Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/889 E. 2025/246 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/889
Karar No
2025/246
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 31. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/889 - 2025/246 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31.HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2024/889 Esas KARAR NO : 2025/246 (İnceleme aşamasında / Duruşmasız) (Kararın Kaldırılarak Yeniden Hüküm Kurulması 353/1-b-2)

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 24/01/2024 NUMARASI : 2018/416 Esas-2024/72 Karar

DAVANIN KONUSU : Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan Alacak KARAR TARİHİ : 11/03/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 07/04/2025

Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasında mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, dairemize gönderilen dosyanın yapılan istinaf incelemesi sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İSTEM; Davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında düzenlenen sözleşme bedeli KDV dahil 4.344.694,36 TL olan, "Tatlar Atıksu Arıtma Tesisi Biyogaz Ünitesinde Kullanılmak Üzere Kojenerasyon Santrali (Yerine Montajlı Çalışır Vaziyette) Alım İşi"nin davalı yükleniciye 07.01.2014 tarihinde ihale edildiğini, iş kapsamında yaptırılan santralin geçici kabulünün 04.09.2014 tarihinde yapılarak sözleşme bedelinin %80'i olan (KDV dahil) 3.608.305,49 TL'nin ödemesinin de davalı şirkete yapıldığını, ancak firmanın yükümlülüklerini yerine getirmediği için ASKİ Yönetim Kurulu'nun 16.12.2015 tarih ve 309 sayılı kararına istinaden sözleşmenin feshedildiğini, sözleşme feshi sonrasında davalı şirkete bildirilen süre içerisinde arızalı olan biyogaz motorlarının sökülerek geri alınması gerektiğinin bildirilmesine rağmen, Batı 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nce 2018/25 D. İş dosyasında yapılan tespitte de görüleceği üzere arızalı olan biyogaz motorlarının halen tesiste bulunduğunu ve çalışmadığını, elektrik enerjisi üretilemediğini, enerji hesap tablolarına göre, 90 günlük işletme süresi başlangıcı olan 04.09.2014 tarihinden sözleşmenin feshi tarihi olan 16.12.2015 tarihine kadar kojenerasyon santralinde 12.292.380,00 kWe elektrik enerji ve 15.488B,400 kWt termal enerji üretilemeyerek müvekkili idarenin zarara uğratıldığını, yüklenicinin yüklendiği işi sözleşme ve eki teknik şartnameye uygun olarak tamamlayamaması sebebiyle davalıya ödenen ihale bedelinin %80'i olan 3.608.305,49 TL'nin (KDV Dahil) ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. YANIT: Davalı vekili tarafından verilen cevap dilekçesinde özetle; Davacının her ne kadar müvekkili şirketin yükümlülüklerini yerine getirmediğinden bahisle sözleşmeyi feshettiğini belirtmiş olsa da, söz konusu hususun hiçbir gerçeklik payı olmayıp, yalnızca iddiadan ibaret olduğunu, kaldı ki, işbu sözleşmenin feshinin hukuka aykırılığının tespitine ilişkin davalı aleyhine 15.07.2016 tarihinde dava ikame edilmiş olup, söz konusu davanın Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2016/527 Esas sayılı dosyası ile derdest bulunduğunu, yine tesisin tam yükte çalışamaması ya da istenilen düzeyde elektrik ve termal enerji üretmemesinde müvekkilinin hiçbir kusurunun bulunmadığının tespiti amacıyla alanında uzman bilirkişiler marifetiyle tespit edilmesi için Ankara Batı 3. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2015/59 D.İş dosyasından tespit talep edildiğini, 15.12.2015 tarihli tespit raporunun dosyaya sunulduğunu, Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2016/527 Esas sayılı dosyası kapsamında, iki farklı bilirkişi heyetinden alınan ve birbirlerini teyit eden bilirkişi raporlarında, davacı tarafından sözleşmenin haksız feshedildiğinin, davacı idare tarafından ödenmeyen ihale bedelinin müvekkiline ödenmesi gerektiği değerlendirmesinin yapıldığını, böylelikle aynı konu ile ilgili alınan bilirkişi raporlarında fesih işleminin hukuka aykırılığının şüpheye yer bırakmayacak ölçüde tespit edildiğini belirterek açılan davanın yasal dayanaktan yoksun ve yersiz olduğundan, reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/01/2024 tarihli 2018/416 Esas 2024/72 Karar sayılı kararında özetle; Dava, davalı şirketin yaptığı eserlerdeki eksik ve ayıp nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Davacı taraf davalı şirketin ihale ile aldığı işi eksik ve ayıplı yaptığını belirterek ödenen ihale bedelinin iadesini talep etmektedir. Bu arada davalı şirket tarafından mahkememizin 2021/294 Esas sayılı dosyasında açmış olduğu davada bu iş nedeniyle sözleşmenin haksız feshedildiğinin tespiti ile eksik kalan bedelin ödenmesini talep ettiği mahkememizce bu dosyada verilen kararın hukuki bağlantısı nedeniyle 2021/294 Esas sayılı dosyanın kesinleşmesinin beklenmesine karar verilmiştir. Yapılan yargılama sonucunda mahkememizin 2021/294 Esas sayılı dosyasında davalı şirket tarafından açılan davanın ihaleye konu makinelerin çalışmamasının asli kusurunun davalı ... şirketinde olduğundan bahisle reddine karar verilmiştir. Bu karar Yargıtay 6. H.D'nin 14.09.2022 tarih ve 2021/5743 Esas 2022/4103 Karar sayılı ilamı ile düzeltilerek onanmış yapılan karar düzeltme başvurusu da reddedilmiştir. Dolayısıyla gelinen bu aşamada davalı ... Şirketinin malların ayıplı olmayıp idarece yapılan feshin haksız olduğuna ilişkin iddiası kesinleşen mahkememiz kararıyla hukuken dayanaksız hale gelmiştir. TBK 'nun 227/1.maddesi gereğince sözleşmeden dönen davacı tarafın verdiklerini alma hakkına sahip olacağından hareketle mahkememizce davalı şirkete ödenen bedelin iadesine karar verilmiş ancak yine aynı hüküm gereğince ihale konusu malın davalıya iadesine hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur gerekçesi ile davanın kabulü ile davacı tarafça davalıya ödenen 3.608.305,49 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, ihale konusu olan jeneratörlerin aynı anda davalı tarafça masrafı karşılanmak üzere davacı tarafından davalıya iadesine dair karar verildiği görülmüştür. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili tarafından verilen 07/05/2024 tarihli istinaf kanun yolu başvuru dilekçesinde özetle; Davacı ile müvekkili arasında imzalanan sözleşme gereğince, müvekkili şirkete ödenen sözleşme bedelinin % 80'i olan 3.608.305,49 TL'nin kendilerine iadesine ilişkin olarak açmış oldukları davada, ilk derece mahkemesi tarafından davanın kabulüne karar verildiğini, davacı tarafından, Tatlar Atık Su Arıtma Tesisi Biyogaz Ünitesinde elektrik ve termal enerji üretiminde kullanılmak üzere “Kojenerasyon Santrali Alımı” işi için ihale gerçekleştirildiğini, müvekkili şirketin, ihale duyurusu sonrası ihale şartnamesini temin ettiğini, ihale şartnamesi ile ekinde yer alan gaz analiz raporunun, motorların teminini yapmakta olduğu İngiliz ... Firmasına gönderdiğini, söz konusu firmadan, ihale şartnamesine ekli gaz analiz raporuna göre, kullanımı mümkün motor onayı aldıktan sonra, ihale için dosya hazırlanmasına karar verildiğini ve ihale dosyasına ihaleye girilen jeneratör motorunun teknik özelliklerini gösterir belgenin de eklendiğini, söz konusu belgede, kojenerasyon sisteminde kullanılacak olan ... marka motorun, 600 ppm hidrojen sülfür düzeyi için uygun olduğunun ifade edildiğini, müvekkili tarafından, ihale Teknik Şartnamesine göre; "şartnamenin eki olan gaz analiz raporunda belirtilen gazı yakabilmeye muktedir" nitelikte motorlar kullanılmasının taahhüt edildiğini, işin müvekkiline ihale edildiğini ve taraflar arasında 18.03.2014 tarihli sözleşme imzalandığını, müvekkili şirketçe ihale sonrasında hiçbir surette zaman kaybına yol açılmaksızın, tesisin %100 olarak kurulumu yapılarak, tam kapasite ile çalışır vaziyette davacıya tesliminin, yapıldığını ve akabinde 04.09.2014 tarihinde ise davalı tarafından geçici kabul işlemi yapıldığını, tesisin kurulumu sonrasında, kojenerasyon sisteminde olağanın dışında arızalar meydana gelmeye, motor ve çeşitli aksamlarda olağan yıpranmanın üzerinde aşınma ve yıpranmalar görülmeye başlandığını, tesiste davacı tarafından temin edilen, elektrik ve termal enerji üretiminde kullanılan biyogazın, ihale teknik şartnamesine ekli gaz analiz raporunda yazılı değerlerde olmadığını, tüm gaz değerlerinin ve özellikle H2S seviyesinin limitlerin çok üzerinde olması sebebiyle, motorun yağlama yapamadığı bu nedenle de aşınmalara ve motor açısından zararlara sebebiyet verdiğinin belirlendiğini, tesiste davacı tarafından temin edilen biyogazdaki tüm değerlerin ve özellikle yüksek seviyedeki H2S seviyesi ile motorun sağlıklı yağlama yapmasının ve tam yükleme ile çalıştırılmasının da olanaksız olduğunun ortaya çıktığını, ihale şartnamesine ekli gaz analiz raporunda, gazın içeriğinde bulunan H2S seviyesinin (-) olduğuna ilişkin bir değer gösterildiğini, bu görünümden, temin edilecek gaz içeriğinin -0- veya göz ardı edilebilecek bir değerde olduğunun kabulü sonucu ortaya çıktığını, buna rağmen müvekkili şirketin, ihale dosyasına eklemiş olduğu, teklife konu sistemin motoru olarak kullanılan ... marka biyogazla çalışan motor sisteminin +-600 ppm H2S değeri ile çalışabileceğine ilişkin bilgilendirme belgesinin dosyaya eklendiğini ve böylelikle hangi güce kadar H2S ile üretim yapabileceği hususunun ihale dokümanıyla birlikte davalıya ihbar edildiğini, gaz değerlerinin sürekli ölçümünün yapılabilmesi için, giderlerinin müvekkili şirket tarafından karşılanmak üzere, sistemin gaz girişi öncesine cihaz monte edildiğini ve gaz içeriğindeki H2S değerlerinin sürekli ölçümü cihetine gidildiğini, yapılan ölçümlerde H2S değerinin ortalama 1500-1700 ppm değerlerinde olduğunu, zaman zaman değerin 2000 ppm seviyesine çıktığının görüldüğünü, bunun sonucu olarak motorların tam yükleme ile çalıştırılması halinde motor aşınmalarından (asidik etki sebebiyle) kaynaklı sorunlar ortaya çıktığının tespit edildiğini, bu hususun defaatle davacıya yazılı olarak bildirildiğini, davacının, H2S’den kaynaklanan sorunların çözüleceği, bu süreç içinde olabilecek en verimli şekilde tesisin işletilmesine devam edilmesi yönündeki taleplerinin, müvekkilinden kaynaklanmasa da, kamunun zarara uğramaması amacına yönelik olarak değerlendirildiğini, işletmeci kurumun ve davacının bilgisi ile; tesisin normal çalışma seviyesinin daha altında bir yükleme ile çalıştırıldığını, davacı tarafından müvekkiline, H2S seviyesinin düşürülmesi ile ilgili çalışmaların yapılacağı doğrultusunda bilgiler aktarıldığını, bu amaca hizmet ettiğini bildirdikleri "kimyasal" ve "biyolojik" iki yöntemin bulunduğunu, bu yöntemlere göre kurulacak ek tesis ile seviyenin düşürüleceğinin bildirildiğini, hatta bu hususta davacı yönetimi tarafından yapılan çalışmalar neticesinde H2S’nin "biyolojik" temizleme sistemi ile düşürülmesi sisteminin tercih edileceğini, bu sistemin tesiste kurulumu için ihaleye çıkılacağı ve bu doğrultuda ihale hazırlıkları yapıldığının ifade edildiğini, aradan geçen süreye karşın H2S seviyesinin motorların tam yükleme ile çalışmasını sağlayacak seviyeye getirilmesini temin edecek çözümün davacı tarafından oluşturulmadığını, müvekkili şirketin "koşulsuz müşteri memnuniyeti" ilkesine sıkı şekilde bağlı olması nedeniyle, tam ve eksiksiz olarak kurulumu tamamlanan tesisin verimli çalışmasını sağlayacak yöntemlerin neler olabileceği yönünde, yükümlülük olmamasına karşın davacıya destek sağlama amacına yönelik çalışmalar yaptığını, motor yağlamasının yeterli düzeyde yapılamaması ve aşırı metal aşınması nedenlerinin tespiti amacı ile 4 bilye testi yaptırıldığını ve alınan neticelerin de, yapılması düşünülebilecek çalışmalarda ışık tutması amacına yönelik olarak, davacıya sunulduğunu, ihale şartnamesine ekli gaz analiz raporuna uygun nitelikte gaz temininin bir türlü mümkün olamadığını, bu durumun çözüme kavuşturulamaması nedeni ile davacı ile müvekkili arasında imzalanan sözleşme gereğince, kesin kabul koşullarının oluşmuş olduğunun tespiti, bakiye ihale bedelinin ve haksız yere nakde çevrilen teminat mektubu bedelinin tahsili istemi ile, müvekkili adına; Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/294 E sayılı dosya ile dava açıldığını, bu dosyanın davacı tarafından açılan müspet zararlarına ilişkin dava ile birleştirildiğini, yargılama sonucunda mahkeme tarafından taraflar arasındaki sözleşmenin eser sözleşmesi olması ve müvekkili firma tarafından ASKİ tarafından talep edilen ürünlerin üretilmesinin mümkün olmadığı yönünde bir ihbarda bulunulmadığından bahisle asıl davanın, sözleşmenin feshedilmiş olması nedeni ile müspet zarar talep edilemeyeceği belirtilerek de birleşen davanın reddine karar verildiğini, bu kararın temyiz ve karar düzeltme incelemelerinden geçerek onanıp kesinleştiğini, müvekkilinin gerek sözleşmeden doğan yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirdiğini gerekse de yukarı da açıklandığı üzere ihbar yükümlülüğünü yerine getirmiş olup sözleşmenin feshedilmesine sebebiyet veren taraf olmadığını, davacı tarafa, sözleşmenin imzalanması ile teslim edilmiş olan 78.000 EURO tutarlı teminat mektubunun davacı tarafça sözleşmenin feshedilmesi akabinde nakde dönüştürüldüğünü ve tutarın davacı uhdesinde kaldığını, davacı yanca, müvekkili şirkete sözleşme gereği ödedikleri 3.608.305,49 TL'nin iadesi talep edilirken 78.000 EURO'luk teminat mektubunun nakde dönüştürülmesi sonucu kendilerinde kalan tutarın bu alacaktan mahsup edilmesi gerektiğini, mahkeme tarafından bu yönde bir inceleme yapılmaksızın taleplerinin tamamının kabul edilmiş olmasının hatalı olduğunu, ilk derece mahkemesinin kararı ile ödenen bedelin davacıya, aynı anda da sözleşme konusu ürünlerin müvekkiline iadesine karar verildiğini, ancak ürünlerin müvekkiline iadesine karar verilirken söz konusu ürünlerin mevcut durumlarının ne olduğu, bu ürünlerin davacı elinde olup olmadığı araştırılmadan, eksik inceleme ile karar verildiğini, bu ürünlerin davacı elinde olmaması halinde hükmün her iki taraf yönünden de icrasının mümkün olamayacağını, bu hususlar araştırılmadan eksik inceleme ile sadece ürünlerin iadesine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, yine Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından hükmedilen faiz başlangıç tarihi ve oranının da hatalı olduğunu, taraflar arasında bir sözleşme imzalanmış olup, müvekkili tarafından sözleşme gereklerinin yerine getirilmesi akabinde davacı tarafından ödeme yapıldığını ve Türk Ticaret Kanunu'nun 10. Maddesine göre aksine sözleşme yoksa ticari bir borcun faizinin vadenin bitiminden ve belli bir vade yoksa ihtar gününden itibaren işlemeye başlayacağının düzenlendiğini, bu sebeple bu yönlerden de mahkeme kararının kaldırılmasın gerektiğini belirterek istinaf başvurularının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili tarafından dosyaya sunulan istinaf başvurusuna cevap dilekçesinde özetle; Davalı vekilinin istinaf başvuru dilekçesinde belirtilen hususların haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, nitekim eldeki davada mahkemece davalının ikame ettiği Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/294 Esas sayılı dosyası ile açmış olduğu feshin haksızlığının tespitine ilişkin davanın bekletici mesele yapılmasına karar verildiğini, bahse konu dosyanın gerekli incelemelerden geçerek Yargıtay 6. Hukuk Dairesine 2021/5743 Esas 2022/4103 Karar sayılı ilamı ile davalı yüklenicinin genel ihbar mükellefiyetini yerine getirmediğinden kusurlu görüldüğünü ve bu sebeple müvekkilimiz tarafından yapılan feshin haklı fesih niteliğinde olduğundan davalı yüklenicinin açmış olduğu davanın reddine karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini, davalının ihbar mükellefiyetini yerine getirmediğinin bu şekilde aşikar olduğunu belirterek mahkeme kararının onanması gerektiğinden davalı yanın haksız istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK'nın 355.maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda; Dava, taraflar arasında düzenlenen, konusu "Tatlar Atıksu Arıtma Tesisi Biyogaz Ünitesinde Kullanılmak Üzere Kojenerasyon Santrali (Yerine Montajlı Çalışır Vaziyette) Alım İşi" olan 18/03/2014 tarihli sözleşmeden kaynaklanmakta olup davacı iş sahibi, davalı ise yüklenicidir. Davacı vekili eldeki dava ile taraflar arasındaki sözleşmenin, davalının yaptığı santralin ayıplı olması ve santralde bulunan biyogaz motorlarının sık sık arıza vererek enerji üretememesi sebebi ile bu sistemin, sözleşme ve eki ihale dokümanında taahhüt edilen teknik spesifikasyonları sağlayamadığından, santralin kesintisiz olarak elektrik ve termal enerji üretemediğini, bu sebeple idarelerinin zarara uğradığından davalı yükleniciye yapılan ihtara rağmen de bu arızaların giderilememesi sebebi ile ASKİ Yönetim Kurulunun 16/12/2015 tarihli 309 sayılı kararı ile sözleşmenin haklı nedenlerle feshedildiğini ve sözleşme feshi sonrasında da davalı şirkete bildirilen süre içerisinde arızalı olan biyogaz motorlarının sökülerek geri alınması gerektiğinin bildirilmesine rağmen Ankara Batı 1. Sulh Hukuk Mahkemesince 2018/25 D. İş dosyası üzerinden yapılan tespitte de görüleceği üzere arızalı olan motorların halen tesiste bulunduğunu, çalışmadığını ve enerji üretemediğinin tespit edildiğini, bu sebeple idarenin kullanamadığı ve fayda sağlayamadığı imalatlar nedeniyle davalıya ödenen bedelin iadesi gerektiğini belirterek davalıya ödenen 3.608.305,49 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili tarafından verilen cevap dilekçesinde, yukarıda ayrıntıları verilen gerekçelerle haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, taraflar arasında daha önce görülen Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/294 Esas sayılı dosyasında davalı yüklenici şirketin davacı konumunda olduğu, dava konusunun sözleşmenin haksız olarak feshedildiğinin tespiti ile 736.000,00 TL bakiye iş bedelinin tahsili ile nakde çevrilen 78.000,00 Euro bedelli teminat mektubu nedeniyle bu bedelin en yüksek döviz faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesinin talep edildiği, bu dosya ile birleşen dosyada ise davacı iş sahibinin davacı konumunda olup sözleşmenin haklı feshi nedeniyle müspet zararlarının tahsili talep edildiği, mahkemece asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine dair verilen ilk hükmün davalı birleşen davacı vekilince temyizi üzerine Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 2019/654 Esas 2020/2183 Karar sayılı kararı ile; genel ihbar mükellefiyeti kapsamında yüklenicinin teknik şartname ekinde olması gereken ve değerlendirilmeyen H2S gazına yönelik iş sahibine herhangi bir uyarıda bulunmadığı, davalının uhdesindeki atık sudan elde edilen biyogazın dava konusu makineleri çalıştırmayıp elektrik üretimini gerçekleştiremediği ve makinelerin çalışamamasındaki kusurun genel ihbar mükellefiyetini yerine getirmediğinden davacıda olduğu, bu sebeple asıl davanın reddi gerektiği gerekçesi ile bozulduğu, mahkemece bozmaya uyularak yeniden verilen 2021/294 Esas 2021/410 Karar sayılı karar ile asıl davanın genel ihbar mükellefiyetini yerine getirmeyen davacı yüklenicinin kusuru olması nedeniyle reddine, birleşen davada ise; sözleşmenin davacı iş sahibi tarafından feshedilmiş olması sebebi ile sözleşmeyi fesheden davacı idarenin müspet zarar talep edemeyeceği kabul edilerek müspet zararın tazmini talebi ile açılan birleşen davanın da reddine karar verildiği ve bu kararın yeniden taraf vekillerince temyizi üzerine Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 14/09/2022 tarihli 2021/5743 Esas 2022/4103 Karar sayılı kararı ile davalı yararına asıl davada reddedilen 736.000,00 TL bakiye iş bedeli alacağı ile 78.000,00 Euro teminat mektubu bedeli üzerinden yani toplam olarak reddedilen 989.500,00 TL'lik dava değeri üzerinden, dava tarihindeki kura göre karar tarihindeki tarifeye göre vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken asıl davada davalı/ birleşen davacı yararına maktu vekalet ücretine hükmedilmesi sebebiyle kararın vekalet ücreti yönünden düzeltilerek onanmasına karar verildiği ve kararın, karar düzeltme isteğinin de reddi ile 01/01/2023 tarihinde kesinleşmiş olduğu, bu sebeple kesinleşen dosya içeriği ile davalı yüklenici şirketin sözleşmenin feshinde kusurlu olduğu ve idarece yapılan feshin haklı olduğu, buna göre sözleşmeden dönen davacı tarafın davalıya verdiklerini geri alma hakkına sahip olacağından davalı şirkete ödenen bedelin iadesine yönelik olarak açılan bu davanın kabulü gerektiği gerekçesi ile davanın kabulüne ve davacı tarafça davalıya ödenen 3.608.305,49 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine ve ihale konusu olan jeneratörlerin aynı anda davalı tarafça masrafı karşılanmak üzere davacı tarafından davalıya iadesine dair karar verilmiş, bu karara karşı davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen gerekçelerle istinaf yoluna başvurulmuştur. Davalı vekilinin, istinaf gerekçeleri kapsamında dairemizce yapılan istinaf değerlendirmesi sonucunda, davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinde isabet görülmemiş ve özellikle davacı idare tarafından yapılan haklı fesih sebebi ile davalı yüklenici tarafından idareye verilen 78.000,00 Euro bedelli teminat mektuplarının nakde çevrilmiş olmasında da yasaya aykırı bir durum bulunmadığından nakde çevrilen teminat mektubu bedelinin davalıya ödenen ve eldeki dava ile iadesi talep edilen iş bedeli alacağından mahsubu gerektiği konusundaki istinaf gerekçelerinin reddi gerekmiştir. Ancak mahkemece, kabul edilen alacağa ödeme tarihinden itibaren avans faizi uygulanmış ise de, davalı yüklenicinin eldeki dava tarihinden önce usulüne uygun ihtarla ve miktar belirtilmek suretiyle temerrüde düşürülmediği anlaşıldığından hükmedilen alacağa dava tarihinden itibaren avans faizi uygulanması gerektiğinden davalı yanın bu konudaki istinaf başvurusunun dairemizce kabulüne karar verilmesi gerekmiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde düzelterek yeniden esas hakkında karar verilebileceğinden mahkeme kararının, HMK'nun 353/1-b.2 maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın kabulü ile haklı fesih sebebi ile davacı iş sahibi tarafından davalı yükleniciye ödenen 3.608.305,49 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine ve aynı anda ifa kuralı uyarınca davacı iş sahibi elinde bulunan sözleşme konusu jeneratörlerin de davalı tarafça masrafı karşılanmak üzere davacıdan alınarak davalıya verilmesine dair dairemizce yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun, HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince KABULÜNE, 2-Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/01/2024 tarih ve 2018/416 Esas 2024/72 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3-Davanın KABULÜ ile; a-) Davacı iş sahibi elinde bulunan sözleşme konusu jeneratörlerin masrafı davalı tarafından karşılanmak suretiyle davacı tarafından davalıya iadesi ile; Davacı tarafından davalıya ödenen 3.608.305,49 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Kabul edilen miktar üzerinden Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 246.483,35 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 61.620,84 TL harcın mahsubu ile kalan 184.862,51 TL harç bedelinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, - Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 61.620,84 TL harç bedelinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, - İlk derece mahkemesinin 24/01/2024 tarihli 2018/416 Esas 2024/72 Karar sayılı kararında belirtilen ve davalıdan alınmasına karar verilen bakiye 184.862,51 TL harç bedelinin davalıdan tahsil edilmiş ise davalıya iadesi, tahsil edilmemiş ise harç tahsil müzekkeresinin işlemsiz iade edilmesi konusundaki prosedürün ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, 5-Davacı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/1 ve 2 maddeleri uyarınca hesaplanan 310.249,16 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinin yargılaması sırasında tebligat gideri olarak yapılan 123,00 TL ile başvuru harcı olarak yatırılan 35,90 TL olmak üzere toplam 158,90 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-HMK'nun 333/1 maddesi gereğince gider ve delil avansından bakiye kısmın yatıran taraflara iadesine, İstinaf incelemesi yönünden; 8-Davalının istinaf başvurusunun kabul edilmiş olması sebebiyle istinaf karar harcı alınmasına yer olmadığına, davalı tarafından yatırılan toplam 61.621,03 TL peşin harç bedelinin talep halinde davalıya iadesine, 9-Davalı tarafından yapılan 1.169,40 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 400,00 TL dosya gönderme giderinden oluşan toplam 1.569,40 TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 10-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 11-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1 maddesi gereğince kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere 11/03/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2024/889, K. 2025/246, T. 11.03.2025, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-889-e-2025-246-k-33b1dcdf2ce3