Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/625 E. 2026/1505 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/625
Karar No
2026/1505
Karar Tarihi

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2024/625 KARAR NO : 2026/1505

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 13/12/2023 NUMARASI : 2021/177 Esas - 2023/1011 Karar DAVANIN KONUSU : Tapu İptali ve Tescil KARAR TARİHİ : 05/10/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 05/10/2026

İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 13/12/2023 tarih 2021/177 Esas 2023/1011 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA :Davacı vekili, müvekkili ...'nın 16/08/2000 tarihinde Bornova 3. Noterliği'nin 15462 Yevmiye numaralı "Kooperatif üyelik hakkı devir Sözleşmesi" başlıklı sözleşme ile davalı ...'den üyesi olduğu .... Kooperatifi'ndeki 91 numaralı üyelik hak ve hissesinin tamamını satın aldığını, davalının sözleşme yükümlülüklerini kabul ettiğini, müvekkilinin devir bedeli dışında ayrıca davalının .... Kooperatifi'ne olan borçlarını da ödediğini, müvekkili ...'nın üyelik hakkı devir sözleşmesini kooperatife bildirdiğini ve kaydının yapılmasını istediğini, müvekkilinin üyelik için müracaat ettiğini kayıtlara girdiğini ancak kooperatif yönetim kurulunun bu talebini 18/05/2001 tarihinde karar bağladığını, müvekkili ...'nın 16/08/2000 tarihinde 91 numaralı üyeliğin tüm hak, alacak ve hissesini satın aldığını, kooperatifin buna rağmen 24/01/2001 tarihinde ferdi mülkiyete geçerken tapuyu eski üye olan davalı ...'e çıkarttığını, müvekkilinin bu durumdan çok sonra haberdar olduğunu, müvekkili ... hakknıda İzmir 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2016/26 E. Sayılı dosyası ile de müdahalenin men'i davası açtıklarını, davalının açtığı bu müdahalenin menni davasını açmakta kötü niyetli olduğunu ortaya koyduğunu, müvekkili ...'nın yargılama sırasında usul ekonomii yönünden tapunun direkt ... adına çıkması için 14/12/2018 tarihli Devir ve Temlik Sözleşmesi ile davadaki tüm hak ve vecibelerini müvekkili ...'a devir ve temlik ettiğini, İzmir İli Bornova ilçesi ... Mah. ... Ada ... Parsel... Arsa paylı .. + ....kat ... numaralı dubleks meskenin davalı adına olan tapunun iptali ile müvekkilinin adına tescili ile davalı tarafından 3. Kişilere satış ve devri söz konusu olduğunu bu yüzden tedbir talep etmelerinin gerekli olduğunu, açıkladığı nedenlerle; İzmir ili Bornova İlçesi .... Mah.... Ada ... parsel ... Arsa paylı .. + .. kat ... numaralı dubleks meskenin davalı adına olan tapunun iptali ile müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili, davaya konu taşınmazın tapuda müvekkili adına kayıt ve tescilli olduğunu, İzmir 4.Asliye Hukuk Mahkemesinde ikame edilen 2016/26 E sayılı dosya kapsamında davacı ... tarafından dosyasına sunulan ve davaya cevap dilekçesi ekinde taraflarına tebliğe gönderilen belge fotokopilerinden davacılar ... ve ... imzalı, ... Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanlığı’na hitaben yazılmış görünen dilekçe örneklerinde, bağımsız bölüm tapusunun müvekkili adına kayıt ve tescilli olduğunun Yönetim Kurulu Başkanlığı’nca şerh konularak açıklandığını, davacı ...'nın kooperatif üyelik hakkını devrettiği tarih itibariyle maliki veya hissedarı olmadığı bir taşınmazı davacı ...’a üyelik hisse devri adı altında satmış ve devretmiş göründüğünü, davacı ..., kooperatif üyelik hakkını devraldığı tarihte, üyelik hakkı ile birlikte devraldığını zannettiği taşınmazın malikinin ... olup olmadığını, orta zekâlı makul bir insandan beklenecek davranışı sergilemeyen, gerekli araştırmayı yapmayan davacının kendi hatasından fayda umduğunu, müvekkilinin maliki olduğu taşınmazı işgal etmeyi sürdürmek istediğini, evrak aslının dosyaya ibrazını talep ettikleri noter belgesine göre müvekkilinin her ne kadar 91 nolu kooperatif üyelik hakkını, dava dışı ...’ya devretmiş görünse de, 91 nolu kooperatif üyelik hakkının davaya konu İzmir İli, Bornova İlçesi, ... Mahallesi, ... Parsel sayılı taşınmaz olup olmadığının belli olmadığını, müvekkilinin davaya konu taşınmazın mülkiyetinin kooperatif üyesi sıfatı ile mi yoksa satın alma yolu ile mi kendisinde olduğunu, uzun yıllar yaşadığı psikolojik sağlık sorunları ve İzmir ili dışında ikamet etmiş olması nedeniyle tam olarak hatırlayamadığını, evrak aslının dosyaya ibrazını talep ettiklerini yine İzmir 4.Asliye Hukuk Mahkemesinde taraflarına ikame edilen 2016/26 Esas sayılı dosya kapsamında davacı ... tarafından dosyasına sunulan ve davaya cevap dilekçesi ekinde tarafımıza tebliğe gönderilen 14.05.2001 tarih ve 0956 nolu Kasa Tahsil Fişi’negöre davacının üyelik devir ücretini, dava dışı .... Kooperatifi’ne ödediğinin görüldüğünü, davacı ...’ın, tapu kaydına göre malik olmayan, diğer davacı ...’dan satın aldığını sandığı taşınmaza ilişkin olarak müvekkiline değil davacı ...’ya müracaat etmesinin uygun olacağını, davacı ...'ın kendi sunmuş olduğu belgeye göre 15.01.2007 tarihinden bu yana müvekkilinin taşınmazın maliki olduğunun bilindiğini, Müvekkilinin tapu ile maliki olduğu davacıların aralarında herhangi bir yazılı ya da sözlü kira sözleşmesi olmaksızın hukuka aykırı olarak ikamet ettiği taşınmazın emlak vergisini de ödediğini, bunun Bornova Belediyesi Tahakkuk Biriminden sorulmasını ve müvekkilinin talebi ile gerçekleştirilen yapılandırma sonrası tahakkuk listesi ile vergi tahsilat makbuzlarının dosyaya celbini talep ettiklerini, davacıların müvekkiline ulaşamadıklarına ilişkin iddialarının doğru olmadığını, vekil aracılığıyla TC kimlik numarası üzerinden adres tespitinin kolaylıkla yapılabildiğini, müvekkilinin TC kimlik bilgisinin tüm kayıtlarda mevcut olduğunu, müvekkilinin dava tarihi itibariyle ikamet ettiği eve, davacı ...'nın defalarca geldiğini, evin inşaatı için işçi dahi getirdiğini, davacıların müvekkilini bulamamış olmaları iddiasının gerçeği yansıtmadığını, müvekkilinin ablası ....'ın tanıklık ettiğini, açıkladığı nedenlerle; davacıların davalarının reddini, davacıların tanık delilini ve tanık dinletme talebini kabul etmediklerinden ve davada tanık dinletilmesine muvafakat vermediklerinden, davalının bu yöndeki taleplerinin reddini, Davacılar tarafından dosyaya sunulan, fotokopi evrak ve belgelerin asıllarının, davacılar tarafından dava dosyasına sunulmasının istenilmesini, Bornova Belediyesine müzekkere yazılarak dava konusu taşınmaza ait vergilerin kim tarafından ne şekilde ödendiğinin sorulmasını, yapılandırma sonrası tahakkuk listesi ile vergi tahsilat makbuzlarının dosyaya celbini, dava dışı ....Kooperatifine müzekkere yazılarak dava dilekçesi ekinde fotokopileri mevcut dilekçe asılları ile 14.05.2001 tarih ve 0956 nolu Kasa Tahsil Fişi aslının dosyaya celbini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, Uyuşmazlık, dava konusu İzmir ili, Bornova ilçesi, .... Mah.... Ada, ... parsel, ... arsa paylı...+ .... Kat (..) numaralı bağımsız bölümün tapuda davalı ... adına tescili işleminin yolsuz tescil işlemi olup olmadığı, kooperatif ortaklığına dayanarak edinilip edinilmediği, ferdileşmeden önce davacı ...’ya devredilip, devredilmediği; bu bağımsız bölümün davacılardan birine ait olup olmadığı, davacının davalı ... adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tescilini isteyip isteyemeyeceği konularına ilişkin olduğu, Davalı ...’in, dava dışı .... Kooperatifinin ortağı olduğu ve bu ortaklık nedeniyle bir adet konut edindiği taraflarca kabul edilmekte ve bu konuda uyuşmazlık bulunmamaktadır. 16.08.2000 tarihinde, ... ile ... arasında, Bornova 3. Noterliğinde, “Kooperatif Üyelik Hakkı Devir Sözleşmesi” imzalandığı, 15462 yev. nolu devir sözleşmesiyle ... Kooperatifindeki 91 nolu ortaklık payını 500.000.000 TL bedelle ...’ya devrettiği, devir Sözleşmesinde, ortaklık numarasının (91) dışında, bu ortaklığa tahsis edilen bağımsız bölümün numarasına yer verilmediği, davalı ...’in,....Kooperatifin tek pay sahibi olduğunun ve dava konusu taşınmazın bu ortaklık nedeniyle kendisine tahsis edildiği anlaşılmıştır. ... Kooperatifindeki hissesini 16.08.2000 tarihinde ...’ya devretmiş olmasına rağmen 23.11.2000 tarihinde düzenlenen Ferdileşme Listesine, davacı ...’nın değil davalı ...’in adı yazıldığı, 14.05.2001 tarihinde, ....Kooperatifi tarafından, 0956 nolu kasa tahsil fişi karşılığında ...’dan devir ücreti olarak 80.000.000 TL tahsil edildiği, Kooperatif Üyelik Hakkı Devir Sözleşmesinde belirtilen devir bedelin 500.000.000 TL olduğu, normal şartlarda bu bedelin hissesini devredecek ortağa ödendiği, bu nedenle kooperatife ödenen 80.000.000 TL’nin, kooperatif borçlarına karşılık ödenmiş olabileceğinin değerlendirildiği, ortaklık devirlerinde kooperatif yönetimlerinin, ortaklığın borcu varsa. bunun ödenmesini, ortaklık devrinin kabulü için şart koşmakta: aksı takdirde ortaklık devrini kabul etmekten kaçındıkları, bu durumla karşılaşan taraflar (devir eden ve devir alan) kendi aralarında anlaşarak, ortaklık borcunun ödenmesini temin ettikleri, uygulamada genellikle ortaklık borcunun, devir alan tarafından ödenip, devir bedelinden mahsup edildiği ve bakiyesinin devreden kişiye ödendiği, davalının devir bedeli ile ilgili itirazının olmadığı anlaşılmaktadır. Davalı ... ile davacı ... arasındaki ortaklık devrinin 18.05.2001 tarih ve 507/305 sayılı yönetim kurulu kararı ile kabul edildiği, Ortaklık devrinin 9 ay geç kabul edilmesinin, ortaklık devrinin kooperatife geç bildirilmesinden mi, yoksa kooperatif yönetiminin ihmal veya kusurundan mı kaynaklandığı konusunda bir tespit ve değerlendirme yapılamadığı anlaşılmaktadır. Ferdileşme aşamasında, davacı ... değil de, davalı ... adına tapu çıkartılması, ortaklık devrinin ... . Kooperatifi’ne geç bildirilmesi; ...Kooperatifleri Birliği’ne (....) bildirilmemesinden kaynaklandığı, davacı ...’nın, ....Kooperatifi’nin ortaklığına kabulü ferdileşmeden sonra gerçekleşmiş olsa da, ortaklık devrinin ferdileşmeden önce gerçekleştiği, noterde düzenlenen devir sözleşmesi ile sabit olduğu, devir tarihi esas alınarak, davacı ... adına çıkartılan tapunun iptal edilip, davacı ... adına tescilinin istenebileceği, ancak davacı ...' nın 30.10.2006 tarihinde, Bornova 6. Noterliğinde düzenlenen 13460 yev. nolu devir sözleşmesiyle, .... Kooperatifindeki hissesini, diğer davacı ...’a devrettiği, Ortaklık devrinin, ... ve ... tarafından imzalanan ayrı dilekçelerle kooperatife bildirildiği, dilekçelerin altına, “Bağımsız bölüm tapusunun eski üye ... adına kayıtlı olduğu hatırlatılmıştır 15.01.2007” şeklinde not düşüldüğü anlaşılmaktadır. Davacı ...'ın, dava konusu konutun ...'nın kullanımında olmasına ve ... ile imzalamış olduğu Devir Sözleşmesine dayanarak, ... ile Devir Sözleşmesi imzaladığı anlaşıldığı ve dava konusu taşınmazın tescilini isteme hakkının davacı ...'a geçtiğinin mahkememizce kabulü ile; Davacı ... yönünden davanın HMK 114 1-d ve 115/2 maddesi gereği aktif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine, Davacı ... Yönünden davanın kabulüne, İzmir İli, Bornova İlçesi, ....Mah. Ada:... Parsel:...arsa paylı zemin birinci kat (...) nolu Dubleks mesken niteliğindeki taşınmazda, tapunun iptali ile davacı ... adına adına tesciline karar verilmiştir. Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ:Davalı ekili, taşınmazın tapuda davalı adına kayıtlı olduğu, davacıların bu duruma rağmen bağımsız bölümü haksız şekilde işgal ettiklerini, davacı ...’nın kooperatif üyelik hakkını devretmiş olsa dahi tapuda malik olmadığı, ...’ın basiretli bir insan gibi davranıp gerçek malikin kim olduğunu araştırmadan evi devraldığı, kendi kusurundan faydalanamayacağını, Noterde yapılan devir sözleşmesindeki "bedelin nakden ve peşin alındığı" beyanının gerçeği yansıtmadığı, davacıların kooperatife yaptığı iddia edilen ödemelerin hayatın olağan akışına aykırı olduğu ve banka kanalıyla yapılmış bir ödeme bulunmadığı, davacıların taşınmazı herhangi bir kira sözleşmesi veya hukuki dayanak olmadan haksız olarak kullandığı, emlak vergilerinin müvekkil tarafından ödendiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür. GEREKÇE :Dava, kooperatif üyeliği nedeniyle tapu iptali ve tescil istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın ... yönünden usulden reddine, ... yönünden kabulüne karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. Somut olayda davalının, .... Kooperatifi'ndeki ortaklık hakkını 16.08.2000 tarihinde noter kanalıyla davacı ...’ya devrettiği, devir işleminin kooperatif yönetim kurulu tarafından 18.05.2001 tarihinde onaylandığı, ortaklık hakkının ferdileşmeden önce noter devriyle ...’ya devredilmiş olmasına rağmen, devrin kooperatife geç bildirilmesi nedeniyle ferdileşme listesinde davacı yerine davalı ...’in adının yazıldığı ve tapunun eski üye olan davalı ... adına tescil edildiği, davalının kooperatifte yalnızca bu hissenin sahibi olup, başka hissesinin bulunmadığı, sonrasında söz konusu dairenin 30.10.2006 tarihli devir sözleşmesi ile diğer davacı ...'a devredilerek, dairenin zilyetliğinin de ...'a geçtiği, Mahkemece alınan bilirkişi raporları ve tüm dosyada kapsamına göre, davacı ...'nın dava konusu taşınmaz üzerindeki haklarını daha sonra ...'a devretmesi nedeniyle aktif dava ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle davacı ...'nın davasının aktif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddedi ile, taşınmazı davacı ...'dan geçerli şekilde devralan davacı ...'ın davasının kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı değerlendirilmiştir. Öte yandan, talebin dava konusu taşınmazın davacılardan ... adına tescili istemine ilişkin olup, diğer davacı ... yönünden herhangi bir tescil isteminin bulunmadığı, davacı ...'ın, dava konusu konutu davacı ...'dan sözleşme ile devralmış olması nedeniyle davacı ...'nın ardılı olduğu dikkate alındığında ...'nın davada yer almasının usul hukuku hükümlerine aykırı olmadığı, bu itibarla davacı ... tarafından açılan davanın usulden reddine karar verilmiş olması nedeniyle mahkemece davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemiş olmasında isabetsizlik bulunmadığı, bu yöne ilişkin davalı vekilinin istinaf itirazının yerinde olmadığı değerlendirilmiştir. Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı yönünden istinaf karar harcı olan 43.718,40 TL'den peşin alınan 10.929,60 TL'nin mahsubu ile bakiye 32.788,80 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere 05/10/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/625, K. 2026/1505, T. 05.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-625-e-2026-1505-k-ffa6821ff5a5