Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/645 E. 2025/1888 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/645
Karar No
2025/1888
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

13. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2023/645 Esas

KARAR NO : 2025/1888 Karar

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

NUMARASI : 2021/584 Esas - 2022/709 Karar

TARİH: 11/10/2022

DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ: 13/11/2025

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ticari ilişki kapsamında müvekkili tarafından davalıya çeşitli taşıma hizmetleri verilip, bu hizmetler sonucunda çeşitli faturalar kesildiğini, müvekkili tarafından düzenlenen ve ekte sunulan faturaların 8.157,55 USD'lik kısmının vadeleri gelmesine rağmen, müvekkiline ödenmediğini, müvekkilinin ödenmeyen muaccel alacaklarının tahsili için davalı aleyhine Bakırköy 6. Icra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının yetkiye, borca ve ferilerine itiraz ederek takibin durduğunu, 04.03.2021 tarihinde yapılan arabuluculuk son toplantısı sonrası sürecin olumsuz sonuçlandığını, bu nedenle, davalının itirazının iptali ile takibin devamını, davalı aleyhine % 20'den az olmamak üzere İcra inkar tazminatına hükmedilerek, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davada yetkili Mahkemelerin İstanbul Anadolu İcra Müdürlükleri ve Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, döviz cinsinden icra takibi yapılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, taraflar arasındaki ticari ilişki, faturalaşma, ödeme ve hesap kapatma işlemlerinin öteden beri hep faturada yazılı Türk Lirası üzerinden gerçekleştiğini, bu nedenle usulüne uygun bir İcra takibi olmadığından dava ön şartı yokluğu sebebiyle davanın usulden reddini, yetki itirazlarının kabulü ile yetkisizlik kararı verilmesini, Sayın Mahkeme aksi kanaatte ise davanın esastan reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:

İlk Derece Mahkemesi 11/10/2022 tarih ve 2021/584 Esas - 2022/709 Karar sayılı kararında; " Dava, hukuki niteliği itibari ile; İİK.nun 67.maddesinde düzenlenen itirazın iptali davasıdır.7155 sayılı Yasa ile 6102 sayılı Yasaya 5/A maddesi eklenerek ticari davalarda arabuluculuk dava şartı haline getirilmiş olup, mahkememizdeki dava 18/03/2021 tarihinde açılmakla davacının dava şartı arabuluculuk koşulunu yerine getirdiği görülmüştür. Aynı Yasa ile 6325 sayılı Kanuna dava şartı arabuluculuk başlığı ile 18/A maddesi de eklenmiş olup bu madde uyarınca yapılan incelemede davacının arabulucuya başvurduğu, yapılan toplantıya tarafların katıldığı, toplantı neticesinde tarafların anlaşamadıklarına ilişkin arabuluculuk son tutanağının da düzenlenmiş olduğu görülmüştür. Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, mahkememizin ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip, deliller toplanmıştır. Celp olunan Bakırköy 6. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının tetkikinde ; davacı/ alacaklı tarafından davalı/ borçlu aleyhine fatura dayalı 8.1157,55 USD alacağın tahsili istemiyle 27/08/2020 tarihinde ilamsız takibe girişildiği, ödeme emrini 02/09/2020 tarihinde tebellüğ eden borçlunun ibraz ettiği dilekçe ile takibe itiraz ettiği, İİK 66 md gereğince İcra Müdürlüğü'nce takibin durdurulmasına karar verildiği, itiraz dilekçesinin alacaklı tarafa tebliğ edilmediği, alacaklı vekilinin yasal süre içinde mahkememize müracaatla iş bu davayı ikame ettiği anlaşılmıştır.Taraf şirketlerin sicil kayıtlarının celp edilerek, davalı şirketin ünvan değişikliği yaptığı, ... Lojistik Dış Ticaret LTD.ŞTİ olan ünvanını ...Lojistik Dış. Tic. LTD.ŞTİ olarak değiştirdiği anlaşılmıştır.Tarafların BA-BS formları celbedilerek taraf defterlerinin incelenmesi amacıyla mali müşavir bilirkişiden rapor alınmıştır. 28/03/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle: davacı tarafın davalıdan 27.08.2020 takip tarihi itibariyle 6.542,46 USD tutarınca alacağının bulunduğunu, davalı tarafın kısmi ödemeleri ile ( 28.08.2020 tarihinde 682,21 USD ve 27.11.2020 tarihinde 1.278,23 USD tutarında ödeme ) borcun tamamı tasfiye olmadığından, bu ödemelerin icra müdürlüğünce infaz aşamasında değerlendirilmesi gerektiğini, davacı taraf takipten önce 62,55 USD tutarında faiz İstemiş ise de, takipten önce her hangi bir ihtar ve / veya ihbarının bulunmadığı görüldüğünden davacı tarafın takipten önce istediği faizin yerinde olmadığını, davacı tarafın 27.08.2020 takip tarihinden sonra TCMB'nin bir yıllık USD mevduatına fiilen uyguladığı değişen faiz oranlarını aşmamak kaydı ile faiz isteminin mümkün bulunduğu görüş ve kanaatine varıldığını bildirmiştir.Toplanan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamının incelenmesinde; davanın fatura ve cari hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali talebine ilişkin olduğu, davacının defterlerine göre davalı yandan takip tarihi olan 26.08.2020 tarihi itibarıyla 8.095,00 USD alacaklı olduğu, bu alacağın davacı tarafından faturalardan kaynaklandığı, faturaların; davacı şirket tarafından davalı şirket unvanına düzenlenmiş olduğu, faturaların açık yani bedeli ödenmemiş fatura olduğu, fatura muhteviyatının "... ..." bedeli olduğu, faturaların E-Fatura olduğu, davalı yana elektronik ortamda tebliğ edildiği, fatura muhteviyatındaki ürünlerin teslimine ilişkin irsaliyelerin de E-İrsaliye olduğu,Mahkememizin 01.02.2022 tarihli duruşma tutanağı ile; "...Taraflar tacir olduğundan her iki tarafın dava konusu talebi kapsayacak şekilde ilişkin tüm yasal ticari defterleri ve defterlerin bu uyuşmazlığa ilişkin dayanak kayıtları üzerinde 18/02/2022 günü saat 10:30'da, Mahkememiz kaleminde bilirkişi incelemesi yapılmasına, mali müşavir bilirkişi için 1.000,00 TL ücret takdirine, TTK.79-86.ve HMK. 222.maddeleri uyarınca her iki tarafın inceleme günü ve saatinde tüm yasal ticari defterlerini ve dayanak kayıtlarını mahkeme kaleminde incelemeye hazır bulundurmaları için kesin süre verilmesine, ancak talepleri halinde aynı gün ve saatte defterlerin şirket merkezlerinde incelemeye hazır bulundurulmasına, defter ibraz etmeyen tarafın TTK. 86.maddesi uyarınca ibrazdan kaçınmış sayılarak diğer tarafın defterlerinin incelenmesiyle sonuca gidileceğinin ihtarına,," karar verildiği, davalı tarafın inceleme gün ve saatinden haberdar olmasına rağmen incelemeye gelmediği ve ticari defterlerini ibraz etmediği, Davacının ticari defterlerinde davacı tarafından davalıya 2020 yılında fatura düzenlendiğinin görüldüğü, dosyaya sunulu davalı yanın BA/BS formlarında davacı yan tarafından düzenlenen 8 adet faturaların davalı yan tarafından bildirimin yapıldığı, dolayısıyla faturaların davalının ticari defterinde kayıtlı olduğunun karine olarak kabulünün gerektiği, Özetle; Davacı yanın ticari defter incelemesinde, davacı yanca davalı yana düzenlenen tüm faturaların davalı yanca BA formu ile bildiriminin yapıldığı, haliyle faturaların davalı yanın ticari defterlerinde kayıtlı olduğunun kabulünün gerektiği, davacının söz konusu faturalara konu malları davalıya teslim edildiğini ispatlamış sayıldığı, davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 6.542,46 USD asıl alacağının bulunduğu, söz konusu alacak yabancı para alacağı olduğundan davacı tarafın USD alacakları için 3095 sayılı yasaya istinaden (Md.4/a) icra takip tarihinden değişen oranlarda faiz talep edebileceği, davacı taraf takipten önce davalıyı temerrüde düşürmemesi nedeniyle işlemiş faiz talebinin reddi gerektiği, davalının takip tarihi sonrasına yapmış olduğu ödemelerin icra müdürlüğünce infaz aşamasında değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmakla; davanın kısmen kabulü ile davalının Bakırköy 6.İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 6.542,46 USD asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanunun 4-A maddesi uyarınca faiz işletilmesine, alacak fatura alacağı olup likit olduğundan, hüküm altına alınan 6.542,46 USD'nin takip tarihindeki TL karşılığı takdiren % 20 oranı karşılığı olan 9.672,12 TL inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur."gerekçesi ile, '' Davanın KISMEN KABULÜNE,1-Davalının Bakırköy 6.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 6.542,46 USD asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4A maddesi uyarınca faiz uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Alacak likit olmakla, 9.672,12 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Davalının 28/08/2020 tarihinde ödediği 682,21 USD ve 27/11/2020 tarihinde ödediği 1.278,23 USD'nin icra müdürlüğünce infaz aşamasında değerlendirilmesine,'' karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:

Davalı ...LOJİSTİK DIŞ TİC. LTD. ŞTİ. vekili istinaf dilekçesinde özetle; kararın, eksik incelemeye dayalı olduğunu; taraflar arasındaki iş ve işlemlerin tespitinin sağlanması hususunda ticari defterlerin ve dosya kapsamında bulunan cari hesap ekstrelerinin bilirkişi tarafından incelenmesinde; takipten sonra 28.08.2020 tarihinde ödenen 682,21-USD ile 27.11.2021 tarihinde ödenen 1.278,33-USD'nin harici ödemeler şeklinde yapıldığı tespiti ile söz konusu ödemelerin icra müdürlüğünce infaz aşamasında değerlendirilmesine karar verildiğini; ancak, hatalı bir şekilde bilirkişi raporunda ve ilk derece mahkemesinin gerekçeli kararında geçmemekle birlikte, 28.05.2021 tarihinde ödenen 2.854,28-USD'lik harici ödemenin hesaba katılmadığını; cari hesap ekstreleri ve ticari defterlerin bu yönüyle eksik incelemeye dayalı olduğundan ve taraflarınca her ne kadar bilirkişi raporunda incelenmeyen hususların yeniden değerlendirilmesi talepli olarak ek rapor isteminde bulunulmuşsa da taleplerinin reddi ile ilk derece mahkemesince verilen hükmün hukuka aykırı olduğunu, Davacının davalı müvekkili şirketten döviz cinsinden talepte bulunmasının da mümkün olmadığını; davacı şirket ile davalı müvekkili şirket arasında ticari ilişkinin başından beri faturalaşma, ödeme ve hesap kapatma işlemleri Türk Lirası cinsinden düzenlendiğini ve davalı müvekkili şirket kayıtlarına da Türk Lirası olarak kaydedildiğini; davacı şirkete yapılan ödemelerin hepsinin de döviz cinsinden değil, Türk Lirası cinsinden ödendiğini; taraflar arasında, yasanın şart koştuğu şekilde yabancı para borcu doğuracak nitelikte bir anlaşma veya sözleşme de mevcut olmadığını; taraflar arasında, yabancı para birimi ile ödeme yapılacağına dair bir sözleşme mevcut olmadığından, konusu para olan borcun TBK.'nun 99.maddesi uyarınca; ülke parası ile yanı Türk Lirası cinsinden ödeneceği de yasa gereği olduğunu; TBK. m. 99 f. 2'de düzenlendiği şekilde taraflar arasında aynen ödemeyi zorunlu kılacak herhangi bir sözleşme olmadığı gibi, dava konusu meselede ödeme günü-vade belli olmadığından temerrüt de gerçekleşmediği için(ki temerrüdün gerçekleşmediği ilk derece mahkemesinin de kabulündedir.) borcun ödeme şekli ile ilgili seçimlik hakkın borçluda olduğunu; TBK. m.99 f. 3 hükmüne göre, alacaklının seçimlik hakkı doğmadığını, İleri sürerek, arz olunan ve re'sen gözetilecek diğer nedenlerle; istinaf başvurularının ve tehir-i icra taleplerinin kabulüne, inceleme neticesinde ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yapılacak yargılama neticesinde davanın reddine yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa üzerine yükletilmesine; bunun mümkün olmaması halinde yeniden karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:

HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; taraflar arasındaki taşıma ilişkisi kapsamında düzenlenen beş adet faturaya dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Mahkemece takip dosyası ve dayanak faturalar, taraf şirketlerin uyuşmazlık konusu faturaların tanzim tarihlerini kapsayan ba-bs formları celbedilmiş, tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, davalının inceleme günü defter ibraz etmemesi nedeniyle davacı defterleri ile dosya üzerinde yapılan mali bilirkişi incelemesi sonucu tanzim edilen rapor doğrultusunda yukarıda yazılı gerekçe ile istinafa konu karar verilmiştir. Davalı tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri; cevap dilekçesindeki savunmaları tekrarla, 28/05/2021 tarihinde davacıya haricen ödenen 2.854,28-USD'nin raporda dikkate alınmamasının hatalı olduğu, davacının USD cinsinden alacak talep edemeyeceği yönündedir. Dava konusu takip dosyası kapsamından, davacının davalı aleyhine beş adet faturaya dayalı olarak 8.095,00-USD asıl alacak, 62,55-USD işlemiş faiz olmak üzere toplam, 8.157,55-USD alacağın tahsili amacıyla 27/08/2020 tarihinde ilamsız takip başlattığı, takip talebi ve ödeme emrinde harca esas değerin TL cinsinden karşılığının gösterildiği, ödeme emrinin davalıya 19/11/2020 tarihinde tebliğ edildiği, davalının takibe yasal sürede itiraz etmesi neticesinde; 18/03/2021 tarihinde 8.157,55 USD takip tutarının tamamı yönünden eldeki itirazın iptali davasının ikame edildiği anlaşılmıştır. Takip dayanağı faturaların tamamının USD cinsinden oldukları tespit edilmiştir. Mahkemece yaptırılan mali bilirkişi incelemesinde yer alan davacı defter dökümleri kapsamından, davacı ile davalı arasında 2020 yılındaki hesabın 29/01/2020 tarihli 585,00-USD tutarlı fatura ile açıldığı, bu tarihten 31/03/2020 tarihine dek davacının davlıya dokuz ayrı fatura kestiği, bu dokuz ayrı faturanın toplam tutarının 10.852,00-USD olduğu, takibe konu edilen faturaların ise bu dokuz fatura arasından, ilki 18/03/2020 tarihli sonuncusu 31/03/2020 tarihli toplam 8.095,00-USD tutarlı son beş adet fatura olduğu, 2.757,00-USD tutarlı ilk dört faturanın takibe konu edilmedikleri, davalının ise davacıya ilki 05/06/2020 tarihinde olmak üzere takip tarihine dek beş seferde toplam 30.000,00-TL ödeme yaptığı, bu ödemelerin davacı tarafından ödeme tarihindeki kur üzerinden USD'ye çevrildiği ve açık hesapta bakiye USD borcundan düşüldüğü, sonuç itibariyle davalının takip tarihine dek davalıya toplam 4.309,55-USD ödeme yapmış bulunduğu, TBK'nun 102/1 fıkrası kapsamında yapılan ödemenin takibe konu edilmeyen ilk dört faturayı karşıladığı gibi, takibe konu edilen beş adet faturanın da takip tarihi itibariyle 1.552,55-USD'lik kısmını karşıladığı, buna göre davacının 27/08/2020 takip tarihi itibariyle davalıdan takibe konu ettiği faturalardan bakiye 6.542,45-USD alacaklı olduğu, öte yandan ödeme emrinin davalıya 19/11/2020 tarihinde tebliğ edildiği, davalının ödeme emri henüz kendisine tebliğ edilmeden 28/08/2020 tarihinde davacıya 5.000,00-TL ödeme yapmış olduğu, bu tutarın ödeme tarihindeki USD karşılığının ise davacı defterinde 682,21-USD olarak kayıtlı olduğu, yine davacının ödeme emri kendisine tebliğ edildikten itibaren işlemeye başlayan itiraz süresinin son günü olan 27/11/2020 tarihi itibariyle de davacıya 10.000,00-USD ödeme yapmış bulunduğu, bu ödemenin USD karşılığının 1.278,23-USD olarak kayıtlı olduğu, bu iki ödemenin de davacı defterlerinde asıl borçtan mahsup edildikleri, öte yandan ödeme emri henüz kendisine tebliğ edilmeden ve yasal itiraz süresi sona ermeden davalının temerrüde düşmüş kabul edilemeyecek olması karşısında, bu iki tutarın ödendiği tarihlere dek temerrüt faizi de talep edilemeyeceği anlaşılmıştır. Dava tarihi yukarıda belirtildiği üzere 18/03/2021 olup, davacının takipten sonra ancak davadan önce yapılmış kısmi ödemeler bakımından dava açmakta hukuki yararı yoktur. Bu husus kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında re'sen nazara alınmalıdır. Bu durumda davacının takip tarihi itibariyle beş faturadan bakiye 6.542,45-USD alacağı olmakla birlikte, dava tarihi itibariyle bu tutarın 1.960,44-USDlik kısmının ödenmiş olması karşısında kısmen ödenen bu tutar bakımından dava açmakta hukuki yararı olmayan davasının 1.960,44-USD yönünden usulden reddine karar verilmesi gerekirken, yapılan bu ödemelerin infazda dikkate alınmasına karar verilmesi yerinde olmamış, kamu düzenine ilişkin bu noksanlık re'sen nazara alınmıştır. Dava konusu takip dosyası incelendiğinde, davalının takip dosyasına sunduğu 15/12/2022 tarihli dilekçe ile davacıya 21/05/2021 tarihinde haricen 2.854,28-USD ödeme yaptığını bildirdiği, harici ödeme bildirimine istinaden icra müdürlüğünce tahsil harcının yatırılması için davacı(takip alacaklısı) vekiline muhtıra gönderildiği, davacı vekilince 09/01/2023 tarihinde haricen tahsil harcının dosyaya yatırıldığı anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesi karar tarihi 11/10/2022 olup, davalı yanın ilk derece mahkemesine dava tarihinden sonra yapıldığı belirtilen bu ödeme ile ilgili herhangi bir beyanda bulunmadığı gibi, bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde de bu hususun ileri sürülmediği, icra dosyasına mahkeme karar tarihinden sonra bildirimi yapılan ve dava tarihinden sonra gerçekleştiği anlaşılan harici ödemenin mahkemece dikkate alınmayacağı, infaz aşamasında icra müdürlüğünce hesaba katılacağı, öte yandan HMK'nun 357/1-son cümle hükmü uyarınca ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmaların istinaf aşamasında ileri sürülmeyeceği, davalının bu yöndeki istinaf sebebinin yerinde olmadığı tespit edilmiştir. Davacı tarafından davalıya düzenlenen taşıma faturalarının USD cinsinden olduğu ve bu faturaların davalı tarafından vergi dairesine bildirilmiş bulundukları, davacının USD cinsinden faturaya dayandırdığı alacağını USD cinsinden talep edebileceği, davalının aksi yöndeki istinaf sebebinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Sonuç itibariyle; davalının istinaf başvurusunun usulen kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b2 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dairemizce yeniden hüküm kurularak; davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. takibe konu alacağın 1.960,44-USD'lik kısmı bakımından davanın hukuki yarara ilişkin dava şartı noksanlığından usulden reddine, davalının takibe vaki itirazının 4.582,01-USD yönünden iptali ile, takibin bu tutara dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanunu 4/a maddesi uyarınca faiz işletilmek suretiyle devamına, fazla istemin reddine, davalının hüküm altına alınan tutarın %20'si oranında inkar tazminatı ile sorumlu tutulmasına karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davalının istinaf başvurusunun USULEN KABULÜ İLE, İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/10/2022 tarih ve 2021/584 Esas 2022/709 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, Dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle, Davanın KISMEN KABULÜ ile; 2-Bakırköy 6.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takibine konu alacağın 1.960,44-USD'lik kısmı bakımından davanın hukuki yarara ilişkin dava şartı noksanlığından 6100 Sayılı HMK'nun 114/1-h ve 115/2 maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE,3-Davalının Bakırköy 6.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takibine vaki itirazının 4.582,01-USD yönünden İPTALİ ile, takibin bu tutara dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanunu 4/a maddesi uyarınca faiz işletilmek suretiyle DEVAMINA, fazla istemin REDDİNE, 4- İİK'nun 67 maddesi uyarınca hüküm altına alınan tutarın takip tarihindeki kur üzerinden TL karşılığının %20'si oranındaki 6.727,86-TL inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN:

5-Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gereken 2.341,84-TL karar harcından davacı tarafından dava açılırken peşin olarak yatırılan 741,72-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.600,12-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,6-Davacı tarafından yatırılan 741,72-TL peşin harç, 59,30-TL başvuru harcı olmak üzere toplam 801,02-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,7-Davacı tarafından sarf edildiği anlaşılan 1.310,60-TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre hesaplanan 733,93-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmının davacı üzerinde bırakılmasına, 8-Davalı tarafından sarf edildiği anlaşılan 72,00-TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre hesaplanan 31,68-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye kısmının davalı üzerinde bırakılmasına, 9-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlüktebulunan AAÜT gereğince reddedilen kısım üzerinden hesap edilen 26.752,41-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,10-Bakiye gider avansı bulunduğu takdirde ve talep halinde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine,

İSTİNAF YÖNÜNDEN:

11-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine, 12-Davalı tarafından istinaf aşamasında sarf edilen 220,70-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 100,00-TL dosyanın istinafa gidiş dönüş masrafı olmak üzere toplam; 320,70-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,13-Bakiye gider avansı bulunduğu takdirde ve talep halinde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine,14-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğe gönderilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 13/11/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddeleri gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2023/645, K. 2025/1888, T. 13.11.2025, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-645-e-2025-1888-k-f8ab33c5e9bd