Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1670 E. 2025/1349 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1670
- Karar No
- 2025/1349
- Karar Tarihi
T.C.
KAYSERİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/1670
KARAR NO: 2025/1349
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ: Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
NUMARASI: 2023/989 Esas, 2024/560 Karar
KARAR TARİHİ: 31/05/2024
DAVA: İtirazın İptali (Vekaletsiz İş Görmeden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 19/12/2025
KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 19/12/2025
Taraflar arasında görülen dava sonucu ilk derece mahkemesince verilen hükme yönelik süresi içinde istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine gönderilen dosyanın yapılan incelemesi sonucunda,
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :
Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle;
Davalı ile dava dışı ... arasında imzalanan Kayseri 8.Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye numaralı kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzalanmış akabinde söz konusu sözleşme taraflarının rızasi ile 14.08.2009 tarihinde müvekkili ... Ltd. Şti'ne devredildiğini ve 21.11.2011 tarihli ek sözleşme imzalandığını, tarafların söz konusu sözleşmede Kayseri ili,... ilçesi, ...mevkii,... ada, ... parsel, ... paftada bulunan arsa niteliğindeki ve yine Kayseri ili, ... ilçesi, ...mevkii, ... ada, ...parsel,... paftada bulunan taşınmazlara konut yapılacağı hususunda anlaştığını, ancak söz konusu sözleşmede yüklenici sıfatıyla yer alan davalının söz konusu sözleşmede üzerine düşen yükümlülükleri gereği gibi yerine getirmediğinden müvekkili şirketçe sözleşme gereği yükleniciye ait olan Kayseri ili, ... ilçesi,... Mahallesinde bulunan ... ada ... parsel sayılı taşınmazın, ... Kat ... numaralı bağımsız bölümün ve ... kat ... numaralı bağımsız bölümünün davalıya devredilmediğini, davalı tarafından açılan Kayseri 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/151 E. Numaralı dosyasında yapılan yargılama sonucunda müvekkili şirket aleyhine söz konusu taşınmazların tapu kaydının iptaline ve davalı adına tesciline karar verildiğini, ancak müvekkili şirketçe bahse konu davanın açıldığı tarihten kararın kesinleştiği tarihe kadar söz konusu taşınmazların emlak vergisi, çöp vergisi, bina aidatı, demirbaş ücreti gibi çeşitli kalemler müvekkil şirket tarafından ödendiğini, tüm bu nedenlerle davalı tarafın müvekkiline olan borcunu ödememekte ısrarcı ve kötü niyetli olduğunu, borcun ödenmemesi nedeniyle Kayseri Genel İcra Dairesi' nin ... Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalının borca itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinden özetle;
Müvekkilinin dava konusu taşınmazı Kayseri 5. Asliye Hukuk Mahkemesi' nin 2019/151 esas sayılı dosyası ile Yargıtay tarafından verilen onama kararı ile 17/03/2022 tarihinde devraldığını, bu tarihten önce taşınmazın mülkiyet hakkının davacıya ait olduğunu, bu tarihten önceki borçların müvekkiline yükletilmeye çalışılmasının hukuka aykırı olduğunu, ayrıca alacak taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davacı tarafın ödemesi gerekmeyen bedellerin ödemesini yaparak müvekkilinden tahsil etmeye çalıştığını, söz konusu ödemelerin sorumlusunun müvekkili değil Vergi Daireleri ile müvekkilinin taşınmazı sattığı üçüncü kişi olduğunu, ayırca görevli mahkemenin de Sulh Hukuk Mahkemesi olduğunu, davanın öncelikle zamanaşımı ve görev yönünden reddini, aksi halde esas yönünden reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ:
Mahkemece; ".... Somut uyuşmazlık davacı tarafından, davalı ile aralarında imzalanan sözleşme gereği, davalının edimini yerine getirmemiş olması nedeniyle devri yapılmayan taşınmazların, mahkeme kararı sonucu davalı adına tescili sonucunda icra takibine konu ettiği, taşınmazlar için ödenen emlak vergisi, çöp vergisi, bina aidatı, elektrik ve demirbaş giderinin sebepsiz zenginleşme hükümleri gereği davalıdan tahsili istemine ilişkin olup ... Vergi Dairesinden gelen yazı cevabından anlaşıldığı üzere davalı tacir olmadığı gibi bir ticari işletme sahibi de değildir. Bu nedenle nispi ticari dava söz konusu olmadığı gibi eldeki dava 6102 sayılı TTK'nun 4. Maddesi uyarınca TTK'da düzenlenmiş olan mutlak ticari davada değildir.Bu nedenle uyuşmazlığın Borçlar Kanunu hükümlerine göre genel yetkili olan Asliye Hukuk Mahkemelerince incelenmesi gerekir.
6335 Sayılı Yasanın 2. Maddesi ile 6102 Sayılı TTK'nun 5. Maddesinin 3 ve 4 nolu fıkraları değiştirilerek Ticaret Mahkemeleri ile Asliye Hukuk Mahkemeleri arasındaki iş bölümü ilişkisi görev ilişkisine dönüştürülmüştür. Görev hususu HMK'nun 114/c maddesi uyarına dava şartlarından olup yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınır. Mahkememizce açıklanan nedenlerle görevsizlik kararı verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;
1-Mahkememizin görevsizliği ve davaya bakmakla görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olması sebebiyle HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın USULDEN REDDİNE
2-6100 sayılı HMK nın 20. Maddesi gereği kararın kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleşmesi halinde kesinleşme tarihinden itibaren, kanun yoluna başvurulması halinde bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize başvurulurak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmesi halinde dosyanın görevli KAYSERİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmek üzere Kayseri Hukuk Tevzi Bürosuna gönderilmesine,
3-Kararın kesinleşmesinden itibaren iki haftalık süre içinde görevli mahkemeye gönderme talebinde bulunulmaması durumunda HMK. 20. maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine,..." şeklinde karar verilmiştir.
Karara karşı Davalı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuş.
İSTİNAF SEBEP VE GEREKÇESİ :
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;
İlk derece mahkemesinin kararının hatalı olduğunu, görevli mahkemenin Sulh Hukuk Mahkemesi olduğunu istinaf başvurularının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak Kayseri Sulh Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğu yönünde karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
Tapu Kayıtları, dosyada mevcut diğer bilgi ve belgeler.
İSTİNAF NEDENLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
HMK'nun 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesinde;
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklı arsa sahibine devredilen bağımsız bölümler nedeniyle yüklenici tarafından ödenen bina aidatı, emlak ve çöp vergisi, çevre temizlik vergisi ödemelerinin rücuen tahsili amacıyla başlatılan takibe itiraz nedeniyle itirazın iptali talebine ilişkindir.
Dava asliye ticaret mahkemesinde açılmış olup Kayseri Asliye Ticaret 2. Mahkemesi'nin 31.05.2024 gün ve 2023/989 E. 2024/560 K. sayılı ilamıyla davalının tacir olmaması nedeniyle Asliye Hukuk Mahkemesine görevsizlik yönünde karar verilmiş, görevsizlik kararı davalı tarafça istinaf edilmiştir.
Taraflar arasında düzenlenen sözleşme niteliği itibariyle 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi olup, davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir. Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği, tam iki tarafa borç yükleyen sözleşmedir. Eser sözleşmelerinde görevli mahkeme, tarafların sıfatlarına göre belirlenir.
Bir davanın ticaret mahkemelerinde görülebilmesi için açılan davanın mutlak veya nispi ticari davalardan olması gerekmektedir. Mutlak ticari davalar 6102 sayılı TTK'nun 4. Maddesi uyarınca TTK'nda düzenlenmiş olan bütün hususlardan doğan davalar ile TTK'nun 4. Maddesinde belirtilen özel kanunlardaki davalardır. Nispi ticari davalar ise her iki tarafın tacir olduğu ve dava konusu uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olduğu davalardır.
Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemelerce ve istinaf ile temyiz incelemesi aşamasında re'sen incelenir. Bu kuralın tek istisnası, 6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5/4. maddesinde düzenlenmiş olup, buna göre, yargı çevresinde ayrı bir asliye ticaret mahkemesi bulunmayan yerlerde asliye hukuk mahkemelerine açılan davalarda görev kuralına dayanılmamış olması görevsizlik kararı verilmesini gerektirmeyecektir.
Somut olayda, davacı şirketin "tacir" olduğu ve uyuşmazlığın "ticari işletmesi" ile ilgili bulunduğu çekişmesiz ise de, vergi dairesine yazılan müzekkere verilen cevapta davalının 2011 ilâ 2012 yılları arasında mükellefiyetinin bulunduğu ve gelir unsurunun gayrimenkul sermaye iradı olduğu, dava tarihi itibariyle davacının tacir vasfı taşımadığı, diğer bir ifadeyle davalının tacir olmadığı ve uyuşmazlığın da ticari dava mahiyetinde bulunmadığı, mahkemece verilen görevsizlik kararının yerinde olduğu anlaşılmıştır.
Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık görülmediğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nun 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
H Ü K Ü M:Yukarıda açıklanan nedenlerle,
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
2-Davalının istinafı nedeniyle alınması gerekli 615,40-TL harçtan peşin yatan 427,60-TL'nin mahsubu ile bakiye 187,80-TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
3-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-Kullanılmayan gider avansı var ise; karar kesinleştikten sonra başvuranlara iadesine,
6-Kararın mahkemesince taraflara tebliğine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1-c maddesi gereğince kesin mahiyete olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 19.12.2025