Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/841 E. 2026/560 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/841
- Karar No
- 2026/560
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 31. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/841 - 2026/560 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/841 Esas KARAR NO : 2026/560 (İnceleme aşamasında / Duruşmasız) (Başvurunun esastan reddi /HMK m.353/1-b-1)
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 27/02/2024 NUMARASI : 2023/518 Esas-2024/150 Karar
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 04/06/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 23/06/2026
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan davasında mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, dairemize gönderilen dosyanın yapılan istinaf incelemesi sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İSTEM; Davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesinde özetle; dava konusu faturadan kaynaklanan bakiye bedelin ödenmemesi üzerine icra takibi yaptıklarını, davalı borçlunun takibe itiraz ettiğini belirterek, Ankara 2. Genel İcra Dairesinin 2023/209097 esas sayılı dosyasında davalı borçlunun takibe yapmış olduğu haksız itirazının iptaline, icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
YANIT: Davalı vekili tarafından verilen davaya cevap dilekçesinde özetle; yetki ve zaman aşımı itirazlarının bulunduğunu, davalının talebi üzerine arızalı kompresörlerin değişiminin davacı tarafından yapıldığını, onarım sonrası yaşanan arızanın davacıdan kaynaklandığını, bu nedenle davalının herhangi bir borcu olmadığını belirterek, davanın reddine, kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin 27/02/2024 tarihli ve 2023/518 Esas ve 2024/150 Karar sayılı kararında özetle; Dava, cari hesap ilişkisi kapsamında bakiye fatura bedeline dayalı olarak başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali talebine yöneliktir. Ankara 2. Genel İcra Dairesinin 2023/209097 esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı hakkında "09/12/2021 tarihli 41.007,30 TL lik faturadan kalan alacak kalemi 31.007,30 TL" açıklaması ile icra takibi başlatıldığı, 7 örnek ödeme emrinin davalı borçluya 20/03/2023 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçlu vekilinin 27/03/2023 tarihinde ve süresi içerisinde takibe, borca ve ferilerine yapmış olduğu itiraz nedeniyle takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Bilirkişi ... tarafından düzenlenen denetime ve hüküm kurmaya elverişli, dosya kapsamına uygun bilirkişi raporuna göre, davacının dava konusu fatura nedeniyle 31.007,30 TL alacaklı olduğu anlaşılmıştır. Tüm dosya kapsamı üzerinde yapılan değerlendirme neticesinde, taraflar arasında davalıya ait klimanın onarımı ve parça değişimi nedeniyle ticari ilişki bulunduğu, bu kapsamda davacı tarafından davalıya ait klimanın onarımının ve parça değişikliğinin yapıldığı, işe ilişkin olarak takibe konu faturanın düzenlendiği, davacı tarafından davalıya ait klimanın onarımının yapıldığına ve parça değişikliği olduğuna dair taraflar arasında uyuşmazlığın bulunmadığı, uyuşmazlığın davacı tarafından yerine getirilen onarım hizmetinin ayıplı olup olmadığına ilişkin olduğu, davalı tarafından ayıplı onarım sonrasında işin dava dışı şirkete yaptırıldığına ilişkin 06/01/2022 tarihli faturanın ve davacı tarafından yapılan işin ayıplı olduğuna ilişkin 10/01/2022 tarihli tutanağın dosyaya sunulduğu, dava dışı şirket tarafından düzenlenen fatura tarihi ile davacının onarımının ayıplı olduğuna dair davalı personeli tarafından düzenlenen faturanın tarihi dikkate alındığında, davacının onarım işleminin ayıplı olduğu hususunun davalı tarafından ispat edilemediği, ayrıca davalı tarafından işin ayıplı olduğuna dair süresi içerisinde yapılan bir bildirimin dosya kapsamına sunulmadığı, tutanak düzenlenmesinin ayıp sonucunu doğurmayacağı gibi ihbar yerine de geçmeyeceği, tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonucunda düzenlenen bilirkişi raporuna göre takibe konu faturanın tarafların defter ve kayıtlarında yer aldığı, usulüne uygun olarak düzenlenen ve tutulan ticari defter ve kayıtlara göre davacının taraflar arasında oluşan ticari ilişki kapsamında bakiye 31.007,30 TL alacağının bulunduğunun tespit edildiği, davalı tarafından takibe konu faturalarda yazılı davacı alacağının ödendiğine ilişkin dosya kapsamına herhangi bir bilgi veya belge sunulamadığı, takibe konu alacağın mevcut ve talep edilebilir nitelikte, davalının takibe yapmış olduğu itirazın haksız olduğu, taraflar arasındaki ilişkinin eser sözleşmesi ilişkisi olması nedeniyle talep yönünden zaman aşımı süresinin sona ermediği anlaşıldığından davanın kabulüne, davalının takibe yaptığı itirazın iptaline, takibin 31.007,30 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına, asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan icra inkar tazminatının davalıdan alınarak, davacıya verilmesine dair karar verildiği görülmüştür.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili tarafından verilen 03/04/2024 tarihli istinaf kanun yolu başvuru dilekçesinde özetle; mahkeme kararında özetle "Davanın kabulü ile davalının Ankara 2. Genel İcra Dairesinin 2023/209097 esas (birleşen Ankara 28. İcra Dairesinin 2023/4606 esas) sayılı dosyasında yaptığı İTİRAZIN İPTALİN" karar verildiğini, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, cevap dilekçelerinde ileri sürdükleri müvekkili şirketin bünyesinde bulunan ... klimaların kompresörlerinde arıza meydana geldiğini, söz konusu arızaların giderilebilmesi adına davacı firma ile iletişime geçilerek arızaların giderilmesinin istendiğini, davacının klimaların kompresörlerinin değiştirilmesi gerektiğini müvekkiline ilettiğini, söz konusu kompresörlerdeki değişimin davacı tarafından gerçekleştirildiğini, ancak faturaya konu kompresörlerin değişimi sonrasında anılan kompresörlerin, davacı tarafından müvekkiline belirtilen şekilde onarıldığını, işlemden bir hafta sonra tekrar yandığını ve kullanılamaz hale geldiğini ancak, davacı tarafından hiçbir sorumluluk kabul edilmediğini, söz konusu kompresörlerin yanmasına enerjideki dalgalanmaların sebep olduğunun müvekkiline söylendiğini, ancak müvekkili şirket bünyesinde çalışan Elektrik Mühendisi ..., İdari İşler Şefi ... ve Elektrik Teknisyeni ... nezaretinde osiloskop, multimetre ve benzeri cihazlarla yapılan ölçüm sonrası elektrik akımının 374 ila 405 volt arası olduğu ve bunun da kompresör çalışma aralıkları içerisinde olduğunun tespit edildiğinin tutanak altına alındığını, işbu tutanak ve ekinde yer alan ölçüm sonuçlarını gösterir evrakın cevap dilekçeleri ekinde sunulduğunu, söz konusu kompresörlerdeki onarım sonrası yanmaların davacının teknik yetersizliği ve yanlış tespiti neticesinde gerçekleştiğini, oluşan zarardan davacının sorumlu olduğunu, bu nedenle müvekkilinin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığının kabul edilmesi gerektiğini, bununla birlikte cevap dilekçeleri ekinde sunulan 06/01/2022 tarih ve GIB2022000000003 sayılı faturadan anlaşılacağı üzere, davacı tarafından yapılamayan işlerin, 53.100,00 TL (KDV Dahil) bedelle mecburen dava dışı üçüncü kişi ...'a yaptırılmak zorunda kalındığını, müvekkilinin zararının doğduğunun açık olduğunu, buradan da davacının üstlendiği işi gereği gibi yerine getiremediğini, ürünleri tam ve eksiksiz çalışır halde teslim edemediği ve müvekkili nezdinde herhangi bir alacağının bulunmadığının açıkça anlaşıldığını, nitekim ... Klima firması tarafından yapılan onarım sonrası klimaların gerektiği gibi çalıştığını ve herhangi bir arıza meydana gelmediğini, davacının müvekkili şirketten herhangi bir alacağı olmadığı hususu sabit ve başlatılan icra takibi haksız ve kötüniyetliyken, davanın reddi yerine kabulüne karar verilmiş olmasının hukuka aykırı olduğunu, bu nedenlerle istinaf başvurularını kabulü ile davanın reddine karar verilerek mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili tarafından dosyaya sunulan istinaf başvurusuna cevap dilekçesinde özetle; mahkemece verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğunu, bu nedenle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda; Dava, taraflar arasındaki konusu davalıya ait klimaların arızalı kompresörlerinin değişimini konu alan eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, iş bedeli karşılığı olarak düzenlenen faturaya dayalı icra takibine davalının yaptığı itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davacının düzenlemiş olduğu faturanın davacı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, faturaya süresi içerisinde itiraz edilmediğinden, fatura içeriğinin kesinleştiği, davanın kesinleşmiş faturaya dayalı alacağa dayalı olduğundan ve davalının ayıp iddiasını usulüne uygun deliller ile ispatlayamadığı kabul edilerek, davanın ve icra inkar tazminatı isteminin kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı davalı vekili istinaf yoluna başvurmuştur. Mahkemece de dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin bu karara karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun, 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/02/2024 tarihli 2023/518 Esas 2024/150 Karar sayılı kararı usul ve yasa hükümlerine uygun olduğundan davalı vekilinin bu karara karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun, 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf başvurusunun reddine karar verilmiş olduğundan davalıdan alınması gerekli 2.118,11 TL istinaf karar harcından davalı tarafından peşin olarak yatırılan 529,60 TL'nin mahsubu ile kalan 1.588,51 TL harç bedelinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davalı tarafından yatırılan 2.002,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından, taraflar yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 04/06/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Başkan e-imzalıdır
Üye e-imzalıdır
Üye e-imzalıdır
Katip e-imzalıdır