulunmadığını, müvekkili şirket, taraflar arasında akdedilen 30.10.2023 tarihli satış sözleşmesinde belirlenen şartlar doğrultusunda dava konusu cihazı satın aldığını, davacı şirket sözleşme ile üstlendiği ve distribütörlüğün ve tek satıcı olmanın tarafına yüklediği yükümlülüklerini yerine getirmekten imtina ettiğini, karşılaştıkları teknik sorunları iletmek ve cihazın kullanımı ile ilgili sorularına cevap bulmak amacıyla davacı şirket yetkililerine ulaşmaya çalıştığını fakat kendilerine cevap verilmediğini, Davacı Şirket yetkilisi tarafından müvekkili şirket yetkilisi 24.02.2024 tarihinde, cihaz kullanıcıları için kurulan whatsapp grubundan çıkartıldığını, ilan da müvekkili şirket tarafından, artık kendisine cihaza ilişkin sarf malzemeleri ile teknik servis hizmeti verilmeyeceğinin anlaşıldığı bu tarihten sonra verildiğini, müvekkili haklı olarak yeni sarf malzemesi gönderilmediği ve elinde halihazırda bulunan sarf malzemeleri de bitmek üzere olduğundan cihazı satmak istediğini, usule ve yasaya aykırı davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:

İlk Derece Mahkemesi 10/06/2025 tarih ve 2025/189 Esas - 2025/349 Karar sayılı kararında;"Mahkememizce yapılan yargılama, taraf beyanları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Dava, haksız rekabetin tespiti ve önlenmesine ilişkindir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık satış sözleşmesinden kaynaklanmakta olup davalının davacıdan satın aldığı ... Cihazının, davalı tarafça 3.kişilere yönelik satışa arzı sırasında gerçekte bir satış iradesi olmadığı halde salt satılanı kötülemeye ve davacı şirketin satışlarını engellemeye matuf olarak yanıltıcı bilgilerin alıcılara aktarılması suretiyle haksız rekabet oluşturulduğu iddiasına dayanmaktadır.Davalı vekili tarafından İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne sunduğu cevap dilekçesinde, konusu ve tarafları aynı olan Mahkememizin 2024/379 E. Sayılı dosyası devam ederken huzurdaki dava açılmış olduğundan davanın derdestlik nedeniyle reddine karar verilmesini talep etmiştir.HMK 114/1-I maddesi gereğince dava şartları arasında "aynı davanın daha önceden açılmış ve halen görülmekte olmaması" şartı sayılır. HMK'nın 115/1 maddesi gereğince Mahkemeler dava şartının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır.Somut olayda; davacı tarafından İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde 2024/379 Esas nolu dosyasında haksız rekabetten kaynaklı zarardan dolayı 30/10/2023 tarihli sözleşmenin çekilmez hale gelmesi sebebiyle sözleşmenin iptali, sözleşme kapsamında ödenen bedelin iadesi ve davaya konu ... cihazının şirkete teslimi için davalı aleyhine 08/10/2024 tarihinde dava açtığı ve bu davanın halen derdest olduğu, mahkememizde açılan iş bu dosyada da haksız rekabetin tespiti ve önlenmesinin talep edildiği görülmekle İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/379 Esas nolu dosyasında haksız rekabet koşullarının oluşup oluşmadığının değerlendirileceği, ... cihazının şirkete teslimine karar verilmesi halinde de haksız rekabet teşkil ettiği iddia edilen ilanında önlenmiş olacağı anlaşılmakla iş bu mahkememiz dosyası ile İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/379 Esas sayılı dosyasında talep sonucunun aynı olduğu, eldeki davanın açıldığı anda tarafları ve konusu aynı olan bir davanın mevcut olduğu anlaşıldığından derdestlik dava şartı nedeniyle usulden reddine dair aşağıdaki gibi karar verilmiştir."gerekçesi ile, ''1- Davacı tarafça açılan DAVANIN, HMK 114/1-ı maddesi gereğince "aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması" dava şartı yokluğundan HMK 115/2 maddesi gereğince USULDEN REDDİNE,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; işbu istinaf başvurularına konu dosya ile İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde görülen 2024/379 Esas sayılı dava dosyası arasında derdestlik bulunmadığını,

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi tarafından tanzim edilen 2016/199 Esas, 2016/7213 Karar sayılı 19.4.2016 tarihli kararında görüleceği üzere, iki dosya arasında derdestlik tespitinde bulunulabilmesi için aranan 3 kümülatif unsurun; tarafların aynı olması, dava sebebinin (vakıaların) aynı olması ve dava konusunun aynı olması olduğunu; bu unsurların derdestlik iddia edilen İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/379 Esas sayılı dosyası ile derdestlik nedeniyle reddedilen İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/189 Esas sayılı dosyası arasında mevcut olup olmadığının incelenmesi gerektiğini, İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/379 Esas Sayılı Dosyası İle İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/189 Esas sayılı dosyasının dava sebeplerinin (vakıaları) aynı olmadığını, Dava sebebinin (vakıalar), dava konusunun temelini oluşturan hayat olayı olduğunu, (Yavuz Alangoya, Dava Temeli, Hakimin Dava Malzemesinin Toplanmasındaki Rolü ve Bu Konudaki Gelişmeler Hakkında, Kazancı Hakemli Dergi, İstanbul 2005/Mayıs, s. 83.) Bu kapsamda İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/379 Esas sayılı dosyasında dava konusu, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin haksız rekabet ile zarar görmesi ve çekilmez hale gelmesi, iptalinin gerekmesi olduğunu; İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/189 Esas sayılı dosyasında ise dava konusu, davalı tarafın haksız rekabete sebep olan fiilinden kaynaklı müvekkilin ticari itibarında doğan zarar olduğunu; her ne kadar iki davanın da en temelinde yatan fiil bahse konu ilan olsa da İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/379 Esas sayılı dosyasında bu ilanın ve ilandan sonra davalı tarafın davacı müvekkili kötülemesinin taraflar arasında akdedilen sözleşme bazında doğurduğu zarar tartışılmışken, İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/189 Esas sayılı dosyasında doğrudan bahse konu ilanın müvekkilin ticari itibarında doğurduğu hasar belirtilerek bir tedbir talep edildiğini, Dolayısıyla aralarında derdestlik olduğu iddia edilen iki dosyanın, derdestliğin kümülatif unsurlarından olan dava konusu unsurunda birbirlerinden ayrıldıklarını; bu neticede dava sebepleri (vakıaları) bakımından aralarında ayrılık bulunan iki dava dosyasının arasında derdestlik olduğundan bahisle İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/189 Esas sayılı dosyasının usulden reddine karar verilmesinin hatalı olup ilgili kararın istinaf incelemesi ile kaldırılması ve yargılamanın devamı gerektiğini, İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/379 Esas sayılı dosyası ile İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/189 Esas sayılı dosyasının dava konusunun (talep sonucu) aynı olmadığını, Dava konusunun (talep sonucu), davanın neye ilişkin olduğunu ve mahkemeden hüküm altına alınması istenilen hukuki neticeyi açıkladığını; bu durumda dava konusunun, mahkemeden tesis edilecek bir hükümle meydana getirilmesi talep edilen hukuki sonuç olduğunu; somut olayda yerel mahkeme tarafından aralarında derdestlik olduğu iddia edilen dava dosyalarının dava konularının (talep sonuçları) birbirlerinden tamamen bağımsız olduğunu, İşbu istinaf kanun yoluna başvuru dilekçelerine konu İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/189 Esas sayılı dosyasında dava konusu (talep sonucu), davalının haksız rekabet teşkil eden eyleminin neticesinde davacı müvekkilin ticari, maddi, manevi zararlarının durdurulması ve önlenmesi olduğunu; İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/189 Esas sayılı dosyasına mübrez dava dilekçelerinin talep kısmında talep sonucu; "Haksız rekabetin tespitine, haksız ilanın yayınlanmasının durdurulmasına ve söz konusu eylemin tekrarlanmaması için önlenmesine" karar verilmesi şeklinde yazıldığını; ilgili dosyada taraflar arasındaki sözleşmenin iptaline yönelik bir talepte bulunulmadığını, İşbu istinaf kanun yoluna başvuru dilekçelerine konu yargılama olan İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/189 Esas sayılı dosyasında 2025/349 Karar sayılı 11.06.2025 tarihli gerekçeli karar ile dosyanın İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/379 Esas sayılı dosyası ile derdest olduğundan bahisle usulden ret kararı verildiğini ancak bu karar, iki dava dosyası arasında dava konusu ve dava sebebi açısından derdestlik durumunun bulunmadığından hukuka aykırı olduğunu, Ayrıca yine işbu istinaf kanun yoluna başvuru dilekçelerine konu yargılama olan İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/189 Esas sayılı dosyasında, davalı tarafın eylemlerinin haksız rekabete vücut vermesinden sebeple esas yönünden de davacı müvekkilin haklılığına ve davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, İleri sürerek, yukarıda açıklanan sebeplerle; İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından tanzim edilen 2025/189 Esas 2025/349 Karar sayılı 11.06.2025 tarihli gerekçeli kararın hukuka aykırılığı sebebiyle kaldırılmasına, açıkça hukuka aykırılıklar içeren yerel mahkeme kararının tehr-i icrasına, davanın kabulüne, haksız rekabetin tespitine, haksız ilanın yayınlanmasının durdurulmasına ve söz konusu eylemin tekrarlanmaması için önlenmesine karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:

HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; davalının haksız rekabetinin tespitine, durdurulmasına ve tekrarının önlenmesine karar verilmesi talebine ilişkin olup, Mahkemece davanın derdestlik dava şartı eksikliği sebebiyle reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davacı iş bu davada, taraflar arasında akdedilen 30/10/2023 tarihli satış sözleşmesi kapsamında sözleşmeye konu ... Cihazın davacı tarafından davalıya teslim edildiği, davalının söz konusu cihazı fahiş miktarda az bedel ile satacakmış gibi ... adlı sitede ilana koyduğu, davalının cihazı satın almak isteyen müşterilere davacıyı kötülediği, bu durumun müşterilerden öğrenildiği ve davalının gerçekteki amacının cihazı satmak olmayıp, davacıyı kötülemek olduğu, davalının eylemi neticesinde davacının itibarının zarar gördüğü, davalının söz konusu eylemlerinin haksız rekabet teşkil etmesi sebebiyle haksız rekabetin tespitine, durdurulmasına ve tekrarının önlenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Derdestliğe sebep olan İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/379 esas sayılı dosyasına konu davada ise, tamamen aynı vakıalara dayalı olarak davalının haksız rekabet oluşturan haksız eylemleri ve davacının ticari itibarının zedelenmesi sebebiyle araflar arasında akdedilen 30/10/2023 tarihli satış sözleşmesinin devamının davacı açısından çekilmez hal aldığı, bu sebeple sözleşmenin iptaline, ödenen bedelin davalı yana ve cihazın davacıya iadesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece de isabetli bir şekilde belirtildiği üzere davacı tarafından iş bu davada haksız rekabetin tespitinin talep edildiği, İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/379 esas sayılı dosyasında ise haksız rekabet sebebiyle taraflar arasındaki sözleşmenin devamının çekilmez hal aldığı ileri sürülerek sözleşmenin iptalinin talep edildiği, sözleşmenin iptali talebi yönünden haksız rekabet koşullarının oluşup oluşmadığının bu davada değerlendirileceği, her iki davada da tamamen aynı vakıalara dayanıldığı, davacının haklı bulunması halinde dava konusu makinenin iadesine karar verilmekle makinenin satışına ilişkin ilanın yayımdan kaldırılacağı ve haksız rekabetin duracağı ve önleneceği, bu durumda her iki davanın tarafları, konusu ve talep sonucu aynı olup, iş bu davanın mükerrer olarak açıldığı anlaşılmakla davacı vekilinin aksi istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Sonuç itibariyle; ilk derece mahkemesi kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi, kamu düzenine aykırılık da saptanmadığından davacının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcı istinaf eden tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, yatırılan harcın hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa karar kesinleştiğinde avansı yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 06/11/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2025/1391, K. 2025/1802, T. 06.11.2025, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-1391-e-2025-1802-k-8625dfb8263b