Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2023/639 E. 2026/1013 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2023/639
- Karar No
- 2026/1013
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/639
KARAR NO : 2026/1013
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 09/12/2022
DAVA: Alacak
DAVA TARİHİ: 30/12/2020
İSTİNAF KARAR TARİHİ:03/06/2026
Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA: Davacı vekili; müvekkili şirket tarafından kredi sözleşmesi uyarınca müşterisi bulunduğu davalı bankadan kullandığı ticari kredinin teminatı olarak davalı ... AŞ'ye ciro yoluyla tevdi edilen, ancak davalının elinde iken kaybedilen çeklerin bedellerinin kredi alacağından mahsup edilmemesi nedeniyle müvekkilinin çek tutarı kadar bankaya ödeme yapmak zorunda kaldığını,çeklerin zayi olması nedeniyle bedelinin tahsilinin mümkün olmadığını belirterek ... Bankası keşidecisi .... Ltd. Şti. olan ... nolu 30.08.2017 keşide tarihli 3.400-TL bedelli, ... Bankası keşidecisi ... olan ... nolu, 31.08.2017 keşide tarihli 7.500-TL bedelli, ... Bankası keşidecisi ... olan ... nolu 31.08.2017 keşide tarihli, 10.000-TL bedelli, ... Bankası keşidecisi... olan ... nolu 31.08.2017 keşide tarihli 6.000-TL bedelli olmak üzere toplam 4 çek bedeli 26.900-TL'nin her bir çekin keşide tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizleriyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili; davacı ile müvekkil banka arasında genel kredi sözleşmesi akdedildiğini, davacının bahse konu çekleri bedelleri tahsil olduğunda kredi borcuna mahsup edilmek üzere temlik cirosu ile devrettiğini, söz konusu çeklerin kargoda kaybolduğunu ve iptalleri için İstanbul 11. ATM'nin 2016/977 sayılı iptal davası açıldığını, davacı firmanın işbu davada söz konusu çeklerin kaybolmasından dolayı kredi borcunu kendisinin ödemek zorunda kalması nedeniyle zarar gördüğünü iddia ettiğini, davacının talebinin hukuka ve hakkaniyete uygun olmadığını, davacının dava konusu çeklerin tahsilatına ilişkin tüm yasal yolları tüketmeden müvekkili bankaya işbu davayı açamayacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI : Mahkemece; dava konusu çeklerin kredi borcuna mahsuben davacı tarafından davalıya ciro edilerek teslim edildiği ve davalı banka uhdesinde iken kaybolduğu, kredi borcunu davacının ödediği, davacının lehtarı olduğu çekler ile kredi borcuna mahsuben ödeme yapma imkanı var iken davalı bankanın kusuru ile kaybolan çek bedellerini kendisi ödediği, bu çekler hakkında iptal kararı bulunmadığından somut olayda davacının dava dışı keşideciye başvurarak alacağını tahsil etmesinin kendisinden beklenemeyeceği, somut olayda açıklanan sebeplerle güven kurumu olan davalı bankanın kendi uhdesinde iken kaybolan çek bedellerini davacıya ödemekle yükümlü olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, ... Bankası ... nolu 30.08.2017 tarihli 3.400-TL bedelli çek nedeniyle 3.400-TL çek bedelinin 10/09/2017 tarihinden itibaren, ... Bankası ... nolu 31.08.2017 tarihli 7.500-TL bedelli çek nedeniyle 7.500-TL çek bedelinin 11/09/2017 tarihinden itibaren, ... Bankası ... nolu 31.08.2017 tarihli 10.000-TL bedelli çek nedeniyle 10.000-TL çek bedelinin 11/09/2017 tarihinden itibaren, ... Bankası ... nolu 31.08.2017 tarihli 6.000-TL bedelli çek nedeniyle 6.000-TL çek bedelinin 11/09/2017 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlı avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili; Mahkemece dava konusu çeklerden dolayı hak sahipliği hususunun hiç irdelenmediğini, çekin müvekkili bankaya temlik cirosu ile tevdi edildiğini, bahsi geçen çeklerin ifa uğruna verildiğini, ifa yerine geçmediğini, çeklerin rehin ve tahsil cirosu ile verildiğine ilişkin bir ibare bulunmadığını, bu durumda davacının çeklerdeki hak sahipliğinin sona erdiğini, çeklerde hak sahipliği sona eren davacının davasının reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili ile davacı arasındaki genel kredi sözleşmesinin yanlış değerlendirildiğini, sözleşmenin 6.2.2 maddesinde çeklerin karşılıksız olması veya herhangi bir sebeple tahsil edilememesi ve iskonto ve iştira edilen senetlerin vadesinde ödenmemesi sonucunda tarafında yapılan ödeme sebebiyle doğan borçlarını, iskonto ve iştira tarihinden talep tarihine kar en yüksek faiziyle bankaya ödeneceğinin düzenlendiğini, çeklerin kargo sırasında kaybolmasının da bu kapsamda olduğunu, iptal edilen 6.000-TL çek dışındaki çeklerin kimin elinde olduğunun tespit edildiğini, davacının sadece kredi borcunu ödediğini, bahsi geçen çekler yönünden müvekkiline mükerrer ödemede bulunduğunu iddia etmediğini, bahsi geçen çeklerin ibraz tarihinde karşılıklarının bulunup bulunmadığının araştırılmadığını, çeklerin kaybedilmemesi halinde tahsil edileceğinin garantisinin bulunmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE : Dava, davalı bankaya borca mahsuben verilen çekin banka tarafından kaybedilmesine dayalı olarak çek bedeli zararının bankadan tahsiline ilişkindir.
Davacı ile davalı banka arasında 29/03/2017 tarihli 1.500.000-TL genel kredi sözleşmesi akdedildiği, aralarında dava konusu edilen çeklerinde bulunduğu toplam 7 adet 102.359-TL tutarlı çekin 21/09/2016 tarihli çek bordrosuyla çek bedellerinin kredi borcuna mahsuben ciro yoluyla bankaya devir ve temlik edildiği, bankanın, davacının 21/09/2016 tarihli ve ekli listede yer alan çeklerin iskonto işlemine tabi tutularak peşinen hesabına geçilmesi açıklamalı iskonto kredisi kullandırım talimatına istinaden davacıya 102.359-TL tutarlı iskonto kredisi kullandırıldığı, davacının davalı banka şubesine teslim ettiği çeklerin, kargo aracından hırsızlık sonucunda kaybolduğu, iskonto kredisinin çeklerin vadelerinde ve çek tutarlarınca davacı tarafından yapılan ödemeler ile tahsil edilerek kapatıldığı hususlarında uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Davacı cirantası olduğu ... Bankası ... nolu 30.08.2017 tarihli 3.400-TL bedelli, ... Bankası ... nolu 31.08.2017 tarihli 7.500-TL bedelli, ... Bankası ... nolu 31.08.2017 tarihli 10.000-TL bedelli, ... Bankası ... nolu 31.08.2017 tarihli 6.000-TL bedelli çeklerden kaybedilmesinden kaynaklanan zararının tazminini talep etmektedir. Uyuşmazlık, bankanın çeki kaybetmesi sonucunda hamil olan davacının çek bedelini bankadan isteyip isteyemeyeceği hususunda toplanmaktadır.
Bilindiği üzere iskonto kredisi, vadesi gelmemiş çek, senet ve poliçe karşılığında işletmelere kullandırılan bir ticari kredi türüdür. Serbest piyasada çek kırdırma olarak da bilinen bu kredi türünde, krediye karşı banka, temlik cirosuyla devir ve teslim aldığı için çek ya da senedin sahibi olur. İskonto kredisi hesaplama işlemi yapılırken, ticari senet tutarı üzerinden; yani senedin vade tarihine kadar olan süreye göre hesaplanan faiz, BSMV, KKDF ve komisyon gibi masraflar düşülür ve kalan miktar işletmeye kredi olarak verilir. Kısaca kambiyo senedinin vadesine kadar olan işlemiş faiz ve fer'ileri kıymetli evrak bedelinden tenzil edilmek suretiyle geriye kalan miktar kredi lehtarına ödenir. Bu şekilde iskonto edilen çek ve/veya bono vade gününde ödendiğinde kredi borcu def'aten kapatılıp tasfiye edilmektedir.
Somut olayda da bahsi geçen çekler davacı tarafından davalı banka ile aralarında akdedilen genel kredi sözleşmesi kapsamında kullanılan iskonto kredisi için verildiği, çeklerin davalı banka nezdinde iken kaybolduğu, kredi borcunu davacının ödeyerek kapattığı sabittir.Bankalar birer güven ve itimat kurumları olup, bu kapsamda davalı banka davacı firmanın tahsil için kendilerine tevdi ettikleri çekleri saklama ve koruma yükümlülüğü altındadır. Davacı çekleri temlik cirosu ile devretmiş olup çeklerde ciranta sıfatıyla yer almaktadır. Çeklerde davacıdan sonra bankanın hamil olduğu, davacı tarafından açılan zayi nedeniyle iptal davası bulunmadığı dikkate alındığında, somut olayda davacının dava dışı keşideciye başvurup alacağını belgeleyerek tahsil etmesi kendisinden beklenemeyeceğinden, davalı bankanın çek nedeniyle çekten dolayı sorumlu olanlar aleyhine yasal yollar tüketilmeden dava açılamayacağına yönelik istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. Bu itibarla, davacının çeklerin kaybolması nedeniyle oluşan zararının davalı banka tarafından tazmini gerektiğinden mahkemece davanın kabulüne dair verilen kararda isabetsizlik bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle; davalı vekili tarafından ileri sürülen istinaf nedenleri yerinde olmadığından, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
Alınması gereken 1.837,53-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 459,39-TL harcın mahsubu ile kalan 1.378,14-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 50-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 03/06/2026