Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/205 E. 2025/2 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/205
- Karar No
- 2025/2
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/592 Esas KARAR NO: 2025/931 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI: 2024/205 Esas - 2025/2 Karar TARİH: 08/01/2025 DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 29/05/2025 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Aracın alındıklan sonre servis hizmetlerinin düzenli yaptırıldığını, bir süre sonra, araç 75.000 km üzerinde iken, aracın motorunda boşta çalışırken hafif bir titreme başladığını. daha sonra titremenin artması ve egzozdan dumanlar çıkması üzerine yaplığı servis ziyaretinde kendisine, ücret karşılığı onarımın yapılması durumunda tüketici kanunundan doğan haklarını (aracın misli ile değiştirilmesi) kaybetmeyeceğinin söylendiğini, bunun üzerine ücretli onarımı vaptırdığı, bu onarımda enjektörlerin hepsinin venilendiğini, ancak titremelerin devam ettiğini, bunun da bilirkişi incelemesiyle tespit ettirtildiğini, bunun üzerine araçta bir gizli ayıp olduğunun anlaşıldığını belirtilerek aracın misli ile değişimi, bu mümkün değilse bedel iadesine gidilmesi, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davalı ... Ticaret A.Ş. ise, 07.06.2017 tarihli cevap yazısında; Dava konusu aracın 01,12.2011 tarihinde trafiğe çıkmış ve 20.04 2017 dava tarihi itibarıyla garanti süresini doldurmuş olduğunu, aracın son servis kaydıma göre 79.000 km yol yapmış olduğunu, 30.12.2016 tarihinde dizel partikül filiresi şikayeti ile sersise geldiğini. yapılan incelemede enjektörlerin bozulmuş olduğunun belirlendiğini, 27.01.2017 tarihindeki son servis ziyaretinde belirlenen “egzozdan yoğun duman ve koku geliyor” şikayeti dikkate alındığında, araca kükürtlü yakıt alındığı şüphesi uyandığını, enjektörlerin yenilenmesi ile titreme probleminin “büyük ölçüde” ortadan kalktığını, kalan bir miktar titremenin ise motor volanından kaynaklanabileceği teşhisi konulmasına rağmen davacının onayı olmadığından bu konuda bir şey yapılmadığını, araçta kullamıları kalitesiz vağ fyakı denmek isteniyor) nedeniyle enjektörlerin püskürtme “senkronunun” bozulduğunu, bunun da volanın çalışmasında düzensizlik yaratarak bozulmasına neden olduğunu belirterek araçta ortaya çıkan arızaların ürün kaynaklı olmayıp kullanım kaynaklı oldukları vurgulanarak davanın reddi istenmekledir.Davalı ... İnş. San ve Tic. A.Ş. ise, 09.06.2017 tarihli cevap yazısında, benzer cevaplar verilmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 08/01/2025 tarih ve 2024/205 Esas - 2025/2 Karar sayılı kararında; "Mahkememizde görülmekte olan iş bu davanın 01/10/2024 tarihinde işlemden kaldırılmasına karar verilmiş ve aradan geçen üç aylık yasal süre içinde yenilenmediği anlaşılmakla;6100 sayılı H.M.K.'nın 150/5 maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur."gerekçesi ile, '' 6100 sayılı H.M.K.'nın 150/5 maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına, '' karar verilmiş ve karara karşı davacı tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı istinaf dilekçesinde özetle; 01/10/2024 tarihli duruşma tutanağında "Davacının duruşma gün ve saatinden bilgisinin olmasına rağmen duruşmaya gelmediği, duruşma salonu dışında yapılan çağrıda hazır bulunmadığı, mazeret dilekçesi de göndermediği görüldü. 1-Taraflarca takip edilmeyen davanın yenileninceye kadar HMK 150 maddesi gereğince işlemden kaldırılmasına karar verildi." denildiğini, İstanbul 4 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/205 E., 2025/2 K. 08.01.2025 tarihli kararı ile "Mahkememizde görülmekte olan iş bu davanın 01/10/2024 tarihinde işlemden kaldırılmasına karar verilmiş ve aradan geçen üç aylık yasal süre içinde yenilenmediği anlaşılmakla; 6100 sayılı H.M.K.'nın 150/5 maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına" karar verildiğini, Tensip ve duruşma gününün taraflarına usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğini; dolayısı ile duruşma gün ve saatinden haberlerinin olmadığını; tebligatın usulsüz olması nedeni ile, kararın kaldırılmasını talep ettiklerini, Dosyada Av. ... ve Av. ... vekil sıfatı ile davayı takip ettiklerini; her iki vekilin dosyadaki istifa dilekçelerinin HMK'nun 82 maddesi uyarınca taraflarına tebliğ edilmediğini, taraflarına istifa dilekçesi ve HMK 82 maddesinde bildirilen hususların ihtar edilmediğini, dolayısı ile HMK 82. maddesi gereğince vekillerin vekalet görevi devam ettiğinden tebligatın vekillere yapılması gerektiğini; taraflarına tebligat çıkartılmasının da usulsüz tebligat olduğunu; bu nedenle de kararın kaldırılması gerektiğini, Tebligat Kanunu uyarınca; muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresinin, bilinen en son adresi olarak kabul edileceğini ve tebligatın buraya yapılacağını, kendisine tebliğ yapılacak şahıs adresinde bulunmazsa tebliğin kendisi ile aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçilerinden birine yapılacağını, Davacı olarak, Mernis adresinin "İSTANBUL, SARIYER, ... MAH., ... SK. ..., ... Dış Kapı No:..., İç Kapı No ..." olmasına rağmen, " ... Mah. ... Cd. ... No:... D:... Şişli/İstanbul " adresinde daimi çalışan ...'e tebliğ yapıldı şerhi ile yapılan tebligatın usulsüz olduğunu, tebligatın bizzat mernis adresine, tarafına yapılması gerektiğini; ... daimi çalışan değilken ona tebligat yapılmasının usulsüz olduğunu, Taraflarına ait e-tebligat adresi bulunduğundan taraflarına tebligatın e-tebligat olarak yapılması gerektiğini, bu sebeple de tebligat usulsüz olup, kararın kaldırılması gerektiğini, İleri sürerek, yukarıda arz edilen sebeplerden dolayı, istinaf incelemesi sonucunda usulsüz tebligat sebebi ile, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın kabulü ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; davacı tarafından satın alınan aracın gizli ayıplı olduğundan bahisle misli ile değiştirilmesi, bu talep kabul görmediği halde bedelden indirim yapılması istemlerine ilişkin olup, mahkemece işlemden kaldırılan ve taraflarca takip edilmeyen davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş, karara karşı davacı tarafından istinafa kanun yoluna başvurulmuştur. Davacı tarafından davanın ilk olarak İstanbul 2 Tüketici Mahkemesi'nde ikame edildiği ve mahkeme yapılan yargılama sonucu 2017/327 Esas, 2022/382 karar sayılı ilam ile davanın reddine karar verildiği, bu karara karara karşı davacı tarafından yapılan istinaf başvurusu sonucu İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 46 Hukuk Dairesi'nin 2022/2211 esas, 2024/542 karar sayılı ilamı ile "1.Davacının istinaf başvurusunun KABULÜNE, inceleme konusu kararın görev yönünden usul ve yasaya uygun olmadığından HMK m. 353/1-a-3 uyarınca İSTANBUL 2. TÜKETİCİ MAHKEMESİ'nin 22/02/2022 tarihli ve 2017/327 Esas 2022/382 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 2.Davanın görev yönünden dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE, 3.Davaya bakma görevinin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesine ait olduğuna, 4.HMK 20. maddesinin ilk derece mahkemesince uygulanmasına, 5.Dosyanın 6100 sayılı HMK nun 20. maddesi kapsamında talepte bulunulması şartıyla, Görevsizlik Kararı doğrudan Dairemizce verildiğinden ayrıca esasa alınmaksızın kayıtların kapatılarak görevli İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmek üzere gerekli işlemlerin tamamlanması için mahalli mahkemesine GÖNDERİLMESİNE," karar verildiği ve Tüketici Mahkemesi tarafından esas kapatılarak dosyanın İstanbul 4 Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderildiği, davanın yukarıdaki esası aldığı anlaşılmıştır. İstanbul 2 Tüketici Mahkemesi'nin 2017/327 Esas sayılı dosyasına davacı adına üç ayrı vekaletname sunulduğu, ilk vekaletnamenin Av ... tarafından dava dilekçesi ile, ikinci vekaletnamenin Av. ... tarafından 13/11/2019 tarihinde, Beyoğlu ... Noterliği'nin 21/01/2022 tarihli ve ... nolu son vekaletnamesinin ise Av ... tarafından 21/02/2022 tarihinde sunulduğu, Av ...'ın 07/10/2017 tarihli; Av ...'ın ise 21/07/2020 tarihli dilekçesi ile vekillikten istifa ettikleri,vekillikten çekilme dilekçelerinin davacı asile tebliğ edilmediği, ancak Av. ...'ın vekillik görevinin devam ettiği, ne Tüketici Mahkemesi dosyasına, ne de istinaf ilamı sonucu dosyanın tevzii edildiği İstanbul 4 Asliye Ticaret Mahkemesi dosyasına bu vekil tarafından vekillikten çekilme dilekçesi sunulmadığı, nitekim diğer vekillerin UYAP kayıtları silinmesine rağmen, Av. ...'ın UYAP sisteminde halen davacı vekili olarak göründüğü anlaşılmıştır. Dosyanın istinaf ilamı üzerine kendisine tevzii edildiği ilk derece mahkemesi tarafından 05/04/2024 tarihli tensip zaptı ile duruşma gün ve saatinin taraflara tebliğine, duruşmanın 01/10/2024 tarihinde yapılmasına karar verildiği, ancak tensip zaptı ile duruşma gün ve saatini bildirir tebligatın davacının vekili yerine, davacı asile tebliğe çıkarıldığı anlaşılmıştır. Tebligat Kanunu'nun 11/1 fıkrası uyarınca vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılması zorunlu olup, davacı asile doğrudan çıkartılan duruşma gün ve saatini bildirir tebligat usulsüzdür. Vekile duruşma gün ve saati tebliğ edilmediğinden, 01/10/2024 tarihli celsede, koşulları oluşmadığı halde taraflarca takip edilmeyen davanın işlemden kaldırılmasına dair verilen karara ile bu karara dayalı olarak süresinde yenilenmeyen davanın açılmamış sayılmasına dair verilen karar da usul ve yasaya aykırı olmuştur. Davacı yanın istinaf başvurusu bu yönden haklı bulunmuştur. Sonuç itibariyle; davacı yanın istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-a5 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın davacı vekiline usulüne uygun duruşma gün ve saati tebliğ edilerek yargılamaya devam olunmak üzere mahkemesine iadesine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun KABULÜ ile; İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/01/2025 tarih ve 2024/205 Esas ve 2025/2 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a5 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE,2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf talep eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 5-Artan gider avansı olması halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 29/05/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.