Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/1991 E. 2023/1991 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/1991
Karar No
2023/1991
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1991 - 2025/2315 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2023/1991 KARAR NO : 2025/2315 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 11/07/2023 NUMARASI : 2022/526 E. - 2023/571 K.

DAVANIN KONUSU : Rücuen Alacak

Taraflar arasında görülen davada Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 11/07/2023 Tarih ve 2022/526 Esas - 2023/571 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalılar arasında 09/12/2019 tarihinde 2019/513709 ihale kayıt numaralı "Personel Servis Hizmeti Alım" sözleşmesi imzalandığını, sözleşmeye istinaden 18.975.876,00-TL bedel üzerinden hesaplanan ve tahakkuk eden 107.972,73-TL ihale karar pulu damga vergisinin ortaklığın tahakkukun düzeltmesi talebi üzerine vergi dairesi tarafından terkin edildiğini, söz konusu verginin müvekkili şirketten tahsili amacıyla vergi ceza ihbarnamelerinin düzenlenmesi üzerine, müvekkili şirket tarafından vergi ceza ihbarnamelerinin iptali talebiyle Ankara Vergi Dairesi Başkanlığına karşı dava açıldığını, Ankara 6. Vergi Mahkemesinin 2021//22 sayılı esasında açılan davada, mahkemenin 09/06/2021 tarih ve 2021/1010 K. sayılı karar ile "davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, vergi ziya cezasının kaldırılmasına, vergi aslının onanmasına" karar verildiğini, karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulduğunu, Resmi Gazete'nin 09/06/2021 tarih ve 31506 sayısında yayımlanan 7326 sayılı "Bazı Alacaklarının Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun" kapsamında yeniden yapılandırma müracaatı için ... A.Ş. Yönetim Kurulu tarafından 02/08/2021 tarihinde 124 Nolu Yönetim Kurulu Kararı ve 20/08/2021 tarih ve 9634 sayılı makam oluru alındığını, bu doğrultuda istinaf incelemesi neticesinde, Ankara Bölge İdare Mahkemesi 4. Vergi Dava Dairesinin 06/10/2021 tarih ve 2021/2697 E.- 2021/1975 K. sayılı kararı ile: "...Davalı idarenin 23/08/2021 gün ve E.75158061-641.05-256158 sayılı yazısıyla, davacının 7326 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmaşı ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun maddelerinden yararlanmak için başvuruda bulunduğu ve davasından vazgeçtiği bildirildiğinden, konusu kalmayan uyuşmazlık hakkında karar verilmesine yer olmadığına..." kesin olarak hükmedildiğini, müvekkilince yapılandırma kapsamında davalılar ile imzalanan 2019/513709 ihale kayıt numaralı sözleşmenin"Sözleşme Bedeline Dahil Olan Giderler" başlıklı 13. maddesinde; "13.1. Taahhüdün (ilave işler nedeniyle meydana gelebilecek artışlar dahil) yerine ne ilişkin ulaşım, sigorta, vergi, resim, harç ve tüm giderler sözleşme bedeline dahildir." hükmünün bulunduğunu, mal ve hizmet alımlarına ait tip idari şartnamenin "Teklif fiyata dahil olan masraflar" başlıklı 12. maddesinde ise: “İlgili mevzuatı gereğince hesaplanacak sigorta, vergi, resim, harç vb. giderlerin tamamı işteklilerce teklif edilecek fiyata dahil olacağını, bu gider kalemlerinde artış olması ya da benzeri yeni gider kalemlerinin oluşması hallerinde, teklif edilen fiyatın bu tür artış ya da farkları karşılayacak payı içerdiği kabul edilecektir." hükümlerinin yer aldığını, bahsi geçen hükümler ile söz konusu ihaleden doğacak karar pulunun isteklilerce teklif fiyata dahil edileceği açık bir şekilde karara bağlandığını ve taraflarca imza altına alındığını, yaşanan hukuki süreç sonunda sözleşme hükümlerine aykırı olarak söz konusu ihaleden kaynaklı karar pulu ve buna bağlı olarak ortaya çıkan faiz tutarının şirketlerince ödenmek durumunda kalındığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla toplam 54.277,38-TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Ulaşım Turizm Filo Kiralama Ticaret A.Ş. vekili, iş ortaklığının üzerine düşen borcun hakedişlerden kesinti yapılmak suretiyle davacı tarafından tahsil edildiğini, iş ortaklığı hakkedişinden kesilen tevkifatların hazine kasasına kazandırıldığını, müvekkilinin ödemesi gereken bir vergi borcu da doğmadığını, Yenimahalle ve Kızılbey Vergi Daireleri, ödemenin kendi hesaplarına girdiğini kabul ettiklerini, ancak ödemenin zamanında yapılmadığından bahisle vergi ziyaı cezası uyguladıklarını, davacının kesinti yaptığı ödemeleri vergi dairesine zamanında ödemediği için gecikme ve vergi zıyaı cezası ile karşı karşıya kaldığını, ortaya çıkan bu miktarı müvekkile ve iş ortağına yüklemek istediğini, müvekkilinin hakedişini vergi kesintili olarak teslim aldığını ve vergi borcunun hangi vergi dairesi hesabına ödendiğini bilmediğini, müvekkilinin Vergi Daireleri arasındaki bir işlemde herhangi bir inisiyatifi de olmadığını, yine aynı şekilde ... tarafından yapılan vergi ödemelerinin hangi vergi dairesine yapılacağı konusunda da müvekkilinin takdir hakkınında olmadığını, zira bu hakkın yalnız idareye ait olduğunu, davacının kendi kusuru nedeniyle ödediği tazminatı davalı müvekkili ve diğer davalıdan talep etmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... Grup Ulaşım Hizmetleri Ltd. Şti. vekili, fatura konusu hizmetin sunumu dolayısıyla doğan KDV üzerinden KDV Uygulama Tebliği gereğince uygulanan KDV tevkifatları, ''iş ortaklığının'' hakediş tutarından mahsup edildiğini ve tevkif edilen bu tutarın KDV beyannamesi marifetiyle yine ... tarafından bağlı olduğu vergi dairesi olarak Kızılbey vergi dairesine ödendiğini, ''iş ortaklığı'' hakkedişinden kesilen tefkifatların hazine kasasına kazandırıldığını, ayrıca müvekkilinin ödemesi gereken bir vergi borcunun doğmadığını, doğmuş bir zarar var ise burada sorumluluk tamamen davacının olduğunu, davacının açılan davada istinaf kanun yoluna başvurulduğunu ancak yapılandırma hakkını temin için istinaf taleplerinden vazgeçtiklerini beyan etmesi karşısında, davacının tüm yasal yolları tüketmediğini, istinaf başvurusundan feragat ederek dosyanın hem bölge idare hem de Danıştayda temyiz incelemesinden geçmesine engel olduğunu, davacının kendi kusuru karşılığında ödediği tazminatı davalı müvekkilinden talep etmesinin hakkaniyete ve aynı zamanda hukukun temel ilkelerinden olan "hiç kimse kendi kusurundan yararlanamaz" ilkesine aykırı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, Ankara 6 Vergi Mahkemesinin 2021/22 E. - 2021/1010 K. sayılı kararının gerekçesinde belirtildiği üzere 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu'na ekli 1. 2 sayılı cetvellerde genel ve özel bütçe kapsamındaki kamu idareleri sayılmış olup uyuşmazlığa konu ihaleyi yapan ...'nin bu idareler içerisinde yer almadığı, bu kurumun damga vergisi yönünden resmi daire sayılacağı ya da muaf olduğu yönünde bir başka kanun veya KHK düzenlemesi olmadığı, dolayısı ile uyuşmazlığa konu ihaleyi yapan kurumun 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu'nun 8. maddesinde belirtilen resmi daire sıfatını haiz olmadığı, damga vergisinden muaf tutulmadığı, ihale kararına ilişkin damga vergisi mükellefi ihaleyi yapan ve ihale kararında imzası olan ... A.Ş olduğundan mükellefi ve sorumlusunun davacı ... olduğunun anlaşıldığı; taraflar arasında yaptıkları hizmet alım sözleşmesi maddelerinin incelenmesinde sözleşmenin 13. maddesinde sözleşme bedeline dahil giderler içerisinde; sözleşmenin uygulanması sırasında ilgili mevzuat gereğince yapılacak ulaşım, sigorta, vergi, resim ve harç giderlerinin sözleşme bedeline dahil olacağının düzenlendiği, yine sözleşmenin 13.3. maddesinde sözleşmenin bedeline dahil olan diğer giderlerin düzenlendiğinin görüldüğü; yine dosyaya sunulan idari şartnamenin 12. maddesinde teklif fiyata dahil olan masrafların ayrıca belirtildiği; taraflar arasında yapılan sözleşmede ve idari şartnamede ihale karar pulu vergisinden davalıların sorumlu olacağına dair açık bir düzenleme olmadığı, Ankara 6. Vergi Hukuk Mahkemesinin gerekçesinde belirtildiği üzere ihale karar pulu vergisinin mükellefinin ihaleyi yapan kurum olan davacı kurum olduğunun anlaşıldığı, davacı kurumun davalıya rücu şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davalılarca yapılan sözleşme dolayısıyla müvekkilinin 54.277,38-TL ihale karar pulu ödediğini, sözleşmenin 13.1 ve teknik şartnamenin 12. maddeleri uyarınca bu tutarın ihale bedeline dahil olduğunu, yaşanan hukuki süreç sonunda müvekkilinin davalının sorumluluğundaki ihale karar pulunu ödemek zorunda kaldığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE : Dava, sözleşmeden kaynaklanan rücuen alacak istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamındaki belgelerden, taraflar arasında 09/12/2019 tarihinde "Personel Servisi Hizmet Alımı Sözleşmesi"nin imzalandığı, bu sözleşme nedeniyle müvekkili tarafından toplam 54.277,38-TL ödendiği anlaşılmakta olup, uyuşmazlık ödenen bu bedelden davalıların sorumlu bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır. Mahkemece, yukarıda anılan gerekçe ile ihale karar pulu vergisinin sözleşme bedeline dahil olmadığı ve mükellefinin ihaleyi yapan kurum olan davacı olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin "Sözleşme bedeline dahil olan giderler" başlıklı 13.1. maddesinde; "Tahhüdün yerine getirilmesine ilişkin ulaşım, sigorta, vergi, resim, harç ve tüm giderler, sözleşme bedeline dahildir." hükmünün bulunduğu, yine sözleşme eki idari şartnamenin "Teklif fiyata dahil olan masraflar" başlıklı 12. maddesinde; "İlgili mevzuatı gereğince hesaplanacak sigorta, vergi, resim, harç v.b. giderlerin tamamı isteklilerce teklif edilecek fiyata dahil olacaktır.(…)" hükmünün bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu hükümler bir arada değerlendirildiğinde, söz konusu ihaleden doğacak karar pulunun teklif fiyatına dahil edileceğinin açık bir şekilde karara bağlandığı, böylelikle anılan taraflarca damga vergisinin nihai sorumlusunun davalı şirket olacağının kararlaştırıldığı görülmüştür. Bu durumda davacı şirketin ödemiş olduğu ihale karar pulu damga vergisinin davalıdan tahsili nedeniyle davalı şirkete başvurmasında bir isabetsizlik olmadığı gibi mükellef olan davacının ödemesi gereken bu miktarın sözleşme ile davalıya yüklenmesinde de kanuna aykırı bir durum olmadığı, ayrıca Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2011/10442 Esas, 2013/13253 ve 2009/3723 Esas, 2011/2527 Karar sayılı kararlarının da bu yöne ilişkin bulunduğu anlaşılmıştır. HMK'nın 353/1-b-2. maddesine göre, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 11/07/2023 gün ve 2022/526 Esas - 2023/571 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 2-Davanın KABULÜ ile, 54.277,38-TL'nin 26.10.2021 ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, 3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 3,707,69-TL nispi karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 926,93-TL harcın mahsubu ile bakiye 2.780,76-TL'nin davalılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 4-Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca belirlenen 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından ilk derece yargılaması sırasında yapılan 1.500,00-TL bilirkişi ücreti, 58,00-TL tebligat ve posta masrafı ile istinaf aşamasında yapılan 190,00-TL tebligat ve posta gideri, 738,00-TL istinaf kanun yoluna başvuru harcından oluşan toplam 2.486,00-TL'ye, 80,70-TL başvurma harcı, 926,93-TL peşin harç tutarı eklenerek oluşan toplam 3.493,63-TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davalılar tarafından ilk derece ve istinaf yargılaması sırasında herhangi bir gider yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 7-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine (HMK m.333), 8-Davacı vekilli tarafından istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 269,85-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talebi halinde davacıya iadesine, 9-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 10-Kararın tebliğ ve harç işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına dair, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 28/11/2025 tarihinde HMK 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 19/12/2025

Başkan

Üye

Üye

Katip

Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2023/1991, K. 2023/1991, T. 19.12.2025, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-1991-e-2023-1991-k-2f85e97b14fd