Bölge Adliye Mahkemesi · Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi 2024/768 E. 2025/489 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/768
- Karar No
- 2025/489
- Karar Tarihi
T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ T.C. KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ......... T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Konya.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 13/03/2024 NUMARASI : ... Esas- ... Karar İSTİNAF EDEN DAVACI : 1-... VEKİLLERİ : Av. ... & Av ... DİĞER DAVACILAR 2-... 3-....... VEKİLİ : Av. ... İSTİNAF EDEN DAVALI : ... VEKİLLERİ :Av.... &Av. ... DAVA : Menfi Tespit İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 27/03/2025 YAZIM TARİHİ : 28/03/2025 Taraflar arasında görülen davada Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas- ... Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı ... vekili ile davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içerisinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten ve üye hakimin görüşleri alındıktan sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: DAVA: Davacılar vekili, müvekkili şirketin ticari alışverişine istinaden davalı ...'e borcunun bulunduğunu, bu borçlar nedeniyle davalı tarafından Konya.... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas ve ... Esas sayılı ve Konya .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas (yeni Konya.... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas) sayılı dosyalarında takip başlatıldığını, bu icra takiplerinden sonra tarafların bir araya gelerek 29/02/2016 tarihli tasfiye protokolü imzaladıklarını, protokol içeriğinde tahsil harcı hariç olmak üzere aylık taksitler halinde alacaklı tarafa toplamda 345.000,00 TL ödenmesinin kararlaştırıldığını, bunun karşılığında 22.3.2016 ödeme tarihli, 50.000,00 TL, 22.4.2016 ödeme tarihli 100.000,00 TL, 22.5.2016 ödeme tarihli 100.000,00 TL ve 22.6.2016 ödeme tarihli 95.000,00 TL meblağlı bonolar düzenlenerek alacaklı tarafa teminat olarak verildiğini, protokol uyarınca 345.000,00 TL'nin ödenmesi halinde borcun infaz edilmiş olacağını, diğerlerinin de hem protokole hem de protokol gereği verilen bonolara kefil olduğunu, protokolde yazılı 95.000,00 TL'lik bono borcuna istinaden 30.000,00 TL'nin 25/03/2016 tarihinde havale ile ödendiğini, 20.000,00 TL'nin müşteri çekiyle 10/04/2016 tarihinde ödendiğini, kalan 45.000,00 TL'nin de 30/06/2016 keşide tarihli ve 25.000,00 TL bedelli çek ve ayrıca 30/07/2016 keşide tarihli 20.000,00 TL bedelli çek ile davalıya ödendiğini, yine protokolde yer alan 3 adet ve 250.000,00 TL bedelli bono borcuna mahsuben de müvekkili ... adına kayıtlı olan 2 apartman dairesinin 250.000,00 TL kabul edilmek suretiyle davalıya devredilerek ödendiğini ve hiçbir borcun kalmadığını, taşınmazların devriyle birlikte anılan protokolde öngörülen süreden çok önce 25.4.2016 tarihi itibariyle alacaklı tarafa toplamda 300.000,00 TL ödeme gerçekleştirildiğini, bakiye 45.000,00 TL karşılığında protokolde belirtilmiş olan 30.06.2016 ödeme tarihli, 25.000,00 TL meblağlı çek ile, 30.7.2016 ödeme tarihli, 20.000,00 TL meblağlı çeklerin tahsiliyle borcun tamamen ödendiğini ve herhangi bir borcun kalmadığını, buna rağmen davalının karşılıksız kalmış bonolardan 200.000,00 TL'lik kısmını Konya .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas (yeni Konya.... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas) sayılı takip dosyası üzerinden takibe koyduğunu ileri sürerek, takibe konu edilen bonolardan dolayı 200.000,00 TL miktarında borçlu olmadığının tespitine, bu bonoların iptali ile iadesine, protokolde belirtildiği üzere geri kalan 145.000,00 TL tutarındaki bonoların da karşılığının tahsil edilmiş bulunması nedeniyle bonoların iptali ile iadesine, icra takibinin iptali ile tüm hacizlerin kaldırılması ile araçların iadesine, haczedilmiş paraların kendilerinden talep edilen faiz oranıyla iadesine, davalı aleyhine tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili tarafından ibraz edilen 20.1.2019 dilekçesi ile, 29.02.2016 tarihli protokol ile tasfiyesine karar verilen Konya.... İcra Müdürlüğü'nün ... E., ... E. ve Konya .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyalarındaki borçlar için kararlaştırılan 345.000,00 TL'nin müvekkili tarafından ödenmiş olması nedeniyle protokolden dolayı borçlu olmadığının tespiti ile bu dosyalardan ve yine protokole göre verilip davalı tarafça iade edilmemiş olan bonoların mükerrer tahsile konu edildiği Konya .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasından da borçlu olmadığının tespiti ile dava dilekçesinde belirtilen diğer taleplerin de kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili, ispat yükünün davacıda olduğunu, davada tanık dinletilmesi mümkün olmayıp, muvafakatlerinin de bulunmadığını, taraflar arasında ticari ilişkiden kaynaklanan ve Konya.... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas ve ... Esas sayılı dosyaları ile Konya .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takiplerine konu olan borçların tasfiyesi amacıyla taraflar arasında 29/02/2016 tarihli protokol imzalandığı, davacıların protokole uymadıklarını ve taahhütlerini yerine getirmediğini, davacı tarafça bu protokolde yazılı bedellerden sadece 95.000,00 TL'nin ödendiğini, başka bir ödeme bulunmadığını, davacı tarafın edimlerini yerine getirmemesi üzerine, protokolde yer alan bonolardan 2 adedinin Konya .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas (yeni Konya.... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas) sayılı dosyası üzerinden icra takibine konulduğunu, davacının 22.3.2016 tarihinde ödemesi gereken 50.000,00 TL borcu vadesinde ödemeyerek temerrüde düştüğünü, davacının 25.3.2016 tarihinde 30.000,00 TL ödeme yapmış olup, kalan bakiye için ise, 10.4.2016 tarihli çek verdiğini, davacının protokole konu borçlarını daire vererek ödedikleri iddialarının doğru olmadığını, söz konusu taşınmazların iktisabının taraflar arasındaki protokol ile bir ilişkisinin bulunmadığını, kaldı ki söz konusu taşınmazların tapuda satış olarak gözüktüğünü, davacının aksini yazılı belge ile ispat etmesi gerektiğini, davacının tazminat taleplerinin de hukuki dayanağının bulunmadığını savunarak, davanın reddi ile davacı aleyhine tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece, "..davacılardan ....... A.Ş.'nin davalı ...'e karşı olan (ve Konya.... İcra Müdürlüğü'nün ... E. ve ... E. sayılı takipleri ile Konya .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı takiplerine de dayanak teşkil eden) borcun tasfiyesi için taraflar arasında 29/02/2016 tarihli protokol tanzim edilmiş, 3 ayrı icra takibine konu olan borç miktarı 345.000 TL. kabul edilerek, protokolde yazılı 22/03/2016 gün ve 50.000 TL, 22/04/2016 gün ve 100.000 TL, 22/05/2016 gün ve 100.000 TL. ve 22/06/2016 gün ve 95.000 TL. bedelli bonoların ödenmesi halinde önceki 3 icra takibine konu olan borcun tasfiyesi kararlaştırılmış, diğer 2 davacı da davacı şirketin keşide ettiği bu 4 bonoya kefil sıfatıyla imza atmıştır. Protokol öncesi mevcut olan Konya.... İcra Müdürlüğü'nün ... E. ve ... E. sayılı takiplerinden, protokolün düzenlendiği tarihte (29/02/2016 tarihinde) davalı tarafından feragat edilmiş, .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. (yeni dosya numarası : Konya.... İcra Müdürlüğü'nün ... E.) sayılı takibinin halen derdest olduğu, bu 3 icra takibinin de bu davanın konusu olmadığı belirlenmiştir. Taraflar arasındaki 29/02/2016 tarihli protokole göre davacılardan ....... A.Ş.'nin davalıya olan toplam borcunun 345.000 TL. olduğu, diğer iki davacının bu protokolü müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla, davacı şirketin düzenlediği dava konusu bonoları da kefil sıfatıyla imzaladıkları anlaşılmıştır.
Protokolde 4 bononun tanzim tarihinin 09/02/2016 olarak yazılı olmasına rağmen, 4 bononun tanzim tarihlerinin 29/02/2016 olduğu davalı vekilinin son duruşmadaki beyanlarından anlaşılmıştır. Protokolde yer alan 29/02/2016 tanzim ve 22/06/2016 vade tarihli 95.000 TL. bedelli bononun, davalıya ödendiği taraflar arasında ihtilaflı değildir. Ancak, bu bono bedelinin davacı tarafa iade edilmediği, davalı vekilinin son duruşmadaki beyanlarından anlaşıldığından davacıların bu bono yönünden de menfi tespit davası açmakta hukuki yararlarının bulunduğu sonucuna varılmış, ödemesi ihtilafsız olan bu bono yönünden davacıların menfi tespit talebi kabul edilmiş ancak, bu bono Mahkememize veya (icra dairesi gibi) resmi bir kuruma teslim edilmediğinden fer'i nitelikteki bono iptali talebi kabul edilmemiştir. Protokolde yer alan ve Konya.... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı takibine dayanak teşkil eden 29/02/2016 tanzim ve 22/04/2016 vade tarihli 100.000 TL. bedelli bono ile 29/02/2016 tanzim ve 22/05/2016 vade tarihli 100.000 TL. bedelli bono ile protokolde yer alan ancak herhangi bir icra takibine konu olmayan 29/02/2016 tanzim ve 22/03/2016 vade tarihli 50.000 TL. bedelli bononun, ödenip ödenmediği taraflar arasında ihtilaflıdır.
Davacı taraf, bu 3 bono karşılığında davalıya Kars ... Mahallesi, .... ada, ....parsel sayılı taşınmazdaki, .... Blok, .... nolu bağımsız bölüm ile .... Blok.... nolu bağımsız bölümün davalıya verilmek suretiyle 3 bono bedeli olan 250.000 TL.'nin ödendiğini iddia etmiş, davalı taraf ise bu iddiayı kabul etmemiştir. Davacının sunduğu CD içeriğindeki ses kaydı, davalı ...'den sorulmuş, kendisi tarafından verilen 04/01/2024 tarihli dilekçede CD içeriklerindeki telefon görüşmesi seslerinin kendisine ait olduğunu ancak, bu hususun davacıları haklı çıkartmayacağını beyan etmiştir. Davacı tarafın iddialarında yer alan Kars ilindeki 2 taşınmaz yönünden keşfen bilirkişi incelemesi yaptırılmış, bu 2 taşınmazın davacılardan ... tarafından davalıya devredildiği 25/04/2016 tarihi itibariyle piyasa değerlerinin 120.000'er TL. olduğu ancak, tapudaki devir bedellerinin 68.000'er TL. olduğu anlaşılmıştır. Konya BAM....HD.'nin kaldırma kararı gereğince, davacı şirket ile tacir olan davalının ticari defterlerinde inceleme yaptırılmak istenilmiş, davacı şirket ticari defterlerini ibraz edememiş sadece bir kısım ticari belge suretleri sunulmuş, davalının ticari defterlerinde yapılan inceleme sonucu da, dava konusu bonoların ve ilgili 2 taşınmazın kaydının davalı defterlerinde bulunmadığı, davalı ile davacı şirket arasında ticari ilişki olduğunun 2016 yılı sonu itibariyle davalının davacı şirketten faturaya dayalı olarak 145.321,75 TL. alacaklı olduğunun ve bu alacağı 2020 yılında ödenmesi sonucu davalının davacı şirketten hiçbir alacağının bulunmadığının kayıtlı olduğu belirlenmiştir. Konya BAM.... HD.'nin kaldırma kararı gereğince taraflar arasındaki telefon görüşmesine ilişkin ses kayıtlarının delil teşkil edebileceği sonucuna varılmış, Kars'taki 2 taşınmazın tapu resmi senedinde ... tarafından davalıya satış suretiyle devredildiği yazılmasına rağmen, davalının da kabulünde olan telefon görüşmesi ses kaydı içeriklerine göre bu 2 taşınmazın davalının protokolde yer alan 345.000 TL.'lik alacağının ödenen 95.000 TL.'lik kısmından sonra kalan 250.000 TL.'lik kısmının teminat altına alınması için davalıya ... tarafından verildiği, borcun ödenmesi halinde taşınmazların iadesinin kararlaştırıldığı sonucuna varılmıştır. 2 taşınmazın keşfen belirlenen devir tarihindeki değerleri toplam 240.000 TL. ve davalının devir tarihi itibariyle kalan alacağı 250.000 TL. ise de, bu 2 taşınmazın 250.000 TL.'lik borç için teminat olarak verilmesi ve davalı tarafından da teminat olarak alınması karşısında bu 2 taşınmazın teminat değerinin 250.000 TL. olduğu kabul edilmiştir. İlgili taşınmazların keşfen belirlenen devir tarihi itibariyle rayiç değerleri, davalının kabulünde olan telefon görüşme kayıtlarının içeriği, protokol hükümleri gözönünde bulundurularak, davacı tarafın 3 bonoya ilişkin kalan 250.000 TL.'lik borcunun da Kars'taki 2 dairenin teminat verilmek suretiyle davalıya ödendiği, dolayısıyla davacıların bu 3 bonodan dolayı da davalıya borçlarının bulunmadığı kabul edilmiştir. Davalı tarafın açıkça yemin deliline dayanmadığı görüldüğünden davacı tarafa yemin teklif edip etmeyecekleri sorulmamış, dava konusu bu 3 bonoya ilişkin davanın da kabulüne karar vermek gerekmiştir. İcra takibine konu olan bonolar yönünden davacılardan ...'a ait aracın icra yoluyla 37.550 TL.'ye satıldığı, icra takibine ilişkin menfi tespit davasının 37.550 TL.'lik kısmının kendiliğinden istirdata dönüştüğü görülmüş, bu bedelinde davalıdan alınarak (istirdat edilerek) davacılardan ...'a verilmesine karar vermek gerekmiştir. Davacı tarafın fer'i nitelikteki bono iptali talebi yönünden icra dairesinde bulunan 2 bonoya ilişkin olarak bu fer'i talep kabul edilmiş, icraya konulmayan davacılara da iade edilmeyen bono yönünden ise fer'i nitelikteki bu talep kabul edilmemiştir. Davacı taraf ayrıca fer'i nitelikte tazminat talebinde bulunmuştur. 2004 s. İİK.'nin 72/5. maddesine göre, davacıları bu menfi tespit davasını açmaya zorlayan icra takibinin haksız olduğu gibi, kötü niyetli (davalı tarafından alacaklı olmadığı bilinerek) yapılmış olması nedeniyle icra takibine konu olan bonolar yönünden davacının fer'i nitelikteki tazminat talebi de kabul edilmiş....'' gerekçesiyle, davacıların davasının kabulü ile; Konya.... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı takibine dayanak teşkil eden; düzenleyeni ....... . A.Ş., lehtarı, ....... olan 29/02/2016 tanzim, 22/04/2016 vade tarihli ve 100.000 TL. bedelli bono ile, düzenleyeni ....... . A.Ş., lehtarı, ....... olan 29/02/2016 tanzim, 22/05/2016 vade tarihli ve 100.000 TL bedelli bonodan dolayı, davacılar ..., ... ve ....... . A.Ş.'nin, davalı ...'e borçlu olmadıklarının tespiti ile bu iki bononun iptaline, bu icra takibinden dolayı davacılardan ...'a ait araç satılmak suretiyle davalıya ödenen 37.550 TL'nin davalıdan alınarak (istirdat) edilerek ödeyen davacı ...'a verilmesine, icra takibine konu olan bu iki bono bedeli olan toplam 200.000 TL'nin %20'si olan 40.000 TL tazminatın davalıdan alınarak davacılara eşit (1/3'er) oranda ödenmesine, Konya.... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı takibinin davacıların tamamı yönünden derhal durdurulmasına, takip konusu olmayan ancak taraflar arasındaki 29/02/2016 tarihli protokolde düzenlenmiş olup davacı tarafa iade edilmemiş olan, düzenleyeni ....... . A.Ş., lehtarı, ....... olan 29/02/2016 tanzim, 22/03/2016 vade tarihli ve 50.000 TL. bedelli bono ile, düzenleyeni ....... . A.Ş., lehtarı ....... olan 29/02/2016 tanzim, 22/06/2016 vade tarihli ve 95.000 TL bedelli bonodan dolayı, davacılar ..., ... ve ....... . A.Ş.'nin, davalı ...'e borçlu olmadıklarının tespitine, davacı tarafın bu iki bonoya yönelik olarak fer'i nitelikteki bono iptali talebinin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı ... vekili, mahkemece taraflarına iadesine karar verilen miktarın 29/12/2017 ödenme tarihiden itibaren işleyecek (ödeme emrinde talep edilen) avans faziyle iadesi talepleri hakkında bir değerlendirme yapılmadığından kararın bu yönüyle eksik ve hatalı olduğunu ileri sürerek, hükmün bu kısmının düzeltilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, mahkemenin kararına dayanak teşkil eden CD kayıtlarının süresinde sunulmadığını, bu nedenle de karara dayanak teşkil edemeyeceğini, telefon görüşmesindeki sesin müvekkiline ait olduğunun kabulü ile telefon görüşmesindeki içeriğin kabulünün farklı olduğunu, müvekkilinin görüşmelerin içeriğinin kabulü yönünde herhangi bir beyanının olmadığını, CD olarak sunulan bu görüşmelerin montajlanmış, birden farklı zamanlarda yapılan görüşmelerin cımbızla çekilerek tek görüşme haline getirilmiş olabileceğini, daha bu görüşmelerin montaj olup olmadığı araştırılmadan mahkemece yanılgıya düşülerek müvekkilinin telefon görüşme içeriklerini kabul ettiğinden bahisle davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, telefon görüşmelerinin hukuka aykırı delil olup, hükme esas alınamayacağını, CD'nin tahkikat aşamasında sunulmuş olup, süresinde sunulmaması nedeniyle de hükme esas alınamayacağını, bonodaki borcun ödendiğinin ancak senetle ispat edilebileceğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla CD kayıtlarının senet niteliği taşımadığını, taraflar arasında borçların tasfiyesi amacıyla protokol imzalandığını ve davacıların protokolü yerine getirmediğini, davacının protokole konu borçlarını daire vererek ödedikleri iddiasının yerinde olmadığını, alınan bilirkişi raporu uyarınca da taşınmazların protokol borçlarına ilişkin olarak devredilmediğinin de ortaya çıktığını, bilirkişi raporunda müvekkiline ait ticari defterler yönünden 2020 yılı ticari defter ve kayıtlarına göre davacının alacağı bulunmadığı tespitine itiraz ettiklerini, bononun mücerret borç ikrarına havi bir belge olup, lehtarının ticari defterinde kaydının bulunmamasının o bono ile alacaklı olunmadığını göstermediğini, müvekkilinin kötüniyetli olmaması nedeniyle aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesinin de yerinde olmadığını ileri sürerek, mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, menfi tespit istemine ilişkindir. İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır. Mahkemece daha önce verilen kararın Dairemizin ... E-... K. sayılı ilamı ile ''...Mahkemece, yazılı olduğu şekilde 95.000,00 TL'lik bono yönünden davacının hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle usulden, diğer bonolar yönünden de ispat edilemediğinden reddine karar verilmiş ise de, davalı tarafından cevap dilekçesi ile ödendiği kabul edilen 95.000,00 TL'lik bono yönünden de davacının işbu davayı açmakta hukuki yararı bulunduğundan bu gerekçe ile reddin yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır. Ayrıca, diğer bonolar yönünden ise, davacı tarafça delil olarak ses kayıtlarına dayanıldığı, mahkemece işbu kayıtların hukuka aykırı delil olduğundan bahisle çoğunluk görüşü ile delil olarak kabul edilmediği anlaşılmış ise de, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 15.02.2012 gün ve 2011/2-703 E- 2012/70 K., 26/11/2014 gün ve 2013/4-1183 E. 2014/960 K. sayılı ilamlarında da belirtildiği üzere, ses kayıtlarının da mahkeme kanaatinin aksine hukuka aykırı olarak elde edilmediği ve bu itibarla, delil olarak kabul edilebileceği kanaatine varıldığından mahkemece yapılan işbu değerlendirme de yerinde görülmemiştir. Öte yandan, davalının isticvap beyanında yer alan ''.... Kars'taki 2 dairenin protokolden sonra devredildiği, ancak bu devredilen toplam 7 dairenin taraflar arasındaki protokolde yazılan borçla hiçbir ilişkisinin bulunmadığı, ayrı bir alacak verecek konusu olduğu, bedelleri ödenerek tarafından alındığı, 29.02.2016 tarihli protokolde yazılı 345.000 TL'lik alacağımdan 95.000 TL'lik ödeme hariç başka hiçbir ödeme bana yapılmamıştır. Nakit olarak da yapılmamıştır. Daire devri suretiyle de yapılmamıştır. Halen alacağım devam etmektedir. Bana göndermiş olduğunuz telefon görüşme çözümlerine ilişkin rapor ve ek raporu okudum. Görüşme çözümlerinin içeriklerini hiç hatırlamıyorum. Kendileriyle milyonlarca görüşmemiz oldu.'' şeklindeki beyanının, davacı tarafça borca karşılık devredildiği iddia edilen taşınmazlar yönünden ispat yükünü davalı tarafa geçirip geçirmediği hususunda bir değerlendirme yapılmaması da doğru olmamıştır. Ayrıca, mahkemece davacı tarafın iki dairenin davalıya satışı konusunda tarafların ticari defterlerinde bilirkişi incelemesi yaptırılması talebinin reddine karar verilmiş ise de, bu talebin reddinin de yerinde olmadığı, bu kapsamda ticari defterler üzerinde de inceleme yaptırılması gerektiği de anlaşılmakla, davacılar vekilinin istinaf isteminin kabulü ile, yukarıda belirtilen nedenlerle eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına...'' gerekçesiyle, kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Dairemiz kaldırma kararı sonrası mahkemece yapılan yargılama sırasında defter incelemesi yapılmış, taşınmazların değerinin tespiti için talimatla bilirkişi raporu alınmış ve yazılı gerekçe ile davanın kabulüne ve davalı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir. Davacı ... vekilinin istinaf istemlerinin incelenmesinde; Davacı vekili tarafından, istirdada karar verilen miktara ödeme tarihinden itibaren faiz işletilmediğinden bahisle karar istinaf edilmiş olmakla; davacı tarafça dava dilekçesinde, haczedilmiş paraların kendilerinden talep edilen faiz oranıyla iadesi şeklinde talepte bulunulduğu yani, icra dosyasında ödeme yapılması halinde ödemenin faiziyle tahsilinin talep edilmesi karşısında, mahkemece faiz hususunda bir değerlendirme yapılmadığından davacının faize yönelik istinaf isteminin yerinde olduğu, her ne kadar Konya.... İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyası üzerinden gönderilen müzekkere cevabında, alacaklı vekiline 05/02/2018 tarihinde 15.574,50 TL borç ödemesi yapıldığı bildirilmesine rağmen mahkemece 37.550,00 TL'nin davalıdan istirdadına karar verilmesi yerinde değil ise de, istinaf edenin sıfatı nazara alındığında bu hususun kaldırma sebebi yapılmadığı ancak, istirdada karar verilen miktarın ödeme tarihi olan 05/02/2018 tarihinden itibaren avans faiziyle tahsiline karar verilmesi gerekirken anılan husus nazara alınmaksızın hüküm tesisi cihetine gidilmesi yerinde görülmediğinden, davacı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf isteminin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca kaldırılmasına ve faiz talebi yönünden yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir. Davalı vekilinin istinaf istemlerinin incelenmesine gelince ise; Somut olayda, davacı tarafça, davacı şirketin borcundan dolayı davalı tarafından aleyhine icra takibi başlatıldığı, daha sonra tarafların anlaşarak 29/02/2016 tarihli protokolü düzenledikleri, işbu protokol kapsamında davalıya anılan takip dosyaları nedeniyle 345.000,00 TL ödenmesinin kararlaştırıldığı ve bu kapsamda bono düzenlenerek davalıya verildiği, diğer davacı gerçek kişilerin de kefil olduğu, bonoların bir kısmının nakit ya da çek ile ödendiği, borcun geri kalan kısmı için de davacı ... tarafından 2 adet taşınmazın davalıya devredilerek borcun sona erdirildiği, buna rağmen davalı tarafından 2 adet bonoya istinaden aleyhlerine takip başlatılığı iddia edilmiş, davalı tarafça ise, davacı tarafın protokolden kaynaklı edimlerini yerine getirmediği, bu nedenle aleyhlerine takip başlatıldığı, davacının iddia ettiği gibi, borca karşılık taşınmaz devrinin de söz konusu olmadığı, davacıların borçlu olduğu savunulmuştur. Mahkemece, gerek Dairemiz kaldırma kararı öncesi gerekse de sonrası yapılan yargılama, toplanılan deliller, kaldırma kararı ile ses kayıtlarının daha önce mahkemece hukuka aykırı delil olarak değerlendirilerek hükme esas alınmaması, kararın sadece davacı tarafça istinaf edilmesi, davalının, kayıtların süresi içerisinde sunulmadığı, montajlama yolu ile oluşturulduğuna dair gerekçeye yönelik bir istinaf isteminde bulunmaması hususları da nazara alındığında, mahkemece davanın kabulüne ve davalı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesinde herhangi bir isabetsizliğin bulunmadığı ve bu itibarla, davalı vekilinin istinaf isteminin HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır. Bu durum karşısında, yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf isteminin HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine, davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca kaldırılmasına karar verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; A)Davalı vekilinin istinaf başvuru talebinin ESASTAN REDDİNE, 1-Alınması gereken 23.566,95 TL harçtan, peşin alınan 5.891,74 TL harcın mahsubu ile bakiye 17.675,21 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 2-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 3-Davalı tarafından fazla yatırıldığı anlaşılan 2.338,80 TL istinaf kanun yoluna başvuru harcının talep halinde davalıya iadesine, B) Davacı ... vekilinin istinaf başvuru talebinin KABULÜ ile; Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/03/2024 tarih, ... Esas - ... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA, 1-İstinaf başvurusunda bulunan davacı ... tarafından yatırılan 427,60 TL istinaf karar harcının talep halinde iadesine, 2-İstinaf başvurusunda bulunan davacı ... tarafından yatırılan 1.169,40 TL istinaf yoluna başvuru harcı ile yapılan 20,00 TL tebligat gideri olmak üzere toplam 1.189,40 TL istinaf yargılama giderinin davalıdan alınarak davacı ...'a verilmesine, 3-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına, C) Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.2 maddesi gereğince davacı talebi ile ilgili YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA, 1-Davacıların davasının KABULÜ ile; a)Konya.... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı takibine dayanak teşkil eden; -Keşidecisi ....... . A.Ş., lehtarı ....... olan 29/02/2016 tanzim, 22/04/2016 vade tarihli ve 100.000,00 TL bedelli bono ile, -Keşidecisi ....... . A.Ş., lehtarı ....... olan 29/02/2016 tanzim, 22/05/2016 vade tarihli ve 100.000,00 TL bedelli bonodan dolayı, davacılar ..., ... ve ....... . A.Ş.'nin, davalı ...'e borçlu olmadıklarının TESPİTİ ile bu iki bononun İPTALİNE, -Bu icra takibinden dolayı davacılardan ...'a ait araç satılmak suretiyle davalıya ödenen 37.550,00 TL'nin ödeme tarihi olan 05/02/2018 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ...'a verilmesine, -İcra takibine konu olan bu iki bono bedeli olan toplam 200.000,00 TL'nin %20'si olan 40.000,00 TL tazminatın davalıdan alınarak davacılara eşit oranda ödenmesine,
-Konya.... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı takibinin davacıların tamamı yönünden derhal durdurulmasına, b)Takip konusu olmayan ancak taraflar arasındaki 29/02/2016 tarihli protokolde düzenlenmiş olup davacı tarafa iade edilmemiş olan, -Keşidecisi ....... . A.Ş., lehtarı, ....... olan 29/02/2016 tanzim, 22/03/2016 vade tarihli ve 50.000,00 TL bedelli bono ile, -Keşidecisi ....... . A.Ş., lehtarı, ....... olan 29/02/2016 tanzim, 22/06/2016 vade tarihli ve 95.000,00 TL bedelli bonodan dolayı, davacılar ..., ... ve ....... . A.Ş.'nin, davalı ...'e borçlu olmadıklarının TESPİTİNE, davacı tarafın bu iki bonoya yönelik olarak fer'i nitelikteki bono iptali talebinin REDDİNE, 2-Alınması gereken 23.566,95 TL harçtan, peşin alınan 170,78 TL harç ile 5.721,00 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 5.891,78 TL harcın mahsubu ile bakiye 17.675,17 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına, 3-Davacılar tarafından yapılan 31,40 TL başvurma harcı, 170,78 TL peşin harç, 5.721,00 TL tamamlama harcı, 3.030,30 TL keşif harcı, 4.750,00 TL bilirkişi ücreti, 500,00 TL araç ücreti, 1.819,15 TL posta ve tebligat gideri ile ilk istinaf aşamasında yapılan 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvuru harcı olmak üzere toplam 16.184,73 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, 4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-Davacılar davada kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden A.A.Ü.T gereğince ilk derece mahkemesince takdir edilen 53.750,00 TL ücret-i vekaletin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, 6-Davacılardan ... tarafından 22/01/2024 tarihli dilekçe ekinde sunulan ve ıslak imza da bulunan (sarı poşet içerisindeki) belgelerin karar kesinleştiğinde, masrafı davacı tarafın avansından kullanılarak davacılardan ...'a posta yoluyla iadeli taahhütlü olarak iadesine, 7-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333 ve HMKGAT'nin 5/1. maddeleri gereğince yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının gider avansını yatıran tarafa iadesine, D) İlk derece mahkemesince yazılan 27/04/2024 tarihli harç tahsil müzekkeresinin bila infaz iadesinin istenmesine, iade işleminin ilk derece mahkemesince yapılmasına, E) Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/4. maddesi gereğince kararın İlk Derece Mahkemesi tarafından tebliğe çıkarılmasına, F) Dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 27/03/2025 tarihinde oybirliği ile HMK'nun 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.
Başkan ... e-imzalıdır
Üye ... e-imzalıdır
Üye ... e-imzalıdır
Katip ... e-imzalıdır
....