Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1720 E. 2026/876 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1720
- Karar No
- 2026/876
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 24. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1720 - 2026/876 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 24. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/1720 KARAR NO : 2026/876
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 04/06/2024 NUMARASI : 2023/761 Esas 2024/437 Karar
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali İSTİNAF TALEBİNDE BULUNAN : Davalı Vekili KARAR TARİHİ : 04/06/2026 KARAR YAZMA TARİHİ : 04/06/2026
Mahkemece verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf talebinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya okunup gereği düşünüldü: TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde, davacıya ait fabrika ile davalıya ait fabrikanın konum olarak yan yana olduğunu, 05/04/2023 günü davalıya ait istinat duvarının, usulüne uygun inşa edilmemesi nedeniyle ağır yük ve sıvılaşmış zemin sebebiyle taşıma özelliğini kaybederek yıkıldığını, bu suretle içeriye akan sıvılaşmış zemin, çamur ve suyun duvar dibindeki rögarı tıkandığını, su ve çamur basması nedeniyle davacıya ait fabrikanın ring alanının kullanılamaz hale geldiğini, davalı şirketin Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/127 D.iş sayılı dosyası ile tespit yaptırdığını, bu dosyadan alınan bilirkişi raporu ile davalının kusurlu olduğu ve davacının zararının 463.161,60 TL olduğunun tespit edildiğini, aynı şekilde davacı tarafça da aynı mahkemenin 2023/157 D.iş sayılı dosyasından yaptırılan tespit sonucu alınan bilirkişi raporunda da davalının istinat duvarını usulüne göre inşa etmemesi nedeniyle kusurlu ve sorumlu olduğunun, davacının zararının ise 463.033,84 TL olarak belirlendiğini, davalı tarafça yapılan tespit ve alınan raporlara herhangi bir itiraz ileri sürülmediğini, raporlardaki teknik tespit ve kanaatlerin kesinleştiğini, davacı şirket lehine de usuli kazanılmış hak doğduğunu, davacı tarafın, bilirkişi raporları ile sabit hale gelen maddi zararının tahsili amacıyla Eskişehir 5. İcra Müdürlüğünün 2023/7718 E sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, davalının haksız itirazı nedeniyle takibin durduğunu belirterek, itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde, davalı şirkete ait istinat duvarının yıkılmasında davalının herhangi bir kusurunun bulunmadığını, asıl sebebin komşu parselde bulunan ... firmasından gelen uzun süreli su sızıntısı olduğunu, daha önce yapılan delil tespiti dosyalarında da bu durumun belirlendiğini, davacının tüm kusuru haksız şekilde davalıya yüklemeye çalıştığını, davalının Organize Sanayi Bölge Müdürlüğüne başvurarak inceleme yaptırdığını ve su arızasının ... firmasındaki su sızıntısından kaynaklandığını, davacının rögarın tıkandığı ve fabrikanın kullanılamaz hale geldiği yönündeki iddialarının keşif sırasında tespit edilemediğini, bilirkişi raporlarında da komşu parselden gelen su sızıntısının olayın temel nedeni olarak gösterildiğini ileri sürerek, davanın reddini talep etmiştir. İhbar olunan vekili dilekçesinde, davacı ve davalı parsel sahiplerinin komşu olduğunu, uzun sınır hattı bulunduğunu, davacıya ait parselin yaklaşık beş metre daha aşağı kotta yer aldığını ve bu nedenle sınır duvarlarının uzun yıllardır sağlam kaldığını, yıkılan kısmın ise parselin bitiminden sonra başlayan ortak sınır duvarı olduğunu, bunun bilirkişi raporunda da ifade edildiğini, davalının parselinden gelen suyun kuru havada ve yağış olmayan dönemde de devam ettiğini, bilirkişi raporunda yanlış değerlendirme yapıldığını ileri sürerek, ilerde haksız bir durumla karşılaşmamak için HMK 63. maddesi gereğince davayı kazanmasında hukuki yararları olan davacı yanında fer'i müdahil olarak davaya katılmalarının kabulüne karar verilmesine talep etmiştir. MAHKEME KARARI: Mahkemece, davanın kabulü ile, davalının Eskişehir 5. İcra Müdürlüğünün 2023/7718 E sayılı dosyasındaki takibe yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, alacak likit bulunmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hükme karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde, yargılama aşamasında cevap dilekçesindeki savunma ve iddialarının göz ardı edildiğini, davalının yıkılan istinat duvarı sebebiyle herhangi bir kusurunun olmadığını, 2023/127 D.iş sayılı dosya ile yaptırdıkları tespitte alınan bilirkişi raporuna göre sorumlunun davalı değil ... firması olduğunu, buna rağmen tüm kusurun davalıya yüklendiğini, duvarın yıkılmasına sebebiyet vermeyen davalının hasardan sorumlu tutulması hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, davacının yaptırdığı tespitte de davalının yan parselinde bulunan ... firmasının duvarının çökmesine sebebiyet verdiğinin sabit olduğunu, eksik inceleme ile karar verildiğini, Mahkemece kusur dağılımı ile zarar tespiti hususlarında yeterli inceleme yapılmadan karar verdiğini, davalı şirkette oluşan zararların dikkate alınmadığını, bilirkişi raporlarının yeterince değerlendirilmediği ve kusur dağılımının doğru yapılmadığını ileri sürerek, Mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE : Dava; yapı malikinin kusursuz sorumluluğundan kaynaklanan tazminat talebine dair başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Eskişehir 5. İcra Müdürlüğünün 2023/7718 esas sayılı dosyasının tetkikinde; alacaklı ... Madencilik Sanayi Tic. A.Ş tarafından borçlu ... Metal Döküm Sanayi Ve Tic. A.Ş. aleyhine 463.033,84 TL asıl alacak üzerinden ilamsız icra takibi yapıldığı, borçlu tarafından süresinde borca itiraz üzerine takibin durduğu ve eldeki davanın açıldığı görülmüştür. Kusur aranmaksızın sorumluluğun düzenlendiği haller, kusursuz sorumluluk halleri olarak ifade edilmektedir. Doktrinde kusursuz sorumluluk hallerinin olağan sebep sorumluluğu-tehlike sorumluluğu şeklinde ikili ayırıma tabi tutarken, TBK tarafından açıklanan hakkaniyet sorumluluğu-özen (sebep) sorumluluğu-tehlike sorumluluğu şeklinde ayırıma tabi tutulduğu görülmektedir. Denetleme ve gözetimde özen (cura in custodio) gereği, kusur unsur olarak aranmaz. (G.Antalya B.Hukuku Genel Hükümler C.1.2012.İst.sh.533.535.). Özen sorumluluğuna dayalı kusursuz sorumluluğun düzenlendiği TBK.'nun 69. maddesi gereğince "Bir binanın veya diğer yapı eserlerinin maliki, bunların yapımındaki bozukluklardan veya bakımındaki eksikliklerden doğan zararı gidermekle yükümlüdür." Belirtilen yasal düzenlemeler gereğince, yapı sahibi zararlandırıcı sonucun doğmasına yol açan bina ya da yapı eserinin yapım ve bakım eksikliklerinden kaynaklanan zararlardan sorumludur. Sorumluluktan kurtulmanın olumsuz koşulu ise, zarar ile yapım bozukluğu ve bakım eksikliği arasındaki nedensellik bağının kesilmiş olmasıdır. Malik, ancak illiyet bağını kesen sebeplerin (mücbir sebep, zarar görenin kendi kusuru, üçüncü kişinin ağır kusuru gibi ) varlığı durumunda sorumluluktan kurtulabilir. Sorumlu kişi veya işletmenin, kusurlu olup olmaması, özen ödevini yerine getirip getirmemesi, işletme veya nesnede (şeyde) bir bozukluk veya noksanın bulunup bulunmaması, meydana gelen zararın tazmin borcu yönünden bir etkiye sahip değildir. Zira bunların sebep oldukları zararlarda, kusurun bulunup bulunmadığı ya da rolünün olup olmadığının çoğu zaman bilinemediği veya ispat edilemediği gibi, sorumlu kişi veya işletme, her türlü özeni gösterse, gözetim ve denetim ödevini yerine getirse, gerekli bütün tedbirleri alsa bile, gene çoğu zararın meydana gelmesini önlemek mümkün değildir. Bu sebeple sorumluluğunun bağlandığı olgu ile zarar arasında uygun illiyet bağı kurulduğu zaman, sorumluluk da gerçekleşmiş olacağından, bu işletme veya nesnelerin sahip veya işletenleri, bunların sebep oldukları zararı gidermek zorundadır. Bina veya yapı eseri malikinin sorumluluğunu ortadan kaldıran, bir başka deyişle, zarar ile yapımdaki bozukluk ve özen eksikliği arasında uygun “nedensellik bağı”nı kesen nedenler ise mücbir sebep, zarar görenin kendi kusuru ve üçüncü kişinin kusuru olarak belirlenmiştir. Somut olayda, 05/04/2023 günü davalıya ait istinat duvarının ağır yük ve sıvılaşmış zemin nedeniyle yıkıldığı ve bitişiğinde bulunan davacıya ait fabrikanın ring alanına su ve çamur birikmesi nedeniyle zarar oluştuğu dosya kapsamı ile sabittir. Mahkemece hükme esas alınan ve aynı mahkemenin 2023/127 D.İş sayılı dosyasından davalı tarafça yaptırılan tespit sonucu alınan bilirkişi raporunda; "Tespite konu istinat duvarının yıkılma nedeninin; 1-Tespit isteyenin, istinat duvarını fen ve sanat kurallarına göre inşa etmemesi, 2-Bu konumdaki yapının yakınına ağır ham madde malzemeleri depo etmesi, 3-Komşu parsel kısmından gelen su sızıntısının duvar iç kısımdaki dolgu zeminine akarak o kısımdaki istinat duvarı temelinin tabanındaki zemini sıvılaşması, dolaysıyla zeminin taşıma gücünü kaybetmesi, istinat duvarının yıkılmasına neden olmuştur, Gayri nizami inşa olunan istinat duvarının yıkılmasına komşu parselden gelen su akıntısın en büyük etken olduğu, 4- Oluşan zararın bedeli ise resmi ve piyasa rayiçleri dikkate alındığında 463.161,60 TL" olduğu tespit edilmiştir. Davalı yanın anılan tespit işlemine ve bilirkişi raporuna yönelik bir itirazının bulunmadığı da dosya kapsamı ile sabittir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunun, hüküm kurmaya ve kanun yolu denetimine elverişli olduğu anlaşılmıştır. Belirtilen nedenlerle, dosya kapsamı, mevcut delil durumu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, Mahkemece; verilen kararda isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK.'nın 353/1/b-1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE KARAR vermek gerekmiştir. İnceleme, 6100 sayılı HMK.'nın 355. md. hükmüne göre istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf talebinin HMK.'nın 353/1/b-1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 31.629,84 TL istinaf karar harcından peşin alınan 7.908,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 23.721,84 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına, 3-İstinaf yargılama giderlerinin başvuran üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yolu açık olmak üzere 04/06/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan e-imzalıdır
Üye e-imzalıdır
Üye e-imzalıdır
Katip e-imzalıdır