Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/514 E. 2026/722 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/514
- Karar No
- 2026/722
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2024/514
KARAR NO: 2026/722
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 19/09/2023
NUMARASI: 2021/86 E. - 2023/172 K.
DAVANIN KONUSU: Tecavüzün Men ve Ref'i (FSEK Kapsamında)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 30/04/2026
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA DİLEKÇESİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin yazdığı makale ve kitaplarıyla dünya tarihçiliğinde seçkin bir yeri olan Osmanlı - Türk tarihçiliğinin müstesna ismi Merhum Prof. Dr. ...'ın tek varisi olduğunu, davalının müvekkilin bilgisi, izni ve onayı olmaksızın 12.04.2018 tarihli ... Üniversitesi Sürekli Eğitim Merkezinin konferansında Prof.Dr....'ın fikir ve sanat eseri niteliğindeki sesli ve görüntülü video kaydını izlettirdiği tespit olunduğunu, davalının 10.04.2016 tarihinde ekte linki verilen internet sitesinde vermiş olduğu röportajında "Ne kadar döküman var elinizde?" sorusuna "..... kasedin ...'ü görüntülü. ...... gezdim. Bir makale yazarken sahaya da çıkıyorduk. Mesela Hoca, ....'ı yazarken ...'ye kadar gittik. Yine ...'nin ..'da ...'a gittik, oradaki......... bulduk. Ben bunları da hep kaydediyordum. ......ı “...'ın Takrirleri” diye ayrıca yayınlayacağım." şeklinde beyanat verdiğini, müvekkili ilgili konferanstan ve Prof.Dr....'a ait video kayıtlarından haberdar olduktan sonra davalıya .......Noterliğinin ....03.2021 tarih ve ...yevmiye numaralı ihtarnamesi ile Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında ilgili kayıtların her ne ad altında olursa olsun, basılı, görsel, sesli ya da benzeri şekilde yayımlanmasına, basılmasına, çoğaltılmasına muvafakat etmediğine dair ekteki ihtarnameyi gönderdiğini, davalı ihtarnameyi 22.03.2021 tarihinde tebliğ almasına rağmen herhangi bir cevap vermediğini ve video kaydı ise halen yayında durduğunu, Fikir ve Sanat Eserleri Kanununda eser "Sahibinin hususiyetini taşıyan ve ilim ve edebiyat, musiki, güzel sanatlar veya sinema eserleri olarak sayılan her nevi fikir ve sanat mahsulleri" olarak tanımlandığını, davalının herhangi bir yazılı izin olmaksızın yayımladığı Prof.Dr....'a ait sesli ve görüntülü video kaydının içeriğinden niteliğinin bir "eser" olduğu çok açık bir şekilde anlaşılmakla, eser sahibi Prof.Dr.... olduğunu, eser sahibi .....07.2016 tarihinde vefat ettiğini, müvekkilinin ise eser sahibinin tek varisi olduğunu, Fikir ve Sanat Eserleri Kanununun 14'üncü ve 15'inci maddesinde eser sahibinin manevi hakları düzenlendiğini, yine Fikir ve Sanat Eserleri Kanununda eser sahibinin meydana getirmiş olduğu eser üzerindeki mali hakları düzenlendiğini ve bu haklar "İşleme hakkı" (Md. 21), "Çoğaltma hakkı" (Md. 22), "Yayma hakkı" (Md.23), "Temsil hakkı" (Md. 24), "İşaret, ses ve/veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletim hakkı" (Md. 25) olarak düzenlendiğini, anılan mali hakların sahibi ise eser sahibi olarak düzenlenmiş ve yine aynı kanunun 63'üncü maddesinde düzenlenen "Bu Kanunun tanıdığı mali haklar miras yolu ile intikal eder." hükmü gereğince anılan mali hakları kullanma yetkisi de müvekkiline ait olduğunu, Fikir ve Sanat Eserleri Kanununun 52.maddesinde "Mali haklara dair sözleşme ve tasarrufların yazılı olması ve konuları olan hakların ayrı ayrı gösterilmesi şarttır." hükmü doğrultusunda anılan eserlere ilişkin olarak manevi hakların ve mali hakların davalı tarafından kullanılmasına izin veren veya devredilmesine ilişkin herhangi bir yazılı sözleşme bulunmadığını, eser sahibi olan müvekkilimin herhangi bir yazılı iznini, muvafakatini almaksızın 12.04.2018 tarihinde ... Üniversitesi Sürekli Eğitim Merkezinin konferansında Prof.Dr....'ın eser niteliğindeki video görüntülerini umuma arz edecek şekilde kullandığını, müvekkilimin anılan eserden kaynaklanan manevi ve mali haklarına tecavüz etmiş olduğunu ve tüm bu nedenlerle müvekkilinin Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında ki mali ve manevi haklarını tecavüze uğratan davalının tecavüzlerinin ref'ine karar verilerek, https://www.......linkindeki video aydının engellenmesine, bu hususta Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu'na yazı yazılmasına, ... Üniversitesine Sürekli Eğitim Merkezine yazı yazılarak ....04.2018 tarihinde davalı tarafından verilen konferansa konferansa ilişkin kayıtların her ne surette olursa olsun kullanılmamasının, yayımlanmamasının bildirilmesinine, davalının vermiş olduğu röportajda Prof.Dr....'ın sesli ve görüntülü ...video görüntüsünün bulunduğunu, bu kayıtları “...'ın Takrirleri” diye ayrıca yayınlayacağını beyan etmesi üzerine, söz konusu muhtemel somut tecavüz ihtimalinin men'ine karar verilmesini, men kararının Kültür Bakanlığı'na bildirilmesine, men kararının Türkiye Yayıncılar Birliği'ne bildirilmesine, Men kararının Yayımcı Meslek Birlikleri Federasyonu'na bildirilmesine (... Mahallesi ... Caddesi ...Han No.... / İSTANBUL), davalıda bulunan Prof.Dr....'a ait sesli ve görüntülü video kayıtlarının müvekkile iadesine, yargılama sonucunda tecavüzün ref'ine ve men'ine karar verilmesi halinde hükmün Türkiye'de yayınlanan 3 büyük gazetede masrafları davalıya ait olmak üzere yayınlanmasını talep etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİ:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde atıfta bulunulan röportajda belirtildiği üzere bir öğrencinin hocasının ders anlatımlarını kayıt altına almak istemesi ve hocanın da buna muvafakat etmesiyle oluşturulmuş kayıtlar olduğunu, mevzu bahis kayıtların, merhum ...’ın derslerinde müvekkilinin davalı tarafından tespit edildiğini, bazı derslerde ...’ın talebiyle, anlattıklarının kaybolmaması adına kayıtlar müvekkili tarafından tespit edildiğini, vefatından sonra müvekkilinin bir kaç yerde ...’ın ders metodolojisi ve Osmanlı tarihine dair yayınları hakkında konferans vermiş ve yazılar neşretmiş olduğunu, bu minvalde, ......üniversitesi rektörlüğü de kendisini davet ederek ...’ın dersleri hakkında ..... bölümü öğrencilerine bir konferans vermesi talebinde bulunduğunu, konferans sırasında ......’ın seminerinden kısa bir bölüm numune olmak üzere öğrencilere gösterildiğini, müvekkilinin konferanstaki video numunesi ticari bir maksatla olmayıp tamamen eğitim amaçlı olarak fakülte binasında sadece öğrencilere gösterildiğini, dava konusu edilen videonun FSEK kapsamında eser olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiğini, ilgili kaydın eser olmaması halinde FSEK kapsamında bir tecavüz durumu söz konusu olamayacağından davanın reddedilmesini, ilgili video kaydını youtube isimli sosyal medya mecrasına yükleyenin ... Üniversitesi olduğu açık olup bu durumda davacı ilgili video kaydının kaldırılmasını talep ediyorsa davayı Üniversiteye yöneltmesi gerektiğini bu talep bakımından da husumet yokluğu söz konusu olup davanın tüm talepler bakımından reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
İlk derece mahkemesi 2021/86 esas, 2023/172 karar sayılı, 19/09/2023 tarihli kararı ile; "Davacı miras bırakanının ses ve görüntüsünü ve açıklamalarını içeren dosyada mübrez CD ile https://www. ......... İnternet adresinde erişime açık olan video kayıtları incelendiğinde;...../04/2018 tarihinde ... üniversitesi Sürekli Eğitim Merkezi tarafından düzenlenen ve davalı öğretim üyesi ...'nın tek konuşmacı olduğu “.......” isimli etkinlikte alınmış 1:19:29 süreli bir video kaydını içerdiği, anılan videoda davalı öğretim üyesi tarafından sunuma sözlü olarak başlandığı ve sunumu sırasında davacının mirasçısı olduğu merhum öğretim üyesi ...'ın video kaydında ...../04/2006 tarihinde üniversitede verdiği bir ders sırasında çekilmiş video kaydından kimi kısımların beyaz bir barkovizyon perdesine yansıtılarak kimi kısımlarının toplantıya katılanlara gösterilmesi ve bu videonun durdurularak davalının kendi sözlü sunumunu yapması şeklindeki program kaydını içerdiği, bu kayıt içeriğinin davacı murisi olan ...'ın ele alarak anlattığı tarihsel olay, olgu ve oluşlara ilişkin herhangi bir kaynak hakkında bilgi sunmadığı ve kaynak göstermediği, ele alınan toplumca bilinen tarihsel konuları anlattığı, ifade edilen bilgilerin toplumda hali hazırda mevcut tarihsel bilgileri içerdiği ve ifade biçiminin düşük düzeyli hususiyet içeren harcıalem ifadeler olduğu, bu kapsamda davaya konu video içeriklerinde ifade edilen tarihsel olay, olgu ve oluşların Yargıtay içtihatlarında da ifade edildiği şekilde düşük düzeyli anlatım, yetersiz bilgi hususiyet içermediği, hususiyetin sıradan olmamayı ve belli bir düzeyi bulunmak kaydıyla yaratıcılığı zorunlu kıldığı, video içeriğinde bulunan anlatımların hususiyet içermeyen, genel bilgiler içeren tarihsel veya toplumsal olgu, oluş veya kavramın açıklanması, betimlenmesi ya da tanımına ilişkin olarak ilgili alanların dilinde ve terminolojisinde ya da gündelik dilde yer alan ifadeler olduğu dikkate alındığında dava konusu video içeriğinin eser olarak tanımlanmasının mümkün olmayacağı, alınan bilirkişi raporu ve ek iki raporun bu tespitleri teyit eder mahiyette oldukları dikkate alındığında davacı miras bırakanının görüntü ve anlatımlarını içeren kaydın eser mahiyetinde olmadığı, Eserin hukuki korumadan yararlanması için gereken şartların, ortada fikri çabanın bir ürünü olması, bu fikri ürünün bir şekle bürünmüş olması, fikri ürünün, sahibinin hususiyetini yansıtması ve FSEK'de öngörülen eser türlerinden birisine girme gerekliliği dikkate alındığında ve az yukarıda yapılan tespit gereği dava konusu kaydın FSEK anlamında eser mahiyetinde olmadığı dikkate alınarak ihlalden söz etmek mümkün olmayacağından davanın REDDİNE " karar vermiştir.
İSTİNAF:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin mali ve manevi haklarına yönelik tecavüzün ref’i ve men’i talebiyle açılan davanın, mahkemece eksik inceleme ve hatalı değerlendirmelerle reddedildiğini, davanın konusunun yalnızca bir konferans kaydı olmadığını, davalının elinde bulunduğunu ikrar ettiği 300 adet sesli ve görüntülü kaydı da kapsadığını, mahkemenin sadece ... Üniversitesi’nde kullanılan tek bir kaydı hükme esas aldığını, diğer 300 kaydı ise tamamen göz ardı ettiğini, mahkemenin davalı tarafa söz konusu 300 kaydı sunması için kesin süre verdiğini, davalının bu süre zarfında kayıtları ibraz etmediğini, HMK m. 94 uyarınca işlem yapma hakkının düşmesi gerektiğini, davalının kesin süreye uymaması nedeniyle bu kayıtların "eser" niteliğinde olduğunun ve müvekkilinin hak sahipliğinin davacı beyanları doğrultusunda kabul edilmesi gerektiğini, mahkemenin bu noktadaki sessizliğinin usule aykırı olduğunu, mahkemenin Prof. Dr. ...’ın anlatımlarını "harcıalem ifadeler" ve "toplumca bilinen tarihsel konular" olarak niteleyerek eser vasfı taşımadığına hükmetmesini kabul edilemez bulduğunu, merhum ........’ın uluslararası çapta bir bilim insanı olduğunu, söz konusu kayıtların ömür boyu süren şahsi birikimin ve özgün bir üslubun ürünü olduğunu, hatta davalının bile bu anlatımların yazılı metinlerden farklı ve öğretici olduğunu bizzat ikrar ettiğini, mahkemenin "bilinen konuların anlatılması" gerekçesini eleştirerek; bu mantığın tarihçilerin ürettiği hiçbir eserin korunmaması sonucunu doğuracağını, zira tarihin doğası gereği geçmişteki olayları konu aldığını, benzer nitelikteki sempozyum ve seminer kayıtlarının Yargıtay tarafından "eser" olarak kabul edildiğine dair emsal kararlar sunduğunu, dosyaya sunulan ek raporda, heyette yer alan tarihçi bilirkişinin anlatımların "eser niteliğine" dair bir değerlendirme yapmadığını, denetime elverişsiz bu raporun hükme esas alınmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalının kayıtları sunmaktan imtina etmesinin ve mevcut beyanlarının somut bir tecavüz tehlikesi oluşturduğunu belirterek tecavüzün menine karar verilmesini, davanın kabulünü ve bu kararın Türkiye Yayıncılar Birliği, YAYFED ve Kültür Bakanlığı gibi ilgili kurumlara bildirilmesini talep etmiştir.
Davalı istinafa cevap dilekçesi sunmamıştır.
GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dava; davacının FSEK kapsamında mâli ve manevi haklarına yöneldiği iddia edilen tecavüzün men ve ref' i istemlerine ilişkindir.
İlk derece mahkemesi tarafından davanın reddine karar verildiği, davacı vekili tarafından yukarıda yazılı sebeplerle istinaf kanun yoluna başvurulduğu görülmüştür.
Dosyanın tetkikinde; davalının, merhum ...'ın asistanı olarak eşlik ettiği ders, konferans ve gezilerinde çekmiş olduğu görüntülerin bir kısmının ... Üniversitesindeki konferansta gösterilmesi ve üniversitenin .... sayfasında yayınlanması üzerine ...'ın tek mirasçısı olan davacının FSEK'ten kaynaklanan mâli ve manevi haklarına tecavüz teşkil ettiği iddiası ile tecavüzün men ve ref'inin talep edildiği, miras bırakanının görüntü ve anlatımlarını içeren kaydın eser niteliğinde olmadığına yönelik bilirkişi tespitleri ile örtüşen gerekçe kapsamında davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Uyuşmazlık kapsamında, dava konusunun 12/04/2018 tarihinde ... Üniversitesindeki konferansta gösterilen görüntü kaydına ilişkin olduğu, davalı öğretim üyesi ...'nın tek konuşmacı olduğu “........” isimli etkinlikte alınmış 1:19:29 süreli bir video kaydını içerdiği, anılı videoda davalı öğretim üyesi tarafından sunuma sözlü olarak başlandığı ve sunumu sırasında davacının mirasçısı olduğu merhum öğretim üyesi ........ video kaydında ...../04/2006 tarihinde üniversitede verdiği bir ders sırasında çekilmiş video kaydından kimi kısımların beyaz bir barkovizyon perdesine yansıtılarak kimi kısımlarının toplantıya katılanlara gösterilmesi ve bu videonun durdurularak davalının kendi sözlü sunumunu yapması şeklindeki program kaydını içerdiği, sunumda gösterilen kayıt içeriğinin davacı murisi olan ...'ın ele alarak anlattığı tarihsel olay, olgu ve oluşlara ilişkin herhangi bir kaynak hakkında bilgi sunmadığı ve kaynak göstermediği, ele alınan toplumca bilinen tarihsel konuları anlattığı, ifade edilen bilgilerin toplumda hâli hazırda mevcut tarihsel bilgileri içerdiği ve ifade biçiminin düşük düzeyli hususiyet içeren harcıalem ifadeler olduğu teknik inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Dolayısıyla ... Üniversitesindeki konferansta davalı tarafından gösterilen ...'a ait içeriğin eser vasfında olduğu ve davacının eserden doğan mâli ve manevi haklarının ihlal edildiği iddiası ileri sürülmüş ise de 5846 sayılı FSEK 1/B maddesinin (a) bendindeki; "sahibinin hususiyetlerini taşıyan ve ilim, edebiyat, musiki, güzel sanatlar veya sinema eserleri olarak sayılan her nevi fikir ve sanat mahsulleri" şeklindeki tanım ışığında, fikrî bir ürünün eser olarak korunması için kanunda sayılan eser türlerinden birine dâhil olması ve sahibinin hususiyetini taşıması şart olmakla birlikte somut olayda video içeriğinde umuma iletilen anlatımların hususiyet içermeyen, genel bilgiler içeren tarihsel veya toplumsal olgu, oluş veya kavramın açıklanması, betimlenmesi ya da tanımına ilişkin olarak ilgili alanların dilinde ve terminolojisinde, gündelik dilde yer alan ifadeler olduğu dikkate alındığında dava konusu video içeriğinin eser olarak kabulünün mümkün olmadığı anlaşılmıştır. Böylece davacının FSEK kapsamında eser sahipliğinden kaynaklı mâli ve manevi haklara tecavüz iddiasına dayalı istemlerine cevaz verilmesi mümkün olmamıştır.
Her ne kadar davacı vekili tarafından, davalı tarafın elinde bulundurduğu iddia edilen ..... görüntü ve ses kaydı yönünden dosya kapsamına alınmasına yönelik taleplerinin mahkemece değerlendirilmediği istinaf sebebi yapılmış ise de dava dilekçesinde, bahsi geçen görüntü ve ses kayıtlarının izinsiz çekildiğine yönelik herhangi bir iddia ileri sürülmediği gibi bu yönde bir delilin dosya kapsamında bulunmadığı, nitekim dosyadaki tanık beyanlarına yansıdığı üzere merhum Prof. Dr. ...'ın izni ve bilgisi kapsamında tarih konuşmalarını içerir çok sayıda görüntü ve sesin davalı asistanı tarafından kayda alındığının örtüşen beyanlarla doğrulandığı, zira tarafların konumları da nazara alındığında Prof. Dr. ...'ın izni ve bilgisi olmadan görüntü ve konuşmalarının kayda alınamayacağının hayatın olağan akışına uygun olduğu, ihlale konu olup davacı mirasçıya iade edilmesinin gerektiğini gösterir somut herhangi bir delil bulunmadığı, dolayısıyla davalının kayıtlar üzerinde FSEK 84. maddesi gereğince hak sahibi olduğu anlaşılmıştır. Böylece mahkemenin 21.12.2021 tarihli ön inceleme duruşmasının 4 nolu ara kararının hukuki sonuç doğurmayacağı, işbu kayıtların eser sayılarak davacıya tesliminin gerektiğine yönelik istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
Saptanan hukuksal durum kapsamında; istinaf edenin sıfatı ile HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, yapılan inceleme neticesinde davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu ... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin .../09/2023 tarih ve 2021/.. E., 2023/... K. sayılı kararına karşı, davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2- Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,
3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 30/04/2026