Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/70 E. 2025/664 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/70
Karar No
2025/664
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

44. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO: 2023/70 Esas

KARAR NO: 2025/664

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 07/07/2022

NUMARASI: 2021/624 E. - 2022/640 K.

DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 30/04/2025

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:

DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalılar ile taşınmaz satış vaadi sözleşmesi imzaladıklarını ve sözleşme karşılığı olarak 500.000-TL bedelli çeki verdiğini, çekin bankaya ibrazı sonrasında karşılıksız çıktığı, satış sözleşmesine istinaden tapu devrinin de yapılmadığı, çekin iadesini talep ettiklerini fakat çekin iadesinin haksız şekilde gerçekleştirilmediğini, çekin zamanaşımına uğrayacağını, çekin taraflarına iadesi ile çekin zamanaşımına uğraması halinde çek bedelinin taraflarına ödenmesini talep etmiştir.

CEVAP DİLEKÇESİ Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; husumet itirazlarının bulunduğunu zira davalı şirketlerin yasal unvanının ... Adi Ortaklığı olduğunu, davacı ile aralarında ticari ilişki olduğunu, taraflar arasındaki çeşitli ticari ilişkiler nedeniyle davacıların kendilerine borçlu olduğunu, araç satış bedelinin davacı tarafça ödenmemesi nedeniyle davacının taşınmaz tapusunu kendilerine devrettiğini, çekin araç satış bedeli için verildiği hususunun Küçükçekmece 3.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/243 esas sayılı dosyasında yapılan yargılamada ikrar edildiğini, dava konusu çekin halihazırda bulunan borçlara istinaden verildiğini fakat bu çekinde karşılıksız çıktığını, çekin yetkili hamillerinin kendileri olduğunu, çekin takibe konulup konulmaması hususunun kendi takdirlerinde olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İlk Derece Mahkemesi kararıyla; "Toplanan delillerin incelenmesi neticesinde; dava konusu 06.08.2018 keşide tarihli ve 500.000-TL bedelli çekin lehtarının davalılardan ..., 3.cirantanın davacı ... olduğu, çek keşidecisinin …Ltd.Şti. olduğu, çekin davalılar adi ortaklığı tarafından 06.08.2018 tarihinde ibraz edildiği ve karşılıksız işlemi gördüğü anlaşılmıştır. Davalılar ve davacılardan ...’nın tarafı olduğu Satış Vaadi Sözleşmesinin, 21.03.2018 tarihli olduğu, taşınmaz bedelinin 450.000-TL olarak belirlendiği, ödeme yönteminin peşin olarak belirtildiği, sözleşme 8.3 maddesinde taşınmaz teslim tarihinin 30.12.2020 olarak belirlendiği görülmüştür. Dava dışı alacaklı ... ile davacılardan borçlu ... arasında imzalanan 20.02.2019 tarihli araç satış protokol ile 25.08.2018 vadeli ... seri numaralı 1.780.000,00-TL çekin Mercedes aracın satışı için ... tarafından verildiği fakat karşılıksız çıktığı, araç satışına ilişkin borcun 25.04.2019 tarihine kadar ödenmesinin kararlaştırıldığı, ödemeler yapılana dek ...ya ait iki taşınmazın tapularının devrinin rehin olarak verildiği hususunun belirlendiği anlaşılmıştır. Küçükçekmece 4.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/302 esas sayılı dosyasında davacının ..., davalıların ise dosyamız davacıları olduğu, davanın yukarıda belirtilen araç satışına ilişkin bedelin ödenmemesi sebebiyle alacak davası olarak açıldığı, henüz derdest olduğu anlaşılmıştır. Bu kapsamda; çek bir ödeme vasıtası olmakla, karine olarak çekin bir borcun ödenmesi için verildiği kabul edilmektedir. Çek ayrıca illetten mücerret olup, çekin verilme nedenini oluşturan temel hukuki ilişkiden ayrık olarak çek tek başına davalıların alacağının varlığını ispat etmek için yeterlidir. Davalılar, dava konusu çekin, davacı ... ile yapılan araç satışına ilişkin ödemenin gerçekleştirilmemesi nedeniyle borca ilişkin verildiğini savunmakla, davacılar, dava konusu çekin davalılar ile imzalanan Satış Vaadi Sözleşmesine istinaden verildiğini iddia etmektedir. Davalıların hamili olduğu çekteki imzanın davacılarca inkar edilmemiş olması dolayısıyla çekin söz konusu sözleşme kapsamında davalılara verildiği iddiasının ispat yükü davacılarda olmakla birlikte bu iddialarını HMK.200,201 uyarınca yazılı delil ile ispat etmeleri gerekmektedir. Sözleşmenin taraflar arasında imzalandığı, çekin davalılara verildiği ve karşılıksız çıktığı, davacılara satış vaadi sözleşmesi kapsamında herhangi bir tapu devrinin gerçekleştirilmediği sabit olmakla birlikte dava konusu araç satışına ilişkin borca karşılık değil, satış vaadi sözleşmesi kapsamında davalılara verildiği hususunun yazılı delille ispat edilmesi gerekmekle, dava dosyasında bu iddiayı ispata yarar herhangi bir delilin bulunmadığı, davacılarca da hatırlatılan yemin deliline dayanılmadığı anlaşılmakla, ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmesi gerekmiştir. " şeklindeki gerekçeleri ile, Davanın REDDİNE, şeklinde hüküm kurulmuştur.

İSTİNAF: Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin haksız ve hukuksuz olarak davanın reddine karar verdiğini, davalının tüm iddialarının bu davada taraf husumeti bulunmayan kişilere ait olup davalarına dayanak ve delil olarak gösterilebilecek nitelikte olmadığını, davalı şirketin bahsetmiş olduğu Küçükçekmece 4. Asliye Hukuk Mahkemesi 2021/302 Esas sayılı dosyasında tarafların davacı ... davalıların ... ve ... olduğunu, bilirkişi raporuna göre bu davada husumet yokluğundan davanın reddinin kuvvetle muhtemel olduğunu, müvekkilinden dava dışı ...'ya geçen taşınmazlarla ilgili Küçükçekmece 12. Asliye Hukuk Mahkemesi 2021/386 Esas ve Marmaraereğlisi Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2021/276 Esas sayılı dosyaları üzerinden müvekkili davacının davacı olduğu dava dışı ...'nın sie davalı sıfatıyla taraf olduğu dava dosyaları açılmış olup hala derdest olduğunu, dava dışı ... tarafından davacı müvekkili ve dava dışı ...ya açılan Küçükçekmece 3 Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/243 Esas sayılı dosyasının tasarrufun iptaline ilişkin bir dava olduğunu, söz konusu Küçükçekmece 3.Asliye Hukuk Mahkemesi 2019/243 Esas sayılı dosyasına dayanak olan icra takibine ilişkin müvekkili tarafından ...'ın davalı sıfatıyla taraf olduğu Bakırköy 6. ATM'nin 2021/6 Esas sasyılı dosyasından dava açılmış olup davanın hala derdest olduğunu, yani davalı ... şirketi tarafından sunulmuş olan davaların bu davadaki taraflarla hiçbir ilgisi olmadığını, davaların taraflarının gerçek şahıslar olduğunu oysa bu dosyada davalı olan adi ortaklığı oluşturan kişilerin hepsinin tüzel kişiliğe sahip olduğunu, bu açıdan davalı vekilince ileri sürülen gerek dava dosyaları gerekse alacak ve borç ilişkilerinin bu davayla uzaktan yakından ilgisi bulunmayan hukuki meseleler olduğunu, delillerin davalarıyla ilgisi olmamasına rağmen yerel mahkemenin olayları ve taraflar arasındaki hukuki ilişkileri hatalı değerlendirmesi neticesinde davalarının reddine karar verilmesinin kabul edilemeyeceğini, 20.02.2019 tarihli araç satışı protokolü başlıklı protokolde dava dışı ... ile davacı ...'ya vekaleten diğer davacı ... arasında imzalanan protokole verilmiş olan çekin bilgileri davaya konu yapılan çekten bağımsız 1.780.000 TL bedelli ...-Topkapı Şubesi 25.08.2018 tarihli ... nolu keşidecisinin ... Dış Tic.Ltd.Şti olduğu çek olduğunu, yine aynı protokolde İstanbul-Avcılar ilçesinde bulunan taşınmaz ve Tekirdağ-Marmaraereğlisi ilçesinde bulunan taşınmazların rehin olarak verildiği belirtilmiş olup protokolden anlaşılacağı üzere başkaca bir çek verilmediğini, mahkemece davalı ... şirketi vekilinin cevap dilekçesinin de etkisiyle yaptığı hatalı değerlendirmede sanki davacı müvekkilinin başka bir alacak borç ilişkisi için davaya konu edilen çeki verdiği kanaatine varıldığını, diğer borç alacak ilişkileri için davaya konu edilen çekin verilmediğini, davaya konu ... Bankasının Topkapı Şubesine ait 0031966 çek no'lu ... Dış Tic. Ltd. Şti tarafından keşide edilen 06.08.2018 keşide tarihli, 500.000,00 TL bedelli, lehtarının ... olduğu çeke ilişkin ciro silsilesine bakıldığında son ciranta olan ...'dan sonraki hamilin davalıların oluşturduğu adi ortaklığın olduğu çekten anlaşıldığını, çeki bankaya ibraz edenin davalıların oluşturduğu adi ortaklık olduğunu, davalıların çekin müvekkilleri tarafından dava konusu olay ve yine dava dışı kişilerle ilgili alacak borç ilişkisine istinaden verildiği iddia edilse de bu kişi veya şirketlerin cirosunun çekte mevcut olmadığını, zira bu çekin diğer olaylara istinaden verilmediğini, öyle olsaydı bu kişi veya şirketlerin ciro silsilesinde yer alması gerektiğini, çekin ciro silsilesi ile davacı müvekkilinden direkt olarak davalıların adi ortaklığına geçtiğini, davalı ... şirketinin müvekkillerinin kendilerine borcu olduğundan da bahsedilmediğini, mahkemece dava konusu yapılan evrakın davalıların oluşturduğu adi ortaklığa taşınmazın satış sözleşmesine istinaden verildiğinin davacı tarafça net bir şekilde ispat edilemediğinden davanın reddi şeklindeki kararın isabetsiz olduğunu, müvekkilinin ...'dan sonra davalıların oluşturduğu adi ortaklığın ciranta olması ve hamil sıfatıyla bankaya ibraz etmelerinin ciro silsilesinin de göz önünde bulundurulduğunda taraf olarak hukuki iddia ve talepleri yöneltebilecekleri kişi olduğunu, eğer arada farklı birileri olsa dahi çekteki ciro silsilesi gereğince işbu çeke istinaden açılacak menfi tespit davasında hukuken taraf dahi gösterilemeyeceğini, görünüşe itimat ilkesi gereğince ; çekte son ciranta olan davalıların oluşturduğu adi ortaklığın hamil sıfatıyla çeki bankaya ibraz etmesi, keza taşınmaz alımına ilişkin sözleşmenin satıcı tarafının davalıların oluşturduğu adi ortaklık olması gerekçesiyle söz konusu bu çekin satış sözleşmesine istinaden satış bedeline esas olmak üzere ödeme aracı olarak verildiğinin şüpheden uzak bir şekilde açık olduğunu, bu haliyle söz konusu çekin davalıların oluşturduğu adi ortaklığa ilişkin taşınmaz satımına istinaden verildiğinin sabit olduğu halde mahkemece bu ispat şartının gerçekleştirilmediği yorumunun izahtan vareste bir şekilde hukuken hatalı olduğunu, salt evraka bakıldığında dahi ciro silsilesinden müvekkilleri tarafından davalıların oluşturduğu adi ortaklığa verilmiş olduğunun net bir şekilde ispatlı olduğunu, çekin ... projesinden taşınmaz alımına ilişkin verildiğinin ve sözleşmenin gerçekleşmemesi nedeniyle çekin iadesine ilişkin davacı müvekkilleri tarafından keşide edilen Bakırköy ...Noterliğinin ... yevmiye numaralı ihtarnamesine itiraz edilmemesinin de zımni kabul anlamı taşıdığını, mahkemenin dosyasında tebligatlar yapılmasına rağmen açıkça davanın kabul edileceğini bildikleri için dosyaya cevap vermeyen davalı ...Şirketi vekilinin sürpriz bir şekilde mahkemenin hatalı hükmü sonucu davanın reddine karar verildikten sonra vekalet ücreti kazanabilmek adına dosyaya vekalet sunmasının davalarının haklılığını gösterdiği gibi karşı tarafın kötü niyetini de açıkça sergilediğini, menfi tespit taleplerinin reddine karar verildiğini ancak tazminat taleplerine hiç değinilmediğini, taleplerinin olumlu veya olumsuz hiç değerlendirmeye alınmamasının dahi kararın hatalı olduğunu gösterdiğini, tüm bu nedenlerle istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAFA CEVAP: Davalı ... vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davacı ile dava dışı müvekkili firma sahipleri arasında ticari ilişki bulunduğunu, bu nedenle davacının işbu ticari ilişkiler sebebiyle müvekkillerine borcu bulunduğunu, doğal olarak aralarında birçok iş ve işlem mevcut olduğunu, istinaf dilekçesinin ilk bendinde ... tarafından şifahen verildiği iddia olunan taahütleri kabul etmemekle birlikte hali hazırda zaten beyana dayalı hukuki dayanak ve delilden tamamen noksan iddialar olduğunu, atıf yapılan taşınmazla ilgili devrin yapılmamasından her ne sebeple serzenişte bulunulduğunu anlamadıklarını, davacının istinaf dilekçesinin ilk bendinin son satırlarında davaya dayanak olarak gösterdikleri sözleşmenin asli edimi olan ödeme borcunu ifa etmediklerini de açıkça ikrar ettiklerini, zaten devir yapılmasının beklenmesi kanaatince hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, kabul etmemekle birlikte davacının feshettiği inancını taşımasına karşın 3 seneyi aşkın bir sürede neden çeklerini iade talebinde bulunmayarak 3 sene sonunda tahsil kabiliyeti olmadığını kendilerinin bildiği bu çeklerin zamanaşımını gerekçe göstererek zararlarının meydana geldiği iddialarıyla dava ikame etmiş olduklarının izaha muhtaç olup kötü niyet göstergesi olduğunu, çekin illetten mücerret olduğunu, verilen çeklerin müvekkili şirket sahipleri ile davacı arasında alacak verecek ilişkisi olduğu hususunun işbu davadan ari tutulmasının mümkün olmadığını, verilen çek ile davacının yalnızca beyanı ve iddiaya dayalı olarak dava konusu sözleşme ile kurdukları illiyetin tamamen hukuki delil ve ispattan yoksun olduğunu, çekin söz konusu sözleşme kapsamında verildiği iddiasının ispat yükünün davacılarda olduğunu, bu iddialarını HMK 200 ve 201 uyarınca yazılı delille ispat etmeleri gerektiğini, karşılıksız çekin bankaya ibrazı ile uygulamadaki tabirle yaprak bedelinin alınmasında dava konusu talepler ve iddialarla ne gibi bir bağlantı olduğunu anlayamadıklarını, verilen çek ile dava konusu talepler arasında gerekli illiyet kurulamamış olup davacı yanca ispat yükünün yerine getirilmediğini, dava dilekçesinin ekinde mübrez sözleşmenin hiç bir maddesine çek bilgileri dercz edilmemişken sözleşmenin ödeme vasıtası olarak mezkur çekin doğrudan illisi olduğunun kabul edilebilmesinin mümkün olmadığını, Küçükçekmece 4. Asliye Hukuk Mahkemesi 2021/302 E. Sayılı dosyasında Bakırköy ... Noterliği'nin 04.06.2018 tarih ve ... yevmiye nolusatış sözleşmesine konu araç satış bedelinin ödenmemesi sebebiyle taraflarınca ikame ettikleri bir dava bulunduğunu, işbu çekin araç satışına istinaden verilmediğinin kabulünün olay silsilesiyle uyuşmaz nitelikte olduğunu, dava dışı ... tarafından davacı aleyhine ikame edilen Küçükçekmece 3.Asliye Hukuk Mahkemesi 2019/243 E. Sayılı dosyasına ... vekili tarafından sunulan dilekçe ile; dava dışı ... ile ... arasında araç satışı yapıldığı, araç bedeli için verilen çekin karşılıksız çıkması sebebiyle taraflar arasında 20.02.2019 tarihli protokol imzalandığının ikrar edildiğini, olay silsilesi kül halinde incelendiğinde davacının iddialarının isabetsizliğinin görünür nitelikte olduğunu, söz konusu çeklerin icra takibine konu edilmemesine atıf yapılmasının davacı yanca alışkanlık haline getirilmiş olduğunu, çeklerin lehtarının müvekkili olup icra takibi başlatıp başlatmama keyfiyetinin tüm dosyada mübrez dilekçe ve beyanlarında açıkladıkları üzere kendisine ait olduğunu, tüm bu nedenlerle davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davanın konusu çek istirdadı davasıdır. Davacılar dava konusu 500.000,00 TL bedelli çekin, gayrimenkul alım-satımına ilişkin ilişkin davalı tarafa verildiğini çekin karşılıksız çıkması üzerine taşınmazın tapu devrinin üzerilerine yapılmadığını, taşınmazın fiilen de kendilerine teslim edilmediğini, davalılar tarafından çekin iade edilmediğini, davalılarda kalan çekin istirdadına karar verilmesini, mümkün değilse keşide tarihi itibarıyla faizi ile tahsiline, çek teslim edilmez ve zamanaşımına uğrarsa zararlarının tazminine karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir. Davalılar ise davacının araç satın aldığını, araç bedeli için verilen 1.780.000,00 TL bedelli çekin ödenmediğini ileri sürmüşlerdir. Dava konusu 06.08.2018 keşide tarihli ve 500.000-TL bedelli çekin lehtarının davalılardan ..., 3.cirantanın davacı ... olduğu, çek keşidecisinin …Ltd.Şti. olduğu, çekin davalılar adi ortaklığı tarafından 06.08.2018 tarihinde bankaya ibraz edildiği ve karşılıksız işlemi gördüğü anlaşılmıştır. Davalılar ve davacılardan ...’nın tarafı olduğu 21/03/2018 tarihli Satış Vaadi Sözleşmesinde, taşınmaz bedelinin 450.000-TL. olarak belirlendiği, ödeme yönteminin peşin olarak belirtildiği, sözleşmenin 8.3 maddesinde taşınmaz teslim tarihinin 30.12.2020 olarak belirlendiği görülmüştür.Küçükçekmece 4.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/302 Esas sayılı dosyasında davacının ..., davalıların ise dosyamız davacıları olduğu, davanın araç satışına ilişkin bedelin ödenmemesi sebebiyle alacak davası olarak açıldığı, henüz derdest olduğu, bu dosyada alınan bilirkişi raporunun dosyamıza sunulduğu raporda; Bakırköy ... Noterliği'nin 04/06/2018 tarihli araç satış sözleşmesinde alıcı ... vekili ...'nın vekil olarak imzasının bulunduğu, 950.000,00 TL bedelin ödendiğinin yazılı olduğunun beyan edildiği anlaşılmıştır. Davalı tarafça istinaf incelemesine ilişkin bu davada çekin bu araç satış bedeli için verildiğini ancak ödenmediğini, çekin karşılıksız çıktığını, 20/02/2019 tarihli protokol yapıldığını savunmuştur. Somut olayda toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, ispat yükü kendisinde olan davacılar tarafından dava konusu çekin taşınmaz satışına karşılık satış bedeli olarak düzenlenerek davalıya verildiğini, çekin karşılıksız çıkması neticesinde taşınmaz satışının gerçekleşmediğini bu nedenle karşılıksız kalan çekin istirdadını talep etmişler ise de, davalılar ve davacılardan ...’nın taraf olduğu 21/03/2018 tarihli Satış Vaadi Sözleşmesinde, taşınmaz bedelinin 450.000-TL., ödeme yönteminin peşin olarak belirlendiği, çek bilgilerine yer verildiği, gerek taşınmaz satış protokolünde, gerekse araç satış protokolünde dava konusu 0031966 seri nolu 06/08/2018 keşide tarihli 500.000,00 TL. bedelli çekin yer almadığı, çekin taşınmaz satışı için verildiğinin ispatlanamadığı anlaşılmakla, ispatlanamayan istirdat davasının reddine karar verilmesi sonuç itibarı ile yerindedir. Dava tarihi itibarı ile 3 yıllık zaman aşımı süresinin dolmadığı, davacının zararlarının tazmini koşullarının da oluşmadığı, davacıların haklılıklarını ispatlayamadığı ve HMK 226/1-c maddesi gereğince davaya konu bedelsizlik iddiası yönünden davalıya yemin teklif edilemeyeceğinden ve davacılar tarafından ispat yükümlülüğünün yerine getirilemediği davanın ispat edilemediği anlaşılmakla mahkeme gerekçesinin düzeltilmesi gerekmiştir. Tüm bu nedenlerle davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK 353/1-b/2 maddesi gereğince kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, düzeltilmiş gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Davacılar vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜ ile,2- Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 07/07/2022 tarih, 2021/624 E., 2022/640 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, Bu kapsamda düzeltilmiş gerekçe ile; 3- Davanın REDDİNE, 4- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL karar harcının davacılardan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4/b-Davacılar tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4/c-Davalı tarafından yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına 4/ç-Dosyada adli yardım nedeniyle suçüstü ödeneğinden ödenmiş olan 254,50 TL yargılama giderinin davacılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4/d- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 42.050,00 TL vekalet ücretinin davacılardan tahsiliyle davalıya verilmesine, (kazanılmış hak saklı tutulmuştur.)5- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davacılar tarafından yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,5/b-İstinaf yargılaması için davacılar tarafından yapılan 220,70 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 260,40 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 481,10 TL'nin davalılardan tahsiliyle davacılara verilmesine,5/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 30/04/2025

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2023/70, K. 2025/664, T. 30.04.2025, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-70-e-2025-664-k-30d9065af960