Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2023/809 E. 2025/1043 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2023/809
- Karar No
- 2025/1043
- Karar Tarihi
T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/809 - 2025/1043 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/809 KARAR NO : 2025/1043
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...)
İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 17/06/2022 NUMARASI : 2020/... Esas, 2022/... Karar
DAVACI : ... - VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVA : Tazminat (Ölüm ve cismani zarar sebebiyle açılan tazminat) KARAR TARİHİ : 24.04.2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 24.04.2025
Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 17.06.2022 tarih ve 2020/... Esas, 2022/... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların iddia ve savunmalarının özeti: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 22/09/2018 tarihinde sürücü ...'ın idaresindeki ... plakalı araç ile seyir halinde iken direksiyon hakimiyetini kaybederek takla atması sonucu meydana gelen trafik kazasında araç içerisinde yolcu konumunda bulunan müvekkilinin yaralandığını, kazaya sebebiyet veren ... plakalı aracın davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, dava tarihinden önce yapılan başvuru sonucunda herhangi bir ödeme yapılmadığını belirterek fazlaya dair dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla 100,00 TL maddi tazminatın sigorta limitini aşmamak üzere, temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; yetki itirazında bulunarak yetkili mahkemenin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, ... plakalı aracın müvekkili şirket tarafından 01/02/2018-2019 tarihleri arasında geçerli olacak şekilde ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, müvekkilinin sorumluluğunun sigortalısının kusur oranı ile sınırlı olduğunu, uyuşmazlık konusu kazada sigortalı araç sürücüsünün kim olduğunun ve kusurunun ispat edilemediğini, kusur oranının ve davacının maluliyetinin tespiti için Adli Tıp Kurumundan rapor alınması gerektiğini, davacının araç içerisinde gerekli emniyet tedbirlerini alıp almadığının tespiti ile müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, davacının faiz talebinin hukuka aykırı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davanın reddine karar verildiği görüldü. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davacı vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece verilen istinafa konu kararın gerekçesinin hatalı olup dosya kapsamı ile uyumlu olmadığını, TBK 54. maddenin, maddi tazminatın tanımını net bir şekilde yapmasına rağmen yerel mahkeme dava dilekçesinde belirtmiş oldukları maddi tazminat taleplerinin sadece sürekli iş göremezlik tazminatı olduğu varsayımına ulaşarak davanın haksız olarak reddedilmiş olduğunu, yerel mahkeme hüküm verilene kadar hiçbir celsede taleplerini açıklatmak için taraflarına süre verilmediğini, 17.06.2022 tarihli son celsede maluliyet raporuna itirazlarını tekrarlamakla birlikte dosyanın hesap bilirkişine verilerek geçici iş göremezlik yönünden de hesaplama yapılmasının istenmiş olmasına rağmen yerel mahkemece tazminat taleplerini açıklatmak yerine davanın reddine karar verildiğini, bu durumun yasaya ve içtihatlara aykırı olduğunu, müvekkilinin maluliyeti karşısında, dosyadan aldırılan İstanbul ATK'nın maluliyet raporlarının özensiz ve denetime elverişsiz olduğunu, yeniden rapor aldırılmasını talep ettiklerini beyan ederek kararın kaldırılması ile talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 50, 54/1-3 ve 55. maddeleri kapsamında, trafik kazasına dayalı açılan, çalışma gücünün azalmasından veya yitirmesinden doğan (malüliyet) maddi tazminat davasıdır. İlk derece mahkemesince, davanın reddine karar verilmiştir. Hükmü, davacı vekili istinaf etmiştir. Davacı vekilinin hükme esas alınan maluliyet raporuna yönelik istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde; Bilindiği üzere Yargıtayın yerleşik uygulamasına göre maluliyet oranları Adli tıp Kurumu 3. İhtisas dairesi ya da Üniversitelerin Adli Tıp Anabilim dalı başkanlığından oluşturulacak bilirkişi heyetinden kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan mevzuat yönetmelik hükümlerine uygun olacak şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Buna göre 01/06/2015 ile 20/02/2019 tarihleri arasındaki meydana gelen kazalar için 30/3/2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan "Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik" çerçevesinde düzenlenmiş düzenlenmiş sağlık kurulu raporu alınması gerekmektedir. Mahkemesinde hükme esas alınan 25.02.2022 tarihli ATK maluliyet raporunun, kaza tarihi olan 22.09.2018 tarihinde yürürlükte bulunan 30/03/2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan "Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik" hükümlerine düzenlendiği ve kaza ile oluşan yaralanma arasında illiyet bağı kurulacak şekilde davacının iş bu kaza nedeni ile kalıcı bir maluliyetinin bulunmadığı tespit edilmiştir. Bu nedenle davacı vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusu haksız bulunmuştur. Davacı vekilinin, dava dilekçesinin açıklatılmasına izin verilmediğine yönelik istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde; Davacı dava dilekçesinde açıkça ve tereddüte yer verilmeyecek biçim sürekli (kalıcı) işgörmezlikten kaynaklı zarar talebinde bulunduğu, geçici işgöremezlik tazminatını dava konusu yapmadığı anlaşılmakla, bu husustaki istinaf başvurusu da haksız bulunmuştur.
HMK'nın 355. maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; İlk Derece Mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, ilk derece mahkemesince davanın yazılı şekilde karar verilmiş olmasında, usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İlk Derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun olduğundan, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcının, peşin yatırılan 179,90 TL istinaf karar ve ilam harcından mahsubuyla, bakiye 435,50 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Artan gider avansının bulunması halinde, karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, 5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361. maddesi gereğince; Dairemizin kararının taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde kararı veren Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'ne, yahut temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine veya Dairemize gönderilmek üzere İlk Derece Mahkemesi'ne verilebilecek bir dilekçe ile YARGITAY'A TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile karar verildi. 24.04.2025
... ... ... ... Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ... ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır
İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.